Gaziantep Teknopark, üniversite ile sanayi arasında kurduğu güçlü bağ sayesinde şehrin üretim gücünü teknolojiyle buluşturuyor. Geleneksel üretim gücünü dijital dönüşümle destekleyen Gaziantep Teknopark, sanayiciler ile teknoloji geliştiricileri aynı ekosistemde buluşturuyor.
Ar-Ge, inovasyon ve girişimcilik odaklı yapısıyla firmalara sadece alan değil, büyüme ve küreselleşme fırsatı sunan Teknopark, şehrin rekabet gücünü artırırken sürdürülebilir üretim anlayışını da güçlendiriyor. Teknopark Genel Müdürü Mehmet Şirin ile gerçekleştirdiğimiz söyleşimiz sizlerle…
-Teknoparklar bugün dünya genelinde teknoloji üretiminin merkezlerinden biri hâline geldi. Gaziantep Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Gaziantep Teknopark’ın kuruluş amacı ve şehir ekonomisine sağladığı katkıları nasıl özetlersiniz?
Gaziantep Teknopark, kuruluşundan bu yana temel olarak üniversitede üretilen bilginin ticarileşmesini sağlamak, Ar-Ge ve inovasyon kültürünü yaygınlaştırmak ve girişimciliği desteklemek amacıyla faaliyet gösteriyor. Özellikle Gaziantep Üniversitesi bünyesinde konumlanması sayesinde akademik bilgi ile sanayinin ihtiyaçlarını aynı zeminde buluşturan bir yapı oluşturduk. Bugün geldiğimiz noktada teknoparkımız, sadece bir ofis alanı sunan yapıdan ziyade, firmaların katma değerli üretim yapmasını teşvik eden, onları global pazarlara hazırlayan bir ekosistem hâline geldi. Yazılım, savunma, sağlık teknolojileri ve üretim teknolojileri gibi birçok alanda faaliyet gösteren firmalarımız, geliştirdikleri projelerle hem ülke ekonomisine hem de ihracata doğrudan katkı sağlıyor. Gaziantep özelinde değerlendirdiğimizde ise şehrin güçlü sanayi altyapısını teknoloji ile entegre eden önemli bir köprü görevi üstleniyoruz. Sanayicilerimizin Ar-Ge kapasitelerini artırmalarına destek olurken, aynı zamanda nitelikli insan kaynağının şehirde kalmasına ve yeni girişimlerin ortaya çıkmasına katkı sağlıyoruz.
-Gaziantep denildiğinde akla güçlü bir sanayi ve ihracat altyapısı geliyor. Gaziantep Teknopark, şehrin geleneksel üretim gücü ile teknoloji geliştirme süreçleri arasında nasıl bir köprü kuruyor?
Gaziantep, üretim kabiliyeti ve ihracat gücüyle Türkiye’nin en dinamik şehirlerinden biri. Özellikle sanayicilerimizin ihtiyaç duyduğu Ar-Ge, dijitalleşme ve verimlilik odaklı çözümleri, teknopark bünyesindeki firmalarımız aracılığıyla geliştiriyoruz. Üretim yapan firmaların karşılaştığı gerçek problemlerin, akademik bilgi ve teknoloji tabanlı yaklaşımlarla çözülmesini sağlıyoruz. Bu sayede geleneksel üretim yapısından daha katma değerli, rekabetçi ve sürdürülebilir bir üretim modeline geçiş destekleniyor. Ayrıca Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi ile kurduğumuz yakın iş birlikleri sayesinde firmaların Ar-Ge birimlerini güçlendirmelerine, teknopark ekosistemine dâhil olmalarına ve yenilikçi projeler geliştirmelerine katkı sağlıyoruz. Bunun yanında girişimcilerimizi de doğrudan sanayi ile temas ettirerek, geliştirdikleri teknolojilerin sahada uygulanabilir hâle gelmesini hızlandırıyoruz.

-Bugün Gaziantep Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren firmaların sektörel dağılımı nasıldır? Özellikle yazılım, savunma teknolojileri, yapay zekâ, makine otomasyonu gibi alanlarda nasıl bir gelişim görüyorsunuz?
Gaziantep Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren firmalarımıza baktığımızda, oldukça dengeli ancak teknoloji odaklı bir sektörel dağılım görüyoruz. Firmalarımızın yaklaşık %68’i yazılım alanında faaliyet gösterirken, bunu %9 ile makine, %5 ile sağlık, %4’er oranla gıda ve elektrik-elektronik, %2 ile tekstil ve %8 ile diğer sektörler takip ediyor. Bu dağılım, teknoparkımızın özellikle dijital teknolojiler ekseninde güçlü bir gelişim gösterdiğini ortaya koyuyor. Özellikle yazılım tarafında son yıllarda çok ciddi bir ivme yakaladık. Sadece klasik yazılım geliştirme değil; yapay zekâ, veri analitiği, siber güvenlik ve bulut teknolojileri gibi ileri teknoloji alanlarında çalışan firma sayımız hızla artıyor. Bu da hem ürün kalitesini hem de ihracat potansiyelini doğrudan etkiliyor.
-Teknoparkların en önemli avantajlarından biri firmalara sağlanan vergi teşvikleri, Ar-Ge destekleri ve üniversite iş birlikleri. Gaziantep Teknopark’ta yer alan firmalar bu ekosistemden hangi avantajları elde ediyor?
Öncelikle, teknopark bünyesinde faaliyet gösteren firmalarımız; gelir/kurumlar vergisi muafiyeti, KDV istisnası, Ar-Ge ve yazılım personeline sağlanan vergi avantajları, makine ve teçhizat alımında KDV istisnası gibi önemli teşviklerden faydalanabiliyor. Bu destekler, firmaların maliyetlerini azaltarak daha fazla kaynağı Ar-Ge faaliyetlerine ayırmalarına imkân tanıyor.
- Gaziantep’te güçlü bir üretim ve ihracat kültürü var. Teknopark firmalarının geliştirdiği teknolojilerin sanayi ve ihracat sektörlerine entegrasyonu konusunda nasıl bir etkileşim söz konusu?
Gaziantep’in güçlü üretim ve ihracat altyapısı, teknopark firmalarımız için çok önemli bir uygulama ve test ortamı oluşturuyor. Biz de Gaziantep Teknopark olarak bu potansiyeli en verimli şekilde değerlendirmek adına teknoloji geliştiren firmalar ile üretim yapan sanayi kuruluşlarını sürekli etkileşim içinde tutmaya çalışıyoruz. Sanayicilerimizin sahada karşılaştığı ihtiyaçlar ve problemler, teknopark bünyesindeki firmalarımız için doğrudan bir Ar-Ge konusu hâline geliyor. Geliştirilen yazılımlar, otomasyon sistemleri, veri analitiği çözümleri ve dijitalleşme uygulamaları, üretim süreçlerine entegre edilerek verimlilik artışı, maliyet optimizasyonu ve kalite iyileştirmesi sağlıyor. İhracat tarafında ise firmalarımızın geliştirdiği teknolojiler, ürünlerin uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artıran önemli bir unsur hâline geliyor. Özellikle dijitalleşme, izlenebilirlik, kalite kontrol ve akıllı üretim çözümleri, ihracat yapan firmalar için ciddi bir katma değer oluşturuyor.

- Son yıllarda dünyada dijitalleşme, yapay zekâ, veri teknolojileri ve savunma sanayii gibi alanlarda büyük bir dönüşüm yaşanıyor. Gaziantep Teknopark bu yeni teknoloji alanlarında nasıl bir strateji izliyor?
Gaziantep Teknopark olarak biz de bu dönüşümü yakından takip eden değil, doğrudan bu dönüşümün içinde yer alan ve yön veren bir yapı olmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda özellikle yapay zekâ, veri analitiği, büyük veri, siber güvenlik ve bulut teknolojileri gibi alanları stratejik önceliklerimiz arasında konumlandırıyoruz. Bünyemize katılan firmaları bu alanlarda proje geliştirmeye teşvik ederken, mevcut firmalarımızın da dijital dönüşüm süreçlerini hızlandıracak destek mekanizmaları oluşturuyoruz. Yani sadece teknoloji üretmek değil, üretilen teknolojinin sanayide karşılık bulmasını sağlamak üzerine odaklanıyoruz. Bu sayede hem teknopark ekosistemimizi güçlendiriyor hem de Gaziantep’in rekabet gücünü geleceğin teknolojilerine uyumlu hâle getiriyoruz.
- 2026 yılı ve sonrasında girişimciler ile teknoloji şirketlerinden teknoparklara yönelik en çok hangi talepleri görmeyi bekliyorsunuz? Gaziantep Teknopark bu taleplere nasıl cevap vermeyi planlıyor?
2026 yılı ve sonrasında girişimciler ve teknoloji şirketlerinden teknoparklara yönelik taleplerin daha da çeşitleneceğini ve derinleşeceğini öngörüyoruz. Artık firmalar yalnızca fiziksel bir ofis alanı değil; hızlı ölçeklenebilecekleri, global pazarlara açılabilecekleri ve yatırım süreçlerine erişebilecekleri bütüncül bir ekosistem talep ediyor. Özellikle yapay zekâ, veri teknolojileri, siber güvenlik ve dikey uzmanlaşmış yazılım alanlarında faaliyet gösteren girişimlerin artmasıyla birlikte; yüksek nitelikli insan kaynağına erişim, uluslararasılaşma desteği ve müşteri bulma süreçlerinde aktif rol oynayan teknoparklara olan ihtiyaç daha da artacak. Bunun yanında erken aşama girişimler için mentorluk, hızlandırma programları ve yatırımcı ağlarına erişim de en kritik beklentiler arasında yer alacak.

- Son olarak, Gaziantep’in güçlü sanayi altyapısını düşündüğümüzde Gaziantep Teknopark’ın önümüzdeki 5-10 yıllık vizyonunda şehrin teknoloji üretim merkezi olma hedefi nasıl şekilleniyor?
Gaziantep Teknopark olarak önümüzdeki 5-10 yıllık vizyonumuzu teknolojiyle daha derin entegre edecek şekilde kurguluyoruz. Amacımız, Gaziantep’i sadece üretim yapan bir şehir değil; aynı zamanda yüksek katma değerli teknoloji geliştiren ve ihraç eden bir merkez hâline getirmek. Mevcut alanlarımızın yanı sıra yeni lokasyonların Teknoloji Geliştirme Bölgesi (TGB) ek alanı olarak ilan edilmesine yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Bu kapsamda sanayiye yakın, hazır altyapıya sahip alanları teknopark ekosistemine dâhil ederek firmalarımıza daha fazla Ar-Ge alanı sunmayı ve kapasitemizi sürdürülebilir şekilde artırmayı planlıyoruz. Bu kapsamda geçtiğimiz aylarda Gaziantep Sanayi Odası ile imzaladığımız protokol kapsamında, 2. Organize Sanayi Bölgesi içerisinde yer alan Gaziantep Sanayi Odası Mesleki Eğitim Merkezi içerisinde Gaziantep Teknopark ek alanının kurulması için T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na gerekli başvuruları yaptık. Bu kapsamda Gaziantep sanayisinin teknopark imkânları ile büyümesi ve gelişmesi için elimizden gelen tüm çabayı göstereceğimizi bir kez daha gösterdik.
Diğer önemli bir başlığımız ise yeni bina yatırımları. Artan talebi karşılamak ve daha nitelikli çalışma ortamları sunmak adına modern ofisler, ortak çalışma alanları ve ileri teknoloji altyapılarını içeren yeni teknopark binalarını hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yatırımlar hem mevcut firmalarımızın büyümesine hem de yeni girişimlerin Gaziantep’i tercih etmesine katkı sağlayacak.
Gaziantep Teknopark olarak önümüzdeki dönemde; fiziki büyüme, sanayi ile entegrasyon ve girişimcilik ekosisteminin güçlendirilmesi olmak üzere üç temel eksende ilerleyerek Gaziantep’i bölgesel değil, küresel ölçekte bir teknoloji üretim merkezi hâline getirmeyi hedefliyoruz.