BU 4 BELİRTİ HUZURSUZ BACAK SENDROMU HABERCİSİ OLABİLİR BU 4 BELİRTİ HUZURSUZ BACAK SENDROMU HABERCİSİ OLABİLİR



Osmanlı Dönemi’nin Gaziantepli Maarif Nazırı Mehmet Tahir Münif Paşa'nın
hatırasını yaşatmanın yanı sıra, onun vizyonunu günümüze taşıyarak gelecek
nesillere de ilham verme amacını taşıyan açık oturumda konuşmacı olarak
Prof. Dr. M. Zeki Kuşoğlu, Yeditepe Üniversitesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. Ali
Budak, GAÜN Rektör Danışmanı Prof. Dr. H. İbrahim Yakar ve Gazi
Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi M. Kayahan Özgül yer aldı.
Programın açılış konuşmasını yapan GAÜN Rektör Danışmanı Prof. Dr. H.
İbrahim Yakar, Gaziantep’in zengin tarihi ve kültürel mirasıyla önemli bir şehir
olduğuna vurgu yaparak, “Gaziantep’in geçmişte aldığı birikimi günümüze
yansıtmak, günümüzdeki değerleri de koruyarak geleceğe aktarmak adına
işler yapıyoruz. Gaziantepli Maarif Nazırı Münif Paşa da bu değerlerimizden bir
tanesi, ne kadar çok büyüklerimizi tanırsak, rol model olarak ortaya
koyacağımız kişileri benimsersek, kendimizi o kadar iyi yetiştirmiş oluruz.
Gelecek nesillere daha iyi bir Gaziantep bırakmak amacıyla bu etkinlikleri
düzenliyoruz ve düzenlemeye devam edeceğiz” diye konuştu.
Münif Paşa ile ilgili çalışmalar yaptığını ifade eden ve Gaziantep’in yetiştirdiği
değerlerin tanıtılması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. M. Zeki Kuşoğlu, “Çok
yönlü bir devlet adamı olan Münif Paşa’yı tanımak çok önemli, ona tarihte
'hezarfen' deniyor bu nedenle. Osmanlı’da Milli Eğitim Bakanlığı, Ticaret
Bakanlığı gibi önemli görevlere getirilen, Tahran elçiliğine tayin edilen Paşa,
yazarlığıyla ve şairliğiyle de tanınıyor. Gaziantepli bir değer olan Münif Paşa
adına bir enstitü kurulmasını temenni ediyorum, onu herkes tanımalı ve
bilmeli” dedi.

Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Budak, Münif Paşa’nın resmi
görevlerinin yanı sıra ilim ve sanatla da yakından ilgilendiğine dikkat çekerek,
Münif Paşa’nın çıkardığı Mecmua-i Fünun’un devrin en gözde yayın
organlarından biri olduğunu belirtti. Prof. Dr. Budak şöyle konuştu: “1882
yılında, 'Bir Yıldız Böceği ile Bir Yolcu' başlığıyla yayımlanan bir fıkra
dolayısıyla Mecmua-i Fünun kapatıldı. Fıkra ise şöyle: “Bir yolcu, karanlık
gecede kırda giderken yolunu şaşırmış olduğu halde uzaktan bir yıldız böceği
gördü. Bunu fenerli bir adam zannedip arkasından gitti ve nihayet bir bataklığa
düştü. Adam, öfkelendi ve böceğe kızıp, ‘Allah müstehakını versin, sen niçin
beni böyle fena yerlere getirdin’ diyince böcek, ‘Sana benim ardım sıra gel
diyen oldu mu?’ diye cevap verdi. Başına bir felaket geldiği vakit onu daima
başkasından bilme, elbette senin kusurundur. Fıkra bu, İstibdat döneminde
belli başlı sözcükleri kullanmak yasaktı ve bunlardan bir tanesi de 'yıldız'
kelimesiydi.”
Gazi Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi M. Kayahan Özgül ise Münif Paşa ile ilgili
yapılan çalışmaların nitelik ve niceliğine değinerek, “Ayıtab’ın yetiştirdiği büyük
bir şahsiyet için buradayız. Münif Paşa ile ilgili yeteri kadar çalışma
yapılmadığını görüyoruz. Paşa ile ilgili yapılan birkaç çalışma var, onların da
edebiyat alanında yapıldığını görüyoruz. Hukuk, eğitim tarihi, Antep şehir
kültürü için birileri çalışma yapmalıydı, bunun eksikliğini hissediyoruz” dedi.

Editör: Haber Merkezi