Küresel ekonomideki durgun seyre rağmen Türkiye ekonomisinin dirençli yapısıyla 2023 yılında da büyüme kararlılığını sürdürdüğünü belirten Başkan Koçer, “Ekonomimiz 2023'ün üçüncü çeyreğinde yüzde 5,9 oranında büyüyerek, son 13 çeyrektir devam eden kesintisiz büyüme kararlılığını sürdürmüştür. İhracat artışı yoluyla büyüme hem 2024-2026 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’da hem de 2024-2028 dönemine dair ekonomide kapsamlı bir yol haritası sunan 12’nci Kalkınma Planı’nda önemli bir başlık olarak yer almaktadır. Bu doğrultuda ülkemiz, mal ihracatından hizmet ihracatına rekabet gücünü korumayı, ihracat hacmini artırmayı ve dış ticaret açığını azaltmayı hedeflemektedir. 2023 yılı ihracatımız geçen yıla göre yüzde 0,6 oranında artışla ‘255 milyar 809 milyon dolara’ ulaşarak, Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırmıştır. Bu rakamla Orta Vadeli Program’daki 255 milyar dolarlık ihracat hedefimizi de aştık” dedi.

 

Koçer, üretim kapasitesi ve girişimci ruhuyla Gaziantep'in, ülkemizin bu büyüme yolculuğuna her zaman katkı sunduğunu şu ifadelerle anlattı: “Güncel verileri göz önünde bulundurduğumuzda Gaziantep, İSO ilk 500 büyük sanayi kuruluşu listesinde 28 ve ikinci 500’de 35 firmayla temsil ediliyor. Toplamda 63 firma, Türkiye’nin en büyük 1000 sanayi kuruluşu arasında yer alıyor. Türkiye’nin ilk 1000 ihracatçısı arasında ise 63 Gaziantepli firma yer alıyor. Bölgenin en gelişmiş ili olan, Türkiye'nin Ortadoğu'ya açılan en önemli ticaret kapısı Gaziantep, aylık 1 milyar doları bulan ihracatıyla Türkiye’nin en çok ihracat yapan 6’ncı kenti konumunda. Burada altını çizmemiz gereken bir nokta da, Gaziantep’in dış ticaret fazlası vermesidir. Şehrimiz 2023 yılında 3 milyar dolar civarında dış ticaret fazlasıyla ekonomimize önemli katkı sunmuştur. Gaziantep 2023 yılını 10,1 milyar dolar ihracatla kapattı. 2024’te bu tutarı daha da ileriye taşımayı hedefliyoruz.”

 

SANKO OKULLARI ÖĞRENCİLERİ BÖLGE İKİNCİSİ OLDU SANKO OKULLARI ÖĞRENCİLERİ BÖLGE İKİNCİSİ OLDU

Gaziantep’in güçlü bir tekstil kenti olduğunu vurgulayan Başkan Koçer, “Gaziantep’ten 190’dan fazla ülke ve bölgeye ihracat yapılıyor. İhracatımızın en önemli üç sektörü olarak tekstil, hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ve kimyevi maddeler ve mamullerini sıralayabiliriz. İhracatımızın yüzde 11’ini oluşturan kimyevi maddeler ve mamullerinde 1,1 milyar, ihracatımızın yüzde 31’ini oluşturan hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamullerinde 3,1 milyarın üzerinde  bir tutara ulaştık. Yüzde 36 ile ihracatımızın ilk sırasında yer alan tekstil ve bağlı sektörlerinde  (halı, tekstil ve tekstil hammaddeleri, deri ve deri mamulleri, hazır giyim) yıllık 4 milyarı bulan bir ihracat kapasitesine sahibiz. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın da halı merkezi olan Gaziantep, sadece halıcılıkta 2 milyara yaklaşan ihracatıyla 65 ilin ihracat tutarının daha üzerinde bir performans gerçekleştirmiştir.

 

Tekstil sektöründe rekabetin koşullarının değişmeye başladığının altını çizen Koçer, “Tekstil alanında geçmişten bugüne taşıdığımız ciddi bir deneyim var. Üretim kapasitemiz, nitelikli insan kaynağımız ve güçlü markalarımızla dünyanın dört bir yanına ürünlerimizi ulaştırıyoruz. Tekstil sektöründe eskiden daha geleneksel usullerde devam eden üretim ve pazarlama faaliyetleri artık kabuk değiştiriyor. Dünya değişiyor, sektörler ve ihtiyaçlar değişiyor. Bu değişim karşısında tekstil sektörünün yerinde sayması beklenemez. Katma değerli üretim, sürdürülebilir ürün, ve güçlü markalar tekstil sektörünün bugününü belirleyen en önemli konular. Artık sürdürülebilir moda, yavaş moda, yavaş lüks gibi kavramlar var hayatımızda. Dolayısıyla tekstil sektörümüz geleceğe artık bu değişim ve dönüşüme uygun olarak bakıyor. Dünyanın gündeminde yeşil ve dijital dönüşümü birlikte gerçekleştirmek yani ikiz dönüşüm var. Tekstil sektörü gelecekte güçlü şekilde var olabilmek, rekabet gücünü koruyabilmek için bu adımları hızla atmalı. İhracat tarafında uluslararası anlaşmalar ve çeşitli yasal değişiklikler yaşanıyor. En son Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında yer alan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasının geçiş süreci devreye girdi. Bu düzenlemeler ve geçiş sürecine tekstil başta olmak üzere tüm sektörlerimizi hazırlamak için birçok etkinlik, proje hayata geçiriyoruz. 

 

Uluslararası bir danışmanlık   şirketi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, sıkı düzenlemelere ve sektörün karbon azaltma hedeflerini artırmasına rağmen, tedarikçiler henüz sürdürülebilir ham madde konusunda yeterince güçlü bir sinyal almıyor ve 2030’a kadar üretilmesi planlanan malzemelerin yalnızca yüzde 19’unun sürdürülebilir ham maddelerden oluştuğu belirtiliyor. Yani burada halen alınması gereken bir yol ve önemli fırsatlar var. Bu adımları şimdiden atarsak gelecekte rekabet gücümüz daha artacaktır. Bahse konu raporda da altı çizildiği gibi, moda ve hazır giyim sektörlerinde sürdürülebilir ham madde kullanımı şirketlerin kârlılığını artırıyor. Sürdürülebilirlikle ilgili şimdiden harekete geçen şirketlerin beş yıl içerisinde ortalama yüzde 6’lık bir kâr artışı elde edebileceğini öngörülüyor” dedi.

Editör: Haber Merkezi