Merkezefendi Belediyesinin 2027 yılı bütçesi belli oldu
Merkezefendi Belediyesinin 2027 yılı bütçesi belli oldu
İçeriği Görüntüle

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde bir araya gelen Mühendis Tek-Sen Konfederasyonu üyeleri, kamu mühendisleri, mimarları ve teknik hizmet çalışanlarının özlük haklarını ve ücretlerini kapsayan iyileştirmelere ilişkin, yasal ve idari düzenleme yapılması talebinde bulundu.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında gerçekleştirilen Kamu Personeli Danışma Kurulu (KPDK) toplantısında, 'Teknik Personel Komisyonu' kurulması isteklerini dile getiren Mühendis Tek-Sen Konfederasyonu üyeleri, bakanlık önünde düzenledikleri eylemle taleplerini dile getirdiler. Kamu mühendisleri, mimarları ve teknik hizmet çalışanlarının özlük haklarında ve ücretlerinde düzenlemeler yapılmasını talep edildi. Taleplerini pankart ve afişlere yazan mühendisler, bakanlık önüne gelerdi. Grup adına açıklamalarda bulunan Mühendis Tek Sen Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı Başak Komar, teknik personelin görmezden gelinmemesi gerektiğini ifade ederek şunları söyledi:

'Bugün burada kamu mühendislerinin, mimarlarının, teknik personelinin ve tüm kamu çalışanlarının yıllardır biriken sorunlarını kamuoyuna duyurmak ve çözüm talebimizi bir kez daha en güçlü şekilde ifade etmek için toplandık. Bizler Mühendis Tek-Sen Konfederasyonu olarak buradan açıkça ilan ediyoruz: Kamu mühendisleri artık görmezden gelinemez. Teknik personel artık yok sayılamaz. Emeğimiz, sorumluluğumuz ve mesleki itibarımız görmezden gelinemez. Ücret adaletsizliğine son verilmelidir. Bir kamu mühendisi yalnızca masasının başında görev yapan bir personel değildir. Aynı kurumda, aynı kamu hizmetinin yürütülmesi için çalışan personel arasında giderek derinleşen ücret adaletsizliği kabul edilemez. Kamu mühendisleri ve teknik personel; yıllarca eğitim almakta, mesleki sorumluluk taşımakta ve devlet adına ciddi kararların altına imza atmaktadır.'

'Teknik sorumluluğun karşılığı verilmelidir'

Meslek kanunu çıkarılması gerektiğini söyleyen Komar, 'Teknik sorumluluğun karşılığı verilmelidir. Kamu kurumlarında ihale, proje, kontrol, teknik şartname, yaklaşık maliyet, muayene ve kabul gibi komisyon ve görevlerde sorumluluk üstlenen mühendis ve teknik personele, üstlendikleri işin büyüklüğü ve taşıdıkları hukuki sorumlulukla orantılı olarak ilave ödeme yapılmalıdır. Mühendislerin ve mimarların mesleki statülerini, yetki, sorumluluk ve özlük haklarını güvence altına alan müstakil bir 'Mühendislik ve Mimarlık Meslek Kanunu' çıkarılmalıdır. Ek ödemeler ve tazminatlar artırılmalıdır. Teknik hizmetler sınıfı personeline ödenen ek ödeme, tazminat ve yan ödeme oranları, mesleğin üstlendiği hukuki ve inşai sorumluluklarla orantılı olarak artırılmalıdır. 1. dereceye gelen mühendisler, mimarlar, şehir plancıları ve teknik hizmetler sınıfı çalışanları için ek gösterge ve kıdem aylığı hesaplamalarında iyileştirme yapılarak emekliliğe yansıyan oranlar adil bir seviyeye getirilmelidir. Arazi tazminatı, günün ekonomik şartlarına göre güncellenmeli ve büroda çalışan mühendisleri de kapsayan adil bir dengeleme sağlanmalıdır. Teknik Hizmetler Sınıfı, 'Kamu Personeli Danışma Kurulu' gündeminde unutulamaz' ifadelerine yer verdi.

'Personelin özlük ve mali haklarının iyileştirilmesi KPDK gündeminin en öncelikli maddelerinden biri olmak zorundadır'

KPDK toplantısında haklarının iyileştirilmesi konusunun ele alınması gerektiğini dile getiren Komar, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında gerçekleştirilecek Kamu Personeli Danışma Kurulu (KPDK) toplantısında, kamu personel sistemine ilişkin düzenleme ihtiyacı bulunan hususlar gündeme getirilirken; kamu mühendisleri, mimarları ve teknik hizmet çalışanlarına ilişkin yasal ve idari düzenlemelerin yapılması kaçınılmaz bir zorunluluktur. Kamu personel sisteminde biriken yapısal sorunların ve hak kayıplarının çözüme kavuşturulması hedefleniyorsa, devletin tüm altyapı, imar ve üretim süreçlerini sırtlayan teknik personelin özlük ve mali haklarının iyileştirilmesi KPDK gündeminin en öncelikli maddelerinden biri olmak zorundadır' diye konuştu.

'Enflasyon farkı zam değildir'

Zam oranlarının beklentilerinin çok altında kaldığını ifade eden Komar, şöyle devam etti:

'KPDK'da teknik personel komisyonu kurulmalıdır. Kamu Personeli Danışma Kurulu bünyesinde; kamu mühendislerinin, mimarların ve teknik hizmetler sınıfı çalışanlarının sorunlarının doğrudan ele alınacağı, taleplerinin takip edileceği ve çözüm önerilerinin geliştirileceği Teknik Personel Komisyonu kurulmalıdır. Teknik personelin yıllardır biriken sorunları genel başlıklar içerisinde kaybolmamalı, KPDK bünyesinde kalıcı ve kurumsal bir mekanizmayla ele alınmalıdır. Enflasyon farkı zam değildir. Toplu sözleşmeler, kamu çalışanına yalnızca gerçekleşen enflasyonun sonradan telafi edildiği bir sistem olmaktan çıkarılmalıdır. Özellikle son yıllarda toplu sözleşmelerde belirlenen oransal artışlar, gerçekleşen enflasyonun ciddi biçimde gerisinde kalmıştır. Biz açıkça söylüyoruz. Enflasyon farkı zam değildir; geçmiş dönemde kaybedilen alım gücünün telafisidir. Gerçek zam, enflasyonun üzerinde sağlanan kalıcı reel ücret artışıdır. Bu nedenle toplu sözleşmelerde yüzdelik artışların yanında kamu çalışanlarına ekonomik büyümeden pay verilmesini sağlayacak, refah payı mekanizması oluşturulmalıdır. Mevcut alım gücü kaybının telafisi için ise kamu çalışanlarına acilen ilave refah payı verilmelidir. Biz lütuf istemiyoruz. Buradan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı başta olmak üzere tüm yetkililere sesleniyoruz, Hakkımız olanı istiyoruz. Alın terimizin karşılığını istiyoruz. Mesleğimizin ve sorumluluğumuzun karşılığını istiyoruz. Eşit işe eşit ücret istiyoruz. Adil bir ücret politikası istiyoruz. Güvenceli çalışma hayatı istiyoruz. Kamu mühendislerinin ve teknik personelin ekonomik ve sosyal itibarının yeniden tesis edilmesini istiyoruz.'

'Haklarımızı alana kadar mücadele edeceğiz. Kamu mühendisleri varsa, mücadele var'

Mücadeleye devam edeceklerini belirten Komar, 'Mühendis Tek-Sen Konfederasyonu olarak sıkıntıların çözümü için her türlü demokratik ve hukuki mücadeleyi sürdüreceğiz. Yetkilileri bir kez daha göreve çağırıyoruz. Kamu mühendislerinin sorunlarını görmezden gelmeyin. Teknik personelin taleplerini daha fazla ötelemeyin. Ücret adaletsizliğine son verin. Mühendislerin ve teknik personelin haklarını güvence altına alın. Çünkü biz biliyoruz ki; mühendis güçlüyse kamu güçlüdür. Teknik personel güçlü ise devletin üretim gücü güçlüdür. Çalışan hakkını alıyorsa kamu hizmeti güçlenir. Buradan tüm kamu mühendislerine, mimarlara, teknik personele ve kamu çalışanlarına çağrımızdır. Haklarımız için birleşelim. Emeğimiz için mücadele edelim. Geleceğimiz için birlikte ses verelim. Buradan bir kez daha söylüyoruz. Biz susmayacağız. Haklarımızı alana kadar mücadele edeceğiz. Kamu mühendisleri varsa, mücadele var' dedi.

'Mücadelemiz bu kanun çıkana kadar devam edecektir'

Kamu Mühendisleri Enerji Sendikası Genel Başkanı Ümit Aktaş da 'İçeride KPDK toplantısı var. Bizler kamuda çalışan mühendisler, mimarlar ve şehir plancıları olarak bir basın açıklaması yaptık. Taleplerimizi bir kez daha iletmek istiyorum. Bu toplantıda kamuda çalışan teknik hizmetler sınıfı için acil olarak komisyon kurulmasını ve kaybolan özlük hakları ile ücretlerimiz için refah payı talep ediyoruz. Her sene enflasyon düzenlemesi yapılıyor ve zam düzenlemesi olarak kamuoyuna yansıtılıyor. Bu bir zam düzenlemesi değildir. Geç gelen bir maaş iyileştirmesidir. Yetkili sendika her sene masaya oturup, tiyatro oynuyor. Zam adı altında kamu çalışanlarına bir şeyler verilmeye çalışılıyor. 2026 yılı için hükümet ve sendika yetkilileri arasında yapılan anlaşmada aldığımız zam oranı yüzde 18, talep edilen zam oranı yüzde 88'dir. Biz her sene çıkan enflasyonun altında zam almaya başladık. Yıllardır böyle. Bundan sonraki bütün toplu sözleşmelerde enflasyonun üzerinde bir zam alırsak iyileştirme olur. Onun dışındaki iyileştirmeler geç gelen bir iyileştirme anlamına gelir. Kamuda çalışan mühendislerin aldıkları risk ve sorumluluk karşılığında, ücretleri yıllardır çok düşük bir seviyede kalmıştır. Yetkililerden acil olarak 'Mühendislik ve Mimarlık Meslek Kanunu' çıkarılmasını ve 'Teknik Hizmetler' tazminatı verilmesini talip ediyoruz. Taleplerimiz çok nettir. Mücadelemiz bu kanun çıkana kadar devam edecektir' ifadelerini kullandı.

'Mühendisler ötelenmeyi değil, ödüllendirilmeyi bekliyor'

Mühendislerin gerektiği değeri görmesine dikkat çeken Mühendis Tek-Sen Ulaşım Sendikası Genel Başkanı Muhammet Yuşa Ekici, 'Yıllardır iyileştirme yapılmış meslek gruplarının yanında nasibi almamış meslek grupları da var. Başta mühendisler olmak üzere, şehir plancıları, mimarlar ve teknik personellerin tamamı yıllardır itilmiş pozisyonda. Cumhuriyet tarihinin en büyük ihalelerini icra eden, kontrol teşkilatlarında bulunan, ihale komisyonlarında yer alan, teknik şartnamelerini hazırlayan meslektaşlarımız hep geri planda kaldı. Hep işin mutfağında bulundu Hiç kurdele kesiminde bulunmadı. Artık mühendisler ötelenmeyi değil, ödüllendirilmeyi bekliyor' dedi.

'Kamuda katma değer sağlayan bir meslek grubu olarak artık ekonomik ve sosyal haklarımızın iyileştirilmesini düşünüyoruz'

Haklarının iyileştirilmesi gerektiğine değinen Mühendis Tek-Sen Konfederasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Aşkın Çelik ise, 'Bizler bu ülkenin kamu kurumlarında üst düzey sorumluluk altında çalışan ve gerçekleştirilen büyük projelere imza atan, kamunun görünmeyen emekçileri, mühendisleri, mimarları ve teknik personellerin tamamıyız. Geldiğimiz süreçte ekonomik ve sosyal haklarımızın tekil düzenlemelerle, dengi meslek gruplarımıza göre oldukça geride kaldığını görüyoruz. Bu durum bizleri derinden yaralıyor. Sosyal haklarımızın geride bırakıldığı bir döneme şahitlik ediyoruz. Bir ülkenin kalkınması teknik emeğin gerçek sesiyle olur. Bunun farkındayız. Kamuda katma değer sağlayan bir meslek grubu olarak artık ekonomik ve sosyal haklarımızın iyileştirilmesini düşünüyoruz. Buradan tüm yetkililere açıkça çağrımızdır; bu sorumluğumuzun karşılığında bizleri yalnız bırakmayın ve karşılığını verin. İnanıyoruz ki bu sorumluluğun karşılığı verildiği zaman ülkemizin yollarının, köprülerinin, barajlarının ve katma değer üreten her noktadaki durumların daha da iyiye gideceğine hep birlikte şahit olacağız. Mühendis güçlü olursa ülkemiz güçlü olur' ifadelerini kullandı.

'Biz artık yok sayılmaktan yorulduk'

Mühendis Zeynep Taner ise, 'Kamuda yerel yönetimlerde görev yapıyorum. İlçeler şehirleri, şehirler de ülkelerinin temelini oluşturuyor. Bizler de ülkenin temelini inşa ediyoruz. Türkiye'nin genelinde belediyelere ve il özel idarelerin kurumlarına her alanda ve her noktada hizmet veriyoruz. Köprüsünden yoluna, binasından yıkımına, elektriğinden atık suyuna ve içme suyuna kadar her noktada varız. Ülkenin temelini teknik akıl oluşturuyor. Temelde teknik akılın olduğu bir yerde hakkımız yok imzamız var. Biz artık yok sayılmaktan yorulduk. Görülmek istiyoruz. Bizim vitrinimiz yok. Vitrinimiz binalarımız, yollarımız, köprülerimiz, atık ve içme sularımız. Görülen emeklerimizin yok sayılmasını istemiyoruz' şeklinde konuştu.

Kaynak: İHA