Yeni bir yıl, yeni umutlar…

2026 yılı ile ilgili ekonomik beklentileri sıralayacağımız bu yazıma başlamadan önce, 2025 yılı ile ilgili bir özet geçmek isterim.

2021 yılı Covid-19 pandemisinin etkilerinin azalması, buna müteakiben düşük faiz, yüksek kur, düşük işsizlik politikası çerçevesinde 2022 ve 2023 yıllarında enflasyonu arttıran genel eğilimler olarak görüldü, bu durum 2023 yılında 67. Hükümetin kurulması ile birlikte yüksek faiz, düşük kur, düşük enflasyon politikaları çerçevesinde yaşanan ekonomik bozulmaların 2025 yılına kadar sirayet etmesine neden oldu diyebiliriz.

Özellikle TCMB ve BDDK’nın 2022 ikinci yarısından 2023 yılı sonuna kadar hemen hemen her konuda yayımladığı tebliğlerle regülasyonların en yoğun yaşandığı dönem oldu, 2025 yılı bu regülasyonların büyük bölümünün kaldırıldığı, 2024 yılına göre bir miktar hızlı hareketlerin olduğu bir yıl oldu, beklentilerin bir miktar üzerinde tamamlayacağımız 2025 enflasyonu ise ne sanayiciyi, ne bordrolu çalışanları, ne esnaf ve tüccarı ne de kur politikaları nedeniyle ihracatçıyı mutlu etmeye yetmedi.

Daha önceki yazılarımda da ifade ettiğim gibi Türkiye’de ekonomi beklentileri ve gerçekleşmeler %70 psikoloji ise %30’u icraat ile yönetilir, 2025 2. Yarısından itibaren gerek faiz gerekse diğer ekonomik göstergelerin pozitif olacağını öngörmüştük, ancak ekonomi ile ayrılmaz bir ilişkisi olan siyaset bu hayal ve umutlarımızı 2026 2. Yarısına ertelememize neden oldu.

Malumunuz 2025 yılı Mart ayında Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınıp akabinde tutuklanması ile CDS primi 400’lü rakamları doğru ilerledi, yurtiçinde ise yaşanan bu siyasi olayın vatandaş üzerinde yarattığı tedirginlik piyasaları çok tedirgin edince 2025 yılında beklenen faiz indirimleri yerine hızlı bir karar ile dolar satışı beraberinde de faiz artışı ile vatandaşın dövize akın etmesi engellenmeye çalışıldı, sonuç olarak hamle amacına ulaştı ve piyasa sakinleşerek ilgili kurumların bu konuda başarılı bir sınav verdiği görüldü. Temmuz ayı itibariyle tekrar faiz indirimlerine başlayan TCMB faiz indirim döngüsü en son Aralık 2025 tarihinde 150 baz puanlık indirim ile yeni yıla %38’lik bir politika faizi ile yılı tamamlamış olduk.

2025 yılında yaşanan gergin siyasal ortam, 2022-2023 ve 2024 yıllarından kucağımızda kalan ekonomik sorunların sindirilmesi biraz zor oldu, yüksek faiz ortamında firmaların büyük çoğunluğunda ilave yatırım da olmamasına rağmen ciddi bir faiz yükü oluştu, hatta net bir şekilde 2025 yılında firmalar faize çalıştı diyebiliriz. Konkordato ve iflaslarında üst seviyelere çıktığı 2025 yılında özellikle Tekstil ve inşaat firmaları ile birlikte bu sektörlere tedarik sağlayan yan sektörler çok büyük sorunlar yaşadı. 2025 yılında yaklaşık 3.000 civarı firmaya geçici mühlet konkordato kararı verildi. Bu rakam 2022-2023 ve 2024 yıllarındaki konkordato geçici mühlet adetlerine yaklaşıktır.

Bu sorunların yanında, tüm dünyada yaşanan değerli madenler rallisi de herkesi olmasa da toplumda hemen hemen her kesimde karşılık bulan, gerek ziynet gerekse yatırım amaçlı kullanılan altın ve gümüşün desteği, verilen yüksek faizler ile birleşince 2025 yılı otomobil ve gayrimenkul tarafını da canlı tuttu diyebiliriz. Bu konu ile ilgili sonuç bilgisini şöyle ifade edebiliriz, konut ve bireysel taşıttaki regülasyonlar bu kadar yüksekken bu kadar araç ve gayrimenkul satılıyorsa bunu fonlayan sistemin mevduat faizleri ve değerli madenlerin hızlı artışı diyebiliriz.

Gelelim 2026 yılına; 2025 yılında yaşanan konkordato ve iflasların yılın ilk çeyreğinde devam etmesini hatta daha da derinleşmesini beklediğim bir döneme girdiğimizi belirtmek isterim. Bu durum konkordato alan firmaların iş yaptığı diğer firmaları da tetiklemesinden kaynaklı diyebiliriz. Ancak yaşanan bu sıkıntıların özellikle 2026 yılı ikinci çeyreğinden itibaren azalarak 2026 yılı sonunda kabul edilebilir rakamlara gelmesini bekliyorum.

Bu durumun birkaç nedeni var; birinci neden piyasada yaşanan son 2 yıldaki yüksek faiz ortamında hesabını yapamayan firmaların sektörlerden çıkması nedeniyle yaşayan firmaların bir miktar rekabetten arınarak daha sağlıklı iş yapması, diğer taraftan faiz indirim döngüsünün artık daha net gözükmesi sanayici ve yatırımcıyı bir miktar daha ümitvar kılması, bu durumun iş motivasyonunu arttırarak rakamlara yansıması. Özellikle pandemi sonrası belki de hayatında ilk defa enflasyonla tanışmış batılı ülkelerde de faiz indirimlerinin hızlanması özellikle ihracatımızın en yoğun olduğu bu bölgedeki talebi arttıracak, bizlere yeni iş alanları ve hacimleri açacak diye düşünüyorum.

Bunlarla birlikte Türk sanayicisi ve tüccarı planlama yaparken her türlü duruma hazırlıklı olmalı, bir örneğini hemen bir önceki yılda yaşadık, her şeyi planladık ama siyasi krizi planlayamadık, mevcut pozisyonumuz itibariyle bölgesel riskleri de her zaman cebimizin bir köşesine planlı şekilde koyacağımız bir döneme daha giriyoruz. Türk sanayicisinin ve tüccarının her türlü ekonomik döngüye çok hızlı adapte olması genlerimizden geliyor diye düşünüyorum.

Ezcümle; 2026 yılı 2025 yılına göre bir miktar daha pozitif geçeceğe benziyor, planlamasını doğru rakamlara oturtan, ölçülebilir ve sağlıklı bir hedefe koşan, yolda karşılaşılacak ufak kazalara da hazırlıklı olan firmaların daha da pozitif geçireceği bir yıl olacağını düşünüyorum. Bu vesileyle herkesin yeni yılını kutluyor, öncelikle sağlık ve huzur sonrasında gönülden geçenlerin gerçekleştiği bir yıl olmasını diliyorum.