Sabahları yataktan kalkmak bir zulüm haline geldi, tüm gün uyukluyorsunuz ve gün boyu en büyük hayaliniz akşam eve gidip yatmak mı? Bu yaşadıklarınızın nedeni “yoğun bir dönemden geçiyorum”, “havalar kötü”, “dün biraz geç yattım” kadar basit olmayabilir.Son zamanlarda en sık karşılaştığım şikayetlerden biri: yorgunluk, bitkinlik.Bu kadar yaygın olmasına rağmen bir o kadar da göz ardı edilen bir konu. Oysa tüm hayat kalitenizi etkileyecek kadar güçlü bir sinyal.
Peki bu yorgunluk gerçekten önemsiz mi? Gelin birlikte bakalım.
Çoğu zaman bu şikayetle doktora başvurulduğunda tetkikler yapılır ve sonuçlar “normal” gelir.Ama burada önemli bir ayrım var: “normal” olmak, “optimal” olmak değildir.Yani değerleriniz referans aralığında olabilir ama vücudunuzun en iyi çalıştığı noktada olmayabilir. İşte bu gri alanda yaşayan çok fazla insan var. Bu yüzden öncelikle kan tetkiklerindeki belli değerleri yalnızca referans aralığında olmasını değil, optimal değerde olmasını hedeflemelisiniz.
Bunun dışında yorgunluğun kana yansımayan diğer nedenleri de sıklıkla gözden kaçırılır:
– Bağırsaklar iyi çalışmıyor olabilir. Bu sadece sindirim değil, enerji üretimi demektir.
– Vücutta kronik bir inflamasyon olabilir. Vücut sürekli “savaş halinde” olduğu için yorulur.
– Uyuyorsunuzdur ama dinlenemiyorsunuzdur. Uyku için yeterli süre var, kalite yoktur.
–Beslenme düzeniniz ve gıda seçimleriniz kötü olabilir. Bu nedenle hücrelerinize gerekli enerjiyi sağlayamıyor olabilirsiniz.
–Günün büyük kısmını oturarak geçiriyor olabilirsiniz. Sedanter yaşam, paradoksal olarak daha fazla yorgunluk yaratır; çünkü vücut hareketle enerji üretir, hareketsizlikle değil.
– Ya da fark etmeden sürekli stres altındasınızdır. Kronik stres vücutta ağrı ve yorgunluğa neden olabilir. Ve çoğu zaman bunların hepsi zamanla birikir.Yorgunluk aslında vücudun “bir şeyler yolunda gitmiyor” deme şeklidir.Çünkü sağlıklı bir beden gün içinde enerjisini sürdürebilir.“Ben hep yorgunum” cümlesi normal değildir. Kısacası çözüm daha fazla kahve içmek değil, vücudu bu kadar yoran biyolojik nedeni bulmaktır. Gerçek şifa, vücudunuzun sesini duyup onun için harekete geçtiğinizde başlar.