Editör'den 44. Sayı

Yeni bir sayıdan merhabalar…

Her yeni sayıda sizlerle bu satırlarda buluşmak, dergimizin içeriğini paylaşmak ve gündeme dair birkaç not düşmek benim için hâlâ ilk günkü heyecanı yaşatıyor. Ancak kabul etmek gerekiyor ki; son dönemde hepimiz zamanın çok daha hızlı aktığı, gündemin ise neredeyse her gün yeniden şekillendiği bir süreçten geçiyoruz.

Tam bir konuya odaklandığımızı düşünürken yeni gelişmeler yaşanıyor, ekonomik dengeler değişiyor, küresel gündem farklı başlıklarla yeniden karşımıza çıkıyor. Hatta bu yazıyı hazırlarken bile birkaç kez geri dönüp güncelleme yapma ihtiyacı hissettim. Belki de bugün iş dünyasının en çok kurduğu cümle tam olarak şu: Çok çalışıyoruz, çok yoğunuz ama zaman her zamankinden daha hızlı geçiyor.

Böyle dönemlerde yapılması gereken şey ise belirsizliğe teslim olmak değil; gelişmeleri doğru okumak, odağı kaybetmeden üretmeye devam etmek ve bulunduğumuz alanda değer yaratmayı sürdürmek.

Küresel ekonomi bugün yalnızca finans çevrelerinin değil; üretimin, ticaretin ve günlük hayatın da tam merkezinde yer alıyor. Jeopolitik gerilimlerin piyasalara etkisi her geçen gün daha görünür hale gelirken, özellikle Orta Doğu’da yaşanan gelişmeler enerji fiyatlarından emtia piyasalarına kadar geniş bir alanı doğrudan etkiliyor. İran ile Amerika arasında yükselen tansiyonun oluşturduğu dalgalanma, yatırımcıları daha temkinli davranmaya iterken reel sektör açısından öngörülebilirliğin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

Türkiye ekonomisi ise bu küresel gelişmelerin gölgesinde; Üretim, ihracat, finansman ve yatırım başlıklarında yeni denge arayışlarını sürdürüyor. Özellikle ihracat odaklı şehirler için atılacak her stratejik adım, şehir ekonomilerinin geleceğini doğrudan şekillendiriyor.

Bu noktada Gaziantep, güçlü üretim altyapısı, ihracat kapasitesi ve girişimci ruhuyla Türkiye’nin en önemli ekonomik merkezlerinden biri olmaya devam ediyor. Şehrimizin sanayi vizyonunu daha da ileriye taşıyacak önemli gelişmelerden biri olan Gaziantep Sanayi Odası ile ASELSAN arasında imzalanan kayar bilezik üretim anlaşması da bunun en somut örneklerinden biri oldu. Bu iş birliği, Gaziantep’in yalnızca geleneksel üretimde değil; yüksek teknoloji ve katma değerli sanayide de çok daha güçlü bir geleceğe hazırlandığını gösteriyor.

Bu sayımızda ise FACE Dergisi adına önemli ve gurur verici bir ilke imza atıyoruz. İlk kez bir bakanı kapağımızda ağırlıyoruz. Ömer Bolat ile gerçekleştirdiğimiz özel röportajda Türkiye ekonomisinin geleceğini, ihracat hedeflerini, ticaret politikalarını ve Gaziantep’in üretim gücünü konuştuk. Sayın Bakanımıza dergimize gösterdiği ilgi ve samimi değerlendirmeleri için ayrıca teşekkür ediyorum. Gaziantep iş dünyasına verdiği mesajların şehrimizin geleceği adına önemli bir perspektif sunduğuna inanıyorum.

FACE Dergisi olarak biz; yalnızca gündemi takip eden değil, şehirlerin ruhunu, üretim gücünü ve başarı hikâyelerini geleceğe taşıyan bir yayın anlayışıyla yolumuza devam ediyoruz. Gaziantep’in sesini daha geniş kitlelere ulaştırmaya ve bu şehrin değer üreten insanlarını görünür kılmaya devam edeceğiz.

Bu sayımızda da ekonomiden sanayiye, ticaretten teknolojiye uzanan güçlü içeriklerle sizlerle birlikteyiz.

Keyifli okumalar diliyorum.