HABER

Arif Develi :Yaptığınız işe sevginizi katın

Develi Restaurantları’nın 3.kuşak temsilcisi Arif Develi ile çocukluğundan bu yana markanın büyüme sürecine kadar olan detaylı bir röportaj gerçekleştirdik.

Türkiye’de 105 yıllık bir geçmişe sahip olan , 4 kişi ile başlayan ve şu an 1000 personeli ile hizmet veren Develi Restaurantları’nın 3.kuşak temsilcisi Arif Develi ile çocukluğundan bu yana markanın büyüme sürecine kadar olan detaylı bir röportaj gerçekleştirdik. Günde 4 saat uyuyup 20 saat çalışarak, tırnakları ile kazıyarak bugünlere geldiğini anlatan Develi ,”Yaptığınız işe sevginizi koyun emek verin” diyerek gençlere önemli mesajlarda verdi. Lezzet serüveninin 3.Kuşak temsilcisi olan Arif Develi ile olan röportajımız sizlerle..

-Arif Develi'yi kısaca tanıyabilir miyiz?

1944 senesinde dünyaya geldim .Sekizinci ve ailemin en küçük çocuğu olarak, iki yaşında babamı kaybettim. Babamı tanıma fırsatım bile olmadı. Ama anamız bize hem annelik hem babalık yaptı. Ama tabi ki babasızlık zor abilerim vardı ama baba sevgisinden yoksun büyüdüm. Hayat böyle bazen yeri dolmayacak boşluklar sunuyor ve hep bir yanın eksik kalıyor. Ben 6 yaşında babamızdan kalan restaurantta çalışmaya başladım ama patron çocuğu olarak değil. Küçük yaşta tepsi taşımaktan boynum gelişmedi kısa kaldı. Ama iyi ki o tepsiyi boynuma koymuşlar çünkü o tepsinin yükü beni bugünlere getirdi. Hala memleketime gelince ailemin mezarını ziyaret ettikten sonra ustalarımın mezarı ziyaret ederim. Onlar bileğimize altın bilezik taktılar.

-Develi Kebap'ın kuruluş sürecinden bahseder misiniz?

Ben 3.kuşağım.1912 senesinde kurulmuş markamız. Ben 1966 senesinde Gaziantep’ten gözümü kararttım ve Şehri İstanbul’a gelmeye karar verdim. Ailemin hali vakti yerindeydi ama hiç destek almadan valizime memleket sevgimi esnaflığımı koyup çıktım yola zaten bileğimizde altın bileziğimiz vardı.6 yaşından beri bu mesleğin içinde yoğrulmuştum. Hayat bizi küçük yaşta kocaman bir adam yapmıştı. İstanbul’a gelip o zamanların küçük Paris’i diye adlandırılan bir çok farklı kesimin bir arada huzur içinde yaşadığı Samatya semtine gelip atalarımdan aldığım bayrağı İstanbul’a taşıdım.

-Develi Kebap'ın şu an kaç noktada ve hangi kapasite ile hizmet veriyor.

Çok şükür.1912 yılında 30 metrekarede 4 kişi ile başlayan hikayemiz şuan 1000 tane evladım gibi gördüğüm bu hikayenin gerçek kahramanları olan personelimizle binlerce metrekarede devam ediyor. Şuan 11 noktada hizmet vermekteyiz. Yılda yaklaşık 1 milyon misafirimiz kapımızdan içeriye giriyor. Onlarda bu markanın sahipleri ,dile kolay “Develi' bir marka olmanın ötesinde bir hikayeye sahip 105 yıllık bir gelenek.

-1912 yılında Dedenizin kurduğu Develi Kebap'ın günümüzde efsane bir isim haline gelmesinin sırrı nedir?

“Niyet hayırsa gerisi selamet” derim hep. Niyetin iyi olur işini severek yaparsan, çalışanının hakkını verir kapından gireni müşteri değil misafir diye benimsersen onlar seni başının üstünde taşır. Tabi ki çocuk yaşta aldığımız o disiplinin ilerleyen yıllarda çok karşılığını aldım. Prensiplerin olacak bildiğin yoldan en iyi bildiğin işi yaparak ilerleyeceksin. Hiç bir zaman çok kazanmanın peşinde olmadım sadece işimin hakkını vermek için mücadele ettim. Çok şükür karşılığını da aldım.

-Develi  Kebap'ın bu kadar hızlı ve kararlı büyümesinde en önemli etken ne oldu?

Ben buraya kadar getirdim ama bir yerde de evlatlarıma yol vermeyi bildim. Çünkü onları da bu işin temelinden yetiştirdim ve hamdolsun onlara güvencim sonsuzdu. Bir çok akranımla çocuklarının ilişkisine bakınca hep kuşak çatışması görüyorum ve bu markaya da zarar veriyor. Çok şükür biz kuşak çatışması yaşamadık ben onların genç bakışına güvendim onlarda benim tecrübelerime. Gençlerin önünü açmak lazım. Ben öyle yaptım ve şimdi  bakınca gurur duyuyorum kendileriyle. Ama hep diyorum büyürken kaliteden taviz vermeyin ve tevazu sahibi olun. Büyümek önemli bir adım ama istikrarlı bir şekilde büyümek ve sürdürülebilir bir hale getirmek çok daha önemli. Kendilerine de büyümekten değil kontrolsüz büyümekten korkmalarını hep söylerim. Yatırım gücü olan herkes ayağını yorganına göre uzatıp yatırım yapmalı. Her yeni yatırım yeni istihdam kaynağı demektir ve ülkemizin ekonomisine denizde kum misali destek demektir. Bu ülkemize olan borcumuz.

-22 yaşında 'Develi Kebap'ı bir marka yapacağım' diye kendinize verdiğiniz sözü hatırlatacak olursak, bu sözünüzü tuttunuz ve Develi Kebap'ı bir marka haline getirdiniz. Şimdi o yaşlarınızı düşündüğünüzde bunu hırslı olmaya mı yoksa çok çalışmaya mı borçlusunuz?

22 yaşında tek başıma geldim bu şehre ve kısa zamanda emeklerimin karşılığını aldım ama asıl sınavım o zamandı çünkü bu şehir güzel olduğu kadarda göz kamaştırıcı bir şehir. Ben hep işime odaklandım ve çizgimi hiç bozmadım. Anadolu çocuğu bir esnaf olarak geldiğim bu şehirde hep bu degeri korumaya çalıştım. Çok şükür ediyorum Allahıma çıktığım yolda beni mahcup etmedi.

-İşinin enlerinde biri olarak hayatta yapmayı arzulayıp da 'yapamadığım' dediğiniz bir şey oldu mu?

İnsanın en büyük sermayesi evlatlarıdır ne mutlu bana Allah bana hayırlı evlatlar nasip etti onlar omzumdan yükü aldı bizde eşimle beraber yapmayı arzuladığımız şeyleri yapma fırsatı bulduk. Keşkelerim yoktur benim keşke yerine olanlar için şükür etmek gerek diye düşünürüm.

-Gençlik yıllarında yaklaşık 4 saat uyuyup 20 saat çalışan bir insanın başarı hikayesi yeni nesile ne gibi tavsiyeler taşır?

Şimdi zaman çok değişti , gençlerin istekleri çok yükseldi.Gençlerimize tavsiyem istek ve arzularınızın peşinden  koşarken asla hırsınızın aklınızın önüne geçmesine izin vermeyin. Hırs iyidir aklın önüne geçmiyorsa. Eğer ki hırs aklın önüne geçerse sizi yanlışa sürükler ve telafi edemeyeceğiniz yanlışlara sürüklenirsiniz. Yaptığınız işe sevginizi koyun emek verin. Eğer bir işe sevgi duymuyorsanız attığınız adıma da efora da yazık çünkü hep bir adım ileri bir adım geri gideceksinizdir. Helal 1 liranın haram 2 liradan daha bereketli olduğunu unutmayın.

- 1 asırdır lezzet serüveninin en iyi isimlerinden birisi olan Develi Kebap olarak tekrar Gaziantep'e bir şube açma düşünceniz  oldu mu?

100.Yılımızda Gaziantep’imize bir okul yaptırıp Milli Eğitim Bakanlığımıza sunduk. Bundan sonrada yeni yatırımlar yapmak istiyoruz fakat amacımız kazanç elde etmek değil ,memleketimize hizmet etmek.

-Müşteri Memnuniyetini oluşturan en önemli iki kelime ne olur sizce?

“Kapıdan giren misafirimiz giderken yüzü gülmüyorsa kazandığımız para helal değildir” derim ekibime ama tabi ki eksikler olacaktır. Şikayetler bizim için çok önemlidir ,şikayetler markanın ömrünü uzatır iyi dinlemek ve analiz etmek gerekir. İki kelime demem gerekirse “Samimiyet ve dürüstlük”

-Gaziantep Gastronomi konusunda ismini dünya şehirleri arasına yazdırdı. Antep Lezzetlerinin daha iyi tanıtılması yönünden daha neler yapılabilir ?

İtalyan mutfağı var ama Roma, Milano diye bir mutfak yok, Fransız mutfağı var ama Paris veya Lyon diye bir mutfakları yok. Biz çok şanslıyız. Ülkelerin mutfaklarına baş kaldıracak bir mutfağa sahibiz. Bu mutfağı temsil eden herkesin bu bilinç ile hareket etmesi gerek diye düşünüyorum. Bu mutfak zenginliği ülkemizin bir mirasıdır. Mirasa sahip çıkmalı ve dahi iyi tanıtmalıyız. Bunun içinde akademiler yaratıp yeni ustalar yetiştirmeliyiz. Fatma hanımında bu konuda göstermiş olduğu çabaya yakından tanık olan bir kişi olarak kendisine teşekkür ederim. Bizlerde bu mutfağı temsil eden markalar olarak üstümüze ne düşerse yapmaya hazırız.

-Yurtdışına açılmayı neden düşünmediniz?

Ben İstanbul’a gelip tırnaklarımla kazıyarak bugünlere getirdim ve sadece ülkemizde değil dünyada bir çok ödüle layık görüldük. Yurtdışından önemli misafirler ağırladık. Bir çok önemli yatırımcılar, fonlar ve iş geliştirme firmaları kapımızı çalıyor ve çok ciddi teklifler sunuyorlar. O görüşmelere 4.kuşak Ali ve Nuri yön verecekler. Allah yollarını açık etsin. Bazen gelen teklifleri paylaştıklarında şunu görüyorum amaçları ticari kazanç sağlamak değil markaya olan güveni boşa çıkarmadan bu mirasa sahip çıkmak. Onların bu bakışı beni çok mutlu ediyor .Yoksa çok ciddi rakamlar ile kapımız çalınıyor. Dile kolay 105 yıllık bir hikayeye ev sahipliği yapıyoruz ,parayla pulla ölçülemez.