<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Face Dergisi</title>
    <link>https://www.facedergisi.com</link>
    <description>Gaziantep Dergi, Gaziantep Dergileri, Röportaj, Gaziantep Face, Gaziantep Yerel Dergiler, Gaziantep Haberleri, Gaziantep'in Yüzü</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.facedergisi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 07 Sep 2026 19:36:36 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş'ta mısır hasadı başladı]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/kahramanmarasta-misir-hasadi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/kahramanmarasta-misir-hasadi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KAHRAMANMARAŞ (İHA) - Kahramanmaraş'ta mısırda hasat dönemi başladı. Kahramanmaraş Ziraat Odası Başkanı Mehmet Çetinkaya, yağışların bitmesinin hemen arkasından sıcakların bastırmasının mısır verimini olumsuz etkilediğini belirterek, 'Bu nedenle verim kaybı yaşıyoruz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>KAHRAMANMARAŞ (İHA) - Kahramanmaraş'ta mısırda hasat dönemi başladı. Kahramanmaraş Ziraat Odası Başkanı Mehmet Çetinkaya, yağışların bitmesinin hemen arkasından sıcakların bastırmasının mısır verimini olumsuz etkilediğini belirterek, 'Bu nedenle verim kaybı yaşıyoruz' dedi. </p><p>Kahramanmaraş'ta Şubat ve Mart aylarında ekimi gerçekleştirilen mısırda ilk ürünlerin hasadına başlandı. Kent genelinde devam eden hasatta, özellikle Onikişubat ve Dulkadiroğlu ilçelerinde yaklaşık 28 bin dönüm alanda ekilen mısırların hasadı gerçekleştiriliyor. </p><p>Üreticiler, bu yıl yağışların fazla olması ve yağışların ardından sıcaklıkların hızla yükselmesinin mısırın dane doldurma dönemini olumsuz etkilediğini belirterek, verimde geçen yıllara göre yüzde 20 ila 30 arasında kayıp yaşandı. Bölgede ise dönüm başına ortalama 1 ton 100 kilogram verim alınıyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Hasadın sürdüğü tarlalarda biçerdöverler çalışırken mısırlar ise hayvan yemi ve tavuk yemi olarak değerlendiriliyor. </p><p>'Yağışların bitmesinin hemen arkasından sıcakların bastırması ürünlerimizin verimini olumsuz etkiledi' </p><p>Kahramanmaraş Ziraat Odası Başkanı Mehmet Çetinkaya, Kahramanmaraş'ta Şubat, Mart ayında birinci ürün olarak mısırın ekildiğini ve hasadın başladığını söyleyerek, 'Verim, rekolte yağışlardan kaynaklı biraz düşük. Bu da çiftçimizin buruk bir hasat etmesine neden oluyor. Hasat son hızla devam ediyor ama dediğimiz gibi Kahramanmaraş'ta şu an için verimler her yıla göre yüzde 30 civarında, yüzde 20 civarında bir verim kaybı yaşanıyor. Onikişubat ve Dulkadiroğlu bölgelerinde yaklaşık 28 bin dönüm civarında bir mısır ekilişi var. Hasat bazı bölgelerde erken geldi. Soğukların, yağışların bitmesinin hemen arkasından sıcakların bastırması ürünlerimizin verimini olumsuz etkiledi. Bu nedenle verim kaybı yaşıyoruz. Serbest piyasada şu an için mısırın fiyatı 14 lira civarında seyrediyor. Bölgede dönüm başına ortalama 1 ton 100 ve 1 ton 200 kilogram civarında verim alınıyor' dedi. </p><p>'Önceki yıla göre mısırlarımızda verim biraz zayıf' </p><p>Üretici Mustafa Kuzugüden ise, 'Önceki yıla göre mısırlarımızda verim biraz zayıf. Yağmurların bol olması nedeniyle mısır verimlerimiz zayıf bu yıl. Ürünlerimiz tüccarlara gidiyor oralardan daha sonra hayvan yemi olarak kullanılıyor' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Kahramanmaraş</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/kahramanmarasta-misir-hasadi-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:21:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/09/agency/iha/kahramanmarasta-misir-hasadi-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="94982"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rönesans 11 yıldır dünyanın ilk 50 uluslararası müteahhidi arasında]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/ronesans-11-yildir-dunyanin-ilk-50-uluslararasi-muteahhidi-arasinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/ronesans-11-yildir-dunyanin-ilk-50-uluslararasi-muteahhidi-arasinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rönesans Holding, uluslararası inşaat sektörünün en önemli referanslarından Engineering News-Record'un (ENR), şirketlerin kendi ülkeleri dışındaki gelirlerini esas alan 'Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi' 2026 listesinde 11 yıldır kesintisiz şekilde dünyanın en büyükleri arasındaki yerini koruyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rönesans Holding, uluslararası inşaat sektörünün en önemli referanslarından Engineering News-Record'un (ENR), şirketlerin kendi ülkeleri dışındaki gelirlerini esas alan 'Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi' 2026 listesinde 11 yıldır kesintisiz şekilde dünyanın en büyükleri arasındaki yerini koruyor. </p><p>30 yılı aşkın küresel yolculuğunda 40'a yakın ülkede bini aşkın projeye imza atan Rönesans, bugüne kadar 50 milyar dolarlık uluslararası proje gelirine ulaşırken; Türkiye'de yerleşik 3 bin 500 üretici ve taşeronla kurduğu iş birlikleriyle Türk mühendisliğini, üretim gücünü ve hizmet ihracatını da dünya pazarlarına taşıyor. </p><p>Yapılan açıklamaya göre, Engineering News-Record'un (ENR), şirketlerin merkezlerinin bulunduğu ülke dışındaki inşaat gelirlerini esas alarak hazırladığı 'Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi' listesinde Rönesans, 11'inci kez dünyanın ilk 50 şirketi arasında yer aldı. Bugüne kadar 50 milyar dolarlık uluslararası proje gelirine ulaşan şirket, Avrupa sıralamasında da gücünü koruyor. </p><p>Engineering News-Record'un (ENR) 'Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi' listesi şirketlerin toplam büyüklüğüne değil, kendi ülkeleri dışında yaptıkları işlerden elde ettikleri gelire odaklanıyor. Bu nedenle ENR, bir büyüklük sıralaması olmanın dışında; dünyanın farklı pazarlarında iş kazanmanın, büyümenin ve küresel oyuncularla rekabet edebilmenin göstergesi olarak öne çıkıyor. </p><p>Şirket için ise bu sıralamanın ayrı bir anlamı var. Çünkü Rönesans'ın hikayesi Türkiye dışında başladı; dünyada büyüdü, dünyanın en büyükleriyle aynı pazarlarda rekabet etti ve kazandığı birikimi Türkiye'de yatırımlara dönüştürdü. İlk olarak 2006 yılında aynı listeye 86'ıncı sıradan giren grubun bugün yaklaşık 40 ülkede, 1000'i aşkın projede imzası bulunuyor ve 11 yıldır kesintisiz olarak ENR listesinde ilk 50 şirket arasında yer alan Rönesans'ın 50 milyar dolarlık uluslararası proje geliri de 30 yılı aşkın bu yolculuğun ulaştığı ölçeği ortaya koyuyor. </p><p>Bugüne kadar uluslararası projelerde Türkiye'de yerleşik 3 bin üretici ve 500 taşeron firma ile birlikte çalışan Rönesans, bu iş birliğinin sonucunda Türkiye'den yurt dışı projelerine 2 milyar dolarlık değer taşımış oldu. Uluslararası projelerde 3 bin 500'ü mühendis ve mimar olmak üzere 28 bin 853 Türk çalışanı istihdam eden şirketin söz konusu projelerdeki toplam çalışan sayısı ise 271 bin 888'e ulaştı. </p><p>''11 yıldır dünyanın en büyük 50 uluslararası müteahhidi arasındayız'' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Rönesans'ın 30 yılı aşan uluslararası yolculuğunu değerlendiren Rönesans Holding Onursal Başkanı Dr. Erman Ilıcak şunları söyledi: '11 yıl deyip geçmemek lazım. Bu yılda dünya birkaç kez değişti. Pandemi oldu, savaşlar başladı, enerji krizi yaşandı, finansman koşulları değişti. Avrupa'dan Orta Doğu'ya, CIS ülkelerinden Afrika'ya kadar çalıştığımız coğrafyalarda neredeyse her yıl önümüze yeni bir denklem geldi. </p><p>Böyle dönemlerde önemli olan, şartların ne kadar zor olduğunu anlatmak değil, o şartlarda ne yapacağınıza karar vermek. Biz de hep buna odaklandık. Ekiplerimiz her yeni duruma adapte oldu, çözüm üretti, gerektiğinde yön değiştirdi ve yoluna devam etti. Çünkü uzun vadede sizi güçlü tutan, her şeyin planladığınız gibi gitmesi değil; plan değiştiğinde birlikte ne yaptığınızdır. </p><p>11 yıldır dünyanın en büyük 50 uluslararası müteahhidi arasındayız. Bu sürede dünya değişti, pazarlar değişti, biz de değiştik. Yeni ülkeler öğrendik, yeni ortaklıklar kurduk, yeni yetkinlikler geliştirdik. Ama bir şey değişmedi: Birlikte çalışma ve çözüm üretme kültürümüz. </p><p>Ben bu tabloya sadece bir sıralama olarak bakmıyorum. Arkasında dünyanın dört bir yanında aynı hedef için çalışan çok güçlü bir ekip var. Mühendislerimizden mimarlarımıza, finansçılarımızdan iş ortaklarımıza kadar yıllar içinde birlikte büyüdüğümüz çok büyük bir yapı bu. Şirketimizin asıl gücü de burada; farklı coğrafyalarda, farklı koşullarda aynı anlayışla hareket edebilmekte. </p><p>50 milyar dolarlık uluslararası proje deneyimi ve bu listedeki istikrar bize bundan sonrası için daha büyük bir sorumluluk veriyor. Dünyanın dört bir yanında Rönesans için emek veren, sorumluluk alan ve her yıl önümüze çıkan yeni mücadelelere birlikte çözüm üreten tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.' </p><p>Avrupa'nın en yüksek binasından Hollanda'nın en uzun karayolu tüneline </p><p>Açıklamaya göre, 1993 yılında yurt dışında başlayan Rönesans'ın küresel yolculuğu bugün dünyanın farklı coğrafyalarına uzanıyor. Rönesans'ın uluslararası proje portföyünde Avrupa'nın en yüksek binası Lakhta Center'dan İsviçre Alpleri'nin altından geçen Gotthard Base Tüneli'ne, Hollanda'nın en uzun karayolu tüneli Gaasperdammertunnel'dan Türkmenistan'daki doğalgazdan benzin üretim tesisine kadar ileri mühendislik gerektiren projeler yer alıyor. </p><p>Türkiye'nin görünmeyen ihracat gücü </p><p>Şirketin uluslararası faaliyetlerinin oluşturduğu ekonomik etki, şirketin kendi proje gelirlerinin ötesine uzanıyor. Uluslararası müteahhitlik; mühendislik ve mimarlıktan finans, hukuk, yapı malzemeleri, lojistik ve teknolojiye kadar geniş bir değer zincirini harekete geçiriyor. Uluslararası projelerinde Türkiye'de yerleşik yaklaşık 3 bin 500'ü aşkın üretici ve taşeronla çalışan Rönesans, sadece son 10 yıl içinde bu iş birlikleri kapsamında 2 milyar doları aşan mal ve hizmet satın alımı yaparak yurtdışına gönderdi. </p><p>Diğer bir ifadeyle bu yapı, Türk şirketlerinin yeni pazarlara erişmesine; mühendis, mimar ve yöneticilerin ise dünyanın en büyük projelerinde uluslararası deneyim kazanmasına katkı sağlıyor. Böylece yurt dışına taşınan yalnızca müteahhitlik hizmeti değil; Türkiye'nin mühendislik bilgisi, insan kaynağı, üretim kapasitesi ve iş yapma kabiliyeti oluyor. </p><p>Avrupa'da büyüme sürüyor </p><p>Şirketin uluslararası büyümesinde Avrupa önemli bir yere sahip. Şirket, 2009 yılında Avusturyalı PORR'un yüzde 10 hissesini satın alarak Avrupa'daki büyümesinin ilk adımlarından birini attı. Bunu 2013'te Alpine Bau grubunun bir iştiraki, 2014'te Almanya'nın köklü mühendislik şirketi Heitkamp ve 2015'te Hollanda'nın köklü inşaat şirketlerinden Ballast Nedam'ın satın alınması izledi. Ballast Nedam, şirket tarafından satın alındıktan sonra gerçekleştirilen yapılanmanın ardından üç yıl içinde yeniden kârlı bir şirkete dönüştü. Bugün Rönesans, ENR sıralamasında Avrupa listesinde de gücünü koruyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/ronesans-11-yildir-dunyanin-ilk-50-uluslararasi-muteahhidi-arasinda</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:18:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/09/agency/iha/ronesans-11-yildir-dunyanin-ilk-50-uluslararasi-muteahhidi-arasinda.jpg" type="image/jpeg" length="85623"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Van TSO ve Ermeni iş dünyasından 'Normalleşme, Sınır Kapılarının Açılması ve Ekonomik İş Birliği' mesajı]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/van-tso-ve-ermeni-is-dunyasindan-normallesme-sinir-kapilarinin-acilmasi-ve-ekonomik-is-birligi-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/van-tso-ve-ermeni-is-dunyasindan-normallesme-sinir-kapilarinin-acilmasi-ve-ekonomik-is-birligi-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) ile Ermenistan Sanayiciler ve İşadamları Birliği (UMBA) temsilcileri, 3-4 Eylül 2026 tarihlerinde Erivan'da gerçekleştirilen temasları, Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesi ve ekonomik iş birliğinin geliştirilmesi açısından önemli ve anlamlı bir adım olduğunu duyurdular.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) ile Ermenistan Sanayiciler ve İşadamları Birliği (UMBA) temsilcileri, 3-4 Eylül 2026 tarihlerinde Erivan'da gerçekleştirilen temasları, Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesi ve ekonomik iş birliğinin geliştirilmesi açısından önemli ve anlamlı bir adım olduğunu duyurdular. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Konuyla ilgili Van TSO'dan yapılan açıklamada, 80'e yakın iş insanının katılımıyla gerçekleştirdikleri Erivan programı kapsamında Ermeni iş dünyası temsilcileriyle bir araya gelindiğini, karşılıklı ticaret ve yatırım imkânlarının ele alındığını, iki ülke iş dünyasının ortak çalışma alanları ve mevcut ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine yönelik fırsatların değerlendirildiği belirtildi. Açıklamada, 'Bizler, iş dünyasının sınırların ve siyasi farklılıkların ötesinde, karşılıklı anlayış, güven ve ortak ekonomik menfaatler temelinde ilişkilerin geliştirilmesine önemli katkılar sunabileceğine inanıyoruz. Türkiye ile Ermenistan arasında ekonomik ve ticari ilişkilerin gelişmesinin; yalnızca iki ülkenin iş dünyasına değil, Van ve Erivan başta olmak üzere sınır bölgelerinin ekonomik ve sosyal kalkınmasına da önemli katkılar sağlayacağı kanaatindeyiz. Bu çerçevede; iki ülke arasındaki ticaretin artırılmasını, Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınır kapılarının açılmasını ve sınır geçişlerinin karşılıklı olarak kolaylaştırılmasını, ulaşım bağlantılarının geliştirilmesini ve mevcut ulaşım hatlarının daha etkin kullanılmasını, iş insanlarının karşılıklı ziyaretlerinin ve B2B görüşmelerinin artırılmasını, ortak yatırım ve üretim imkânlarının değerlendirilmesini, turizm, lojistik, tarım, gıda, tekstil, sanayi ve hizmet sektörlerinde iş birliklerinin güçlendirilmesini, iş dünyamızda kurumsal iletişimin sürdürülebilir hale getirilmesini önemsiyoruz. Sınır kapılarının açılmasının yalnızca ticari geçişlerin kolaylaştırılması anlamına gelmediğine; aynı zamanda iki ülke halkları arasındaki temasın, ekonomik etkileşimin ve karşılıklı güvenin güçlendirilmesine hizmet edecek önemli bir normalleşme adımı olduğuna inanıyoruz. Sınırların ticarete, yatırıma, turizme ve karşılıklı etkileşime açılması, bölgenin ekonomik potansiyelinin ortaya çıkarılması bakımından büyük önem taşımaktadır. Van'ın Türkiye ile Kafkasya arasında doğal bir ticaret ve lojistik köprüsü olma potansiyeline sahip olduğuna inanıyor; Van ile Erivan arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlenmesinin, bölgesel ticaretin gelişmesine ve halklar arasındaki karşılıklı anlayışın pekişmesine katkı sunacağını düşünüyoruz. Bugün burada kurulan temasların yalnızca bir iş görüşmesi olarak kalmaması; karşılıklı ziyaretler, ticari bağlantılar ve somut ortaklıklarla devam etmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu sürecin kalıcı ve sürdürülebilir hale gelmesinin önündeki en önemli adımlardan birinin de sınır kapılarının açılması ve düzenli ticari geçişlerin sağlanması olduğuna dikkat çekiyoruz. İş dünyaları arasındaki bu temasları, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşme sürecine ve Güney Kafkasya Perspektifi'ne sosyo-ekonomik açıdan katkı sunan, yapıcı bir girişim olarak görüyor; karşılıklı güvenin güçlendirilmesi, ticari ilişkilerin geliştirilmesi, sınır kapılarının açılması ve bölgesel barış ile refahın desteklenmesi yönündeki çabaları kararlılıkla sürdürme irademizi ifade ediyoruz. Van Ticaret ve Sanayi Odası ile Ermeni iş dünyası olarak ortak kanaatimiz şudur. Ticaret, karşılıklı güveni güçlendiren; sınır kapıları, halkları ve ekonomileri birbirine bağlayan; ekonomik iş birliği ise kalıcı ilişkilerin kurulmasına katkı sunan en güçlü araçlardan biridir. Bu anlayışla, iki ülke iş dünyası arasındaki iletişim ve iş birliğinin geliştirilmesi, ticaretin artırılması ve sınır kapılarının açılması yönündeki sürecin desteklenmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz' denildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Van</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/van-tso-ve-ermeni-is-dunyasindan-normallesme-sinir-kapilarinin-acilmasi-ve-ekonomik-is-birligi-mesaji</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:08:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/09/agency/iha/van-tso-ve-ermeni-is-dunyasindan-normallesme-sinir-kapilarinin-acilmasi-ve-ekonomik-is-birligi-mesaji.jpg" type="image/jpeg" length="61328"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünyanın en pahalı baharatı safranın yan ürünü bu kez yoğurdu zenginleştirecek]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/dunyanin-en-pahali-baharati-safranin-yan-urunu-bu-kez-yogurdu-zenginlestirecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/dunyanin-en-pahali-baharati-safranin-yan-urunu-bu-kez-yogurdu-zenginlestirecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karabük Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi İlkay Buran, kilosunun 600 bin lirayı bulması nedeniyle dünyanın en pahalı baharatlarından biri olarak bilinen safranın yan ürünü stamenlerini değerlendirerek yoğurdun besinsel ve fonksiyonel özelliklerini artırmayı hedefliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Karabük Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi İlkay Buran, kilosunun 600 bin lirayı bulması nedeniyle dünyanın en pahalı baharatlarından biri olarak bilinen safranın yan ürünü stamenlerini değerlendirerek yoğurdun besinsel ve fonksiyonel özelliklerini artırmayı hedefliyor. </p><p>Karabük Üniversitesi (KBÜ) akademisyeni tarafından hazırlanan 'Safran Stameni ile Zenginleştirilmiş Yoğurt Üretimi ve Bazı Kalite Özelliklerinin Belirlenmesi' projesi, TÜBİTAK tarafından desteklenmeye hak kazandı. </p><p>KBÜ bünyesinde hazırlanan proje kapsamında, safran bitkisinin üretiminde genellikle yan ürün olarak değerlendirilen safran stameninin yoğurt üretiminde kullanılması ve elde edilen ürünün bazı kalite özelliklerinin belirlenmesi amaçlanıyor. </p><p>Proje ile yüksek ekonomik değere sahip safran bitkisinin üretiminde ortaya çıkan yan ürünlerin değerlendirilerek gıda sektörüne kazandırılması, yoğurdun besinsel ve fonksiyonel özelliklerinin geliştirilmesi hedefleniyor. </p><p>Safran stameninin farklı kurutma teknikleriyle kurutularak yoğurt üretiminin ardından ürüne ilave edileceği çalışmada, stamenin protein, mineral, ham lif ve doymamış yağ asitleri bakımından zengin içeriğinden yararlanılması planlanıyor. </p><p>Proje yürütücüsü Dr. Öğretim Üyesi İlkay Buran, İHA muhabirine, çalışmayla safran stamenini katma değerli bir gıda ürününe dönüştürmeyi amaçladıklarını söyledi. </p><p>Safran stameninin protein, mineral, ham lif ve doymamış yağ asitleri bakımından zengin olduğunu belirten Buran, 'Ürün zenginleştirme anlamında bir ürün geliştirmek istedik. Temel amacımız süt ürünlerinin fonksiyonel içerik, yani sağlığa faydalı bileşenler bakımından zenginleştirilmesini sağlamak' dedi. </p><p>Buran, safranın tescilli ve coğrafi işaretli değerli bir ürün olduğuna dikkati çekerek, safran üretiminde ortaya çıkan yan ürünlerin atık olarak değerlendirilmek yerine ekonomiye kazandırılmasını istediklerini ifade etti. </p><p>Safran bitkisinin hasat edilen bölümünün büyük kısmının yan ürün olarak ayrıldığını aktaran Buran, 'Burada öncelikli olarak safran stameni yan ürünleri anlamında bakıldığında safranın toplanılan kısmı yüzde 93 yan ürünü olarak atılan kısım içerisindeki ayırılan bir bileşeni. Biz de bu değerli bileşeni gıda ürünü içerisindeki özellikle en çok tüketilen fermente süt ürünlerindeki yoğurt içerisine konularak zenginleştirilmesini sağladık' diye konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Buran, proje kapsamında 2025 hasadında elde edilen safranların elle ayıklandığını belirterek, stamenlerin farklı kurutma yöntemleriyle muhafaza edildiğini söyledi. </p><p>Safran stamenlerinin etüv tipi fırın kurutucuda ve liyofilize tipi dondurarak kurutma yöntemiyle kurutulduğunu anlatan Buran, pıhtısı kırılmış yoğurt üretiminin tamamlanmasının ardından kurutulan ürünün yoğurda ilave edildiğini kaydetti. </p><p>Çalışmada ürünün farklı yönlerden analiz edileceğini ifade eden Buran, 'Öncelikle fizikokimyasal analizler, daha sonra mikrobiyolojik analizler, ardından fonksiyonel analizler gerçekleştireceğiz. Özellikle uçucu aroma bileşenleri ve mineral madde miktarları hesaplanacak. Ayrıca ürünün yüzey görüntüsüne yönelik analizler yapılacak. Son olarak duyusal analizlerle çalışmamızı tamamlayacağız' şeklinde konuştu. </p><p>Projenin şu anda analiz aşamasında olduğunu ve çalışmaların sürdüğünü belirten Buran, elde edilecek sonuçlarla safran stameninin gıda sektöründeki kullanım potansiyelinin ortaya konulacağını dile getirdi. </p><p>Buran, TÜBİTAK tarafından desteklenen projenin 150 bin lira bütçeye sahip olduğunu ve bir yıllık çalışma takvimini kapsadığını belirterek, projenin Haziran 2026'da başladığını ve Haziran 2027'de tamamlanmasının planlandığını sözlerine ekledi. </p><p>Doç. Dr. Havva Ceren Akal Demiröğen ile bursiyer öğrenci Tuğçe Yüleci Kurtçu'nun da projede araştırmacı olarak görev aldığı bildirildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Karabük</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/dunyanin-en-pahali-baharati-safranin-yan-urunu-bu-kez-yogurdu-zenginlestirecek</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:00:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://iha.hayathaber.com/iha/20260907AW782976_01.jpg" type="image/jpeg" length="75810"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağustosta tarlada 10 liraya kadar düşmüştü, dalında 40 lirayı gördü]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/agustosta-tarlada-10-liraya-kadar-dusmustu-dalinda-40-lirayi-gordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/agustosta-tarlada-10-liraya-kadar-dusmustu-dalinda-40-lirayi-gordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin şeftali ve nektarin üretiminde önde gelen merkezlerinden Bursa'nın Gürsu ilçesinde, geç dönem nektarin tarlada kilosu 30-40 liradan alıcı bularak üreticinin yüzünü güldürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'nin şeftali ve nektarin üretiminde önde gelen merkezlerinden Bursa'nın Gürsu ilçesinde, geç dönem nektarin tarlada kilosu 30-40 liradan alıcı bularak üreticinin yüzünü güldürdü. </p><p>Temmuz ve ağustos aylarında yaşanan yoğun arz nedeniyle tarlada 10 liraya kadar gerileyen ve çok sayıda çiftçinin ağacını kesmesine yol açan nektarin, piyasada ürünün azalması ve geçici cinslerin devreye girmesiyle fiyatını üçe katladı. Bu yıl Türkiye genelinde şeftali üretiminin yüzde 88 artışla 835 bin tona, nektarin üretiminin ise yüzde 107 artışla 414 bin tona ulaşması bekleniyor. </p><p>Yaz döneminde tüm çeşitlerin aynı anda olgunlaşması ve ihracatın zayıf kalması nedeniyle çakılan fiyatlar, tarlada ürünün bitme noktasına geldiği geç dönemde arz-talep dengesinin kurulmasıyla yeniden yükselişe geçti. Şeftali ve nektarine kıyasla soğuk hava depolarında 2 ay bozulmadan dayanabilen geçici nektarinler; Rusya, Azerbaycan, Balkanlar ve Orta Asya pazarlarına ihraç ediliyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Arz-talep dengesi sağlandı, geç dönem üreticisi biraz daha şanslı' </p><p>Piyasadaki fiyat hareketliliğini değerlendiren Gürsu Ziraat Odası Meclis Üyesi Mehmet Yıldırım, şunları söyledi: </p><p>'Yaz döneminde ürün boldu. İhracat olmadığı için mal tüccarın elinde kaldı ve piyasayı düşürdü. Şimdi tarlada ürün bitti, geçici cinsler piyasayı hareketlendirdi. 10 liraya kadar düşen nektarin dalında 30-40 liralara çıktı. Geç dönem üreticisi orta dönem üreticisine göre daha şanslı çünkü piyasada nektarin kalmadı. Dalında 30 liradan verdik, hasadını tüccar yapıyor. İşçilik ve girdi maliyetleri geçen yıla göre çok yükseldiği için bu fiyatlar aslında maliyeti ancak karşılıyor ama yine de 10 liraya kıyasla iyi bir seviyedeyiz.' </p><p>'Piyasada ürün azalınca geç dönem yüzümüzü güldürdü' </p><p>Çiftçi İsmet Yıldırım ise yazın fiyatların dip yaptığına dikkati çekerek, 'Ağustos ayında tüm çeşitler aynı anda olgunlaşınca fiyatlar adeta çakıldı ve orta dönem üreticimiz çok üzüldü. Şu anda son döneme yakın geçici cinslerin hasadını yapıyoruz. Piyasada ürün azaldığı için geç dönem nektarin hem üreticiyi hem de tüccarı memnun etti. Bu cinslerin yurt dışı pazar değeri ve dayanıklılığı yüksek olduğu için fiyatlar yükselişe geçti' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Bursa</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/agustosta-tarlada-10-liraya-kadar-dusmustu-dalinda-40-lirayi-gordu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 09:57:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/09/agency/iha/agustosta-tarlada-10-liraya-kadar-dusmustu-dalinda-40-lirayi-gordu.jpg" type="image/jpeg" length="58766"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Güvercin gübresini bir yıl bekletip sıvı halde veriyorum']]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/guvercin-gubresini-bir-yil-bekletip-sivi-halde-veriyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/guvercin-gubresini-bir-yil-bekletip-sivi-halde-veriyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çiftçi Mustafa Akpınar ve eşi Dudu Akpınar çifti, ata tohumu, özel hazırlanan güvercin gübresi ve elverişli yağışlar sayesinde domateste yüz güldüren verim elde etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çiftçi Mustafa Akpınar ve eşi Dudu Akpınar çifti, ata tohumu, özel hazırlanan güvercin gübresi ve elverişli yağışlar sayesinde domateste yüz güldüren verim elde etti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bahçede yetişen ve iriliği ile yaprakların arasında adeta kabağı andıran domatesler, görenlerin dikkatini çekiyor. </p><p>Üretici Mustafa Akpınar, kimyasal kullanmadan uyguladığı özel sıvı gübre yöntemiyle sebze ve meyve ağaçlarında yüksek verim sağlarken; eşi Dudu Akpınar ise geleneksel ata tohumunu yıllardır koruyarak doğal üretimi sürdürdüklerini belirtti. </p><p>'Güvercin gübresini bir yıl bekletip sıvı halde veriyorum' </p><p>Geliştirdiği doğal gübreleme tekniğini ve üretim sürecini anlatan Mustafa Akpınar, şunları söyledi: </p><p>'Bu sıvı güvercin gübresi. 18 litrelik damacanaya 6-8 kilo güvercin gübresi koyuyorum, üzerini suyla tamamlıyorum. Bu karışım 1 sene boyunca bekliyor. 1 sene sonra süzerek sıvı gübre haline getiriyorum ve damlama sistemiyle ağaçlara, bahçeye, sebzelere vermeye başlıyorum. Damlama suyla birlikte gübre sebzelerin köküne kadar ulaşıyor. Her sene bu işlemi yeniliyorum. Ağaçlara da çok faydası var, sebzeleri de çok güzel geliştiriyor.' </p><p>'Yağışlar ve ata tohumu birleşince iri iri domatesler aldık' </p><p>Yıllardır aynı tohumla doğal üretim yaptıklarını vurgulayan Dudu Akpınar ise 'Bu sene yağışlar da çok iyi gitti. Eskiden beri kullandığımız ata tohumu domateslerimiz bu yıl hava şartlarının ve bakımın etkisiyle iri iri oldu. Yıllardır bu tohumu koruyup kullanmaya devam ediyoruz' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Bursa</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/guvercin-gubresini-bir-yil-bekletip-sivi-halde-veriyorum</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 09:53:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/09/agency/iha/guvercin-gubresini-bir-yil-bekletip-sivi-halde-veriyorum.jpg" type="image/jpeg" length="14937"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GTB Başkanı Akıncı, 2027-2029 dönemi orta vadeli programı değerlendirdi]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/gtb-baskani-akinci-2027-2029-donemi-orta-vadeli-programi-degerlendirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/gtb-baskani-akinci-2027-2029-donemi-orta-vadeli-programi-degerlendirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'a (OVP) ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, programda tarımsal üretim, gıda arz güvenliği, su kaynaklarının etkin kullanımı, verimlilik ve üretim planlamasına yönelik politikalara güçlü şekilde yer verilmesini son derece önemli bulduklarını ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'a (OVP) ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, programda tarımsal üretim, gıda arz güvenliği, su kaynaklarının etkin kullanımı, verimlilik ve üretim planlamasına yönelik politikalara güçlü şekilde yer verilmesini son derece önemli bulduklarını ifade etti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 Dönemi Orta Vadeli Program'ın Türkiye ekonomisinin gelecek üç yıllık yol haritasını ortaya koyduğunu belirten Akıncı, programın ülkeye, millete ve iş dünyasına hayırlı olması temennisinde bulundu. </p><p>OVP'de enflasyonla mücadele ve fiyat istikrarının yanı sıra üretim kapasitesinin ve verimliliğin artırılmasına yönelik ortaya konulan yaklaşımın önemine işaret eden Akıncı, özellikle tarım ve gıda sektörüne ilişkin hedeflerin ekonomik ve sosyal açıdan stratejik değer taşıdığını kaydetti. </p><p>Gıda fiyatlarındaki istikrarın yalnızca piyasa tedbirleriyle değil, üretimden başlayan güçlü ve sürdürülebilir bir arz yapısıyla sağlanabileceğini dile getiren Akıncı, 'Enflasyonla mücadelede tarım ve gıda politikalarının çok önemli bir yeri bulunuyor. Üretimin sürekliliğini sağlayan, verimliliği yükselten, üretim planlamasını güçlendiren ve maliyet baskılarını azaltan politikalar hem üreticimizi koruyacak hem de tüketicimizin gıdaya daha makul fiyatlarla erişmesine katkı sağlayacaktır. Bu nedenle OVP'de gıda fiyatlarındaki oynaklığın azaltılmasına yönelik arz yönlü politikaların öne çıkarılmasını son derece kıymetli buluyoruz' dedi. </p><p>'Suyu merkeze almadan tarımda sürdürülebilirliği sağlayamayız' </p><p>İklim değişikliği, kuraklık ve su kaynakları üzerindeki baskının tarımsal üretimin geleceği açısından giderek daha kritik hale geldiğine dikkati çeken Akıncı, OVP kapsamında gıda arz güvenliğinin ekonomik güvenlik ve dayanıklılık perspektifi içerisinde ele alınmasının önemli olduğunu vurguladı. </p><p>Akıncı, 'Bugün artık su meselesini tarımdan bağımsız düşünmemiz mümkün değil. Tarımsal üretimde sürdürülebilirliği sağlayabilmek için su kaynaklarımızı çok daha verimli kullanmak, modern sulama sistemlerini yaygınlaştırmak ve üretim desenimizi mevcut su varlığımızı gözeterek planlamak zorundayız. Bu bakımdan sulama yatırımlarının artırılmasına yönelik iradeyi tarım sektörümüzün geleceği adına son derece değerli görüyoruz' ifadelerini kullandı. </p><p>Tarımda teknoloji ve verimlilik artışına yapılan vurguyu da önemli bulduklarını belirten Akıncı, dijitalleşme, veri temelli tarım uygulamaları ve kaynak verimliliğinin yaygınlaştırılmasının üretimde rekabet gücünü artıracağını dile getirdi. </p><p>'Gaziantep üretim ve ihracat tecrübesiyle bu sürece katkı sunmaya devam edecek' </p><p>Gaziantep'in tarımsal ürünleri sanayiyle buluşturan güçlü üretim altyapısına ve önemli bir ihracat tecrübesine sahip olduğunu belirten Akıncı, OVP'de ortaya konulan üretim, verimlilik, ihracat ve katma değer odaklı yaklaşımın kent açısından da önemli fırsatlar barındırdığını söyledi. </p><p>Akıncı, 'Gaziantep; hububattan bakliyata, Antep fıstığından bulgura, makarnadan una kadar tarımsal üretimi sanayi ve ihracatla bütünleştiren güçlü bir yapıya sahip. Önümüzdeki süreçte bu üretim gücünü daha yüksek katma değere dönüştürmek, yeni pazarlara taşımak ve tarım ile gıda sektörlerimizin rekabet gücünü daha da artırmak önceliğimiz olmalıdır' dedi. </p><p>Akıncı, OVP'de ortaya konulan hedeflere ulaşılmasında etkin uygulamaların yanı sıra kamu ile reel sektör arasındaki güçlü iş birliği ve istişarenin önem taşıdığını vurguladı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Gaziantep</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/gtb-baskani-akinci-2027-2029-donemi-orta-vadeli-programi-degerlendirdi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 09:41:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/09/agency/iha/gtb-baskani-akinci-2027-2029-donemi-orta-vadeli-programi-degerlendirdi.jpg" type="image/jpeg" length="64619"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çavdarhisar'da hayvan nakillerine sıkı denetim]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/cavdarhisarda-hayvan-nakillerine-siki-denetim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/cavdarhisarda-hayvan-nakillerine-siki-denetim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kütahya'nın Çavdarhisar ilçesinde, canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin nakline yönelik yol kontrolleri gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kütahya'nın Çavdarhisar ilçesinde, canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin nakline yönelik yol kontrolleri gerçekleştirildi. </p><p>Çavdarhisar İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personeli ile İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince, 5996 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilen denetimlerde, canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin sevk ve nakil işlemleri kontrol edildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yetkililer, hayvan sağlığının korunması ve mevzuata uygun nakillerin sağlanması amacıyla denetimlerin aralıksız sürdürüleceğini bildirdi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Kütahya</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/cavdarhisarda-hayvan-nakillerine-siki-denetim</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 09:38:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/09/agency/iha/cavdarhisarda-hayvan-nakillerine-siki-denetim.jpg" type="image/jpeg" length="32943"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tavşanlı'da Destek Projesi kapsamındaki ithal hayvanlar kontrolden geçirildi]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/tavsanlida-destek-projesi-kapsamindaki-ithal-hayvanlar-kontrolden-gecirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/tavsanlida-destek-projesi-kapsamindaki-ithal-hayvanlar-kontrolden-gecirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA['Kırsalda Bereket, Hayvancılığa Destek Projesi' kapsamında Tavşanlı ilçesine teslim edilen ithal hayvanların aylık kontrolleri, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personeli tarafından gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>'Kırsalda Bereket, Hayvancılığa Destek Projesi' kapsamında Tavşanlı ilçesine teslim edilen ithal hayvanların aylık kontrolleri, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personeli tarafından gerçekleştirildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kontroller kapsamında hayvanların genel sağlık ve bakım durumları yerinde değerlendirilirken, üreticilere gerekli bilgilendirmelerde bulunuldu. </p><p>Yetkililer, projenin bölgedeki hayvancılığın geliştirilmesine ve üreticilerin desteklenmesine katkı sağlamasının hedeflendiğini belirterek, üreticiye ve hayvancılık sektörüne hayırlı ve bereketli olmasını diledi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Kütahya</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/tavsanlida-destek-projesi-kapsamindaki-ithal-hayvanlar-kontrolden-gecirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 09:38:11 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/09/agency/iha/tavsanlida-destek-projesi-kapsamindaki-ithal-hayvanlar-kontrolden-gecirildi.jpg" type="image/jpeg" length="59185"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çavdarhisar'da yüzde 75 hibeli aspirlerin hasadı yapıldı]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/cavdarhisarda-yuzde-75-hibeli-aspirlerin-hasadi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/cavdarhisarda-yuzde-75-hibeli-aspirlerin-hasadi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kütahya'nın Çavdarhisar ilçesinde, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü personeli tarafından İl Özel İdaresi Projesi kapsamında üreticilere yüzde 75 hibe desteğiyle dağıtımı gerçekleştirilen aspirlerin hasadı yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kütahya'nın Çavdarhisar ilçesinde, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü personeli tarafından İl Özel İdaresi Projesi kapsamında üreticilere yüzde 75 hibe desteğiyle dağıtımı gerçekleştirilen aspirlerin hasadı yapıldı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarıyla gerçekleştirilen çok amaçlı kullanılabilen bir yağ bitkisi olan aspir hasadın ardından üreticilere bereketli ve bol kazançlı bir sezon temennisinde bulunuldu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Kütahya</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/cavdarhisarda-yuzde-75-hibeli-aspirlerin-hasadi-yapildi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 09:37:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/09/agency/iha/cavdarhisarda-yuzde-75-hibeli-aspirlerin-hasadi-yapildi.jpg" type="image/jpeg" length="61786"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Balık sezonu başladı, Ankaralı balıkçı esnafı iddia etti: 'En taze balık Ankara'da yenir']]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/balik-sezonu-basladi-ankarali-balikci-esnafi-iddia-etti-en-taze-balik-ankarada-yenir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/balik-sezonu-basladi-ankarali-balikci-esnafi-iddia-etti-en-taze-balik-ankarada-yenir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denize kıyısı bulunmayan Ankara'da balık sezonunun açılmasıyla tezgahlar hareketlendi. Ulus Hali'nde yıllardır balıkçılık yapan esnaf, Türkiye'nin farklı bölgelerinden Ankara'ya ulaştırılan balıkların kısa sürede tezgahlardaki yerini aldığını belirterek, 'En taze balık Ankara'da yenir' iddiasında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Denize kıyısı bulunmayan Ankara'da balık sezonunun açılmasıyla tezgahlar hareketlendi. Ulus Hali'nde yıllardır balıkçılık yapan esnaf, Türkiye'nin farklı bölgelerinden Ankara'ya ulaştırılan balıkların kısa sürede tezgahlardaki yerini aldığını belirterek, 'En taze balık Ankara'da yenir' iddiasında bulundu. </p><p>Balık sezonunun açılmasıyla birlikte balık tezgahları hareketlendi. Denize kıyısı bulunmayan Başkentte, başta Ulus Hali olmak üzere kentin farklı noktalarındaki balıkçılarda yoğunluk yaşanmaya başladı. Ankara'ya ulaştırılan balıkların tazeliği ve fiyatları ise vatandaşların en çok merak ettiği 'en taze balık Ankara'da mı yenir? sorusunu akıllara getiriyor. Sabahın erken saatlerinde hale ulaşan balıklar, özenle hazırlanarak tezgahlardaki yerini alırken, Ankaralılar da sezonun taze balıklarını sofralarına taşımak için balıkçıların yolunu tutuyor. </p><p>Bu yıl büyük balık da fazla </p><p>Ankara Ulus Halinde 38 yıldır Balıkçılık yapan Şaban Akbaş, 'balıkla ilgileniyoruz, balıkların içinde yaşamışız, balıkların içinde büyümüşüz' ifadelerine yer verdi. Balık Sezonunun açılmasının ardından sezonunun bu sene de güzel olduğuna dikkat çeken Akbaş, 'Balık sezonu geçen sene de güzeldi ve ufak balık çoktu. Bu yıl büyük balık fazla. Karadeniz Palamut' unun dönemi başladı. Şimdi Palamut çok, geçen sene hamsi çoktu' diye konuştu. </p><p>'Millet en çok Palamut'u seviyor' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Balıkların geçen senenin fiyatlarıyla satışa sunduğunu dile getiren Akbaş, Sözlerine şöyle devam etti: </p><p>'Bu sezon Zam yok. Palamut' un tanesi 100 lira, bir tanesi yarım kilo geliyor. Hamsinin kilosu 100 lira, İstavrit kilosu 100 lira. Mezgidin kilosu 100 lira, Barbun kilosu100 lira. Yani şu anki fiyatlar böyle, devam ediyor. Bu sene balık ucuz ve taze. Sezon güzel başladı. Şuan en çok talep Palamut'ta, millet en çok Palamut'u seviyor.' </p><p>Balığın Borsası Ankara'da </p><p>En taze balığın Ankara'ya geldiğini ifade eden Akbaş, 'deniz olmadığına göre en taze balık buraya gelir. Ankara'ya niye gelir? Türkiye'nin bütün bölgedeki denizler direkt Ankara'ya gönderim yapıyor, buradan hareket ediyor. En taze balık Ankara'da. Burası şöyle söyleyeyim, hem ucuz, hem taze, hem kalite. Önemli olan bunlardır' diye konuştu. </p><p>'Müslüm Baba diyor ki, balıkçılık çok harika' </p><p>Ankara Ulus Halinde Müslüm Gürses'e benzerliği ile bilinen Mehmet Benli, Ankara Ulus Halinde 30 senedir Balıkçılık yaptığına dikkat çekti. Mesleğini çok sevdiğini dile getiren Benli, ' Müslüm Baba'ya, hayranlığımdan dolayı onu çok güzel şekilde anlatıyorum. Hem şarkıyla, hem de dizi bölümlerinde oynuyorum. Müslüm Baba diyor ki, balıkçılık çok harika' şeklinde konuştu. </p><p>'Her yerden altı saatte Ankara'da' </p><p>En taze balık Ankara'da mı yenir? Sorusuna ülkenin dört bir yanından altı saatte Ankara'ya geldiğine dikkat çeken Benli, 'İstanbul altı saat, Samsun altı saat. Her yerden altı saatte Ankara'da. Türkiye'nin en taze balıkları Ankara'da olur' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Ankara</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/balik-sezonu-basladi-ankarali-balikci-esnafi-iddia-etti-en-taze-balik-ankarada-yenir</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 09:27:10 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/09/agency/iha/balik-sezonu-basladi-ankarali-balikci-esnafi-iddia-etti-en-taze-balik-ankarada-yenir.jpg" type="image/jpeg" length="99684"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başkan Kasapoğlu; 'Finansmana erişim kolaylaşmalı']]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/baskan-kasapoglu-finansmana-erisim-kolaylasmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/baskan-kasapoglu-finansmana-erisim-kolaylasmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denizli Sanayi Odası (DSO) Başkanı Selim Kasapoğlu, açıklanan Orta Vadeli Program'da üretim ve ihracatı önceleyen yaklaşımı desteklediklerini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Denizli Sanayi Odası (DSO) Başkanı Selim Kasapoğlu, açıklanan Orta Vadeli Program'da üretim ve ihracatı önceleyen yaklaşımı desteklediklerini belirtti. </p><p>DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, 2027-2029 dönemini kapsayan ekonomik yol haritası hakkında açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından duyurulan hedeflerin iş dünyası için hayırlı olmasını dileyen Kasapoğlu; büyüme, enflasyon ve istihdam beklentilerine dikkat çekti. </p><p>'Finansmana erişim kolaylaşmalı' </p><p>Sanayiciler açısından en kritik başlığın, enflasyonla mücadele edilirken yatırımların güçlendirilmesi olduğunu vurgulayan Kasapoğlu, 'Uzun süredir finansman ve girdi maliyetlerindeki zorlukları konuşuyoruz. Bu nedenle krediye ulaşımın kolaylaştırılması, dış kaynaklı haksız rekabete karşı sektörümüzün korunması yönündeki adımları önemli buluyoruz' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kentin, dünya pazarlarıyla güçlü bağları olan bir merkez olduğunun altını çizen Başkan Kasapoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: </p><p>'İhracatçımız hem giderleri yönetmeye hem de pazardaki yerini korumaya çalışıyor. 450 milyar dolarlık dış satım hedefine ulaşmak için uluslararası alanda firmalarımızın elini güçlendirecek koşullar sağlanmalıdır. Önümüzdeki üç yıllık süreçte, iş insanlarının yeniden yatırım yapabildiği bir ortamın oluşması en büyük beklentimizdir.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Denizli</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/baskan-kasapoglu-finansmana-erisim-kolaylasmali</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 08:57:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/09/agency/iha/baskan-kasapoglu-finansmana-erisim-kolaylasmali.jpg" type="image/jpeg" length="16434"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üzüm üreticisinin talepleri Denizli'de masaya yatırıldı]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/uzum-ureticisinin-talepleri-denizlide-masaya-yatirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/uzum-ureticisinin-talepleri-denizlide-masaya-yatirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denizli'de üzüm sektörünün mevcut durumu, üreticilerin beklentileri ve sektörde yaşanan sorunların ele alındığı istişare toplantısı gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Denizli'de üzüm sektörünün mevcut durumu, üreticilerin beklentileri ve sektörde yaşanan sorunların ele alındığı istişare toplantısı gerçekleştirildi. </p><p>Denizli Vali Yardımcısı Ali Partal başkanlığında düzenlenen toplantıya, Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa Nevzat Zayim, Ziraat Odası başkanları, üretici temsilcileri, üzüm işleyen gıda işletmeleri ve sektör temsilcileri katıldı. </p><p>Üzümde Fiyat ve Üretici Beklentileri Görüşüldü </p><p>Toplantıda Denizli'de üzüm üretiminin genel durumu, alım fiyatları, üreticilerin beklentileri, sektörün yaşadığı sorunlar ve çözüm önerileri kapsamlı şekilde değerlendirildi. </p><p>Üreticilerin yaşadığı sorunların doğrudan sektör temsilcileriyle birlikte ele alındığı toplantıda, üzüm üretiminin sürdürülebilirliği için atılabilecek adımlar üzerinde görüş alışverişinde bulunuldu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Hedef, Denizli Üzümünün Değerini Artırmak </p><p>Toplantıda, üreticinin emeğinin karşılığını alması, sektörün sürdürülebilir şekilde büyümesi ve Denizli üzümünün hak ettiği değere ulaşması için ortak çalışmalar yürütülmesinin önemine dikkat çekildi. </p><p>Üretici, sektör temsilcileri ve kamu kurumlarının bir araya geldiği toplantının, üzüm sektörünün geleceğine yönelik çözüm önerilerinin geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Denizli</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/uzum-ureticisinin-talepleri-denizlide-masaya-yatirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 08:57:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/09/agency/iha/uzum-ureticisinin-talepleri-denizlide-masaya-yatirildi.jpg" type="image/jpeg" length="36731"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MTSO Başkan Adayı Duyan: 'Üyesine kazandıran bir oda kuruyoruz']]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/mtso-baskan-adayi-duyan-uyesine-kazandiran-bir-oda-kuruyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/mtso-baskan-adayi-duyan-uyesine-kazandiran-bir-oda-kuruyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mardin Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Veysi Duyan, 'Mardin Ticaretinde Yeni Dönem' çalışmaları kapsamında üyelerin mali yükünü hafifletmeyi ve oda hizmetlerine erişimi kolaylaştırmayı hedeflediklerini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mardin Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Veysi Duyan, 'Mardin Ticaretinde Yeni Dönem' çalışmaları kapsamında üyelerin mali yükünü hafifletmeyi ve oda hizmetlerine erişimi kolaylaştırmayı hedeflediklerini belirtti. </p><p>Duyan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 'Ticaret odası tüccarın kapısı mıdır, gişesi mi?' sorusuyla oda hizmetlerine ilişkin yaklaşımını ortaya koydu. Yeni işletmelerin kuruluş aşamasında desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Duyan, işletmesini kurmak ve faaliyetlerini sürdürmek için mücadele eden üyelerin kendi odalarında çözüm ve dayanışma bulması gerektiğini ifade etti. Duyan, göreve gelmesi halinde hayata geçirmeyi hedeflediği uygulamaları 3 başlıkta sıraladı. Buna göre kayıt ücretleri yasal en düşük tutarda uygulanacak, dijital evrak hizmetleri ücretsiz sunulacak ve üyelerin üzerindeki mali yükü hafifletmeyi esas alan şeffaf bir yönetim anlayışı benimsenecek. Odanın üyelerinin işini kolaylaştıran ve zor dönemlerinde yanlarında duran bir kurum olması gerektiğini belirten Duyan, 'Oda tüccara can suyu olmalı. Üyesinden toplayan değil, üyesine kazandıran bir oda kuruyoruz' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Mardin iş dünyasına seslenen Duyan, 'Mardinli tüccar yalnız değildir. Engelleri kaldırmak, yükü omuzlamak için geliyoruz' mesajını verdi. </p><p>Duyan, '3 Ekim'de değişim başlıyor' ifadesiyle çağrısını tamamlayarak, Mardin ticaretinde yeni dönem hedefinin merkezinde üyelerin ihtiyaçları ve hizmet odaklı yönetimin bulunduğunu vurguladı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Mardin</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/mtso-baskan-adayi-duyan-uyesine-kazandiran-bir-oda-kuruyoruz</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 18:44:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/09/agency/iha/mtso-baskan-adayi-duyan-uyesine-kazandiran-bir-oda-kuruyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="37021"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Van OSB Başkanı Memet Aslan'dan OVP değerlendirmesi: 'Güçlü özel sektör, güçlü Van ve güçlü Türkiye demektir']]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/van-osb-baskani-memet-aslandan-ovp-degerlendirmesi-guclu-ozel-sektor-guclu-van-ve-guclu-turkiye-demektir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/van-osb-baskani-memet-aslandan-ovp-degerlendirmesi-guclu-ozel-sektor-guclu-van-ve-guclu-turkiye-demektir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programı'nın (OVP) sanayi ve üretim sektörü açısından kritik hedefler barındırdığını belirterek, 'Özel sektör güçlü olursa Van güçlü olur, Türkiye güçlü olur' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programı'nın (OVP) sanayi ve üretim sektörü açısından kritik hedefler barındırdığını belirterek, 'Özel sektör güçlü olursa Van güçlü olur, Türkiye güçlü olur' dedi. </p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'a (OVP) ilişkin değerlendirmelerde bulunan Van OSB Başkanı Memet Aslan, öncelikle programın hayırlı olmasını diledi. Programın hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür eden Memet Aslan, OVP'nin ekonomi ve reel sektör açısından umut verici başlıklar taşıdığına dikkat çekerek, enflasyonla mücadele ve mali disiplin vurgusunun iş dünyası için büyük önem taşıdığını ifade etti. </p><p>'Üretim odaklı büyüme ve enflasyonu tek haneye indirme hedeflerini önemsiyoruz' </p><p>Programda yer alan temel ekonomi politikalarını değerlendiren Başkan Memet Aslan, 'Bugün açıklanan Orta Vadeli Program'ın enflasyonu kalıcı olarak tek haneye indirme, mali disiplini koruma ve üretim odaklı büyüme hedeflerini son derece önemsiyoruz. Programda yer alan; özellikle dış kaynaklı haksız rekabetle mücadelenin imalat sanayii politikasının ana sütunlarından biri olması, ticaret politikası araçlarının etkin kullanımı, girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve reel sektörle düzenli istişarenin kurumsallaşması, iş dünyası olarak bizim de her zaman vurguladığımız ve yakından takip ettiğimiz hayati hususlardır' dedi. </p><p>'Küresel belirsizliklere karşı sanayi koruma stratejisi oluşturulmalı' </p><p>Dünya genelinde yaşanan ekonomik dalgalanmalara ve korumacılık politikalarına dikkat çeken Aslan, reel sektörün beklentilerini şu sözlerle aktardı: </p><p>'Küresel ve bölgesel belirsizliklerin tırmandığı, korumacılık ve küresel ticaret savaşlarının arttığı bu zorlu dönemde iş dünyası olarak temel beklentimiz; ülkemizin üretim, yatırım, istihdam ve ihracat kapasitesini koruyacak adımların hızlıca atılmasıdır. Bununla birlikte finansal istikrarın güçlenmesi, sanayicilerimizin finansmana erişiminin kolaylaştırılması, ihracatçılarımızın desteklenmesi ve kapsamlı bir Sanayi Koruma Stratejisinin oluşturulması büyük önem taşımaktadır.' </p><p>'Ülkemizin hedefleri doğrultusunda çalışmaya devam edeceğiz' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Van OSB ve bölge sanayicileri olarak Türkiye'nin ekonomik hedeflerine katkı sunmayı sürdüreceklerini belirten Aslan, 'Bizler iş dünyası olarak ülkemizin büyüme ve kalkınma hedefleri doğrultusunda tüm gücümüzle çalışmaya ve üretmeye devam edeceğiz. Unutulmamalıdır ki özel sektör ne kadar güçlü olursa, Van o kadar güçlü olur; Van ne kadar güçlü olursa, Türkiye de o kadar güçlü olur' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Van</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/van-osb-baskani-memet-aslandan-ovp-degerlendirmesi-guclu-ozel-sektor-guclu-van-ve-guclu-turkiye-demektir</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 17:08:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/09/agency/iha/van-osb-baskani-memet-aslandan-ovp-degerlendirmesi-guclu-ozel-sektor-guclu-van-ve-guclu-turkiye-demektir.jpg" type="image/jpeg" length="50448"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: 'Savaşın etkisi olmasaydı enflasyon yüzde 25 seviyesinde olacaktı']]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-savasin-etkisi-olmasaydi-enflasyon-yuzde-25-seviyesinde-olacakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-savasin-etkisi-olmasaydi-enflasyon-yuzde-25-seviyesinde-olacakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ANKARA (İHA) - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 'Savaşın etkisi olmasa bugün yüzde 31,5'lerde değil de yüzde 25 enflasyonlardan bahsediyor olacaktık, bu da çok farklı bir finansal atmosfer getirecekti' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ANKARA (İHA) - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 'Savaşın etkisi olmasa bugün yüzde 31,5'lerde değil de yüzde 25 enflasyonlardan bahsediyor olacaktık, bu da çok farklı bir finansal atmosfer getirecekti' dedi. </p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programı (OVP) Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen basın toplantısıyla açıkladı. Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık yol haritasının ortaya konulduğu toplantıda büyüme, enflasyon, istihdam, bütçe dengesi ve cari açık başta olmak üzere temel makroekonomik hedefler kamuoyuyla paylaşıldı. Yılmaz, burada programın detaylarına ilişkin gerçekleştirdiği sunumunun ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. </p><p>Yılmaz, enflasyonla mücadelenin yalnızca para politikasından ibaret olmadığını belirterek, para ve maliye politikalarının yanı sıra arz yönlü politikaların da devreye alınacağını söyledi. Yılmaz, 2027'de yönetilen ve yönlendirilen fiyatlara daha hassas yaklaşılacağını, gıda arzını artırmak için sulama yatırımları başta olmak üzere gerekli tüm politika araçlarının kullanılacağını ifade etti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Önümüzdeki dönemde sosyal konut ve kiralık sosyal konut uygulamasını yaygınlaştırma konusunda kararlıyız' </p><p>Konut, arz yönlü politikaların da önemine değinen Yılmaz, 'Deprem konutlarının bitmesiyle deprem alanlarında kiralarda çok ciddi bir etkilenmeyi gördük. Merkez Bankamızın da bir güzel çalışması vardı. Konut arzının kiralara yansıdığını o çalışmalarda teyit ediyor. Önümüzdeki dönemde bu sosyal konut ve kiralık sosyal konut uygulamasını yaygınlaştırma konusunda kararlıyız. 500 bin konut ve 15 bin kiralık konut başladı biliyorsunuz ama bu süreci önceliklendiriyoruz. Bütçemizden de destek veriyoruz. Bütçe dışı alanlardan da buraya gerekli destekleri, gelirleri oluşturmaya kararlıyız' diye konuştu. </p><p>Yenilenebilir enerji ve demiryolu yatırımlarıyla üretim ve lojistik maliyetlerinin düşürüleceğini ifade eden Yılmaz, para, maliye ve arz yönlü politikaların bütüncül şekilde sürdürüleceğini söyledi. </p><p>'Savaşların enflasyona daha fazla etki etmesinin nedeni atalet' </p><p>Yılmaz, 'bölgedeki savaşlardan Türkiye'nin neden diğer ülkelerden daha fazla etkilendiği' ise, 'Atalet dediğimiz bir şey var. Geçmişten gelen yüksek bir enflasyon oranınız varsa, bu belli oranda ne yaparsanız yapın yansıyor. Daha düşük bazla bu sürece girenlerle daha yüksek enflasyonla girenler aynı şekilde etkilenmiyorlar. Belki yüzdelik oran olarak benzer şekilde etkilenebilirler ama o geçmişin getirdiği atalet var. Belki puan olarak yüksek gelmeyebilir ama geçmişe oransal baktığınız zaman ciddi bir etkilenme olduğunu görüyorsunuz' yanıtını verdi. </p><p>'Savaşın etkisi olmasa bugün 31 buçuktan değil de yüzde 25 enflasyonlardan bahsediyor olacaktık' </p><p>Enflasyonla mücadelenin uzamasına ilişkin konuşan Yılmaz, dış konjonktürün burada etkili olduğunun altını çizerek, sözlerine şu şekilde devam etti: </p><p>'Doğrusu, dış konjonktür bize hiç destek olmadı, hep olumsuz sürprizlerle karşılaştık, savaşlar, başka birtakım gelişmeler. Programlar yaşanırken kontrol edemediğiniz sürprizler her zaman olur. Bu bazen olumlu, bazen olumsuz bir sürpriz olur. Biz bu dönem, son 3 yılda pek olumlu sürpriz görmedik doğrusu. Genelde programı olumsuz etkileyen hususlar oldu. O da bir miktar mücadelemizi uzattı diyebiliriz. Sadece bu savaşın etkisi olmasa bugün yüzde 31,5'lerde değil de yüzde 25 enflasyonlardan bahsediyor olacaktık, bu da çok farklı bir finansal atmosfer getirecekti. Ama tabii ki elimizde olmayan unsurlara karşı gerekli tedbirleri alıp yolumuza devam etmek zorundayız. Bu süreci ve programı yürütürken büyüme ile enflasyonla mücadele arasında da bir denge kurmaya gayret ettik.' </p><p>'Gelecek dönemde programda revizyonlar olabilir' </p><p>Gelecek dönemde programda revizyon yapılıp yapılamayacağına dair de değerlendirmede bulunarak, 'Elbette olabilir. Bütün programlar revizyona açıktır. Bu Türkiye'ye özgü bir şey de değil. Uluslararası kuruluşların tahminleri de bizden daha çok revize ediyorlar. Yıl içinde defalarca revize eden kurumlar oluyor, ülkeler oluyor. Biz yıllık bazda bu revizyonu yapıyoruz. Dış faktörler programınızı etkileyebilir ama ana çerçevesini ve istikametini değiştirmemeli. Bizim de programımızın ana çerçevesi ve istikameti bellidir. Burada bir değişiklik söz konusu değildir. Tabii ki güncellemeler var. Atıl iş gücüne daha fazla yoğunlaşıyoruz. Sanayiyi bu dönem daha fazla ön plana çıkarıyoruz. Ekonomik güvenlik kavramını daha fazla ön plana çıkarıyoruz. Dünyanın, ülkemizin geldiği şartlara göre bu güncellemeleri, eklemeleri elbette yapıyoruz. Programımızın ana çerçevesi belli. Fiyat istikrarına doğru daha güçlü yürüyen bir Türkiye. Büyümesini, ihracatını, yatırımını, istihdamını artıran bir Türkiye. Bu artan gelirlerini de geniş toplumsal kesimlerle sosyal refah anlamında daha fazla paylaşan bir Türkiye. Bunun mücadelesi içindeyiz' şeklinde konuştu. </p><p>Yılmaz, 2027 enflasyon hedeflerinin savaşlar ve dış konjonktürdeki olumsuzluklar dikkate alınarak daha gerçekçi ve ihtiyatlı belirlendiğini ifade ederek, hedeflenen oranın üzerine çıkmayı değil, daha iyi bir performans göstermeyi hedeflediklerini söyledi. </p><p>'İşsizliği dünya nasıl hesaplıyorsa biz de öyle hesaplıyoruz' </p><p>Yılmaz, 2027-2029 döneminde 2,1 milyon kişilik istihdam artışı öngördüklerini belirterek, bunun yıllık yaklaşık 700 bin kişiye karşılık geldiğini ve tarihi ortalamalarla uyumlu olduğunu söyledi. Yılmaz, büyümenin yanı sıra iş gücü piyasası reformları ve aktif iş gücü politikalarıyla bu hedefe ulaşılacağına inandıklarını ifade etti. </p><p>İşsizlik hesaplamalarına yönelik eleştirilere ilişkin konuşan Yılmaz, 'İşsizliği dünya nasıl hesaplıyorsa biz de öyle hesaplıyoruz. Kendi icat ettiğimiz bir yöntem yok. Eurostat'ın yöntemi neyse, Birleşmiş Milletler Ulusal Hesaplar Sistemi'ndeki yöntem neyse TÜİK de o yöntemle hesaplıyor. Bir insan iş aramıyorsa işsiz olarak sınıflandırılmıyor. Dünyada böyle, biz de böyleyiz. Atıl iş gücü ise potansiyel iş gücü ve zamana bağlı eksik istihdamdan oluşuyor. İş aramayan ancak uygun bir iş olduğunda çalışacağını belirtenler potansiyel iş gücünde, daha fazla çalışmak isteyenler ise zamana bağlı eksik istihdam kapsamında atıl iş gücüne dahil ediliyor. Bunu azaltmaya yönelik politikalar ortaya koymuş durumdayız. Genç nesillere emeğin değerini çok iyi anlatmamız lazım. Maalesef iş gücü piyasalarına gelmeyen, çalışmayan ve çalışmaya ilgi duymayan önemli bir kitle olduğunu görüyoruz. Bunu azaltmamız lazım. Bu da emeği ve üretimi yüceltmekle, eğitim sisteminden iletişim politikalarına kadar bunu güçlendirmekle mümkün olabilir' dedi. </p><p>'Terörsüz Türkiye' sürecinin ekonomiye etkisine de değinen Yılmaz, terörün Türkiye'ye uzun vadeli ekonomik maliyetinin en az 2,3 trilyon dolar olduğunu belirtti. </p><p>Yılmaz, terörün sona ermesiyle özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da tarım, hayvancılık, turizm ve yatırımların olumlu etkileneceğinin de altını çizerek, güvenliğin sağlanmasıyla sermaye ve nitelikli insanın bölgeye yönelmesinin ekonomik büyümeyi destekleyeceğini ve Türkiye'nin daha güçlü hale geleceğini ifade etti. </p><p>'Programı hazırlarken seçimlerin zamanında olacağını düşünerek hazırladık' </p><p>OVP'nin hazırlanmasında seçim takviminin nasıl değerlendirildiğine ilişkin soruya da yanıt veren Yılmaz, 'Biz bu programı hazırlarken seçimlerin zamanında olacağını düşünerek hazırladık. 2028 baharı veya yazına doğru bir seçim var biliyorsunuz. Burada spekülatif bir varsayım içinde olmadık. Bu konular Meclisimizin karar vereceği konular. Seçimi biraz daha öne alacaksa o Meclis'in takdirinde. Bizim şimdiden bir varsayım yapmamız doğru olmaz diye düşündük. Ancak şunu da ifade etmek isterim. Ekonominin amacı ne? Niye yapıyoruz bütün bunları? Rakamlar büyüsün diye mi yapıyoruz? Hayır. Ekonominin amacı insanın, toplumun refahını iyileştirmektir. Bütün ekonomik politikalarımızın amacı budur. Başka da bir amaç koymak doğru değil. Ekonominin en büyük amacı da insana hizmet etmek. Dolayısıyla biz AK Parti olarak, Cumhur İttifakı olarak Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan her zaman insan odaklı bir kalkınmadan, ekonomiden yana olmuştur. Bu bütçelerimizi hazırlarken biz de elbette bunu gözetiyoruz. Geniş toplumsal kesimlerin ihtiyaçlarını, beklentilerini gözetmeyen bir siyasetin hiçbir şekilde geçerliliği olamaz. Dolayısıyla geniş toplumsal kesimlerin beklentilerini, taleplerini elbette görüyoruz, gözetiyoruz' açıklamasında bulundu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Ankara</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-savasin-etkisi-olmasaydi-enflasyon-yuzde-25-seviyesinde-olacakti</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 16:32:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/09/agency/iha/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-savasin-etkisi-olmasaydi-enflasyon-yuzde-25-seviyesinde-olacakti.jpg" type="image/jpeg" length="48805"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: 'Enflasyonun yıl sonunda yüzde 28,4 olmasını bekliyoruz']]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-enflasyonun-yil-sonunda-yuzde-284-olmasini-bekliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-enflasyonun-yil-sonunda-yuzde-284-olmasini-bekliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, '2026 yılı son çeyreğinde enflasyon oranının yeniden düşüş göstereceğini ve yılsonunda yüzde 28,4 olmasını bekliyoruz' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, '2026 yılı son çeyreğinde enflasyon oranının yeniden düşüş göstereceğini ve yılsonunda yüzde 28,4 olmasını bekliyoruz' dedi. </p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programı (OVP) Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen basın toplantısıyla açıkladı. Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık yol haritasının ortaya konulduğu toplantıda, büyüme, enflasyon, istihdam, bütçe dengesi ve cari açık başta olmak üzere temel makroekonomik hedefler kamuoyuyla paylaşıldı. Toplantıya Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel ve Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz katıldı. </p><p>Burada konuşan Yılmaz, gelecek 3 yıla ilişkin temel politika belgesi olan OVP'nin, kalkınma planı doğrultusunda hazırlanan ve her yıl güncellenen 3 yıllık bir politika çerçevesi sunduğunu dile getirdi. </p><p>Yılmaz, dünya ekonomisinin, son dönemde ekonomik, teknolojik ve jeopolitik gelişmelerin iç içe geçtiği, öngörülebilirliğin azaldığı ve risklerin tarihî yüksek seviyelere çıktığı yeni bir süreçten geçtiğini belirtti. </p><p>Türkiye ekonomisinin de dünyadan ve bölgede yaşanan bu gelişmelerden bağımsız olmadığını dile getiren Yılmaz, özellikle bölgede yaşanan savaşın oluşturduğu doğrudan ve dolaylı etkilerin; enerji ve emtia fiyatlarından küresel ticarete, enflasyon görünümünden büyüme beklentilerine kadar bir çok alanda hissedildiğini aktardı. </p><p>'Küresel enflasyon tahmini yüzde 3,6'dan yüzde 4,7'ye yükselmiş durumdadır' </p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2026 yılında makroekonomik çerçevenin oluşturulmasında esas alınan varsayımların başta savaş olmak üzere meydana gelen hadiseler doğrultusunda güncellendiğini ifade ederek, 'Geçtiğimiz OVP'deki varsayımların başında gelen küresel büyüme tahmini aşağı yönlü revize edilmektedir. Ticaret ortaklarımızın büyüme tahmini yüzde 2,4'ten yüzde 1,6'ya, Avro Bölgesi büyümesi yüzde 1,2'den yüzde 0,9'a gerilerken bölgemizde yaşanan savaşın etkisinin en belirgin görüldüğü Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) ülkelerinde ise yüzde 3,4 olarak öngörülen büyüme, bu yıl yüzde eksi 0,5'e kadar gerilemiştir. Geçtiğimiz yıl OVP'yi hazırlarken uluslararası kuruluşların tahminleriyle uyumlu olarak 2026 yılı için 64,3 dolar olarak varsaydığımız Brent petrol fiyatı ortalamada 89,3 dolara yükseldi. Enerji dışı emtia fiyatlarında yüzde 5,7 oranında düşüş beklerken bugün yüzde 18,6 oranında bir artış öngörülmektedir. Küresel enflasyon tahmini ise bu gelişmelere bağlı olarak yüzde 3,6'dan yüzde 4,7'ye yükselmiş durumdadır' dedi. </p><p>'2026 yılı büyüme tahminimizi yüzde 3,3 olarak güncelledik' </p><p>Özellikle savaşla birlikte enerji ve emtia fiyatlarında ortaya çıkan arz yönlü baskılar ile başlıca ticaret ortaklarında zayıflamanın 2026 yılı ekonomi tahminlerine de yansıdığını söyleyen Yılmaz, 2026 yılı büyüme tahmininin yüzde 3,3 olarak güncellendiğini, yılsonu enflasyon tahmininin ise yüzde 28,4'e yükseldiğini kaydetti. </p><p>Enerji fiyatlarındaki yükselişin dış denge üzerinde doğrudan etkisiyle enerji ithalatı tahmininin 63 milyar dolardan 71 milyar dolara yükseldiğini belirten Yılmaz, dış ticaret açığı tahminin ise 96 milyar dolardan 105 milyar dolara çıktığını ifade ederek, 'Buna bağlı olarak cari işlemler açığının milli gelire oranına ilişkin tahminimizi de yüzde 2,6 olarak güncelledik. Turizm gelirleri tahminimiz ise yine savaşın etkisiyle 68 milyar dolardan 65 milyar dolara revize edilmiştir. Bu güncellemeler programımızın yönünde veya ana çerçevesinde bir değişiklik anlamına gelmemektedir. Nitekim 2026'da öngörülmeyen ölçekte ortaya çıkan savaş ve beraberinde getirdiği enerji ve emtia şoku, dış talepteki zayıflamayla birlikte tüm ekonomiler üzerinde ilave yük oluşturmuştur. Buna rağmen Türkiye ekonomisi üretmeye, büyümeye ve istihdam oluşturmaya devam etmektedir' diye konuştu. </p><p>Yılmaz, 2026 yılının hem küresel büyümenin hem de dünya ticaretinin belirgin biçimde ivme kaybettiği bir yıl olduğunu bildirerek, 2027 yılına ilişkin beklentilerin ise küresel görünümde yeniden bir toparlanmaya işaret ettiğini ifade etti. </p><p>'Savaşla jeopolitik risk endeksinin çok hızlı bir şekilde yükseldiğini görüyoruz' </p><p>Küresel ekonomik görünüm üzerinde belirleyici olan unsurlardan bir tanesinin de jeopolitik risklerde yaşanan belirgin artış olduğunu vurgulayan Yılmaz, 'Savaşın başlamasıyla birlikte jeopolitik risk endeksinin çok hızlı bir şekilde yükseldiğini görüyoruz. Savaş öncesinde uzun dönem ortalaması etrafında seyreden endeks, savaşın ardından tarihi ortalamasının oldukça üzerine çıkmış ve oynaklık yükselmiştir. Jeopolitik gerilimler enerji ve emtia piyasalarından ticaret ve lojistik hatlarına, yatırım kararlarından finansal piyasalara kadar birçok kanal üzerinden dünya ekonomisine yayılmaktadır. Bu gelişmeleri ve oluşturabilecekleri ilave riskleri yakından takip ediyor, etkileri sınırlandırıcı tedbirler alıyor, ekonomi politikalarımızı farklı senaryoları dikkate alan, dış şoklara karşı dayanıklılığı güçlendiren bir anlayışla yürütüyoruz' dedi. </p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, küresel arz şartlarından kaynaklanan fiyat hareketlerinin bir taraftan enerji ithalat maliyeti ve dış ticaret dengesini etkilediğini, diğer taraftan da üretim ve ulaştırma maliyetleri üzerinden enflasyon görünümüne de yansıdığını belirterek, 2026 yılı için 63 milyar dolar olarak öngörülen enerji ithalatı tahmininin bu yıl 71 milyar dolara güncellenmesinde bu gelişmelerin etkili olduğunu söyledi. </p><p>Uygulanan politikalar çerçevesinde Türk Lirası'na güvenin artmaya devam ettiğini söyleyen Yılmaz, TL mevduatının toplam mevduat içindeki payının yüzde 31,6 seviyesinden 28 Ağustos itibarıyla yüzde 61,5 seviyesine yükselmesinin, izlenen politikaların isabetli olduğunun somut göstergesi olduğunu kaydetti. </p><p>Öte yandan Yılmaz, şartlı yükümlülüklerden biri olan Kur Korumalı Mevduat uygulamasından çıkışın sorunsuz bir şekilde tamamlandığını da hatırlattı. </p><p>'Risk primimiz 220 seviyesinin altına inmiştir' </p><p>Kararlılıkla uygulanan politikalarla küresel ekonomik görünümdeki belirsizliklere ve jeopolitik risklere rağmen brüt rezervlerin 89,7 milyar dolar artarak 188,2 milyar dolara ulaştığını belirten Yılmaz, 'Rezervlerde sağlanan bu güçlü artış ekonomimizin dış şoklara karşı dayanıklılığını desteklemektedir. Jeopolitik gerilimlere rağmen risk primimiz de önemli ölçüde gerilemiş ve 700'lü seviyelerden bugün 220'nin altına inmiştir. Bu önemli gelişme gerek kamu gerekse özel kesimin yabancı para cinsi borçlanmasında faiz yükünü aşağıya çekmektedir' ifadelerine yer verdi. </p><p>Yılmaz, yıllıklandırılmış ihracatın Türkiye'nin ticaret ortaklarındaki belirgin yavaşlamaya ve zorlu dış talep şartlarına rağmen ağustos ayı itibarıyla 280 milyar dolar seviyesine ulaştığına dikkati çekti. </p><p>'Dış dengede daha dayanıklı bir yapı söz konusu' </p><p>İhracattaki performansa rağmen enerji ve emtia fiyatlarındaki yükselişin, dış denge üzerinde geçici bir baskı oluşturduğunu vurgulayan Yılmaz, 'Cari işlemler açığının millî gelire oranı 2024 yılı Haziran ayında yüzde 1,8, 2025 yılı Haziran ayında ise yüzde 1,6 seviyesinde gerçekleşmiştir. 2026 yılında bu oran yüzde 2,3'e yükselmiştir. Bu yükselişin içinde baktığımızda 0,7 puanlık farkın savaş nedeniyle geldiğini hesaplamaktayız. Bunu çıktığınız zaman aslında yapısal bir bozulma olmadığını çok rahat bir şekilde görüyoruz. Ayrıca mevcut seviyenin, 2000-2025 dönemi uzun dönem ortalaması olan yüzde 3,2'nin de belirgin altında kaldığını ve yönetilebilir seviyede olduğunu vurgulamak isterim. Dolayısıyla dış dengede daha dayanıklı bir yapı söz konusudur' açıklamasında bulundu. </p><p>Programın temel önceliği olan enflasyonla mücadelede önemli mesafe kaydedildiğini ifade eden Yılmaz, 2024 yılı Mayıs ayında yüzde 75,5 seviyesine yükselen enflasyonun uygulanan politikalarla belirgin bir düşüş eğilimine girdiğini belirtti. </p><p>'Enflasyonun yıl sonunda yüzde 28,4 olmasını bekliyoruz' </p><p>Düşüş eğiliminin savaş şartlarının oluşturduğu arz yönlü baskı nedeniyle geçici olarak yatay halde seyir ettiğini ve 2026 Ağustos itibarıyla yüzde 31,5 seviyesine gerilediğini söyleyen Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: </p><p>'2026 yılı son çeyreğinde enflasyon oranının yeniden düşüş göstereceğini ve yılsonunda yüzde 28,4 olmasını bekliyoruz. TÜFE sepetinin yüzde 34,5'ini oluşturan gıda, akaryakıt, doğal gaz ve ulaştırma hizmetlerinden oluşturduğumuz endekste savaş kaynaklı belirgin bir yükseliş görmekteyiz. Buna karşılık, savaştan doğrudan etkilenen bu kalemleri dışarıda bıraktığımızda, enflasyonun ana eğilimindeki aşağı yönlü seyrin devam ettiğini görüyoruz.' </p><p>Ayrıca Yılmaz, Merkez Bankası'na göre savaşın enflasyon üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkilerinin yaklaşık 7 puan olarak hesaplandığını aktardı. </p><p>'Kararlılığımızı sürdüreceğiz' </p><p>Uygulanan Tasarruf Genelgesi'yle harcama disiplininin güçlendirildiğine dikkati çeken Yılmaz, 'Tasarruf Tedbirleri Bilgi Sistemimiz ile 260 kamu idaresini yakından takip ediyoruz. Tedbirlerin uygulanmasına yönelik denetimler de aralıksız sürdürülüyor. Bugüne kadar 2 bin 16 harcama biriminde denetim gerçekleştirildi, denetim raporları Cumhurbaşkanlığı ve ilgili idarelerle paylaşıldı. Genelge kapsamındaki harcamaların bütçe içindeki payı uzun dönem ortalaması olan yüzde 4,6'dan, 2024 yılında 3,1'e 2025 yılında ise yüzde 2,9 seviyesine geriledi. Bu yönde kararlılığımızı sürdüreceğiz' diye konuştu. </p><p>'Türkiye'nin, 2026 yılında da yüksek gelirli ülkeler grubu eşiğinin üzerinde olacağını tahmin ediyoruz' </p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2026 yılı sonunda milli gelirin cumhuriyet tarihinde ilk kez 1,8 trilyon doları aşmasını, kişi başına milli gelirin de yine ilk kez 20 bin doları aşmasını öngördüklerini dile getirerek, 'Türkiye'nin, 2026 yılında da yüksek gelirli ülkeler grubu eşiğinin üzerinde olacağını tahmin ediyoruz. Bu rakamlarla 2026 yılında dünyada nominal olarak 16; satın alma gücü paritesine göre ise 11'inci ekonomi konumumuzu da sürdüreceğiz. Bu tabloyu yalnızca rakamsal bir büyüme olarak değerlendirmiyoruz. Ülkemizin üretim kapasitesinin, girişimcilik gücünün ve ekonomik potansiyelinin ulaştığı seviyenin önemli bir göstergesi olarak görüyoruz' şeklinde konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Temel hedefin, fiyat istikrarını kalıcı hale getirerek enflasyonu tek haneli seviyelere indirmek ve mali disiplini güçlü bir şekilde muhafaza etmek olduğunu bildiren Yılmaz, 'Büyümenin toplumun tüm kesimlerine daha güçlü şekilde yansıması amacıyla istihdamı artıracak, atıl işgücünü azaltacağız' dedi. </p><p>'Büyümenin 2029 yılında yüzde 5'e ulaşmasını öngörüyoruz' </p><p>Yılmaz, 2026 yılında yüzde 3,3 olarak gerçekleşmesi beklenen büyümenin, kademeli olarak güçlenerek 2027 yılında yüzde 4,2'ye, 2028 yılında yüzde 4,6'ya ve 2029 yılında yüzde 5'e ulaşmasını öngördüklerini kaydederek, 'Yeni Program döneminde makroekonomik istikrarla uyumlu, üretim kapasitesi ve verimliliği artıran, enflasyonist baskı oluşturmayan sürdürülebilir bir büyüme anlayışı içindeyiz. Bunun için büyümenin niteliğini de dönüştürüyoruz. Tarımda teknoloji ve verimlilik artışını, sanayide üretim kapasitesi ile teknoloji yoğunluğunun yükseltilmesini, hizmetlerde ise bilgi ve teknolojiye dayalı yüksek katma değerli faaliyetlerin daha fazla ön plana çıkmasını sağlayacağız' diye konuştu. </p><p>'İşsizlik oranını 2029'da yüzde 7,6'ya düşürmeyi hedefliyoruz' </p><p>Büyüme kadar öncelik verilen bir diğer temel alanın istihdam olduğunu söyleyen Yılmaz, '2026 yılında yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşmesini beklediğimiz işsizlik oranını, 2027'de yüzde 8'e, 2028'de yüzde 7,8'e ve 2029'da yüzde 7,6'ya düşürmeyi hedefliyoruz. Program döneminde ekonomimize yaklaşık 2,1 milyon ilave istihdam kazandırarak işgücü piyasasına daha fazla bireyin katılımını sağlamayı ve toplumsal refahı artırmayı hedefliyoruz' ifadelerine yer verdi. </p><p>'Enflasyon oranının 2029 yılında yeniden tek haneli seviyelere inmesini hedefliyoruz' </p><p>Sürdürülebilir büyüme hedefiyle beraber program önceliğinin dezenflasyon sürecini kararlılıkla sürdürerek fiyat istikrarını kalıcı biçimde tesis etmek olduğunu aktaran Yılmaz, '2026'da yüzde 28,4 olarak gerçekleşmesini öngördüğümüz enflasyonun; 2027 yılında yüzde 21'e, 2028 yılında yüzde 13,5'e ve 2029 yılında yüzde 9'a gerileyerek Program dönemi sonunda yeniden tek haneli seviyelere inmesini hedefliyoruz' ifadelerine yer verdi. </p><p>Dış dengede, küresel ticarette artan yeni nesil korumacılık eğilimlerine, jeopolitik gerilimlere ve ticaret politikalarındaki belirsizliklere rağmen cari işlemler açığını sürdürülebilir seviyede tuttuklarını bildiren Yılmaz, cari işlemler açığının 2027 yılında yüzde 1,9'a, 2028'de yüzde 1,8'e ve 2029 yılında yüzde 1,6'ya düşmesinin öngörüldüğünü belirtti. </p><p>Bütçe açığının kademeli olarak düşürülmesinin hedeflendiğini vurgulayan Yılmaz, geçen yıl 2026 için yüzde 3,5 olan ön görülen bütçe açığının alınan tedbirlerle yüzde 3,1 olarak gerçekleştirilmesinin beklendiğini kaydetti. </p><p>Ayrıca Yılmaz, 2027'de yüzde 3,5 olarak öngörülen bütçe açığının milli gelire oranının program dönemi sonunda yüzde 2,8 düşürmeyi hedeflediklerini de söyledi. </p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2023-2026 yılları arasında 6 Şubat depremlerinin yol açtığı kayıp ve zararın telafi edilmesi için afet risklerinin azaltılmasına yönelik 2026 yılı fiyatlarıyla 104 milyar dolar tutarında harcama yapılacağının tahmin edildiğini, 2027 sonunda ise bu rakamın 116 milyar doları aşacağının tahmin edildiğini sözlerine ekledi. </p><p>Programın kararlılıkla uygulanmasıyla, dönem sonunda daha fazla istihdam üreten, ekonomik ölçeğini büyüten ve oluşturduğu refahı toplumun geneline daha güçlü biçimde yansıtan bir Türkiye hedeflediklerine dikkati çeken Yılmaz, bu dönemde 2,1 milyon ilave istihdam oluşturulmasını ve işsizlik oranının yüzde 8'in altına gerilemesini öngördüklerini söyledi. </p><p>'Program sonunda milli gelirimizi 2,2 trilyon doların üzerine taşımayı hedefliyoruz' </p><p>Üretim kapasitesini, verimliliği ve rekabet gücünü artırmaya yönelik politikalarla ekonominin ölçeğini de büyüteceklerini belirten Yılmaz, 'Program dönemi sonunda millî gelirimizi 2,2 trilyon doların üzerine, mal ve hizmet ihracatımızı ise 450 milyar dolara taşımayı hedefliyoruz. Esas hedefimiz, büyümeyi vatandaşlarımızın yaşam standartlarına yansıyan kalıcı sosyal refah artışına dönüştürmektir. Bu doğrultuda kişi başına millî gelirin 25 bin dolar seviyesine ulaşmasını, artan refahın geniş toplumsal kesimlere yansıtılmasını ve enflasyonun yeniden tek haneli seviyelere gerilemesini öngörüyoruz ' diye konuştu. </p><p>'Üretim kapasitemizi ve rekabet gücümüzü güçlendirecek; kaynaklarımızın daha etkin kullanılmasını sağlayacağız' </p><p>Program döneminde büyümenin yalnızca hızına değil, kalitesine ve sürdürülebilirliğine de odaklanacaklarını vurgulayan Yılmaz, 'Verimlilik artışlarını büyümenin temel itici güçlerinden biri hâline getirirken üretim kapasitemizi ve rekabet gücümüzü güçlendirecek; kaynaklarımızın daha etkin kullanılmasını sağlayacağız. Bu politikaları fiyat istikrarını sağlamaya yönelik politikalarımızla eş güdüm içerisinde yürüterek dengeli ve sürdürülebilir bir büyüme patikası tesis edeceğiz. Bu yaklaşımımızın en önemli ayaklarından birini imalat sanayiimizin üretim ve ihracat kapasitesinin korunması ve güçlendirilmesi oluşturuyor. Sanayimizin kapasitesini korurken yeşil ve dijital dönüşümle rekabet gücünü artıracağız. Yapay zekâ destekli ve otonom üretim sistemleriyle enerji, hammadde, işgücü ve makine kullanımında verimliliği artırırken düşük karbonlu üretim, enerji verimliliği ve döngüsel ekonomi uygulamalarını yaygınlaştıracağız' açıklamasında bulundu. </p><p>'Hükümetimiz, yatırım yapan, üreten, istihdam sağlayan ve ihracat yapan sanayicinin her zaman yanında olmaya devam edecektir' </p><p>Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: </p><p>'Türkiye ekonomisinin üretim gücü, ihracat kapasitesi ve teknolojik dönüşümünün temel taşı imalat sanayiimizdir. Bunun ihracatımızın yaklaşık yüzde 94'ünü oluşturduğunu ifade etmek isterim. Bugün yalnızca Türkiye değil, dünyanın önde gelen sanayi ekonomileri de zorlu bir dönemden geçmektedir. Birçok ülkede sanayi politikaları yeniden gündemin merkezine yerleşmiş, üretim kapasitesinin korunması stratejik bir öncelik hâline gelmiştir. Bu amaçla, imalat sanayiimize yönelik veriye dayalı ve hedef odaklı kapsamlı bir İmalat Sanayii Güçlendirme Programını hayata geçiriyoruz. Bu yılki OVP'nin en önemli vurgularından birinin bu olacağını ifade etmek isterim. Finansmana erişimi kolaylaştıracak, yatırım, üretim ve ihracata yönelik seçici kredi imkânı sunacak, KOBİ'lerimizin teminat ve işletme sermayesi sorunlarını hafifleteceğiz. İmalat Sanayii Finansman Desteği Programı kapsamında 250 milyar lira büyüklüğünde ilave kredi desteğini sağlıyoruz. İhracatçımıza düşük faizli reeskont kredisi sunarken orta-yüksek ve yüksek teknoloji ağırlıklı sanayi yatırımlarına yönelik olarak 3 yıl için ayırdığımız 750 milyar liralık YTAK kredilerini kullandırmaya devam edeceğiz. Genel finansal şartlarda iyileşmenin yanı sıra ihtiyaç duyulacak alanlarda selektif uygulamaları geliştirmeyi sürdüreceğiz. Sanayide kullanılan elektrik ve doğalgaza maliyeti azaltıcı sübvansiyon uygulamalarımıza devam edeceğiz. İmalat Sanayii İstihdamı Koruma Destek Programı kapsamında istihdamını koruyan işletmelere sunduğumuz destekleri de vermeyi sürdüreceğiz. Enerji verimliliği yatırımlarını hızlandıracak, lojistik ve üretim maliyetlerini azaltacak uygulamaları yaygınlaştıracağız. Organize sanayi bölgelerimizi yalnızca üretim alanları değil, aynı zamanda ortak altyapıların kullanıldığı daha güçlü ekosistemler hâline getireceğiz. Sanayimizin en önemli meselelerinden biri haline gelen ara kademe teknik işgücü ihtiyacını karşılamak için sektör-okul işbirliklerini güçlendireceğiz. İhracatta yeni pazarlara erişimi güçlendirecek, Eximbank desteklerini ve ihracat sigortası imkânlarını genişletecek, ihracat finansmanını güçlendireceğiz. Kamu alımlarını da stratejik bir araç olarak kullanacağız. Yerli üretime öngörülebilir talep oluşturacak, savunma sanayiinde başarıyla uygulanan uzun vadeli sipariş ve tedarik yaklaşımını sağlık teknolojileri, raylı sistemler, enerji ekipmanları, elektronik ve kritik sanayi girdileri gibi alanlarda da yaygınlaştıracağız. Hükümetimiz, yatırım yapan, üreten, istihdam sağlayan ve ihracat yapan sanayicinin her zaman yanında olmaya devam edecektir. </p><p>Yılmaz, daha müreffeh ve kapsayıcı bir ekonomik yapının tesisinde güçlü ve etkin işleyen bir işgücü piyasasının taşıdığı önemin bilinciyle istihdam politikalarını dört temel eksen üzerine inşa ettiklerini ve bu eksenlerin; işgücünün beceri uyumunun iyileştirilmesi, yeni nesil çalışma biçimleri ve sektörel dönüşümlere uyumun sağlanması, işgücüne katılımda güçlük yaşayan kesimlerin istihdamının desteklenmesi ve atıl işgücünün azaltılması olduğunu bildirdi. </p><p>Programın önceliği olan fiyat istikrarını kalıcı biçimde tesis etmek ve enflasyonu tek haneli seviyelere indirmek için para, maliye ve gelirler politikalarını eş güdüm içerisinde uygulamaya devam edeceklerini söyleyen Yılmaz, 'Bu süreçte enflasyon beklentilerinin hedeflerimizle uyumlu biçimde çıpalanması özel önem taşımaktadır. Yönetilen ve yönlendirilen fiyatlar ile tarımsal ürünlerin alım fiyatlarında da Program hedefleriyle uyumunu çok daha hassas bir şekilde gözeteceğiz. Vatandaşlarımızın günlük hayatında en doğrudan hissettiği alanlardan biri olan gıda fiyatlarında ise arz yönlü politikaları daha güçlü biçimde devreye alacağız. Tarımsal üretimde verimliliği artırarak üretim planlamasını güçlendirerek ve maliyet baskılarını azaltacak yapısal adımları hızlandırarak gıda fiyatlarındaki oynaklığı sınırlamayı hedefliyoruz. Böylece kaliteli gıdaya makul fiyatlarla erişimi kolaylaştırırken özellikle düşük gelirli vatandaşlarımızın bütçesindeki yükün hafiflemesini sağlayacağız. Program döneminde makroihtiyati politika araçlarını para politikası duruşunu destekleyecek şekilde etkin olarak kullanmayı sürdüreceğiz. Yatırım ve ihracata yönelik faaliyetlerde finansmana erişim şartlarının iyileştirilmesini destekleyeceğiz. Aynı zamanda yurt içi tasarruflarımızı artırarak finansal sistemimizin kaynak tabanını güçlendirmeyi hedefliyoruz. Finansal okuryazarlığı yaygınlaştıracak, uzun vadeli tasarrufları teşvik edecek mekanizmaları destekleyeceğiz. Finansal istikrarın güçlendirilmesinde bankacılık sektörüne ilişkin düzenlemelerde uluslararası normlarla uyumu gözetirken banka dışı finansal kuruluşlara yönelik düzenleyici çerçeveyi geliştireceğiz. Dijital Türk lirasının kullanıma sunulması ve yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalarımızı sürdürürken ödeme sistemlerinin ve finansal teknoloji ekosisteminin güvenli ve yenilikçi biçimde gelişmesini destekleyeceğiz. Program döneminde sermaye piyasalarımızı da daha derin ve etkin bir yapıya kavuşturacağız. Düzenleyici çerçeveyi piyasa işleyişini güçlendirecek şekilde gözden geçirecek, Türk lirası tasarruf ve yatırım araçlarını çeşitlendirecek ve şirketlerimizin sermaye piyasalarının sunduğu finansman imkânlarından daha fazla yararlanmasını sağlayacağız' diye konuştu. </p><p>'Sosyal konut yatırımlarını yüzde 150 artırıyoruz' </p><p>Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: </p><p>'Ülkemizin stratejik ihtiyaçlarını ve vatandaşlarımızın doğrudan hayatına dokunan alanları gözeterek bütçemizi şekillendiriyoruz. Gıda arz güvenliği kapsamında sulama yatırımlarını yüzde 42, içme suyu yatırımlarını yüzde 71, organize tarım bölgesi yatırımlarını ise yüzde 103 oranında artırıyoruz. Enerji, savunma sanayii, yüksek teknoloji ve sanayimizin geleceği açısından kritik öneme sahip madenlerde dışa bağımlılığımızı azaltmak zorundayız. Bu doğrultuda Maden Tetkik ve Arama yatırımlarını yüzde 139 artırıyoruz. Sanayi altyapımızı organize sanayi bölgeleri ve küçük sanayi siteleri başta olmak üzere güçlendiriyoruz. Bu kapsamda, altyapı yatırımlarını yüzde 54 oranında artırıyoruz. Savunma sanayiinde kendi teknolojisini geliştiren, kendi ihtiyaçlarını karşılayabilen ve yüksek katma değer üreten bir Türkiye hedefliyoruz. Bu kapsamda savunma harcamalarını yüzde 229 artırıyoruz. Özellikle dar ve orta gelirli vatandaşlarımızın konuta erişiminin kolaylaştırmak için sosyal konut yatırımlarını yüzde 150 artırıyoruz. Program çerçevesinde İstanbul'da başlattığımız kiralık sosyal konut projelerimizi ülke sathına yaymayı planlıyoruz. Sanayi ve ticaretimizin hızlı bir biçimde gelişmesi, bireysel ulaşım konforunun artması için ulaştırma modlarımız içerisinde demiryollarını önceliklendirmiş durumdayız. Nitekim Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı demiryolu projelerine ayırdığımız kaynağı yüzde 49 oranında artırmış bulunuyoruz.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Ankara</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-enflasyonun-yil-sonunda-yuzde-284-olmasini-bekliyoruz</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 15:56:52 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/09/agency/iha/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-enflasyonun-yil-sonunda-yuzde-284-olmasini-bekliyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="11740"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Şimşek: 'Kamuda tasarrufun bütçe içindeki payı 6 bakanlığın bütçesinden daha büyük']]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/bakan-simsek-kamuda-tasarrufun-butce-icindeki-payi-6-bakanligin-butcesinden-daha-buyuk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/bakan-simsek-kamuda-tasarrufun-butce-icindeki-payi-6-bakanligin-butcesinden-daha-buyuk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 'Cari fiyatlarla baktığınız zaman bu tasarruf 484 milyar liraya tekabül ediyor. Bu da aslında 6 bakanlığın bütçesinden daha büyük bir tasarrufa tekabül ediyor' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 'Cari fiyatlarla baktığınız zaman bu tasarruf 484 milyar liraya tekabül ediyor. Bu da aslında 6 bakanlığın bütçesinden daha büyük bir tasarrufa tekabül ediyor' dedi. </p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programı (OVP) Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen basın toplantısıyla açıkladı. Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık yol haritasının ortaya konulduğu toplantıda büyüme, enflasyon, istihdam, bütçe dengesi ve cari açık başta olmak üzere temel makroekonomik hedefler kamuoyuyla paylaşıldı. Yılmaz'ın programın detaylarına ilişkin sunumunun ardından Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Toplantıya, Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel ile Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz da katıldı. </p><p>'Kamuda tasarrufun bütçe içindeki payı 6 bakanlığın bütçesinden daha büyük' </p><p>Kamuda Tasarruf Düzenlemesine ilişkin basın mensuplarının soruları yanıtlayan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kamuda tasarrufun yatırımlardan kesinti yapılarak sağlandığı yönündeki değerlendirmenin doğru olmadığını belirtti. Şimşek, 2027 bütçesinde kamu yatırımlarının milli gelire oranının düşmeyeceğini, yedek ödenekten yatırımların hızlandırılması için kullanılacak kaynaklarla bu oranın yüzde 1,8'e yükseleceğini söyledi. </p><p>Şimşek, kamuda tasarrufta güçlü bir irade ve başarı olduğunun altının çizerek, '2024 yılında Cumhurbaşkanımız bir tasarruf genelgesi yayınladı. Şimdi diyebilirsiniz ki daha önce de tasarruf genelgeleri yayınlandı ama sonuç alınmadı. Şimdi bu defa çok farklı bir çerçeve oluşturuldu. Öncelikle çok güçlü bir izleme, denetleme, raporlama ve yaptırım çerçevesi oluşturuldu. Bir sahiplenme söz konusu. Burada Hazine Maliye Bakanlığı yaptırım boyutu hariç izleme, denetleme ve raporlama boyutlarında çok güçlü bir fonksiyon ifa ediyor ve sonuç alıyoruz. Tasarruf genelgesi kapsamındaki harcamalara bakarsanız, burada kamu taşıtları, kamu binaları, haberleşme giderleri, seyahat giderleri, enerji, su, kırtasiye, demirbaşlar yani üç aşağı beş yukarı kamunun cari tüketiminin önemli boyutları burada var. Savunma tabii ki hariç. Yani tasarruf genelgesinden önceki 10 yılda az önce zikrettiğim bu kalemlerin bütçe içindeki payı yüzde 4,6'ıydı. Bugün bu kalemlerin bütçe içindeki payı 2025 sonu itibariyle yüzde 2,9. Muhtemelen 2026'da da çok fazla değişmeyecek. Burada cari fiyatlarla baktığınız zaman bu tasarruf 484 milyar liraya tekabül ediyor. Bu da aslında 6 bakanlığın bütçesinden daha büyük bir tasarrufa tekabül ediyor' açıklamasında bulundu. </p><p>'Sözleşmesi sona eren kiralık araçlarda yeniden kiralanan taşıtları yüzde 21 düşürdük' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Vatandaşların kamuda tasarrufla ilgili en çok ilettiği hususlardan bir tanesinin kamuda taşıt kullanımı olduğunu belirten Şimşek, '2025 yılında sözleşmesi sona eren kiralık araçlarda, yenilenen sözleşmelerde yeniden kiralanan taşıtları yüzde 21 düşürdük. Yani 2025 yılında diyelim ki 100 taşıtın kiralama sözleşmesi bitti. Yenilerken bunu 79 olarak yenilemişiz. Basitleştirmek için söylüyorum. Dolayısıyla burada çok güçlü bir tasarruf var. Doğru yatırımlar boyutuyla bak bakarsanız sadece ve sadece biz hizmet bina yapımlarını gözden geçirdik. Onları sınırladık, o doğru. Ama zaruri haller dışına yani deprem gibi bir takım kaygılar veya tespitler nedeniyle yenilenen binaları bir kenara bırakırsak doğru biz hizmet binalarının yenilenmesinde biz biraz temkinliyiz. Özellikle enerji ve su kullanımında ciddi tedbirler aldık. Bir taraftan yenilebilir enerji ama bir taraftan da led dönüşümünü hızlandırdık. Dolayısıyla bir tasarruf var' değerlendirmesinde bulundu. </p><p>Kayıt dışılıkla mücadelede gönüllü uyumuna önem verdiklerinin altını çizen Şimşek, önceliklerinin cezalandırma olmadığını kaydetti. Şimşek, denetim öncesinde büyük veri analitiğiyle tespit ettikleri bulguları mükelleflerle paylaşarak hatalarını düzeltmeleri için fırsat verdiklerini ifade etti. </p><p>'Her 100 büyük şirketin 31'ini denetliyoruz' </p><p>Kayıt dışılıkla mücadelede denetimlerin ağırlıklı olarak büyük ölçekli şirketlere yöneldiğini de ifade eden Şimşek, 'Sahada tabii algı farklı ama büyük şirketlerin her 100 büyük şirketin 31'ini denetliyoruz. Büyük şirketlerde denetim oranı 2026 yılı için yüzde 31,3. 2024 yılında bu oran yüzde 10 civarındaydı. Dolayısıyla büyük şirketlerde denetim oranını üçe katlamışız. Orta ölçekli şirketlerde yüzde 3,6'dan yüzde 7,3'e çıkarmışız. Küçük ölçekli şirketlerde ise 'küçüklerle uğraşılıyor' diye bir algı var ama öyle bir şey yok. Küçük ölçekli şirketlerde denetim oranı 2024 yılında yüzde 2,1 iken bu sene yüzde 1,1'e geriledi. Dolayısıyla gönüllü uyum esas, rehberlik esas, ama burada tabii ki büyüklere bir yoğunlaşma var' değerlendirmesinde bulundu. </p><p>Şimşek, gelir vergisi beyannamelerinin 3,8 milyondan 5,5 milyona çıkarak rekor seviyeye ulaştığını belirterek, bunun vergi gelirlerine de yansıdığını ifade etti. Gelir vergisi beyannamelerinin 3,8 milyon beyannameden 5,5 milyon gibi rekor seviyeye çıktığını söyleyen Şimşek, bunun vergi gelirlerine yansıdığını dile getirdi. </p><p>Şimşek Vergi gelirlerinin milli gelire oranının 2022'de yüzde 15,4'ten 2023'te yüzde 16,6'ya, 2026'da ise yüzde 17'nin üzerine çıktığını kaydeden Şimşek, bu oranın 2027'de yüzde 17,9'a ulaşmasını beklediklerini söyledi. </p><p>'Orta Vadeli Programların en önemli getirisi öngörülebilirliktir' </p><p>Orta Vadeli Programların en önemli getirilerinden birinin öngörülebilirliği artırmak olduğunu da vurgulayan Şimşek, şu ifadelere yer verdi: </p><p>'Evet, hedefler tartışılabilir ama bu programlar öngörülebilirliği artırdı. Kural bazlı yaklaşım esas oldu. Proaktiflik esas bu dönemde. Tamponları inşa ettik. Burada detaylı bir şekilde sunumda ifade edildi. Yani rezervlerin yeniden inşasından şartlı yükümlülüklerin azaltılmasına, bütçe disiplininin yeniden tesis edilmesine, bu zor coğrafyada, bu zor dönemde hakikaten ekonominin şoklara karşı dayanıklılığında ciddi bir artış var. Bu da rakamlara yansıyor. Burada en önemli hususlardan bir tanesi programın bu dayanıklılığı artırma noktasında çok güçlü bir siyasi irade var. Cumhurbaşkanımızın programı sahiplenmesi bu konuda çok değerli. Enflasyon bu tür konjonktürlerde bırakın düşmeyi, kontrolden çıkabilirdi, çıkmadı. Evet, arzuladığımız noktada değiliz. Başlangıçta hedeflerimiz tabii ki iddialıydı. Biz ataleti muhtemelen düşük ölçtük. Bakın, açık konuşalım burada. Ama samimi bir şekilde söylüyorum, bu zor konjonktürde, enflasyonun özellikle 2023 de dahil olmak üzere, bir deprem yaşanmış. KKM'nin tabii ki doğurduğu sonuçlar var. EYT var. Yani 2023'te ciddi önemli şoklarla karşı karşıya kaldık. Kontrolden çıkmaması önemliydi' </p><p>Şimşek, cari açıkta kırılganlığın azaldığını ve yapısal bir bozulma yaşanmadığını belirterek, brüt dış borç stokunun milli gelire oranının 25 yıllık ortalamadaki yüzde 44,5 seviyesinden yüzde 32'nin altına gerilediğini, brüt dış finansman ihtiyacının milli gelire oranının ise yüzde 20 civarındaki ortalamadan yüzde 16 seviyelerine düştüğünü ifade etti. Şimşek, söz konusu göstergelerin Türkiye'nin ekonomik kırılganlığının azaldığını ortaya koyduğunu söyledi. </p><p>Sanayinin zor bir dönemden geçtiğini ancak üretken kapasiteyi desteklemek amacıyla finansmana erişimin seçici ve güçlü şekilde desteklendiğini kaydeden Şimşek, KOBİ kredilerinin toplam krediler içerisindeki payının uzun vadeli ortalamada yüzde 24,6 iken bugün yüzde 27'ye yükseldiğini ifade ederek, KOBİ'lerin finansmana erişiminin arttığını ifade etti. </p><p>Enflasyona ilişkin değerlendirmelerde bulunan TCMB Başkanı Fatih Karahan ise, 2027 ve sonrası enflasyon hedeflerinin OVP sürecinde belirleneceğinin daha önce açıklandığını belirterek, yeni hedeflerin Merkez Bankası ile hükümet arasında eş güdüm içinde belirlendiğini söyledi. Karahan revizyonun, özellikle yönetilen ve yönlendirilen fiyatlarda daha güçlü bir eş güdüm uygulanacağına işaret ettiğini ifade etti. </p><p>Karahan, enflasyonun hedefin üzerinde gerçekleşmesinin sonraki yıllara sarkan etkisinin revizyona yansıdığını, diğer taraftan pandemi, tedarik zinciri sorunları, ticaret savaşları ve savaşlar gibi küresel arz şoklarının enflasyon üzerindeki etkisinin arttığını belirtti. </p><p>'Savaşların Türkiye enflasyonuna yüzde 7 etkisi oldu' </p><p>Bu yıl savaşların Türkiye enflasyonuna etkisini değerlendiren Karahan, 'Bu 7 puan içinde tabii çeşitli kalemler söz konusu. Doğrudan etkiler var. Enerji maliyetlerinin artması kaynaklı olarak. Ama bu artan enerji maliyetlerinin dışında tabii bunun ulaştırma hizmetlerine yansıyan etkileri ulaştırma hizmetlerinden, gıdadan tutumda birçok ürüne yansıyan etkileri söz konusu. Onun dışında yine savaşın beraberinde getirdiği dinamiklerin gübre gibi bir çok tarıma girdi teşkil eden kalemlerde oluşturduğu yukarı yönlü fiyat baskıları ve bunun enflasyon sepetinde yol açtığı etkiler var. Yine temel mallarda dayanıklı tüketim mallarında petrokimyaya bağlı ürünlerde yukarı yönlü baskılar gördük. Bütün bunları bir genel içerisinde de değerlendirdiğimizde 7 puana yaklaşan bir etki görüyoruz' diye konuştu. </p><p>Karahan, revizyonun enflasyon görünümünde karamsarlığa neden olacak bir gelişme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, sıkı para politikasının etkilediği özellikle talebe dayalı alanlarda olumlu gelişmeler görüldüğünü söyledi. Temel mal enflasyonunun emtia fiyatları ve kurdaki artışlara kıyasla daha düşük seyrettiğini de dile getiren Karahan, bunun da talepteki dengelenmeyle uyumlu olduğunu ifade etti. </p><p>'Yatay görünümün ulaştırma ve haberleşme kalemlerinden kaynaklandığını görüyoruz' </p><p>Karahan, hizmet enflasyonunda aylık verilerde belirli bir katılık bulunduğunu sözlerine ekleyerek, 'Burada da esas ataletin olduğu kalemlerde hizmet ve eğitim gibi önceki senelere göre daha olumlu bir görünüm söz konusu. Öte yandan buradaki toplamdaki yatay görünümün ulaştırma ve haberleşme kalemlerinden kaynaklandığını görüyoruz. Özellikle ulaştırma tarafında bunun savaş nedeniyle olduğu aşikar. Dolayısıyla aslında bu sene ve bu seneki temel satmanın sebebi aslında savaşın hem beklenenden daha şiddetli gerçekleşmiş olması hem de sürecin hala devam ediyor olması' değerlendirmesinde bulundu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Ankara</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/bakan-simsek-kamuda-tasarrufun-butce-icindeki-payi-6-bakanligin-butcesinden-daha-buyuk</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 15:49:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/09/agency/iha/bakan-simsek-kamuda-tasarrufun-butce-icindeki-payi-6-bakanligin-butcesinden-daha-buyuk.jpg" type="image/jpeg" length="61400"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASO Başkanı Ardıç: 'Sürdürülebilir büyümenin temeli, sanayinin üretim ve ihracat kapasitesidir']]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/aso-baskani-ardic-surdurulebilir-buyumenin-temeli-sanayinin-uretim-ve-ihracat-kapasitesidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/aso-baskani-ardic-surdurulebilir-buyumenin-temeli-sanayinin-uretim-ve-ihracat-kapasitesidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, 2027-2029 Dönemi Orta Vadeli (OVP) Programı'nı ilişkin, 'Sürdürülebilir büyümenin temeli, sanayinin üretim ve ihracat kapasitesidir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, 2027-2029 Dönemi Orta Vadeli (OVP) Programı'nı ilişkin, 'Sürdürülebilir büyümenin temeli, sanayinin üretim ve ihracat kapasitesidir' dedi. </p><p>Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Program'a ilişkin değerlendirmede bulundu. </p><p>'Sürdürülebilir büyümenin temeli, sanayinin üretim ve ihracat kapasitesidir' </p><p>ASO Başkanı Ardıç, Orta Vadeli Program'ın Türkiye için hayırlı olmasını dileyerek, sanayinin önceliklerinin OVP'ye yansıtılmasını son derece değerli bulduklarını belirtti. Ardıç, sözlerini şöyle sürdürdü: </p><p>'OVP'nin hazırlık sürecinde, Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz'ın başkanlığında gerçekleştirilen istişare toplantısına katılarak reel sektörümüzün beklentilerini, sanayicilerimizin sahada karşılaştığı sorunları ve çözüm önerilerimizi aktarma imkanı bulduk. İş dünyamızın görüşlerinin hazırlık sürecinde dikkate alınmasını ve sanayimizin önceliklerinin OVP'ye yansımasını son derece değerli buluyoruz. İstişareye verdiği önem ve reel sektörle kurduğu yapıcı diyalog için Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz'a teşekkür ediyorum. Sürdürülebilir büyümenin temeli, sanayinin üretim ve ihracat kapasitesidir. Bu bakımdan büyümenin program dönemi boyunca kademeli olarak yüzde 3,3'ten yüzde 5'e yükselmesinin hedeflenmesini ve bu patikanın imalat sanayimizin üretim ve ihracat kapasitesini güçlendirecek politikalarla desteklenmesini son derece kıymetli buluyoruz.' </p><p>'Programın kapsadığı alanlar, sanayicilerimizin sahadaki öncelik ve ihtiyaçlarıyla da büyük ölçüde örtüşmektedir' </p><p>Sanayinin küresel rekabet gücünün artırılması açısından OVP'nin büyük önem taşıdığını belirten Ardıç, 'Programda sürdürülebilir büyümenin; beşeri ve fiziki altyapının geliştirilmesi, yeşil ve dijital dönüşümün hızlandırılması, Ar-Ge ve yenilik ekosisteminin güçlendirilmesi ve sanayide yüksek katma değerli dönüşümün desteklenmesi temelinde ele alınması önemlidir. Bu bütüncül yaklaşım, ülkemizin büyüme modelini daha üretken, teknoloji yoğun ve ihracat odaklı güçlü bir yapıya taşıma iradesini yansıtmaktadır. OVP'nin en önemli yeniliklerinden birini oluşturan İmalat Sanayii Güçlendirme Programı'nı, üretim kapasitemizin korunması, verimlilik ve teknoloji düzeyimizin yükseltilmesi ve sanayimizin küresel rekabet gücünü artırılması açısından son derece önemli buluyoruz. Finansman, enerji, nitelikli iş gücü, yeşil ve dijital dönüşüm, ihracat ve kamu alımlarını kapsayan bu bütüncül yaklaşımın, sanayimizin ölçek kazanmasına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Programın kapsadığı alanlar, sanayicilerimizin sahadaki öncelik ve ihtiyaçlarıyla da büyük ölçüde örtüşmektedir' şeklinde konuştu. </p><p>'Enflasyonla mücadele sürecinde ihracatçılarımızın rekabet gücünün korunup güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ardıç, fiyat ve finansal istikrarın kalıcı hale gelmesinin ekonominin arz kapasitesinin güçlendirilmesine bağlı olduğunu vurgulayarak, şu ifadelere yer verdi: </p><p>'Program dönemi sonunda enflasyonun yüzde 9'a, cari açığın millî gelire oranının yüzde 1,6'ya ve bütçe açığının yüzde 2,8'e indirilmesinin hedeflenmesi makroekonomik istikrar açısından önemlidir. Fiyat ve finansal istikrarın kalıcı hale gelmesi, ekonominin arz kapasitesinin artırılmasıyla mümkündür. Bu nedenle enflasyonla mücadele sürecinde sanayi yatırımlarının, işletme sermayesinin ve ihracatçılarımızın rekabet gücünün korunup güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Dış ticarette rekabetçilik kapsamında sanayide dönüşüm, pazara erişim, ticaret diplomasisi, ihracat finansmanı ve tedarik zinciri dayanıklılığının birlikte ele alınmasını da olumlu karşılıyoruz. İhracat artışı mevcut firmalarımızın daha fazla satış yapmasıyla sınırlı kalmamalı; ihracatçı firma sayısı artmalı, ihracat tabana yayılmalı ve yüksek katma değerli ürünlerin payı yükselmelidir. Savunma sanayii, sağlık endüstrileri ve diğer stratejik sektörlerde kritik teknolojilerin yerli kapasitesinin geliştirilmesi hedefini, ekonomik güvenliğimiz açısından son derece önemli buluyoruz. Bu yaklaşımın, savunma sanayii ve ileri teknoloji alanlarında güçlü bir üretim ve mühendislik birikime sahip Ankara sanayisi için yeni yatırım ve ihracat imkanları sunacağına inanıyoruz.' </p><p>'Tek haneli enflasyon hedeflerine ulaşmanın yolu, küresel rekabet gücünü artırmasından geçmektedir' </p><p>Ankara Sanayi Odası olarak program hedeflerinin somut uygulamalara dönüştürülmesi sürecinde ilgili kurumlarla iş birliği içinde katkı sunmaya hazır olduklarını söyleyen Ardıç, 'OVP'nin ortaya koyduğu 2029 yılında yüzde 5 büyüme, 450 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı ve tek haneli enflasyon hedeflerine ulaşmanın yolu, sanayinin yatırım yapabilmesinden, mevcut üretim kapasitesini korumasından ve küresel rekabet gücünü artırmasından geçmektedir. Programın uygulama döneminde finansman, enerji, işgücü ve yatırım ortamına ilişkin adımların eş zamanlı ve kararlı biçimde hayata geçirilmesi önem arz etmektedir. OVP'nin başarısı; açıklanan hedeflerin sanayi yatırımlarına, üretim kapasitesine, verimlilik artışına, teknolojik dönüşüme ve ihracata ne ölçüde yansıdığıyla değerlendirilecektir. Ankara Sanayi Odası olarak, programın hedeflerinin somut uygulama araçlarına dönüştürülmesi sürecinde ilgili kurumlarımızla iş birliği içerisinde katkı sunmaya hazırız' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Ankara</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/aso-baskani-ardic-surdurulebilir-buyumenin-temeli-sanayinin-uretim-ve-ihracat-kapasitesidir</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 15:19:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/09/agency/iha/aso-baskani-ardic-surdurulebilir-buyumenin-temeli-sanayinin-uretim-ve-ihracat-kapasitesidir.jpg" type="image/jpeg" length="41812"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Kacır: (OVP hakkında) 'Teknolojik dönüşüm ve verimlilik artışıyla ülkemizin büyüme potansiyeli güçlendirilecek']]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/bakan-kacir-ovp-hakkinda-teknolojik-donusum-ve-verimlilik-artisiyla-ulkemizin-buyume-potansiyeli-guclendirilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/bakan-kacir-ovp-hakkinda-teknolojik-donusum-ve-verimlilik-artisiyla-ulkemizin-buyume-potansiyeli-guclendirilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Orta Vadeli Program'ının (OVP) açıklanmasının ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 'Teknolojik dönüşüm ve verimlilik artışıyla ülkemizin büyüme potansiyelinin güçlendirilmesi, fiyat istikrarının sağlanması, mali disiplinin sürdürülmesi ve kalıcı refah artışının temin edilmesi programın temel hedeflerini oluşturuyor' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Orta Vadeli Program'ının (OVP) açıklanmasının ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 'Teknolojik dönüşüm ve verimlilik artışıyla ülkemizin büyüme potansiyelinin güçlendirilmesi, fiyat istikrarının sağlanması, mali disiplinin sürdürülmesi ve kalıcı refah artışının temin edilmesi programın temel hedeflerini oluşturuyor' dedi. </p><p>Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık yol haritasını belirleyecek olan 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Program (OVP), Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından kamuoyuna açıklandı. Programda enflasyondan büyümeye, ihracattan istihdama kadar ekonominin temel göstergelerine ilişkin hedefler ortaya konuldu. </p><p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, OVP'nin açıklanmasının ardından sosyal medya hesabından değerlendirmede bulundu. Bakan Kacır, Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık yol haritasını ortaya koyan programın Türkiye için hayırlı olmasını diledi. </p><p>'Teknolojik dönüşüm ve verimlilik artışıyla ülkemizin büyüme potansiyeli güçlendirilecek' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bakan Kacır, açıklamasında şunları kaydetti: </p><p>'Teknolojik dönüşüm ve verimlilik artışıyla ülkemizin büyüme potansiyelinin güçlendirilmesi, fiyat istikrarının sağlanması, mali disiplinin sürdürülmesi ve kalıcı refah artışının temin edilmesi programın temel hedeflerini oluşturuyor. Türkiye'nin teknoloji ve üretim kapasitesini daha da ileriye taşıyacak, katma değerli üretimi ve rekabet gücümüzü artıracak politikaları kararlılıkla hayata geçirmeye; ülkemizin sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda çalışmaya devam edeceğiz.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Ankara</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/bakan-kacir-ovp-hakkinda-teknolojik-donusum-ve-verimlilik-artisiyla-ulkemizin-buyume-potansiyeli-guclendirilecek</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 14:03:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/09/agency/iha/bakan-kacir-ovp-hakkinda-teknolojik-donusum-ve-verimlilik-artisiyla-ulkemizin-buyume-potansiyeli-guclendirilecek.jpg" type="image/jpeg" length="16878"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
