<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Face Dergisi</title>
    <link>https://www.facedergisi.com</link>
    <description>Gaziantep Dergi, Gaziantep Dergileri, Röportaj, Gaziantep Face, Gaziantep Yerel Dergiler, Gaziantep Haberleri, Gaziantep'in Yüzü</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.facedergisi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 30 May 2026 00:14:37 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doğu Karadeniz'de yağmur çay hasadını durdurmadı]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/dogu-karadenizde-yagmur-cay-hasadini-durdurmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/dogu-karadenizde-yagmur-cay-hasadini-durdurmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğu Karadeniz Bölgesi'nde etkili olan şiddetli yağışlara rağmen Kurban Bayramı tatilini fırsata çeviren üreticiler, yağmurlu havaya aldırış etmeden çay bahçelerine girerek hasat işlemlerini sürdürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Doğu Karadeniz Bölgesi'nde etkili olan şiddetli yağışlara rağmen Kurban Bayramı tatilini fırsata çeviren üreticiler, yağmurlu havaya aldırış etmeden çay bahçelerine girerek hasat işlemlerini sürdürdü. </p><p>Çay İşletmeleri (ÇAYKUR) Genel Müdürlüğü tarafından Kurban Bayramı arefesi ve bayramın ilk gününde yaş çay alımı yapılmazken, bayramın ikinci gününden itibaren alımlar yeniden başladı. ÇAYKUR'a bağlı yaş çay alım yerlerinde yoğunluk oluşurken, üreticiler topladıkları çayları satmaya etmeye devam etti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Özel sektörün de peşin ödeme yöntemiyle kilogram başına 35 TL taban fiyat üzerinden yaş çay alımı yapması, üreticilerin çay hasadın ilgisini artırdı. Özellikle 9 günlük bayram tatili sürecini değerlendirmek isteyen çay müstahsilleri, yağışlı hava koşullarına rağmen çay bahçelerinde yoğun mesai yaptı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Rize</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/dogu-karadenizde-yagmur-cay-hasadini-durdurmadi</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 15:19:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/05/agency/iha/dogu-karadenizde-yagmur-cay-hasadini-durdurmadi.jpg" type="image/jpeg" length="95455"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hepsiburada yaz sezonuna hazırlık için ihtiyaç duyulan ürünleri kullanıcılara sundu]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/hepsiburada-yaz-sezonuna-hazirlik-icin-ihtiyac-duyulan-urunleri-kullanicilara-sundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/hepsiburada-yaz-sezonuna-hazirlik-icin-ihtiyac-duyulan-urunleri-kullanicilara-sundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hepsiburada, yaz sezonu yaklaşırken balkon ve bahçe düzenlemelerinden ev içi konfor ürünlerine, kamp ekipmanlarından tatil hazırlıklarına kadar farklı ihtiyaçlara yönelik ürünleri kullanıcılarıyla buluşturuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hepsiburada, yaz sezonu yaklaşırken balkon ve bahçe düzenlemelerinden ev içi konfor ürünlerine, kamp ekipmanlarından tatil hazırlıklarına kadar farklı ihtiyaçlara yönelik ürünleri kullanıcılarıyla buluşturuyor. </p><p>Yaz hazırlıklarının başlamasıyla birlikte balkon ve bahçe ürünleri, serinletici ev ürünleri, açık hava yaşamına yönelik ekipmanlar, tatil ve seyahat ihtiyaçlarına yönelik kategorilerde hareketlilik yaşanıyor. Hepsiburada, sezon öncesinde öne çıkan ürün seçeneklerini farklı kategoriler altında bir araya getiriyor. </p><p>Balkon, bahçe ve evlerde yaz hazırlıkları başlıyor </p><p>Havaların ısınmasıyla birlikte kullanıcıların balkon, bahçe ve ev yaşamına yönelik ürünlere ilgisi artıyor. Bahçe mobilyaları, güneş şemsiyeleri, salıncaklar ve şişme havuzlar sezon öncesinde öne çıkan ürünler arasında yer alıyor. Klima ve vantilatör modellerinin yanı sıra derin dondurucular, buz yapıcılar ve dondurma makineleri de yaz dönemine hazırlık kapsamında kullanıcıların tercih ettiği ürün kategorileri arasında bulunuyor. Büyük hacimli ürünler ise HepsiJET XL teslimat hizmetiyle kullanıcılara ulaştırılıyor. </p><p>Açık hava, kamp ve spor aktivitelerine yönelik ürünler öne çıkıyor </p><p>Yaz sezonunun yaklaşmasıyla birlikte kamp, doğa seyahatleri ve açık hava aktivitelerine yönelik ürünlere ilgi yükseliyor. Kamp sandalyeleri, katlanabilir masa ve sandalye setleri, mangal ekipmanları, geniş iç hacimli çadırlar, termoslar ve taşınabilir kahve ekipmanları kullanıcıların tercih ettiği ürünler arasında yer alıyor. Bisiklet, outdoor spor ekipmanları, yürüyüş aksesuarları ve taşınabilir teknolojik ürünler de açık hava aktivitelerine yönelik ihtiyaçlar arasında öne çıkıyor. </p><p>Tatil ve seyahat hazırlıkları için sezonun öne çıkan ürünleri </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yaz tatili planları öncesinde moda, kişisel bakım ve teknoloji kategorilerinde farklı ürün seçenekleri de kullanıcılarla buluşuyor. Mayo, bikini, pareo ve deniz şortlarının yanı sıra plaj havlusu, deniz çantası, güneş gözlüğü ve terlik gibi tamamlayıcı ürünler sezon ürünleri arasında yer alıyor. Su geçirmez telefon kılıfları, akıllı saatler, aksiyon kameraları ve suya dayanıklı bluetooth hoparlör modelleri de tatil döneminde tercih edilen teknolojik ürünler arasında bulunuyor. </p><p>Yapılan açıklamaya göre e-ticaret platformu, yaz sezonu öncesinde farklı ihtiyaçlara yönelik ürün seçeneklerini hızlı teslimat avantajlarıyla kullanıcılarıyla buluşturmaya devam ediyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/hepsiburada-yaz-sezonuna-hazirlik-icin-ihtiyac-duyulan-urunleri-kullanicilara-sundu</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 12:43:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/05/agency/iha/hepsiburada-yaz-sezonuna-hazirlik-icin-ihtiyac-duyulan-urunleri-kullanicilara-sundu.jpg" type="image/jpeg" length="18245"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Japonya'nın 'Bokaşi'si liseye ilham oldu; turşu suyu ve organik atıkla sıvı gübre ürettiler]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/japonyanin-bokasisi-liseye-ilham-oldu-tursu-suyu-ve-organik-atikla-sivi-gubre-urettiler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/japonyanin-bokasisi-liseye-ilham-oldu-tursu-suyu-ve-organik-atikla-sivi-gubre-urettiler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa'daki Faik Çelik Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmen ve öğrencileri, meyve ve sebze atıklarını turşu suyuyla fermente ederek geliştirdikleri yenilikçi sıvı gübre yöntemi için patent başvurusunda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bursa'daki Faik Çelik Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmen ve öğrencileri, meyve ve sebze atıklarını turşu suyuyla fermente ederek geliştirdikleri yenilikçi sıvı gübre yöntemi için patent başvurusunda bulundu. </p><p>Bursa'nın Yıldırım ilçesinde faaliyet gösteren Faik Çelik Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, atık yönetimi ve sürdürülebilir tarım alanında Türkiye'ye örnek olacak öncü bir projeye imza attı. </p><p>Okul bünyesindeki restoran ve kafeteryadan çıkan mutfak atıklarını geri kazandırmak amacıyla başlatılan 'Mutfaktan Tarlaya Gübre' projesi kapsamında, geleneksel bir Japon kompost yöntemi modern bilimle harmanlandı. Okulun Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Abdullah Taşçı koordinatörlüğünde bir araya gelen öğrenciler, dünyada 'fermente olmuş organik madde' anlamına gelen ve mutfak çöplerini oksijensiz ortamda yararlı mikroorganizmalarla dönüştüren 'Bokaşi' tekniğini inceledi. Taşçı, atıkların değerlendirilmesi için kendi özel çalışmalarının olduğunu belirterek, bahçelerde denediği bazı yöntemlerin bulunduğunu anlattı. </p><p>Enzim yerine turşu suyu kullandılar </p><p>Benzer çalışmaları okuldaki öğrencilerle yapmak için harekete geçtiklerini dile getiren Taşçı, dünyada 'Bokaşi' yöntemi olarak bilinen teknikten yola çıkarak proje geliştirdiklerini söyledi. </p><p>'Fermente olmuş organik madde' anlamına gelen ve mutfak atıklarını oksijensiz ortamda, faydalı mikroorganizmalar (EM) ile turşulaştırıp zengin bir gübreye dönüştüren geleneksel bir Japon komposto yöntemi olan bu teknik için bir enzim gerektiğini belirten Taşçı, şöyle konuştu: </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Enzimi satılıyor ve pahalı bir ürün. Aslında buna çöp turşusu da deniyor. Biz enzim almadık ancak benzer faydalı mikroorganizmaları elde etmeyi başardık. Turşu suyuyla fermente ederek enzimle yapılana yakın bir sonuca ulaştım. Lokantamız ve kafeteryamız var. Her gün mutfağımızda yüksek miktarda organik atık çıkıyor. Bunların üzerine turşu suyu ekleyerek belli sistemle kapalı kaplarda fermente ediyoruz. Turşu suyunu öğrencilerimiz turşu satan dükkanları dolaşıp topladılar.' </p><p>Maruldaki büyüme dikkati çekti </p><p>Çöpe atılan soğan, domates, patates, kabak gibi tüm sebzelerin kabukları ve diğer kısımlarını, meyve atıklarını plastik varillerin içine doldurduklarını aktaran Taşçı, 'Üzerine turşu suyunu ekledikten sonra 2-3 gün içinde gübre oluşumu başlıyor. Altındaki suyu varilin alt kısmındaki çeşmeden alıp sıvı gübre yapıyoruz.' dedi. </p><p>Suyu alınan katı kısmın da daha sonra toprağa karıştırıldığını ve yine gübre vazifesi gördüğünü vurgulayan Taşçı, şunları söyledi. </p><p>'Gıda Teknolojileri alanındaki laboratuvarda inceledik. Dışarda özel laboratuvarlarda da tahlil ettirdik. İçindeki mikroorganizmaların faydalı olduğu tespit edildi. Denedik ve bitkiler üzerinde etkisi çok iyi. Mesela marullarımızın diğerlerine göre 2 misli fazla büyüdüğünü gözlemledik. Çiçeklerin daha fazla çiçek yaptığını tespit etti. Bitkilerin dayanıklı olduğunu ilaçlara fazla ihtiyaç duymadığını belirledik. Sıvı gübremizle ilgili patent başvurumuz oldu. Sonucunu bekliyoruz. Öğrencilerimizle ülke eğitimine ve tarıma bir fayda sağladıysak ne mutlu bize.' </p><p>Hem sıfır atık hem de tarıma destek </p><p>Lise Müdürü Mediha Karasu ise Yiyecek ve İçecek Hizmetleri alanında her gün yemek çıktığını belirterek, 'Ortaya çıkan atıklar nasıl değerlendirir diye çalışma yaptık. Meyve ve sebze atıklarımızı değerlendirip sıvı gübre üretimine başladık. Böylece mutfağa giren ürünler toprağa yeniden verimli şekilde kazandırılmış oldu. Hem sıfır atık oluşturduk hem de ülke tarımına fayda sağladık.' diye konuştu. </p><p>Karasu, mutfaktaki atıkların sıfır atık prensibiyle yeniden toprağa kazandırılmasını sağladıklarını vurgulayarak, 'Bu projeyle hem çevre bilincini geliştirdik hem de ülke tarımına ekonomik bir alternatif sunduk' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Bursa</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/japonyanin-bokasisi-liseye-ilham-oldu-tursu-suyu-ve-organik-atikla-sivi-gubre-urettiler</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 11:38:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/05/agency/iha/japonyanin-bokasisi-liseye-ilham-oldu-tursu-suyu-ve-organik-atikla-sivi-gubre-urettiler.jpg" type="image/jpeg" length="89327"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Köy bahçesinde başladı, hedef salep üretimini büyütmek]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/koy-bahcesinde-basladi-hedef-salep-uretimini-buyutmek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/koy-bahcesinde-basladi-hedef-salep-uretimini-buyutmek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yozgat'ta 26 yaşındaki genç girişimci Emre Sarıaslan, köyündeki bahçede yaptığı salep üretim denemesiyle dikkat çekiyor. Boğazlıyan ilçesine bağlı Poyrazlı köyünde çalışma yürüten Sarıaslan, yaklaşık bin 200 kök salep bitkisini deneme amaçlı toprakla buluşturdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yozgat'ta 26 yaşındaki genç girişimci Emre Sarıaslan, köyündeki bahçede yaptığı salep üretim denemesiyle dikkat çekiyor. Boğazlıyan ilçesine bağlı Poyrazlı köyünde çalışma yürüten Sarıaslan, yaklaşık bin 200 kök salep bitkisini deneme amaçlı toprakla buluşturdu. </p><p>Salep üretimini geliştirmek amacıyla farklı türler üzerinde çalışma yaptığını belirten Sarıaslan, bölgede hangi türlerin daha verimli olacağını gözlemlediklerini söyledi. Salep köklerini geçen sene tanesini 20 liradan aldığını ifade eden genç girişimci, çalışmaları ailesine ait evin bahçesinde sürdürdü. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'8 farklı salep türü denendi' </p><p>Salep üretimine yönelik çalışmalarını anlatan Emre Sarıaslan, farklı bölgelerden temin edilen türlerin Yozgat iklimine uyum durumunu gözlemlediklerini belirterek şunları söyledi: </p><p>'Bu yıl Yozgat'ın Boğazlıyan ilçesine bağlı Poyrazlı köyündeki bahçemizde hem salep hem safran çalışmamız oldu. Salepte üç farklı bölgeden, üç farklı satıcıdan sekiz farklı türü deneme yaptık. Bölgemize uyum sağlayan türler oldu, olmayan türler oldu. Önümüzdeki sezonlarda uyum sağlayan türlerden çalışmalarımıza devam edeceğiz.' </p><p>'Drenajlı toprağı seviyor' </p><p>Salep üretiminde toprak hazırlığının önemli olduğunu ifade eden Sarıaslan, ekim sürecini şu sözlerle anlattı: </p><p>'Ekim zamanımız salepte safranda da ikisi de aynı şekilde. Ağustos ortalarında ekimimizi yaptık. İkisi de aynı dönemlerde, çalışmalar başladı. Toprak hazırlığımızı yaptık. İkisinin toprağını da biraz set şeklinde yapıyoruz. Drenaj toprak seviyor ikisi de yumru kök, soğan kök olduğu için.' </p><p>'Hasat sonrası yeniden ekilecek' </p><p>Haziran ayında hasat yapacaklarını belirten Sarıaslan, elde edilen yumruları satış yerine yeniden üretim için kullanacaklarını söyledi. Sarıaslan, 'Şimdi de haziranın on beşi hasadımızı yapacağız. Normalde, hasattan sonra işte bölgelere göre satışlar başlıyor. Ama ben tamamen bahçemi büyütmek için bütün yumruları tekrar ekim için önümüzdeki döneme saklayacağım. Bunu da hasattan sonra kasalara, toprağın dışında bir ortama kaldırıp sezonu gelince tekrar ağustosun on beşi gibi tekrar gelip toprağa ekeceğiz. İstersek toprakta da devam ediyor ama kendi saklama şartlarımızda daha güvenli şekilde, daha verimli şekilde saklayabiliyoruz' dedi. </p><p>Çalışmalarını tarım yetkilileriyle koordineli şekilde yürüttüklerini ifade eden Sarıaslan, 'Çalışmalarımızı da Yozgat İl Tarım Müdürlüğü ve Boğazlıyan İlçe Tarım ile birlikte koordineli bir şekilde yaptık. Onlar da ara ara gelip, kontrollerini yapıp hasat zamanında, ekim zamanında da bizle birlikteler' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Yozgat</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/koy-bahcesinde-basladi-hedef-salep-uretimini-buyutmek</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 10:31:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/05/agency/iha/koy-bahcesinde-basladi-hedef-salep-uretimini-buyutmek.jpg" type="image/jpeg" length="97033"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İhracatçıya kur ve KDV desteği çağrısı]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/ihracatciya-kur-ve-kdv-destegi-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/ihracatciya-kur-ve-kdv-destegi-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İhracatçı firmaların artan maliyet yükü altında rekabet gücünü koruyabilmesi için destek çağrısı yapan sanayi temsilcilerinden Sabri Tecelli, KDV ertelemesi ve ihracatçının dövizini daha avantajlı kurdan bozabilmesine yönelik modellerin değerlendirilmesini istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İhracatçı firmaların artan maliyet yükü altında rekabet gücünü koruyabilmesi için destek çağrısı yapan sanayi temsilcilerinden Sabri Tecelli, KDV ertelemesi ve ihracatçının dövizini daha avantajlı kurdan bozabilmesine yönelik modellerin değerlendirilmesini istedi. </p><p>STK Makine Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Tecelli, özellikle ihracatçı firmaların mevcut maliyet baskıları altında rekabet gücünü koruyabilmesi için devlet desteklerinin artırılması gerektiğini söyledi. Makine ve sanayi sektörünün Türkiye ekonomisinin lokomotiflerinden olduğunu belirten Tecelli, ihracatçı firmalara yönelik yeni finansal modellerin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. </p><p>'İhracatçıya KDV ertelemesi sağlanmalı' </p><p>İhracat yapan firmaların üretim, enerji, işçilik ve finansman maliyetleri nedeniyle zorlandığını dile getiren Tecelli, özellikle KDV konusunda yeni düzenleme yapılabileceğini belirtti. Tecelli, 'İhracatçı firmalar için KDV ödemeleri belirli süre ertelenebilir. Örneğin devlet; ihracatçıya KDV'yi 1 yıl sonra ödeme imkanı sunabilir. Bu tarz uygulamalar firmaların nakit akışını rahatlatır ve üretim motivasyonunu artırır' dedi. </p><p>'İhracatçı dövizini daha güçlü kurdan bozabilmeli' </p><p>Kur politikalarının da ihracatçının rekabet gücünü doğrudan etkilediğini vurgulayan Tecelli, destekleyici kur modeli önerisinde bulundu. Sabri Tecelli, 'İhracatçı döviz kazandırıyor ancak kur baskısı nedeniyle yeterli avantajı hissedemiyor. Örneğin dolar kuru 45 TL ise ihracatçının dövizini 55 TL seviyesine yakın destekleyici sistemle bozabilmesi değerlendirilebilir. Bu durum üretimi, yatırımı ve ihracatı artırır' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Üreten firmalar desteklenirse Türkiye kazanır' </p><p>Türkiye'nin küresel pazarda daha güçlü konuma ulaşabilmesi için üreticinin korunması gerektiğini belirten Tecelli, ihracat yapan firmaların stratejik destek kapsamına alınmasının önemine dikkat çekerek, 'İhracatçı yalnızca kendi firmasını değil, ülke ekonomisini de büyütüyor. Üreten, istihdam sağlayan ve döviz kazandıran firmaların desteklenmesi Türkiye'nin geleceği açısından kritik önem taşıyor' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Sakarya</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/ihracatciya-kur-ve-kdv-destegi-cagrisi</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 10:22:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/05/agency/iha/ihracatciya-kur-ve-kdv-destegi-cagrisi.jpg" type="image/jpeg" length="16385"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kasapların yoğun bayram mesaisi sürüyor]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/kasaplarin-yogun-bayram-mesaisi-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/kasaplarin-yogun-bayram-mesaisi-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı'nda etlerini kıyma ve kuşbaşı olarak değerlendirmek isteyen vatandaşlar, kasaplarda yoğunluk oluşturdu. Gece gündüz çalışan kasaplar taleplere yetişmeye çalışıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kurban Bayramı'nda etlerini kıyma ve kuşbaşı olarak değerlendirmek isteyen vatandaşlar, kasaplarda yoğunluk oluşturdu. Gece gündüz çalışan kasaplar taleplere yetişmeye çalışıyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Elazığ'da bayramda kestirdikleri kurbanlıkları ya da dağıtılan kurban etlerini uzman ellerde kuşbaşı, pirzola, bonfile ya da kıyma olarak hazırlatmak isteyen vatandaşlar kasapların yolunu tuttu. Kasaplar, adeta gece gündüz çalışarak müşterilerin taleplerine cevap vermeye çalışıyor. Bazı vatandaşlar birkaç kilo et getirirken, bazılarının onlarca kilo eti makinede çektirdiği görüldü. </p><p>Bayramın birinci gününün çok yoğun geçtiğini aktaran kasap Fatih Akdeniz, 'İnsanlarımız ibadetlerini yerine getirmek için kurbanlarını kestiler. Rabbim herkesin kesmiş olduğu kurbanı kabul etsin. Allah kimsenin emeğini boşa vermesin. Herkese hayırlı bayramlar diliyorum. Bugün de yoğunluğumuz var. Kesilen hayvanları poşetleyip hisseler halinde dağıtıyoruz. Bu bayram kasapların işi zor. Allah bütün kasap camiasına yardımcı olsun. Vatandaşlar genelde kıyma ve kuşbaşı yaptırıyorlar. Çünkü hisse halinde kesiyorlar, hisseyi 7'ye böldükten sonra kendi evlerine 3'de 1'ini ayırıyorlar. 3'de 1 payını bize getirdiklerinde bizde onlara kıyma, kuşbaşı, kemikli ve yemeklik olarak eşit bir şekilde bölüp kendilerine teslim ediyoruz. Sabah saat 06.00'da açıyoruz akşam 17.00'a kadar çalışıyoruz. Kurban kesen vatandaşlarımız etlerini biraz bozuyorlar. Bayramın birinci günü eti kestikten sonra poşete koyup ağzını bağlıyorlar. Ondan dolayı ette ateşlenme dediğimiz bir durum var. Bu eti bozuyor. Eti bozduğun zaman da mecburen eti çöpe atmak zorunda kalıyoruz. Vatandaşlarımız bu konuda biraz daha hassas olurlarsa iyi olur. Yoğunluğumuz bayramın son gününe kadar sürüyor' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Elazığ</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/kasaplarin-yogun-bayram-mesaisi-suruyor</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 10:11:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/05/agency/iha/kasaplarin-yogun-bayram-mesaisi-suruyor.jpg" type="image/jpeg" length="95200"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Engin Aksoy: ''Mart 2026 sonu itibarıyla son bir yılda 28,8 milyar TL yatırım yaptık'']]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/engin-aksoy-mart-2026-sonu-itibariyla-son-bir-yilda-288-milyar-tl-yatirim-yaptik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/engin-aksoy-mart-2026-sonu-itibariyla-son-bir-yilda-288-milyar-tl-yatirim-yaptik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vodafone Türkiye CEO'su Engin Aksoy, ''Nisan 2025-Mart 2026 arası dönemi kapsayan mali yıl sonuçlarımıza göre, servis gelirlerimiz 144,8 milyar TL olarak gerçekleşti. 31 Mart 2026 sonu itibarıyla son bir yılda 28,8 milyar TL yatırım yaptık. Mobil abone sayımız 25,2 milyon, sabit genişbant abone sayımız 1,3 milyon oldu'' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Vodafone Türkiye CEO'su Engin Aksoy, ''Nisan 2025-Mart 2026 arası dönemi kapsayan mali yıl sonuçlarımıza göre, servis gelirlerimiz 144,8 milyar TL olarak gerçekleşti. 31 Mart 2026 sonu itibarıyla son bir yılda 28,8 milyar TL yatırım yaptık. Mobil abone sayımız 25,2 milyon, sabit genişbant abone sayımız 1,3 milyon oldu'' dedi. </p><p>Vodafone Türkiye CEO'su Engin Aksoy, İhlas Haber Ajansı'na (İHA) özel açıklamalarda bulundu. Aksoy, yeni mali yılı değerlendirirken, net sıfır emisyon ve elektronik atık konularında bilgiler verdi. </p><p>Yeni mali yıl sonuçlarını değerlendiren Engin Aksoy, ''Şirket olarak, tam 20 yıldır ülkemizin toplumsal ve ekonomik gelişiminde önemli bir rol oynuyoruz. Nisan 2025 - Mart 2026 arası dönemi kapsayan mali yıl sonuçlarımıza göre, servis gelirlerimiz 144,8 milyar TL olarak gerçekleşti. 31 Mart 2026 sonu itibarıyla son bir yılda 28,8 milyar TL yatırım yaptık. Mobil abone sayımız 25,2 milyon, sabit genişbant abone sayımız 1,3 milyon oldu. Faturalı abone sayımız ise 21,7 milyona yükseldi. Vodafone Yanımda ve Online Self Servis gibi dijital kanallarımızı kullanan aylık aktif müşteri sayımız 18,1 milyon olurken, bu müşterilerimizin aylık toplam etkileşimi 345 milyona ulaştı. Mali yılımızda müşterilerimizin toplam mobil data kullanımı 5 bin 540 petabyte olarak gerçekleşti. Bu dönemde dijital servisler alanında da gelişmeye devam ettik. Yeni nesil mobil finans çözümümüz Vodafone Pay'in ürünlerini kullanan tekil kullanıcı sayısı 10 milyonu aştı. Bine yakın farklı işlem yapabilen kişisel dijital asistanımız TOBi, aylık ortalama 7,1 milyon müşteriyle etkileşime geçti ve bir yıl içinde 262 milyon kez konuşma başlattı'' şeklinde konuştu. </p><p>''2040'a kadar değer zincirimizde net sıfır emisyona ulaşmayı hedefliyoruz'' </p><p>Aksoy, küresel ısınmanın etkilerini azaltmak ve net sıfır emisyon hedefi için yaptıkları çalışmaları şöyle açıkladı: ''Pek çok şirket gibi biz de içinde bulunduğumuz ekosisteme karşı taşıdığımız sorumluluğun farkındayız. Bu doğrultuda, sürdürülebilirliği stratejimizin ve iş modelimizin merkezine alıyoruz. Öncelikli konularımızdan biri, net sıfır emisyon. 2028'e kadar operasyonlarımızdan kaynaklanan karbon emisyonlarını sıfırlamayı, 2040'a kadar değer zincirimizde net sıfır emisyona ulaşmayı hedefliyoruz. Hem kendi operasyonlarımızda iklim krizinin etkilerini en aza indirmeyi hem de dijital altyapımız ve IoT çözümlerimizle müşterilerimizin karbon ayak izlerini azaltmalarına destek olmayı amaçlıyoruz. </p><p>''Şebeke ve ofislerimizde tükettiğimiz elektriğin tamamını yenilenebilir'' </p><p>2024-25 mali yılında, Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarımız baz yıl olan 2020'ye göre yüzde 94,77 oranında azaldı. Bu performans 2040 net sıfır emisyon hedefimize giden yolda somut adımlarla ilerlediğimizin en net kanıtı. Şebeke ve ofislerimizde tükettiğimiz elektriğin tamamını yenilenebilir enerji kaynaklarından temin ederek Kapsam 2 emisyonlarımızı sıfırladık. Ayrıca, enerji ihtiyacımızı yenilenebilir kaynaklardan karşılamayı önceliklendiriyoruz. 2024-2025 mali yılında kendi tesislerimizde ürettiğimiz 1,36 GWh yenilenebilir elektrikle bir önceki yıla göre üretim kapasitemizi yüzde 14,28 artırdık. Müşterilerimize sunduğumuz IoT çözümleriyle de bir önceki yıla kıyasla yaklaşık yüzde 77'lik artışla müşterilerimizin 933 bin 371 ton karbon emisyon salımına engel olmalarına destek olduk. </p><p>''30 bin ağaçla sağlanabilecek 4 bin 700 ton karbondioksit tasarrufuna eşdeğer bir oran yakaladık'' </p><p>Operasyonel süreçlerimizdeki enerji ihtiyacını yüksek enerji verimliliği sağlayan enerji yönetim sistemleriyle yönetiyoruz. Teknoloji merkezlerimizin iklimlendirme altyapısını yönetmek için Yapay Zekâ Destekli Dijital Termal Yönetim Uygulaması'nı kullanıyoruz. Bu sayede Güç Kullanım Verimliliği parametresinde yüzde 10 iyileşme sağladık, iklimlendirme altyapısında ise yüzde 30'a varan enerji tasarrufu elde ettik. Toplam 4 veri merkezimizde hayata geçirdiğimiz Değişken Frekanslı Sürücü uygulamasıyla, yıllık yaklaşık 1.100 MWh enerji tasarrufu elde ederek, yaklaşık 525 ton karbon emisyonunu engelledik ve 23 bin ağaç dikimine eşdeğer çevresel katkı sağladık. Ayrıca, yapay zekâ destekli optimizasyonlar sayesinde yıllık 9,6 GWh enerji tasarrufu elde ederek, yaklaşık 3 bin kişinin yıllık elektrik tüketimine ve 30 bin ağaçla sağlanabilecek 4 bin 700 ton karbondioksit tasarrufuna eşdeğer bir oran yakaladık.'' </p><p>''Şebeke kaynaklı 2 bin 137 ton e-atığın geri kazanım ve geri dönüşümünü, 4 bin 508 kilo atığın ise yeniden kullanımını sağladık'' </p><p>Elektronik atık yönetimine de önem verdiklerini vurgulayan Aksoy, ''Dünya Ekonomik Forumu verilerine göre, e-atık miktarının 2050 yılında 120 milyon tona ulaşması bekleniyor. Her ne kadar birçok ülkede mevzuata dayalı çeşitli toplama sistemleri mevcut olsa da geri dönüştürülebilen e-atık miktarı üretilen toplamın çok altında kalıyor. 'Herkes için dijital ve yeşil bir gelecek inşa etme' vizyonumuz doğrultusunda insanların iyiliği için çalışmak ve doğayı korumak en önemli amaçlarımız arasında. Döngüsellik ve e-atık yönetimi de bu çerçevede önem verdiğimiz bir konu başlığı. Şirketimizde operasyon, ürün ve hizmetlerimiz sonucu ortaya çıkan e-atıkların hem oluşmasını azaltmaya, hem de geri dönüşümünü artırmaya odaklanıyoruz. Döngüsel ekonomi yaklaşımını benimseyerek, kaynak verimliliği ve karbon salımlarının azaltılmasını sağlıyoruz. 2025 mali yılımızda, şebeke kaynaklı 2 bin 137 ton e-atığın geri kazanım ve geri dönüşümünü, 4 bin 508 kilo atığın ise yeniden kullanımını sağladık. Şebeke kaynaklı atıkların yanı sıra 28,57 ton operasyonel atığın tümünün geri dönüşümünü sağladık. Telefonların yanı sıra arızalı ve hasarlı şebeke ekipmanlarını da ikinci el olarak değerlendiriyoruz. Bu şekilde, 18 bin 839 mobil cihazı yeniden kullanıma uygun hale getirdik'' diye konuştu. </p><p>''Toplamayı hedeflediğimiz e-atık miktarına hedef tarihimizden önce ulaştık ve toplam 37 tonu aşkın e-atığı geri dönüşüme kazandırdık'' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Elektronik atıkların toplanması için yeni başlattıkları proje hakkında bilgi veren Aksoy, ''WWF-Türkiye ve Habitat Derneği iş birliğiyle bir yıl önce 'Dünya İçin Lazım' projesini hayata geçirdik. Amacımız; e-atıkları dönüştürerek doğamıza 'sıfır atık' katkısında bulunmak, e-atık dönüşümleri sayesinde doğa bilinci gelişen bir topluluğun oluşmasını sağlamak. Bu proje kapsamında doğayı korumak üzere e-atıkları toplayıp geri dönüştürüyoruz ve doğayı koruyacak bilinçli bireylerin yetişmesini desteklemek amacıyla doğayı koruma eğitimleri veriyoruz. 7-14 yaş arası çocuklar başta olmak üzere ebeveynler, eğitmenler gibi toplumun farklı kesimlerine yönelik atölyeler, seminerler, eğitimler, üretici etkinlikler ve dijital içeriklerle geniş katılımlı bir etki alanı oluşturuyoruz. Projeyle, çocukların ve yetişkinlerin e-atık, doğayı koruma, sürdürülebilirlik gibi konularda bilinçlenmesini hedefliyoruz. Projemizin gördüğü ilgiden son derece memnunuz. Bu yoğun ilgi sayesinde, toplamayı hedeflediğimiz e-atık miktarına hedef tarihimizden önce ulaştık ve toplam 37 tonu aşkın e-atığı geri dönüşüme kazandırdık. Projemize destek veren gönüllü sayısı 500'ü, doğayı koruma eğitimleriyle ulaştığımız kişi sayısı da 75 bini aştı. </p><p>Proje kapsamında 'Doğa Elçileri' adını verdiğimiz bir program başlattık. Bu program, çocukların doğayla bağ kurmasını; e-atık ve çevre konularına yönelik farkındalık geliştirmesini; gözlem, düşünme ve üretim yoluyla öğrenmesini destekleyen çevrim içi bir öğrenme sürecini ifade ediyor. Şu ana kadar 23 Doğa Elçisi seçildi. Mentorları ile eşleşen bu elçiler; e-atık, doğa koruma, sürdürülebilirlik odaklı eserlerini dijital bir sergi için üretmeye devam ediyor. </p><p>'Dünya İçin Lazım' projemizle e-atıkların geri dönüşümüne katkı sağlamayı sürdürüyoruz. Müşterimiz olsun olmasın herkesi bir gün lazım olur diye çekmecelerde duran e-atıkları geri dönüştürülmesi için mağazalarımıza getirmeye davet ediyoruz'' ifadelerini kullandı. </p><p>Aksoy, sürdürülebilirlik konusunda ise şu açıklamayı yaptı: ''Şirket olarak, ekonomik başarının çevreye bir maliyeti olmadan elde edilebileceğine inanıyoruz. Çevresel sürdürülebilirlik sağlandıkça ekonomik sürdürülebilirlik ve toplumsal refahın var olabileceğini savunuyoruz. Gerek kendi operasyonlarımızda gerekse müşterilerimize sunduğumuz ürün ve servislerde de bu yaklaşımı temel alıyor, içinde bulunduğumuz toplum ve gezegenimiz için çalışıyoruz. Hem küresel politikalar hem de şirketlerin sürdürülebilirlik stratejileri için kritik bir kavram haline gelen yeşil ekonominin gelecekte daha da hız kazanmasını ve şirketlerin sürdürülebilirlik hedeflerini iş stratejilerinin ayrılmaz bir parçası haline getirmesini bekliyoruz. Net sıfır hedeflerimizi gerçekleştirmek ve toplumun bu konuda farkındalığını artırmak için çalışmaya devam edeceğiz.'' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/engin-aksoy-mart-2026-sonu-itibariyla-son-bir-yilda-288-milyar-tl-yatirim-yaptik</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 09:37:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/05/agency/iha/engin-aksoy-mart-2026-sonu-itibariyla-son-bir-yilda-288-milyar-tl-yatirim-yaptik.jpg" type="image/jpeg" length="18711"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Toroslar'da yetişen 31 farklı bitkinin yağını çıkartıp ülkenin dört bir yanına gönderiyor]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/toroslarda-yetisen-31-farkli-bitkinin-yagini-cikartip-ulkenin-dort-bir-yanina-gonderiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/toroslarda-yetisen-31-farkli-bitkinin-yagini-cikartip-ulkenin-dort-bir-yanina-gonderiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Akseki ilçesinde yaşayan 61 yaşındaki Abdullah Güven, Toros Dağları'ndan topladığı şifalı bitkilerden ürettiği doğal yağlarla hem Türkiye'ye hem de Avrupa'ya ulaşarak ekonomiye katkı sağlıyor. Yaklaşık 30 yıldır bitki yağları üreten Güven, ilk yıllarda bakır kazanlarda ilkel yöntemlerle yalnızca kekik yağı çıkarırken bugün modern sistemlerle 31 çeşit bitkiden doğal yağ elde ediyor. Üretilen yağların gramı 4 lira ile 18 lira arasında değişirken en pahalı yağlar gramı 18 lira olan kekik, andız, ardıç, sedir, elma yağı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Antalya'nın Akseki ilçesinde yaşayan 61 yaşındaki Abdullah Güven, Toros Dağları'ndan topladığı şifalı bitkilerden ürettiği doğal yağlarla hem Türkiye'ye hem de Avrupa'ya ulaşarak ekonomiye katkı sağlıyor. Yaklaşık 30 yıldır bitki yağları üreten Güven, ilk yıllarda bakır kazanlarda ilkel yöntemlerle yalnızca kekik yağı çıkarırken bugün modern sistemlerle 31 çeşit bitkiden doğal yağ elde ediyor. Üretilen yağların gramı 4 lira ile 18 lira arasında değişirken en pahalı yağlar gramı 18 lira olan kekik, andız, ardıç, sedir, elma yağı. </p><p>Toros Dağları'nın 800 ile bin 800 rakımlı bölgelerinden toplanan ve özenle işlenip doğal yöntemlerle üretilen bitki yağların vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Türkiye'nin 81 ilinden sipariş alan yağlar Avrupa'da taleplere göre farklı ülkelere gönderiliyor. Üretime başladığı ilk yıllarda özellikle kekik bitkisini kurutup satan, ardından evinin bahçesinde son derece ilkel ortamlarda kazanda kaynattığı kekik bitkisini damıtarak yağını almaya başlayan Güven, aradan geçen 30 yıllık sürede Kekik bitkisinin yanına 30 bitki daha ekleyerek tesisleşti. Son olarak incir çekirdeği yağını da çıkarmaya başlayan Güven bugün Toroslarda yetişen 31 bitkinin yağını çıkartıp kargoyla tüm ülkeye gönderiyor. </p><p>'En fazla kekik yağı üretiyoruz' </p><p>En çok kekik yağı ürettiklerini ve en fazla talebin de kekik yağına olduğunu belirten Abdullah Güven, yağ üretiminin zahmetli bir süreç olduğunu dile getirdi. Güven, 'Yağ çıkarmak oldukça zahmetli ve zor bir iştir. Toroslarda yetişen bitkilerin ayrı bir lezzeti ve şifası vardır. İnsanlara faydalı olmaya çalışıyoruz. Bunun için de memnunuz. Yaptığımız yağların içinde en fazla kekik yağı üretiyoruz. Kekik yağının satışı daha çok. İnsanlar kekik yağını daha fazla tüketiyorlar' dedi. </p><p>'Akseki kekiğine dünya çapında övgü' </p><p>Akseki'de yetişen kekiklerin kalitesine dikkat çeken Güven, bölgenin iklimi ve doğasının bitkilere eşsiz aroma kattığını söyledi. </p><p>Akdeniz Üniversitesi akademisyenlerinin yıllarca bölgedeki kekikler üzerine çalışma yaptığını aktaran Güven, 'Bizim yöremizde yetişen kekiklerin yağı incelenmiştir. Almanya'da da çalışmalar yapılmıştır. Türkiye'nin birçok yerinden alınan numuneler arasında en iyisinin Akseki'de yetiştiği söylenmiştir. Buradaki iklim çok farklı olduğu için bitkilerin aroması ve kalitesi de çok güzel oluyor' diye konuştu. </p><p>'Kazanda yağ 4 saatte çıkıyor' </p><p>Bitki yağlarının üretim süreci hakkında bilgi veren Abdullah Güven, kazanlarda yapılan işlemlerin saatler sürdüğünü belirterek 'Kazanlara bazen 80-100 kilogram, bazen de 300 kilogram bitki atıyoruz. Yapraklı türlerde miktar daha az oluyor. Bitkileri 100-120 derece arasında kaynatıyoruz. Yaklaşık bir saat sonra yağ vermeye başlıyor. Üç saat boyunca devam ediyor ve toplam 4 saatte yağ tamamen çıkmış oluyor' ifadelerini kullandı. </p><p>'Her yağın ayrı bir şifası var' </p><p>Ürettiği 31 çeşit yağın farklı alanlarda kullanıldığını belirten Güven, vatandaşlardan olumlu dönüşler aldıklarını söyledi. Kekik yağının üşütme ve virüslere karşı tercih edildiğini anlatan Güven, lavanta yağının rahat uyumaya yardımcı olduğunu, nane yağının mide bulantısına ve ağız yaralarına iyi geldiğini ifade etti. Okaliptüs yağının nefes açıcı ve sinek kovucu özelliği bulunduğunu belirten Güven, ardıç yağının eklem ağrıları ile nefes darlığına iyi geldiğinin bilindiğini anlattı. </p><p>Menengiç yağının bağışıklık sistemini güçlendirdiğini dile getiren Güven, 'Bizim yağlarımız doğal olduğu için halk daha çok tercih ediyor. Alan vatandaşlar sürekli yeniden sipariş veriyor. Türkiye'nin her yerine kargo ile gönderiyoruz. İnsanlara şifa dağıttığımız için mutluyuz' dedi. </p><p>'İncir çekirdeği yağı da üretmeye başladı' </p><p>Daha önce 30 çeşit bitki ve tohumdan yağ çıkaran Abdullah Güven, son olarak incir çekirdeği yağı üretimine başladığını belirtti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Vatandaşlardan olumlu geri dönüşler aldığını ifade eden Güven, özellikle çocuk sahibi olmak isteyen ailelerin kendilerine teşekkür ettiğini söyledi. </p><p>'Bu işi büyüteceğiz' </p><p>Oğlu ile birlikte sürekli yeni bitkiler üzerine araştırmalar yaptıklarını belirten Güven, Toros Dağları'ndaki hangi bitkilerden yağ çıkarabiliriz diye sürekli araştırmalar yapıyoruz. Bu işi büyüteceğiz. Büyük bir fabrika yapacağız. Ruhsatını aldık. Hedefimde ve hayalimde hep bu vardı. O hedefime ulaşarak ülke ekonomisine katkı sağlamak istiyorum' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Antalya</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/toroslarda-yetisen-31-farkli-bitkinin-yagini-cikartip-ulkenin-dort-bir-yanina-gonderiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 09:34:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/05/agency/iha/toroslarda-yetisen-31-farkli-bitkinin-yagini-cikartip-ulkenin-dort-bir-yanina-gonderiyor.jpg" type="image/jpeg" length="52752"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASO'dan 'NEET' gençleri ekonomiye kazandırma raporu:]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/asodan-neet-gencleri-ekonomiye-kazandirma-raporu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/asodan-neet-gencleri-ekonomiye-kazandirma-raporu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Sanayi Odası'nın (ASO), 'Kayıp Potansiyel: Türkiye'de NEET Gençlerin Profili, NEET'e Yol Açan Nedenler ve Çözüm Yolları' başlıklı kapsamlı araştırma raporu yayımlandı. Türkiye'de her dört gençten birinin ne eğitimde ne istihdamda (NEET) olduğuna dikkat çekilen raporda, bu duruma yol açan nedenler ve çözüm yolları çok boyutlu bir bakış açısıyla ele alınarak somut çözüm önerileri sunuldu. NEET gençlerin doğru politikalar ve güçlü koordinasyon ile üretime ve istihdama kazandırılabileceğini belirten ASO Başkanı Seyit Ardıç, 'Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerimizi ekonomiye kazandırmak geleceğimiz için en stratejik yatırımların başında gelmektedir' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Sanayi Odası'nın (ASO), 'Kayıp Potansiyel: Türkiye'de NEET Gençlerin Profili, NEET'e Yol Açan Nedenler ve Çözüm Yolları' başlıklı kapsamlı araştırma raporu yayımlandı. Türkiye'de her dört gençten birinin ne eğitimde ne istihdamda (NEET) olduğuna dikkat çekilen raporda, bu duruma yol açan nedenler ve çözüm yolları çok boyutlu bir bakış açısıyla ele alınarak somut çözüm önerileri sunuldu. NEET gençlerin doğru politikalar ve güçlü koordinasyon ile üretime ve istihdama kazandırılabileceğini belirten ASO Başkanı Seyit Ardıç, 'Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerimizi ekonomiye kazandırmak geleceğimiz için en stratejik yatırımların başında gelmektedir' dedi. </p><p>Ankara Sanayi Odası (ASO), sanayi, üretim, istihdam, eğitim ve teknolojik dönüşüm alanlarında Türkiye'nin yapısal sorunlarını veri temelli analizlerle ele alan ve çözüm önerileri sunan araştırma raporlarına bir yenisini daha ekledi. İş gücü piyasasının yapısal sorunlarını ve gençlerin üretim süreçlerine katılımını çok boyutlu bir bakış açısıyla değerlendiren ASO, hazırladığı 'Kayıp Potansiyel: Türkiye'de NEET Gençlerin Profili, NEET'e Yol Açan Nedenler ve Çözüm Yolları' başlıklı kapsamlı araştırma raporuyla; tüm paydaşlara yönelik somut politika önerileri sundu. </p><p>ASO tarafından hazırlanan raporda; gençlerin üretim süreçlerine kazandırılmasının sosyal bir gerekliliğin yanında Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınması, üretim gücü, verimlilik kapasitesi ve rekabetçiliği açısından stratejik bir zorunluluk olduğu vurgulandı. </p><p>Dört gençten biri 'NEET' </p><p>Raporda Türkiye'nin, OECD ülkeleri arasında en yüksek NEET oranına sahip ülkelerden biri olduğuna dikkat çekildi. 15-29 yaş grubundaki gençlerin yüzde 25,9'u ne eğitimde ne istihdamda yer alırken, kadınlarda bu oran yüzde 36,5 seviyesine ulaşıyor. Türkiye'nin NEET oranı, OECD ortalamasının yaklaşık iki katı seviyesinde bulunuyor. </p><p>Araştırmada, NEET sorununun yalnızca genç işsizliği olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekilerek; eğitim sistemi, iş gücü piyasası ve sosyal politika arasındaki yapısal uyumsuzlukların bir sonucu olduğu ifade edildi. Raporda, gençlerin üretim süreçlerinden uzak kalmasının; ekonomik büyümeden toplumsal refaha, verimlilikten beşerî sermaye kapasitesine kadar geniş bir alanı doğrudan etkilediği belirtildi. </p><p>'Diplomalı ama mesleksiz' riskine dikkat çekildi </p><p>Çalışmada, Türkiye'de NEET oranlarının yüksekliği, bireysel tercihlerden çok; beceri temelli olmayan, iş gücü piyasasıyla zayıf bağlara sahip ve uygulamalı eğitimi yeterince içermeyen bir eğitim sisteminin sistemik sonucu olarak da ortaya çıktığı vurgulandı. 'Diplomalı ama mesleksiz' bir gençlik riskine dikkat çekilen raporda, eğitim-istihdam bağının güçlendirilmesinin kritik önemde olduğu ifade edildi. </p><p>Raporda ayrıca, Ankara Sanayi Odası'nın üyeleri arasında yapılan istihdam anketine göre işletmelerin yüzde 48'inin 'yetkin ve yetişmiş personel bulamama' sorununu ilk sıraya koyduğu belirtilirken; Türkiye'de aynı anda hem yüksek genç işsizliği hem de nitelikli personel açığı yaşandığına dikkat çekildi. Bu durumun, iş gücü piyasasında beceri uyumsuzluğu bulunduğunu ortaya koyduğu kaydedildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Araştırmada; özellikle imalat sanayiinin ihtiyaç duyduğu CNC operatörü, kaynakçı, bakım-onarım uzmanı ve endüstriyel otomasyon teknisyeni gibi alanlarda ara eleman ihtiyacının arttığı; buna karşın gençlerin daha çok masa başı işlere yöneldiği ifade edildi. Mesleki eğitim kurslarının yaygınlaştırılması ve gençlerin üretim odaklı alanlara yönlendirilmesinin önemine dikkat çekildi. </p><p>Kadınlardaki yüksek NEET oranı yapısal sorunlara işaret ediyor </p><p>Raporda, kadınların NEET oranının erkeklerin iki katından fazla olmasının; bakım ekonomisi, toplumsal rol dağılımı ve kadınların iş gücü piyasasına erişimde karşılaştığı yapısal sorunlarla doğrudan ilişkili olduğu ifade edildi. Kadınların ekonomik hayata daha güçlü katılımı için bakım hizmetleri, esnek çalışma modelleri ve hedefli destek programlarının önemine dikkat çekildi. </p><p>Raporda ayrıca; geçici koruma altındaki mülteci gençler ve engelli gençlerin, mevcut sistem içinde büyük ölçüde görünmez kalan kırılgan gruplar arasında yer aldığı belirtilerek, politika araçlarının bu grupları da kapsayacak şekilde yeniden yapılandırılması gerektiği vurgulandı. </p><p>Büyük bir ekonomik potansiyel üretime kazandırılabilir </p><p>Araştırmada, Türkiye'nin NEET probleminin yıllık ekonomik maliyetinin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla'nın yüzde 2,8 ila yüzde 3,5'i arasında olduğu tahmin edilirken, bunun yaklaşık 38 milyar ila 47,5 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğe karşılık geldiği kaydedildi. Uygulanacak etkili politikalarla Türkiye'nin her yıl savunma bütçesi büyüklüğünde ilave bir ekonomik potansiyeli üretime kazandırabileceği vurgulandı. </p><p>Raporda yer verilen 'odaklı senaryo' analize göre ise; etkili politika uygulamalarıyla 2025 yılında 4,7 milyon seviyesinde olan 15-29 yaş NEET sayısının 2030 yılı itibarıyla 3,2 milyon seviyesine kadar düşürülebileceği, bu sayede yaklaşık 18 milyar dolarlık ekonomik kazanım sağlanabileceği ifade edildi. </p><p>Çözüm için beş temel politika önerisi </p><p>ASO'nun araştırmasında; Almanya'nın ikili eğitim sistemi, İtalya'nın koordinasyon modeli ve Güney Kore'nin psikososyal destek yaklaşımı detaylı biçimde incelenirken, Türkiye için uygulanabilir politika önerileri geliştirildi. Eğitim ile üretim arasındaki bağın güçlendirilmesi, gençlerin iş gücü piyasasına geçiş sürecinin desteklenmesi ve mesleki yönlendirme mekanizmalarının yaygınlaştırılması gerektiği ifade edildi. </p><p>Raporda çözüm için beş temel politika önceliği öne çıktı. Bunlar; hedefe duyarlı politika tasarımı, güçlü kurumsal eşgüdüm, sonuç odaklı izleme kapasitesi, kadın NEET'lere yönelik bakım ve esnek çalışma desteği ile Ankara'nın pilot uygulama merkezi olarak değerlendirilmesi şeklinde sıralandı. Raporda; sahip olduğu sanayi altyapısı, üniversite ekosistemi, kurumsal kapasitesi, veri üretim gücü ve genç nüfus profiliyle Ankara'nın, NEET politikalarının uygulanabilirliğini test edebilecek önemli bir model şehir potansiyeli taşıdığı vurgulandı. Başarılı uygulamaların yerelden ulusal ölçeğe taşınabileceği ifade edildi. </p><p>Raporda ayrıca; İŞKUR, MEB, YÖK, yerel yönetimler, sanayi odaları ve sivil toplum kuruluşlarının aynı yönetişim zemini içinde çalışacağı 'Ulusal NEET Koordinasyon Kurulu' oluşturulması önerildi. Büyükşehirlerde kariyer danışmanlığı, psikososyal destek, mesleki yönlendirme ve işveren eşleştirmesi sunacak 'NEET Destek Merkezleri' kurulmasının da çözüm sürecine önemli katkı sağlayacağı belirtildi. </p><p>Ardıç: 'Kayıp bir kuşak değil, büyük bir potansiyel olarak görüyoruz' </p><p>ASO Başkanı Seyit Ardıç, rapora ilişkin yaptığı değerlendirmede, genç nüfusun Türkiye'nin en büyük kalkınma potansiyelini oluşturduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: </p><p>'Bugün Türkiye'de her dört gencimizden biri ne eğitimde ne istihdamda yer alıyor. Kadınlarda ise bu oran çok daha yüksek seviyelere çıkıyor. Biz bu tabloya yalnızca bir istihdam sorunu olarak bakmıyoruz. Bu konu; Türkiye'nin üretim gücü, verimlilik kapasitesi ve gelecekteki rekabet gücü açısından stratejik bir başlıktır. Biz üretim süreçlerinin dışında kalan gençlerimizi kayıp bir kuşak olarak değil, doğru politikalarla yeniden kazanılabilecek büyük bir potansiyel olarak görüyoruz.' </p><p>ASO'nun raporunda eğitim sistemi ile iş gücü piyasası arasındaki uyumsuzluğa dikkat çekildiğini ifade eden Başkan Ardıç, 'Bugün sanayimiz nitelikli personel ararken, çok sayıda gencimiz iş gücü piyasasının dışında kalıyor. Bu durum bize temel sorunun yalnızca işsizlik değil, beceri uyumsuzluğu olduğunu gösteriyor. Özellikle uygulamalı eğitim modellerinin güçlendirilmesi, mesleki eğitimin geliştirilmesi ve gençlerin üretim süreçleriyle daha erken buluşması büyük önem taşıyor' dedi. </p><p>Raporda kadınların iş gücüne katılımını destekleyecek bakım hizmetleri, esnek çalışma modelleri, NEET destek merkezleri ve güçlü kurumsal koordinasyon gibi somut politika önerilerine de yer verdiklerine işaret eden Başkan Ardıç, 'Doğru politikalar, güçlü koordinasyon ve sonuç odaklı uygulamalarla gençlerimizi üretime, istihdama ve ekonomik hayata çok daha güçlü şekilde kazandırabileceğimize inanıyoruz. Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerimizi ekonomiye kazandırmak, geleceğimiz için yapılacak en stratejik yatırımların başında gelmektedir. Raporumuzun; politika yapıcılar, eğitim kurumları ve özel sektör için yol gösterici bir kaynak olacağına inanıyorum' ifadelerini kullandı. </p><p>'Sorunları tespit etmenin yanında çözüm önerileri de sunuyoruz' </p><p>Ankara Sanayi Odası olarak yalnızca sorunları tespit eden değil, çözüm önerileri geliştiren bir yaklaşım benimsediklerini ifade eden Başkan Ardıç, şöyle devam etti: </p><p>'İş gücü piyasalarının işleyişini ve sorunlarını daha etkin bir perspektifle ele alıyor, hazırladığımız araştırma raporlarıyla politika yapıcılara yön gösterici analizler sunuyoruz. Bu çalışmalarda temel yaklaşımımız, sorunları tespit etmenin yanında somut ve uygulanabilir politika önerileri de ortaya koymaktır.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Ankara</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/asodan-neet-gencleri-ekonomiye-kazandirma-raporu</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 09:32:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/05/agency/iha/asodan-neet-gencleri-ekonomiye-kazandirma-raporu.jpg" type="image/jpeg" length="26615"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Modern görünüme kavuşan Gürbulak Sınır Kapısı'nda tır trafiği büyüdü, ticaret hacmi yükseldi]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/modern-gorunume-kavusan-gurbulak-sinir-kapisinda-tir-trafigi-buyudu-ticaret-hacmi-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/modern-gorunume-kavusan-gurbulak-sinir-kapisinda-tir-trafigi-buyudu-ticaret-hacmi-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin İran'a açılan en önemli hudut kapılarından biri olan Gürbulak Sınır Kapısı'nda modernizasyon sonrası hem ticaret hacmi hem de tır yoğunluğu arttı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'nin İran'a açılan en önemli hudut kapılarından biri olan Gürbulak Sınır Kapısı'nda modernizasyon sonrası hem ticaret hacmi hem de tır yoğunluğu arttı. </p><p>Kurban Bayramı kapsamında Gürbulak Gümrük Kapısı'nda görev yapan personellerle bayramlaşan Ağrı Valisi Önder Bozkurt, İl Jandarma Komutanı V. Sedat Kara ve İl Emniyet Müdürü Göksel Önder ile birlikte hem Türk hem de İranlı vatandaşlarla bayramlaştı. Kapının Türkiye'nin ekonomik açıdan en önemli hudut kapılarından biri olduğunu söyleyen Bozkurt, özellikle İran ile gerçekleştirilen tır taşımacılığında önemli bir ticari kapasiteye ulaşıldığını belirtti. Bozkurt, 2025 yılı verilerine göre Gürbulak Gümrük Kapısı'nda 656 milyon dolar ihracat, 335 milyon dolar ithalat gerçekleştirildiğini ifade etti. Kapıda aynı dönemde 2,9 milyar TL vergi tahsilatı yapıldığı öğrenildi. </p><p>Modernizasyon çalışmalarının ardından giriş-çıkış sayılarında önemli artış yaşandığını kaydeden Bozkurt, 2026 yılı Mayıs ayı verilerinin bir önceki yılın aynı dönemine göre ciddi yoğunluk artışını ortaya koyduğunu belirtti. </p><p>Gürbulak Gümrük Kapısı'nda 3 vardiya halinde toplam 222 personelin görev yaptığını ifade eden Bozkurt, gümrük personelinin yanı sıra emniyet ve jandarma ekiplerinin de bölgede 7 gün 24 saat esasına göre görev yaptığını söyledi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Vali Bozkurt, 'Ülkemizin en önemli sınır kapılarından biri olan Gürbulak'ta arkadaşlarımız gece gündüz büyük bir özveriyle görev yapıyor. Hem ticaretin hem de geçişlerin aksamaması adına yoğun bir çalışma yürütülüyor' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Ağrı</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/modern-gorunume-kavusan-gurbulak-sinir-kapisinda-tir-trafigi-buyudu-ticaret-hacmi-yukseldi</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 09:05:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/05/agency/iha/modern-gorunume-kavusan-gurbulak-sinir-kapisinda-tir-trafigi-buyudu-ticaret-hacmi-yukseldi.jpg" type="image/jpeg" length="28121"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kasaplarda kıyma çekme telaşı başladı]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/kasaplarda-kiyma-cekme-telasi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/kasaplarda-kiyma-cekme-telasi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SAMSUN (İHA) - Kurban Bayramı'nın ikinci gününde kurbanlık telaşı yerini kıyma çektirme yoğunluğuna bıraktı. Samsun'da vatandaşlar, kestikleri kurban etlerini kıyma yaptırmak için kasapların önünde uzun kuyruklar oluşturdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>SAMSUN (İHA) - Kurban Bayramı'nın ikinci gününde kurbanlık telaşı yerini kıyma çektirme yoğunluğuna bıraktı. Samsun'da vatandaşlar, kestikleri kurban etlerini kıyma yaptırmak için kasapların önünde uzun kuyruklar oluşturdu. </p><p>Kent genelinde kasaplarda hareketlilik yaşanırken, vatandaşlar sabahın erken saatlerinden itibaren dükkanların önünde sıraya girdi. Kasaplar, artan yoğunluk nedeniyle gün boyu vatandaşlara et parçalama ve kıyma çekme hizmeti verdi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Samsun Kasaplar Odası'na kayıtlı işletmelerde kıymanın kilogramının 30 TL'den çekildiği öğrenilirken, bir kasaba günlük ortalama 500 ila 600 kişinin geldiği belirtildi. </p><p>Samsun Kasaplar Odası Başkanı Ömür Şen, bayram dönemlerinde her yıl benzer yoğunluğun yaşandığını ifade ederek, 'Her sene olduğu gibi bu sene de yoğunluk var. Bütün kasap esnaflarımızda yoğunluk var. İnsanlar kurbanlarını kesti, bizler de yardımcı oluyoruz. Etlerini parçalıyoruz, kıymalarını çekiyoruz' dedi. </p><p>Sokakta yapılan kıyma çekimine dikkat çeken Şen, bunun halk sağlığı açısından risk oluşturduğunu belirterek, 'Rahatsız olduğumuz konu dışarıda sokağın ortasında kıyma çekilmesi. Sokağa makine koyup kıyma çekiyorlar. Bu konuda cezalar caydırıcı değil. İnsan sağlığıyla oynanmasın' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Samsun</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/kasaplarda-kiyma-cekme-telasi-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 15:07:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/05/agency/iha/kasaplarda-kiyma-cekme-telasi-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="96073"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nazilli'de kurutmalık sebze oymacılığı 'bacasız fabrikaya' dönüştü]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/nazillide-kurutmalik-sebze-oymaciligi-bacasiz-fabrikaya-donustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/nazillide-kurutmalik-sebze-oymaciligi-bacasiz-fabrikaya-donustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın'ın Nazilli ilçesinde Kabakçı ailesinin 70 yıl önce başlattığı doğal sebze kurutma geleneği, bugün 100'den fazla kişiye istihdam sağlayarak ilçe ekonomisine katkı sunuyor. Tamamen doğal yöntemlerle kurutulan sebzeler, Türkiye'nin dört bir yanındaki sofralara ulaşıyor. Yıldıztepe Mahallesi'nde sürdürülen üretim sayesinde 100'den fazla kişiye istihdam sağlanırken, mahalle adeta 'bacasız fabrikaya' dönüştü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aydın'ın Nazilli ilçesinde Kabakçı ailesinin 70 yıl önce başlattığı doğal sebze kurutma geleneği, bugün 100'den fazla kişiye istihdam sağlayarak ilçe ekonomisine katkı sunuyor. Tamamen doğal yöntemlerle kurutulan sebzeler, Türkiye'nin dört bir yanındaki sofralara ulaşıyor. Yıldıztepe Mahallesi'nde sürdürülen üretim sayesinde 100'den fazla kişiye istihdam sağlanırken, mahalle adeta 'bacasız fabrikaya' dönüştü. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Nazilli'de dededen toruna aktarılan kurutmalık sebze oyma işi iddiaya göre ilk olarak 1956 yılında Tahsin Kabakçı'nın dedesi tarafından kuru patlıcan oyarak başladı. Yıllar içerisinde gelişen üretim ağıyla birlikte bugün dolmalık biber, kızartmalık biber, domates, fasulye, bamya ve kabak gibi birçok sebze doğal yöntemlerle kurutularak Türkiye'nin dört bir yanına gönderiliyor. </p><p>Ailenin üçüncü kuşak temsilcisi Tahsin Kabakçı, yıllık yaklaşık bin 500 ton ürün işlediklerini belirterek, ürünlerin tercih edilmesindeki en önemli unsurun doğallık olduğunu söyledi. Kabakçı, 'Patlıcanın dışında artık her çeşit sebzeyi kurutuyoruz. Hiçbir katkı maddesi kullanmıyoruz. Ürünlerimizi evde kullandığımız içme suyuyla yıkıyoruz. Daha sonra suyun içinde yaklaşık 45 dakika bekletip güneşe seriyoruz. Güneşin durumuna göre 1-2 gün içerisinde kurutma işlemi tamamlanıyor' dedi. </p><p>Yıldıztepe Mahallesi'nin doğal hava koridorunun ürünlerin kalitesine büyük katkı sağladığını ifade eden Kabakçı, bölgedeki üretimin mahalle halkına da önemli bir gelir kapısı oluşturduğunu söyledi. Kabakçı, 'Bu iş mahalle halkına ekmek kapısı oldu. Bölgeyi adeta bacasız fabrikaya çevirdik. Mahallemizin hava koridoru sayesinde ürünlerimiz doğal şekilde kuruyor ve Türkiye'nin dört bir yanına ulaşıyor. Hem üretime hem de istihdama katkı sağlıyoruz. İşimizi büyük bir aşk ve şevkle sürdürüyoruz' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Aydın</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/nazillide-kurutmalik-sebze-oymaciligi-bacasiz-fabrikaya-donustu</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 13:54:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/05/agency/iha/nazillide-kurutmalik-sebze-oymaciligi-bacasiz-fabrikaya-donustu.jpg" type="image/jpeg" length="23976"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çekirdek karpuzun hasadı başladı: 3 ayda hasat ediliyor, 1 ayda tükeniyor]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/cekirdek-karpuzun-hasadi-basladi-3-ayda-hasat-ediliyor-1-ayda-tukeniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/cekirdek-karpuzun-hasadi-basladi-3-ayda-hasat-ediliyor-1-ayda-tukeniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Kumluca ilçesine bağlı Karacaören'de yetiştirilen çekirdek karpuzunun hasadı başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Antalya'nın Kumluca ilçesine bağlı Karacaören'de yetiştirilen çekirdek karpuzunun hasadı başladı. </p><p>Kumluca İlçesine bağlı Karacaören Mahallesinde dar bir alanda üretilen çekirdek karpuzda beklenen hasat başladı. Alakır Çayı havzasında dar bir alanda üretilen karpuzlar sabahın erken saatlerinde seralardan hasat ediliyor ve ilçe merkezinde satışa sunuluyor. Şubat ayında toprakla buluşan karpuz fidanları 3 ay içinde oluşup hasat edilecek hale geliyor. Çekirdek karpuz, kilosu 60 TL'den satılıyor. </p><p>Yaklaşık 20 yıl önce mahallede ilk defa kış mevsiminde karpuz yetiştirmeyi deneyen Halil Çatal; 'Bu çekirdek karpuzun rengi pembe, içi pamuk şekeri gibi ağızda eriyen bir çeşittir. Biraz kabuğu kalın olsa da bu karpuzun orijinali bu şekildedir. Bu her yerde olmaz. Bizim buraya has olduğu için Karacaören çekirdek karpuzu olarak Kumluca halkına sunmaktayız. 20 Mayısta başlar 20 Haziranda biter. Çok kısa bir periyodda bulunur. Ama tat ve şeker oranı yüksek olduğu için halkımızın tercih ettiği bir karpuzdur' dedi. </p><p>'Dönümden 4 ton civarında karpuz hasat ediyoruz' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Karpuzların sadece ilçe halkına yeterli olduğunu ve dışarıya satılmadığını belirten Çatal, 'Kumluca halkına ancak yeter. Fazla bir rekolte yok. Dışarı satmıyoruz. Çünkü kendi ilçemiz e ancak yetiyor. Karacaören karpuzunu gören fiyatın bakmaz. Tadına bakar. Karacaören karpuzu olduğunu bilen de fiyat sormaz. 20 Şubat'ta dikiyoruz, 20 Mayıs'ta hasat ediyoruz. Dönümden 4 ton civarında karpuz hasat ediyoruz. Aşı karpuz olsa dönümden 8 ile 10 ton karpuz çıkar. Ama biz tatlı olsun az olsun diyoruz' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Antalya</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/cekirdek-karpuzun-hasadi-basladi-3-ayda-hasat-ediliyor-1-ayda-tukeniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 13:47:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/05/agency/iha/cekirdek-karpuzun-hasadi-basladi-3-ayda-hasat-ediliyor-1-ayda-tukeniyor.jpg" type="image/jpeg" length="71891"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bozcaada 9 günlük Kurban Bayramı'nda dolup taştı]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/bozcaada-9-gunluk-kurban-bayraminda-dolup-tasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/bozcaada-9-gunluk-kurban-bayraminda-dolup-tasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çanakkale'nin Kuzey Ege Denizi'ndeki turizm merkezi Bozcaada ilçesi, 9 günlük Kurban Bayramı tatilinde yerli ve yabancı turistlerin akınına uğradı. Adanın doğal güzellikleri ve tarihi dokusu, tatilcilerin ilgisini çekerek konaklama tesislerinin tam kapasiteyle çalışmasını sağladı. Konaklama tesislerindeki yüzde 100 doluluk oranı, adadaki işletmeciler ve esnafın da yüzünü güldürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çanakkale'nin Kuzey Ege Denizi'ndeki turizm merkezi Bozcaada ilçesi, 9 günlük Kurban Bayramı tatilinde yerli ve yabancı turistlerin akınına uğradı. Adanın doğal güzellikleri ve tarihi dokusu, tatilcilerin ilgisini çekerek konaklama tesislerinin tam kapasiteyle çalışmasını sağladı. Konaklama tesislerindeki yüzde 100 doluluk oranı, adadaki işletmeciler ve esnafın da yüzünü güldürdü. </p><p>Havasıyla küçük bir kasabayı yansıtan, dar sokaklarında farklı mimarideki eski Rum evleri, deniz ürünleri restoranları, Türkiye'nin en iyi korunmuş tarihi kalesi, bakir koyları, temiz ve buz gibi denizi yanında, bir de İstanbul'a olan yakınlığı nedeniyle pek çok kişinin tercih nedeni olan turizm merkezi Bozcaada, 9 günlük Kurban Bayramı tatilinin gözdesi oldu. </p><p>Kurban Bayramı'nda başta İstanbullular olmak üzere çevre illerden gelen tatilciler, Kuzey Ege'nin incisi Bozcaada'ya akın etti. Adanın doğal güzellikleri ve tarihi dokusu, tatilcilerin ilgisini çekerek konaklama tesislerinin tam kapasiteyle çalışmasını sağladı. Bozcaada'daki konaklama tesislerindeki yüzde 100 doluluk oranı adadaki işletmeciler ve esnafın da yüzünü güldürdü. </p><p>Tatilciler, sıcak yaz günlerinde serinlemek için adanın koylarında ve plajlarında denize girme fırsatı buldu. Adayı süsleyen güzel sokaklarda dolaşan tatilciler, adanın tarihi ve doğal güzelliklerini keşfetmek için fotoğraf çekti. Akşamları ise Polente Burnu'nda gün batımını izlemek için buluşan tatilciler, romantik ve huzurlu anlar yaşadı. Bozcaada'nın meşhur restoranlarında ise tatilciler, adanın yöresel lezzetlerini deneyerek keyifli anlar geçirdi. Eşsiz lezzetlerin tadına bakmak için restoranlara akın eden tatilciler, adanın gastronomik zenginliklerini keşfetti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Geyikli-Bozcaada hattında deniz ulaşımını sağlayan GESTAŞ, yoğunluk nedeniyle ek feribot seferleri düzenleyerek ulaşımın aksamaması için önlem aldı. Bu sayede tatilciler, adaya rahatlıkla ulaşım sağlayarak keyifli bir tatil geçirdi. Yoğun talep sayesinde ekonomik anlamda da hareketlilik yaşandı ve adanın turizm sektörü canlandı. Bozcaada, 9 günlük Kurban Bayramı tatili süresince ziyaretçi akınına uğrayarak tatilcilerin unutulmaz hatıralar biriktirmesine ve adanın güzelliklerini keşfetmesine imkan sağladı. </p><p>Bozcaada Turizm İşletmecileri Derneği (BOZTİD) Başkanı Kemal Furıncı, bayram yoğunluğunun beklentilerin üzerine çıktığını belirterek, 'Bayramda doluluk oranımız oldukça yoğun. Bayramdan 2-3 gün öncesine kadar yüzde 70-80'ler civarındaydık. Ancak dünyaca ünlü National Geographic'in Bozcaada'yı yemek yenilecek ve ziyaret edilecek en güzel 15 yer arasında göstermesiyle birlikte ilgi daha da arttı. Düne kadar yüzde 90'lara varan doluluk oranı bayramın birinci günü itibarıyla yüzde 100 doluluk oranına yaklaşıyor. Adaya gelmek isteyenler varsa rezervasyon yaptırmalarını tavsiye ederim. Ada gayet güzel, hava güzel, insanlar denize giriyor, mutlular, çok güzel bir bayram geçiriyoruz. Misafirlerimize Bozcaada'yı tercih ettikleri için teşekkür ediyoruz' dedi. </p><p>Restoran işletmecisi Zeki Ayaşlıgil adadaki hareketliliğin esnafa da olumlu yansıdığını ifade ederek, 'Tatil çok güzel geçiyor. Bozcaada'da yüzde 100 doluluk var diyebilirim. Misafirlerimiz adaya akın akın geldi. Restoranlar ve oteller dolu dolu geçiyor. Ayrıca gastronomi ilçesi seçildiğimiz için de Bozcaada olarak çok şanslıyız. Herkes Bozcaada'nın lezzetlerini tatmaya geldi. Çok teşekkür ediyoruz. Bir dahaki bayramda da bekleriz' diye konuştu. </p><p>Kafe ve pastane işletmecisi Cemil Günday da yoğunluğun her geçen gün arttığını belirterek, 'Bayram güzel başladı. Doluluk oranı yavaş yavaş artıyor. Yarından sonra tam kapasiteye ulaşacağımızı düşünüyorum. Hava da güzel. Gelen misafirlerimize güzel bir tatil diliyorum' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Çanakkale</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/bozcaada-9-gunluk-kurban-bayraminda-dolup-tasti</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 13:11:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/05/agency/iha/bozcaada-9-gunluk-kurban-bayraminda-dolup-tasti.jpg" type="image/jpeg" length="42749"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hobi olarak 5 kovanla başladı, zamanla 250 kovana çıkardı]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/hobi-olarak-5-kovanla-basladi-zamanla-250-kovana-cikardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/hobi-olarak-5-kovanla-basladi-zamanla-250-kovana-cikardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yozgat'ta Osman Özbek 5 kovanla başladığı arıcılıkta verimlilik ve motivasyon sonucu kovanlarının sayısını 250'ye çıkardı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yozgat'ta Osman Özbek 5 kovanla başladığı arıcılıkta verimlilik ve motivasyon sonucu kovanlarının sayısını 250'ye çıkardı. </p><p>Sorgun ilçesi Araplı kasabasında yaşayan Osman Özbek, nalbur dükkanı varken iş stresinden uzaklaşmak için arıcılıkla uğraşmaya başladı. Başlangıçta hobi olarak 5 kovanla başladığı arıcılık işinden aldığı verimlilik ve motivasyon sonucu kovanlarının sayısını 250'ye çıkardı. Bölgede son günlerde etkili olan yağışların çiçek çeşitliliğini arttırmasının arıların bal üretimine katkısı olduğunu belirten Özbek, bu iş sayesinde sıkıntı ve stresinin kalmadığını ifade etti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Hobisini profesyonelliğe dönüştüren Osman Özbek 'Türkiye'nin gündeminde olan yağışlar aynı zamanda İç Anadolu'da da var. Bu sene büyük bir arıcılığa başlayalım, kovan sayısını arttıralım dedik. Aynı zamanda yağışlar bol olduğundan çiçekler doğada aynı Karadeniz Bölgesi gibi. Doğa elverişli bu sene. Bu sene güzel gidecek gibi görünüyor. Esnaflık yapıyordum. Hobi arıcılığında baktım iş stresini günün yorgunluğunu çok güzel geldiği için strese birebir. İşi hobiden normal arıcılığa döndürdük. Çok güzel iş. Sıkıntı stres bırakmıyor. Doğa ile iç içesin. Arının polen getirip çalıştığını gördüğün zaman çok güzel oluyor' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Yozgat</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/hobi-olarak-5-kovanla-basladi-zamanla-250-kovana-cikardi</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 11:54:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/05/agency/iha/hobi-olarak-5-kovanla-basladi-zamanla-250-kovana-cikardi.jpg" type="image/jpeg" length="93727"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dron ile çeltik ekimi]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/dron-ile-celtik-ekimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/dron-ile-celtik-ekimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa'nın yaklaşık 30 bin dekar alanda çeltik üretimi yapılan Karacabey Ovası'nda üreticiler, hem maliyetleri düşürmek hem de zamandan tasarruf etmek amacıyla teknolojiden yararlanarak dron ile ekim yapmaya başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bursa'nın yaklaşık 30 bin dekar alanda çeltik üretimi yapılan Karacabey Ovası'nda üreticiler, hem maliyetleri düşürmek hem de zamandan tasarruf etmek amacıyla teknolojiden yararlanarak dron ile ekim yapmaya başladı. </p><p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan bu yıla ilişkin 'Bitkisel Üretim 1. Tahmini' verilerine göre, ülke genelinde çeltik üretiminin geçen yıla oranla yüzde 7,7 artarak 1 milyon 74 bin tona ulaşması bekleniyor. </p><p>Mayıs ayı itibarıyla çeltik üretim sahalarında ekim mesaisi hız kazanırken, son 1-2 yıldır giderek yaygınlaşan dron ile ekim yöntemi, yakıt ve zaman tasarrufu sağlaması nedeniyle Karacabeyli çiftçiler tarafından da tercih ediliyor. </p><p>Karacabey Ziraat Odası İkinci Başkanı Ramazan Düzen, ilçede sadece önceden belirlenen çeltik ekim sahalarında üretim yapıldığını belirterek, 'Geniş arazilerde drone ile ekim yapıyoruz. Daha hızlı ve pratik oluyor. Traktörle suyun içinde gezinmektense havadan dron ile tohum saçmak daha iyi. Yetişemediğimiz yerlerde yine traktör kullanıyoruz ancak dron hem zamandan hem yakıttan ciddi tasarruf sağlıyor' dedi. </p><p>'Manyas gölü dolu, su sıkıntımız yok' </p><p>Ekim ve üretim süreci için şu an itibarıyla herhangi bir sulama sorunu yaşamadıklarını vurgulayan Düzen, şöyle devam etti: </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Karacabey Ovası'nın suyu Manyas Gölü'nden geliyor. Manyas Gölü de Manyas Barajı da yüzde 100 dolu çok şükür. Su sıkıntımız yok. Tarlalarımızı hazırladık ve ekime başladık.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Bursa</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/dron-ile-celtik-ekimi</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 11:28:18 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/05/agency/iha/dron-ile-celtik-ekimi.jpg" type="image/jpeg" length="57144"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk çileği dünya pazarında yüzde 125 daha değerli hale geldi]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/turk-cilegi-dunya-pazarinda-yuzde-125-daha-degerli-hale-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/turk-cilegi-dunya-pazarinda-yuzde-125-daha-degerli-hale-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye, 2026 yılının ocak-nisan döneminde 40 ülkeye taze çilek ihraç ederek 20 milyon 871 bin dolarlık gelir elde ederken, kilogram başına düşen ihracat değeri yüzde 125 artarak 3,14 dolara yükseldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye, 2026 yılının ocak-nisan döneminde 40 ülkeye taze çilek ihraç ederek 20 milyon 871 bin dolarlık gelir elde ederken, kilogram başına düşen ihracat değeri yüzde 125 artarak 3,14 dolara yükseldi. </p><p>TÜİK ile Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği verilerinden derlenen bilgilere göre, 'Bitkisel Üretim 1. Tahmin 2026' tahminlerinde çilek üretiminin geçen yıla göre yüzde 1,4 artarak 603 bin tona çıkması öngörülüyor. </p><p>Türkiye, dünya sıralamasında çilek üretiminde Çin, Amerika, Mısır ve Meksika'dan sonra 5'inci sırada geliyor. </p><p>Meyve, içecek ve baharat bitkileri üretiminde yüzde 1,9 paya sahip çilekte, yılın 4 ayındaki ihracatta ise değer artışı dikkati çekti. </p><p>Miktar azaldı değer arttı </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Geçen yılın aynı döneminde 9 bin 717 ton çilek satışından 13 milyon 378 bin dolar gelir elde eden Türkiye, bu yıl miktar bazında yüzde 32 azalışla 6 bin 608 tona geriledi. </p><p>Birim değerindeki yükseliş sayesinde ihracat gelirini yüzde 56 artırarak 20 milyon 871 bin dolara taşımayı başardı. </p><p>Böylece geçen yıl kilogramı ortalama 1,4 dolar olan ihraç fiyatı, yüzde 125 artarak bu yıl 3,16 dolara kadar çıktı.? </p><p>Türkiye, en fazla Rusya'ya çilek sattı. Taze çilek ihracatının yüzde 69'unu Rusya'ya yapan Türkiye, bu ülkeden sonra en çok Gürcistan, Irak ve Malezya'ya ürün sattı. </p><p>Bu yıl taze çilekte 50 milyon dolarlık ihracat hedeflenirken, özellikle pestisit kalıntısına yönelik titiz çalışma yürütülüyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Bursa</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/turk-cilegi-dunya-pazarinda-yuzde-125-daha-degerli-hale-geldi</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 10:58:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/05/agency/iha/turk-cilegi-dunya-pazarinda-yuzde-125-daha-degerli-hale-geldi.jpg" type="image/jpeg" length="27758"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Ziyaretçilerimize global standartlarda bir deneyim sunuyoruz']]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/ziyaretcilerimize-global-standartlarda-bir-deneyim-sunuyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/ziyaretcilerimize-global-standartlarda-bir-deneyim-sunuyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyanın önde gelen kozmetik perakende markalarından Sephora'nın yeni nesil flagship mağazası, Nisan ayında Meydan İstanbul'da kapılarını açtı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünyanın önde gelen kozmetik perakende markalarından Sephora'nın yeni nesil flagship mağazası, Nisan ayında Meydan İstanbul'da kapılarını açtı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Meydan İstanbul'da açılan, toplam 800 metrekare mağaza alanına ve 400 metrekarenin üzerinde net satış alanına sahip olan yeni Sephora mağazası; özel cephe tasarımı, ayrışan mimarisi ve yeni nesil flagship konseptiyle dikkat çekiyor. Açılış günü binden fazla ziyaretçi mağaza önünde kuyruk oluştururken, yeni mağaza bölgede yüksek müşteri etkileşimi ve güçlü talep oluşturdu. </p><p>Yapılan açıklamaya göre, 10 binden fazla ürün çeşidini tek çatı altında buluşturan mağaza; makyaj, cilt bakımı, saç bakımı, parfüm ve premium beauty kategorilerinin tamamını kapsayan geniş ürün gamıyla ziyaretçilere bütüncül bir alışveriş deneyimi sunuyor. </p><p>Türkiye'de sayılı flagship yatırımlarından biri </p><p>Açıklamaya göre yeni mağaza, Sephora'nın son yıllarda Türkiye'de hayata geçirdiği sayılı flagship mağazalardan biri olarak öne çıkıyor. Açılış, global perakendeciliğin en önemli yayınlarında yer alırken dikkat çeken yatırımlar arasında gösterildi. Meydan İstanbul'un güçlü ziyaretçi trafiği, yeni nesil müşteri profili ve deneyim odaklı marka karmasıyla stratejik uyum sağlayan Sephora mağazası; alışveriş merkezinin güçlenen premium beauty ve lifestyle dünyasının önemli parçalarından biri olarak konumlanıyor. </p><p>Meydan İstanbul'un yatırımcısı ve yöneticisi olan WAM Asset Management İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet İlhan Gülay, konuyla ilgili şunları söyledi: 'Perakendecilikte uluslararası seviyede başarı elde etmek için, öncelikle global markalara ev sahipliği yapmalı, aynı zamanda bu mağazalara yoğun ilgi sağlamalısınız. Sephora'nın Türkiye'deki sayılı flagship yatırımlarından biriyle Meydan İstanbul'da yer alması ve açılışın ilk günden itibaren gördüğü yoğun ilgi, bize ülkemiz adına gurur veriyor. Premium güzellik, moda ve yaşam stili kategorilerindeki güçlü markalarla birlikte, ziyaretçilerimize global standartlarda çok daha kapsamlı bir deneyim sunmaya devam ediyoruz.' </p><p>Açıklamaya göre Meydan İstanbul, açık hava mimarisi, yaklaşık 35 milyon yıllık ziyaretçi trafiği ve uluslararası marka karmasıyla Türkiye perakende sektörünün en dikkat çekici yaşam ve alışveriş destinasyonları arasında yer alıyor. Avrupa'nın en büyük green-roof/open-air retail projelerinden biri olan AVM, son dönemde bünyesine kattığı global markalarla birlikte moda, beauty ve lifestyle kategorilerindeki gücünü daha da ileri taşıyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/ziyaretcilerimize-global-standartlarda-bir-deneyim-sunuyoruz</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 10:53:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/05/agency/iha/ziyaretcilerimize-global-standartlarda-bir-deneyim-sunuyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="92661"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bir zamanlar devdi, şimdi borcundan dolayı elektrikleri kesik]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/bir-zamanlar-devdi-simdi-borcundan-dolayi-elektrikleri-kesik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/bir-zamanlar-devdi-simdi-borcundan-dolayi-elektrikleri-kesik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Sivas'ta yıllardır atıl durumdaki bir zamanların sanayi devleti arasındaki Sivas Demir Çelik Fabrikası'nın (SİDEMİR) suç örgütünün yönetiminde olan bir şirket olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Sivas'ta yıllardır atıl durumdaki bir zamanların sanayi devleti arasındaki Sivas Demir Çelik Fabrikası'nın (SİDEMİR) suç örgütünün yönetiminde olan bir şirket olduğunu söyledi. </p><p>Bir zamanlar Türkiye'nin en büyük 50 sanayi kuruluşu arasında yer alan SİDEMİR, 1998 yılında özelleştirilmiş iş adamı Erol Evcil tarafından satın alınmıştı. Yıllık 720 bin ton çelik üretim kapasitesiyle inşaat demiri ve tel çubuk kaliteleri için 100 mm ila 160 mm kare kütükler üretmekteydi. İç piyasa başta olmak üzere, Avrupa, Orta ve Uzak Doğu, Afrika, Amerika'ya ihracat yapan işletme yaklaşık 4 yıldır üretime ara vermek zorunda kaldı. İşçi çıkartan ve çalışan işçilerinin maaşlarını ödeyemeyen işletme biriken işçe ve devlet alacaklarından dolayı mahkemelik oldu. İşletmeyle ilgili devam eden birçok dava bulunurken Bursa 17. Ağır Ceza Mahkemesi aldığı kararla SİDEMİR'in Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) devri için karar almıştı. </p><p>Sivas'ta geçtiğimiz günlerde gazetecilerle bir araya gelen AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, SİDEMİR ile ilgili sorularını ve devlet tarafından işletilmesi yönündeki talepleri değerlendirdi. Güler, SİDEMİR'in halen bir suç örgütünün yönetiminde olduğunu belirterek, 'Sivas Demir Çelik Fabrikası (SİDEMİR) Bursa'da devam eden bir ağır ceza mahkemesinde bir suç örgütünün yönetiminde bulunan bir şirkettir. TCK'nın 220. Maddesi çerçevesinde Bursa'da şirketleri bulunan, aynı zamanda SİDEMİR'i de uhdesinde bulunduran bir suç örgütünün yargılanması neticesinde Bursa Ağır Ceza Mahkemesi müsadere kararı verdi. Yani suçtan elde edilen mal varlığı nedeniyle müsadere kararı verildi. Sadece SİDEMİR değil, bu suç örgütünün kontrolünde olan onlarca şirket ve yapı hakkında bu karar verildi. Bu karar henüz kesinleşmedi, yerel mahkemenin aldığı bu karar taraflarca yargıtaya taşınacak' dedi. </p><p>8 yıldır faaliyet yok, 3.5 yıllık elektrikleri kesik </p><p>Güler, işletmenin 8 yıldır faaliyeti olmadığını ifade ederek, 'Mahkeme kararında bilirkişi raporları var. Raporlara göre; kötü bir yönetim var, 8 yıldır faaliyet yok, 3.5 yıldır da elektriği yok. Bazen duyuyoruz, işçiler çalıştıklarını söylüyor, orada bir çalışma hayatı yok, 8 yıldır kapalı, 3 yıldır da borcundan dolayı elektrikleri kesik. Buranın kötü yönetildiğini, uzun zamandır atıl kaldığını ve yıprandığını gösteriyor. Mahkemede bu kötü yönetimden dolayı daha büyük zarar doğmaması için TMSF'yi geçici yönetim atadı. TMSF burayı yönetemez, yatırım yapamaz, böyle bir yetkisi yok. 'Müsadere kararı gerçekleşinceye kadar sen burayı kontrol et bir zarar ziyan olmasın' dendi' dedi. </p><p>5 milyara yakın borç, 50 milyon dolar masraf </p><p>Güler, işletmenin yeniden ayağa kaldırıla bilmesi için 5 milyara yakın borcun ödenerek, 50 milyon dolara yakın bakım onarım ve yenileme harcaması yapılması gerektiğine vurgu yaparak, 'Buranın borçları var. Yaklaşık 20 yıldır 1 TL SGK primi ödenmemiş. Yaklaşık 2.5 milyara yakın SGK prim borcu var. 1 TL vergi ödememiş. 2.5. milyar vergi borcu var. Mahkeme tedbir kararı koyduğu için amme alacağı noktasında bir şey yapamamış. Şimdi bunu iyi yönetmemiz lazım. İyi bir yatırımcı bulunması lazım. Buranın iyi bir yatırımcı bulabilmesi için sabredeceğiz. TMSF'nin burada zarar ve ziyanı artmayacak şekilde iyi yönetmesi lazım' şeklinde konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kapalı olan işletmede işçi olmaz </p><p>SİDEMİR işçilerinin eylemlerine de değinen Güler şunları söyledi. 'Hep beraber farklı bir niyet taşımadan, bazen duyuyoruz işçi alacakları filan. 8 yıldır kapalı olan bir yerin işçisi olmaz, güvenlikçisi olur. 3.5 yıldır elektriği olmayan bir yerde üretim olmaz, faaliyet olmaz. Arada bir çalıştırır gibi yapılmış ama ağır bakımları ve alt tesisatı gerçekleştirilememiş, burada üretim yapmanın imkanı yok. 'bunu devlet alsın yapsın' diye bir şey yok arkadaşlar. Burası devletin değil, özel sektörde. Özel sektörün borcundan dolayı satılacaktır. Öncelikle buradan devamı olacak, yatırıma dönüşecek bir pozisyonda olması lazım. 50 milyon dolar yatırıma ihtiyaç olan bir yerde de bizim biraz düşünmemiz lazım' </p><p>Güler, işletmenin vergi ve SGK borçlarının silinmesinin mümkün olmadığını da sözlerine ekledi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Sivas</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/bir-zamanlar-devdi-simdi-borcundan-dolayi-elektrikleri-kesik</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 10:47:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/05/agency/iha/bir-zamanlar-devdi-simdi-borcundan-dolayi-elektrikleri-kesik.jpg" type="image/jpeg" length="84547"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Besicilerin kurbanda da mesaisi sürüyor]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/besicilerin-kurbanda-da-mesaisi-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/besicilerin-kurbanda-da-mesaisi-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun'da besicilerin Kurban Bayramı mesaisi ikinci günde de devam ediyor. Canlı hayvan pazarlarında satışlarını sürdüren besiciler, bu yıl satışlardan memnun olduklarını ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Samsun'da besicilerin Kurban Bayramı mesaisi ikinci günde de devam ediyor. Canlı hayvan pazarlarında satışlarını sürdüren besiciler, bu yıl satışlardan memnun olduklarını ifade etti. </p><p>Kurban Bayramı'nın ikinci gününde Samsun'daki canlı hayvan pazarlarında hareketlilik devam etti. Ellerinde kalan kurbanlık hayvanları satmaya çalışan besiciler, bu yıl satışların iyi geçtiğini belirtti. Bayramın ikinci gününde de vatandaşların pazarlara gelerek kurbanlık aldığı görüldü. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kurbanlık satıcısı Celal Payzi, satışların beklentilerini karşıladığını belirterek, 'Bayramın ikinci gününde de satışlarımız devam ediyor. Zaten yerli malıdır. İhtiyacımız kadar sattık. Gerisini de bayramdan sonra adak olarak satıyoruz. Bu sene memnunuz, malımızı bitirdik. Yine bayramın ikinci gününde kurban satışımız sürüyor. Bu sene iyi geçti' dedi. </p><p>Bayramın ikinci gününde kurbanlık almaya gelen Mehmet Koç ise yoğunluğun ilk güne göre daha az olduğunu ifade ederek, 'Bayramın ikinci günü rahatlık olur, sıkışıklık olmaz dedik. Ben her sene öyle yapıyorum. Bütün İslam aleminin kurbanını Allah kabul etsin' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Samsun</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/besicilerin-kurbanda-da-mesaisi-suruyor</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 10:25:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/05/agency/iha/besicilerin-kurbanda-da-mesaisi-suruyor.jpg" type="image/jpeg" length="32867"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
