<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Face Dergisi</title>
    <link>https://www.facedergisi.com</link>
    <description>Gaziantep Dergi, Gaziantep Dergileri, Röportaj, Gaziantep Face, Gaziantep Yerel Dergiler, Gaziantep Haberleri, Gaziantep'in Yüzü</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.facedergisi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 29 Jul 2026 14:21:51 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Edirne'de üreticiler tarlasını dronla ilaçlıyor, güneş enerjisiyle suluyor]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/edirnede-ureticiler-tarlasini-dronla-ilacliyor-gunes-enerjisiyle-suluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/edirnede-ureticiler-tarlasini-dronla-ilacliyor-gunes-enerjisiyle-suluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Edirne'nin Havsa ilçesi Şerbettar köyünde çiftçiler, tarımda örnek bir modele imza attı. Güneş enerjisi panelleriyle çalışan derin kuyu sistemi sayesinde elektrik faturası ödemeden çeltik tarlasını sulayan üreticiler, kuraklığın etkilerini de en aza indiriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Edirne'nin Havsa ilçesi Şerbettar köyünde çiftçiler, tarımda örnek bir modele imza attı. Güneş enerjisi panelleriyle çalışan derin kuyu sistemi sayesinde elektrik faturası ödemeden çeltik tarlasını sulayan üreticiler, kuraklığın etkilerini de en aza indiriyor. </p><p>Edirne'de son dönemlerde kuraklıkla boğuşan çiftçiler, özellikle çeltik (pirinç) üretimi için güneş enerjisi sistemlerine yönelmeye başladı. Şebeke elektriğinin olmadığı veya çok pahalı olduğu tarım arazilerinde pompalar doğrudan güneş panelleriyle çalıştırılarak, yeraltı veya akarsu suları çeltik tavalarına basılıyor. Toplam 160 güneş paneliyle 44 bin 500 watt enerji üreten sistem, 100 metre derinlikteki yer altı suyunu dalgıç pompa aracılığıyla yüzeye çıkararak, yaklaşık 75 dekarlık çeltik arazisinin sulanmasını sağlıyor. Üreticiler, aynı zamanda dronla ilaçlama yaparak, modern tarım uygulamalarını da tarlalarında kullanıyor. </p><p>Bölgede elektrik şebekesinin tarım arazisine uzak olması nedeniyle alternatif arayışına giren üretici Şaban Akdeniz, yaklaşık 8 yıl önce güneş enerjisine yatırım yapmaya karar verdi. Başlangıçta riskli görünen yatırımın bugün kendisini fazlasıyla amorti ettiğini belirten Akdeniz, sistem sayesinde hem enerji maliyetlerinden kurtulduklarını hem de sulama konusunda bağımsız hale geldiklerini söyledi. </p><p>'Elektrik ücreti ödemiyoruz' </p><p>Kurdukları sistem hakkında bilgi veren üretici Şaban Akdeniz, 'Bu panellerle yer altından su çıkarıp çeltiğimizi suluyoruz. Elektrik enerjisi tarlamıza çok uzak olduğu için biz de böyle bir çözüm bulduk. Güneş panelleri sayesinde derin kuyu sondajı yaptık. Maliyetlerimiz düştü. Elektrik ücreti ödemiyoruz. Toplam 160 panelimiz var. Yaklaşık 44 bin 500 watt enerji üretiyoruz. Dalgıç pompa sayesinde 100 metre derinlikten suyu çıkarıyoruz. Yaklaşık 75 dekar arazimizi bu sistemle suluyoruz' dedi. </p><p>Geçmişte aynı arazide ayçiçeği ve buğday yetiştirdiklerini ancak kuraklık nedeniyle istedikleri verimi alamadıklarını söyleyen Akdeniz, 'Önceden burada kuru tarım yapıyorduk. Ayçiçeği, buğday ekiyorduk. Böyle bir deneme yaptık, işe yaradı. Yaklaşık 8 yıldır bu şekilde devam ediyorum' diye konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Güneş enerjisinin üretime büyük katkı sağladığını belirten üretici Okan Fidan ise, 'Sulamada güneş panellerinden elde ettiğimiz enerjiyi kullanıyoruz. Bize çok kârlı geliyor. Borç harç bir şeyler yapıyoruz ama kendini amorti ediyor. Kuru tarımda istediğimiz verimi alamıyoruz. Bölgemizde bazen beklediğimiz yağışlar olmuyor, verim kaybı yaşıyoruz. Ama böyle sulu tarımla işimiz garanti oluyor' ifadelerini kullandı. </p><p>Tarlada yalnızca sulama sistemi değil, bitki koruma uygulamalarında da teknoloji kullanılıyor. Çeltik ekili alanlar dronla ilaçlanarak, hem zamandan tasarruf ediliyor hem de ilaçlama işlemi daha homojen şekilde gerçekleştiriliyor. Böylece iş gücü ihtiyacı azalırken, modern tarım teknikleri sayesinde üretimde verimlilik artırılıyor. Kuraklık nedeniyle birçok üreticinin sulama konusunda zorlandığı dönemde, güneş enerjisiyle çalışan sistem çiftçiye önemli avantaj sağlıyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Edirne</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/edirnede-ureticiler-tarlasini-dronla-ilacliyor-gunes-enerjisiyle-suluyor</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 14:01:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/07/agency/iha/edirnede-ureticiler-tarlasini-dronla-ilacliyor-gunes-enerjisiyle-suluyor.jpg" type="image/jpeg" length="53807"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ATB Başkanı Çandır: 'Antalya ihracatta olumlu performans sergiliyor']]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/atb-baskani-candir-antalya-ihracatta-olumlu-performans-sergiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/atb-baskani-candir-antalya-ihracatta-olumlu-performans-sergiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Ticaret Borsası (ATB) Temmuz Ayı Meclis Toplantısı, ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında ATB Toplantı Salonu'nda yapıldı. Yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili üyelerin bilgilendirildiği Meclis'te ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, tarım, ekonomi, Antalya'nın ekonomik verileri ve kent gündemiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Antalya'nın ihracatta daha olumlu bir performans sergilediğini söyleyen Başkan Ali Çandır, Türkiye genelinde ilk altı ayda toplam ihracat yüzde 4,6 artarken, Antalya'da ise yüzde 11,4 arttığına dikkat çekti. Çandır, tarımsal ihracat artışında Türkiye ortalaması yüzde 3 iken Antalya'nın yüzde 12,3'lük artış sağladığını kaydetti' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Antalya Ticaret Borsası (ATB) Temmuz Ayı Meclis Toplantısı, ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında ATB Toplantı Salonu'nda yapıldı. Yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili üyelerin bilgilendirildiği Meclis'te ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, tarım, ekonomi, Antalya'nın ekonomik verileri ve kent gündemiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Antalya'nın ihracatta daha olumlu bir performans sergilediğini söyleyen Başkan Ali Çandır, Türkiye genelinde ilk altı ayda toplam ihracat yüzde 4,6 artarken, Antalya'da ise yüzde 11,4 arttığına dikkat çekti. Çandır, tarımsal ihracat artışında Türkiye ortalaması yüzde 3 iken Antalya'nın yüzde 12,3'lük artış sağladığını kaydetti' dedi. </p><p>Başkan Ali Çandır, dünya ekonomisinin 2026 yılının ilk yarısında, siyasi gerilimlerin, savaşların, korumacı ticaret politikalarının ve artan belirsizliklerin gölgesinde kaldığını söylerken, 'Uluslararası hukukun, diplomasi kanallarının ve ortak aklın zayıfladığı bu ortamın bedelini yalnızca ülkeler değil, üreticiler, işletmeler ve tüketiciler de ödemektedir' dedi. </p><p>Dünya ekonomisinin gündeminde faizlerin ne zaman düşeceğinden çok daha ne kadar yüksek kalacağının, ticaretin ne ölçüde serbestleşeceğinden çok yeni gümrük tarifelerinin ne zaman uygulanacağının tartışıldığını belirten Çandır, şu değerlendirmede bulundu: </p><p>'Ülkelerin giderek daha fazla içe kapanması, ticaretin önüne yeni engeller koyması ve siyasi sorunların ekonomik araçlarla çözülmeye çalışılması küresel büyümeyi sınırlandırmaktadır. Dünyanın farklı bölgelerinde devam eden çatışmalar, ABD ile Çin arasındaki rekabet, Avrupa, Rusya ve Ukrayna hattındaki belirsizlikler ile Orta Doğu'da yaşanan insanlık dramı; enerji, gıda, ham madde, taşımacılık ve finansman maliyetlerini doğrudan etkilemektedir. Bu gelişmelerden en fazla zarar görenler ise üretmeye, ticaret yapmaya ve istihdam sağlamaya çalışan kesimlerdir. Artık dünyanın güç mücadelesi yerine iş birliğine, çatışma yerine diplomasiye, ticaret savaşları yerine adil ve öngörülebilir serbestleşmiş bir ekonomik düzene ihtiyacı bulunmaktadır. Çünkü siyasi belirsizliğin ve ekonomik korumacılığın devam ettiği bir ortamda ne kalıcı büyümeden ne yatırımların artmasından ne de toplumların refahından söz edebiliriz.' </p><p>Hazine destekli krediler 3 katına çıkartılsın </p><p>Türkiye'nin küresel ölçekte yaşanan belirsizliklerden her alanda etkilendiğini kaydeden Başkan Çandır, bunun hızlı ve doğrudan yansımasının ekonomi, finansmana erişim ve faizlerde görüldüğüne dikkat çekti. Hazine destekli kredilerin limitlerinin yetersizliğine vurgu yapan Çandır, 'Yüksek faizlerin kalıcı hale gelmesi, öz kaynak yapısı zayıf işletmelerimizin önündeki en önemli açmazlardan biri olmaya devam etmektedir. Bu dönemde TOBB, KGF ve bankaların iş birliğiyle hayata geçirilen Nefes Kredisi hem finansman maliyeti hem de krediye erişim bakımından işletmelerimize önemli destek sağlamıştır. Tarımsal işletmelerimizin üretime ve yatırıma devam edebilmesi için Ziraat Bankası aracılığıyla kullandırılan hazine destekli kredilerin üst limitlerinin, en az üç katına çıkarılmasını talep ediyoruz. Çünkü mevcut limit son üç yıldır sabit bırakıldı. Diğer taraftan bu üç yıl içerisindeki üretim ve girdi maliyetlerindeki artışlar geometrik hızla gerçekleşti.' </p><p>Borçlanma maliyeti artırıyor </p><p>Resmi enflasyon yüzde 32 düzeyindeyken ve gelecek yıl yüzde 20'lere gerilemesi hedeflenirken, bankacılık sisteminin kredi maliyetini yıllık ortalama yüzde 60 civarında tutmaya devam ettiğini belirten Çandır, şunları kaydetti: </p><p>'İşletmelerimizin, gelecekte yüzde 20'ler seviyesinde olması beklenen enflasyona karşı bugün yüzde 60'ı bulan maliyetlerle borçlanması, ekonomik açıdan sürdürülebilir değildir. Faizlerin bu derece yüksek kalmasını yalnızca enflasyonla mücadele politikasıyla açıklamak mümkün değildir. Uygulanan parasal sıkılaşma, bankaların yüksek maliyetlerle kredi kullandırdığı, üreticinin, tüccarın ve sanayicinin ise finansmana ulaşmakta zorlandığı bir yapıyı ortaya çıkarmıştır.' </p><p>İşletmelerin bir bölümünün faaliyetlerini sürdürebilmek ve mevcut yükümlülüklerini yerine getirebilmek için maliyetine bakmadan kredi kullanmak zorunda kaldığını belirten Çandır, 'Ancak yüksek faizle alınan her kredi, işletmenin üzerindeki yükü daha da artırmakta; konkordato ve iflas risklerini büyütmektedir' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Konkordato uyarısı </p><p>Çandır, bir işletmenin iflasının yalnızca o işletmeyi ilgilendirmediğini, çalışanlarından tedarikçilerine, müşterilerinden alacaklılarına kadar geniş bir kesimi olumsuz etkilediğine dikkat çekerken, 'Konkordato ilan eden şirketlerin borçlarının ötelenmesi temel bazı ilave sorunlar oluşturmaktadır. Bu konudaki önerimiz; konkordato ilan eden işletmelerin vergi, sigorta primi ve banka borçlarında öteleme yapılırken, mal ve hizmet aldığı reel sektör işletmelerine olan borçlarının ödenmesine devam edilmesidir. Böylece bir işletmenin yaşadığı mali sorunların sağlam durumdaki diğer işletmelere yayılması ve zincirleme bir ödeme krizine dönüşmesi önlenecektir' diye konuştu. </p><p>Antalya'nın ekonomik hareketliliğin en yoğun olması gereken dönemi yaşadığını, turizm başta olmak üzere hizmetler sektöründeki canlılığın ticareti, tarımı ve sanayiyi de harekete geçirmesi gerektiğini söyleyen Ali Çandır, 'Ancak bu sezon, önceki yıllara göre daha zayıf bir ekonomik ivmeyle karşı karşıyayız' dedi. Çandır, Antalya'nın ekonomik verilerini de paylaştı. Antalya'da çekle işlem hacminin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36 arttığını, yüzde 32 düzeyindeki enflasyon dikkate alındığında bu artışın reel anlamda oldukça sınırlı olduğunu belirten Çandır, şu değerlendirmede bulundu: </p><p>'Antalya, yüzde 33 olan ülke ortalamasının bir miktar üzerinde yer alsa da 2024 ve 2025 yıllarında görülen yaklaşık yüzde 75'lik artışın oldukça gerisinde kalmıştır. Ödeme göstergeleri ise daha dikkat çekici bir tablo ortaya koymaktadır. Karşılıksız çek hacmi yılbaşından bu yana Türkiye genelinde yüzde 54, Antalya'da ise yüzde 80 artmıştır. Sadece Haziran ayı verilerine baktığımızda bu artış ülkemizde yüzde 62, Antalya'da ise yüzde 107'ye ulaşmıştır. Protestolu senet hacmindeki artış da Türkiye'de yüzde 51, Antalya'da yüzde 72 olmuştur. Bu veriler, kentimizde işletmelerimizin nakit akışı ve ödeme gücündeki bozulmanın ülke ortalamasından daha belirgin olduğunu göstermektedir.' </p><p>Türkiye'de kurulan şirket sayısı yüzde 9,5 artarken, Antalya'da yüzde 6,5 arttığını, kapanan şirket sayısının Türkiye'de yüzde 13, Antalya'da ise yüzde 1,4 azaldığını belirten Çandır, 'Bu tablo girişimcilik eğiliminin sürdüğünü göstermektedir. Ancak yeni kurulan işletmelerin kalıcı olabilmesi için finansmana erişimin ve iç piyasa koşullarının güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır' dedi. </p><p>Krediye talep arttı </p><p>Antalya'nın kredi kullanımında, ülke ortalamasının üzerinde bir artış gösterdiğini bildiren Çandır, toplam kredi hacminin yılbaşından bu yana Türkiye'de yüzde 41, Antalya'da yüzde 51 arttığını kaydetti. Çandır, 'Ancak Mayıs ayı itibarıyla yıllık artışın Türkiye'de yüzde 38'e, Antalya'da ise yüzde 46'ya gerilemesi, kredi büyümesindeki ivmenin son iki ayda zayıfladığını göstermektedir. Üstelik yıllık enflasyon ve yüksek finansman maliyetleri dikkate alındığında bu artışların önemli bir bölümü reel kredi büyümesini ifade etmemektedir. İşletmelerimiz kullandıkları kredileri yeni yatırım yapmak için değil, artan işletme sermayesi ihtiyacını karşılamak için kullanmaktadır' dedi. </p><p>Antalya ihracatta olumlu performans sergiliyor </p><p>Antalya'nın ihracatta daha olumlu bir performans sergilediğini söyleyen Başkan Ali Çandır, Türkiye genelinde ilk altı ayda toplam ihracat yüzde 4,6 artarken, Antalya'da ise yüzde 11,4 arttığına dikkat çekti. Çandır, tarımsal ihracat artışında Türkiye ortalaması yüzde 3 iken Antalya'nın yüzde 12,3'lük artış sağladığını kaydetti. Çandır, 'Net dış ticaret fazlası veren Antalya açısından bu performans son derece değerlidir. Değerli Türk lirasına, yüksek üretim maliyetlerine ve küresel pazarlardaki zorlu rekabet koşullarına rağmen ihracatını artıran üreticilerimizi ve ihracatçılarımızı yürekten kutluyor, kendilerine teşekkür ediyorum' diye konuştu. </p><p>Antalya'da üretme ve ticaret yapma iradesinin sürdüğünü söyleyen Çandır, 'Ancak son iki ayın verileri, yılın ilk yarısındaki ivmenin zayıflamaya başladığına işaret etmektedir. Sıkı para politikası, yüksek finansman maliyetleri, ödeme güçlükleri ve düşük reel büyüme işletmelerimiz üzerindeki baskıyı artırmaktadır. Bu nedenle ekonomik canlılığın korunabilmesi için uygun maliyetli finansmana erişimin kolaylaştırılması, iç talebin desteklenmesi ve ihracatçılarımızın rekabet gücünün korunması büyük önem taşımaktadır' dedi. </p><p>Tarımsal üretim ve ticaretle uğraşan kesimler olarak iklim değişikliğinin etkilerini doğrudan yaşadıklarını anlatan Başkan Ali Çandır, tarımdaki her olumsuzluk, gıdadan tekstile, kozmetikten turizme kadar ham madde ve tedarik bakımından birçok sektörü etkilediğini söyledi. Çandır, 'Son yıllarda tarla ve örtüaltı üretimde ekim ve hasat dönemlerinin değiştiğine, hastalık ve zararlıların daha sık ve dirençli biçimde görüldüğüne, ani sıcaklık değişimleri ve düzensiz yağışlar nedeniyle verim, kalite ve rekolte kayıplarının arttığına şahit oluyoruz. Suya erişimde yaşanan sorunlar ve yükselen girdi maliyetleri de üreticilerimizi, işletmelerimizi ve ihracatçılarımızı ciddi biçimde zorlamaktadır. Bu nedenle iklim değişikliğiyle mücadeleyi yalnızca çevresel bir konu olarak değil; üretimin, ticaretin, istihdamın ve gıda güvenliğinin geleceğini ilgilendiren ekonomik bir mesele olarak ele almalıyız' dedi. </p><p>COP31 ile dirençli Antalya vurgusu </p><p>Başkan Çandır, Kasım ayında Antalya'da yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 ile ilgili de konuştu. COP31'in tarım sektörünün, Antalya'nın ve ülke için önemli bir dönüşüm fırsatı olduğunu vurgulayan Başkan Çandır, 'Ancak bunun için mevcut durumumuzu verilerle ortaya koymalı, ölçülebilir hedefler belirlemeli ve uygulamaya dönük adımları vakit kaybetmeden atmalıyız. COP31'i yalnızca birkaç haftalık bir organizasyon olarak görmemeliyiz. Asıl başarı, konferans sonrasında Antalya'ya bırakacağı kalıcı kazanımlarla ölçülecektir. Suyunu verimli kullanan, atığını azaltan, doğal varlıklarını koruyan, yenilenebilir enerji kapasitesini geliştiren ve iklim değişikliğine karşı daha dirençli bir Antalya oluşturmak temel hedefimiz olmalıdır' diye konuştu. </p><p>TOBB'un COP31 çalışmalarında küresel iş dünyasının resmi temsilcisi olarak üstlendiği görevin değerli olduğunu söyleyen Başkan Çandır, 'COP31 Business Forum'un iş dünyamızın görüşlerini uluslararası müzakere zeminlerine taşımasına, yeni iş birliklerinin kurulmasına ve işletmelerimizin yeşil dönüşüm kapasitesinin geliştirilmesine önemli katkılar sunacağına inanıyoruz. Özellikle tarım, gıda, su, enerji, lojistik ve turizm sektörlerinde faaliyet gösteren işletmelerimiz açısından iklim finansmanına erişim, teknoloji transferi, yeni yatırımlar ve uluslararası pazarlara ulaşma konularında önemli fırsatlar doğacaktır. Bu çalışmalara öncülük eden TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu'na ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz' dedi. </p><p>Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi kapsamında Antalya'da, kıyı, deniz dibi ve falez temizliğinden hayalet ağların çıkarılmasına, akarsulara atık bariyerleri kurulmasından dumansız plajların yaygınlaştırılmasına, tek kullanımlık plastiklerin azaltılmasından deniz çayırlarının ve doğal yaşamın korunmasına kadar çok yönlü çalışmalar yürütüldüğünü belirten Çandır, 'Özellikle mikroplastiklerin insan sağlığına ve ekosisteme kadar ulaşan etkilerini göz önünde bulundurduğumuzda plastik kirliliğiyle mücadele artık ertelenemeyecek bir sorumluluktur. Antalya Ticaret Borsası olarak bu çalışmaları yakından takip ediyor; yürütülen faaliyetlere katkı sunmaya gayret ediyoruz. Kentimizin ortak faydasını gözeten her türlü çalışmada yer almaya hazır olduğumuzu bir kez daha ifade etmek isterim. COP31, kentimizin su, tarım, çevre ve sürdürülebilir üretim konularındaki birikimini dünyaya gösterebileceği stratejik bir fırsattır. Bu fırsatın kentimiz, sektörlerimiz ve gelecek nesillerimiz için kalıcı kazanımlara dönüşmesini temenni ediyorum. Bu fırsatla başta Valimiz Sayın Hulusi Şahin olmak üzere; çalışmalara katkı sunan tüm kamu kurumlarımıza, yerel yönetimlerimize, üniversitelerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza ve firmalarımıza teşekkür ediyorum' ifadelerini kullandı. </p><p>TOBB Türkiye 100 Programı'nın başvurularının başladığını belirten Çandır, 'Antalya'mızda üretimi, ticareti, ihracatı, istihdamı ve yenilikçi çalışmalarıyla öne çıkan çok sayıda başarılı firmamız bulunmaktadır. Gerekli şartları taşıyan tüm firmalarımızı 14 Ağustos 2026 tarihine kadar programa başvurmaya davet ediyor; Türkiye'nin en hızlı büyüyen 100 şirketi arasında Antalya'dan mümkün olduğunca fazla firmamızı görmeyi arzu ediyoruz' dedi. </p><p>Başkan Çandır, İstanbul Sanayi Odası tarafından hazırlanan Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu arasında yer alan ATB üyesi Ekici Peynir ve Esli Endüstriyel şirketlerini, yöneticilerini ve çalışanlarını kutlarken, 665'nci Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde Altın Kemer'i Antalya'ya kazandıran Başpehlivan Erkan Taş ve dereceye giren tüm pehlivanları tebrik etti. Çandır, Milletler Ligi'ni şampiyon olarak tamamlayan A Milli Kadın Voleybol Takımı'nı kutlarken, 'Başarılarının Avrupa Kadınlar Voleybol Şampiyonası'nda da devam etmesini diliyorum' dedi. </p><p>Mecliste üyeler, sektörleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Antalya</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/atb-baskani-candir-antalya-ihracatta-olumlu-performans-sergiliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 13:53:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/07/agency/iha/atb-baskani-candir-antalya-ihracatta-olumlu-performans-sergiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="10820"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeni nohut çeşidi Denizli'nin dışında ekilen bölge illerinde de yüksek verim verdi]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/yeni-nohut-cesidi-denizlinin-disinda-ekilen-bolge-illerinde-de-yuksek-verim-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/yeni-nohut-cesidi-denizlinin-disinda-ekilen-bolge-illerinde-de-yuksek-verim-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[20 nohut çeşidi, yalnızca Denizli'de değil; Antalya, Afyonkarahisar, Uşak, Ankara ve Kütahya başta olmak üzere farklı iklim ve toprak yapısına sahip illerde de yüksek verimiyle üreticiye umut oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>20 nohut çeşidi, yalnızca Denizli'de değil; Antalya, Afyonkarahisar, Uşak, Ankara ve Kütahya başta olmak üzere farklı iklim ve toprak yapısına sahip illerde de yüksek verimiyle üreticiye umut oldu. </p><p>Denizli'de yürütülen Nükleer Teknikler Kullanılarak Leblebilik Nohut Islahı Projesi kapsamında tescillenen Borsa-20 nohut çeşidi üreticilerle ilk kez Nisan ayında buluşmuştu. Denizli'nin Tavas ilçesinde gerçekleştirilen nohut tohumu dağıtım töreninde ilçedeki üreticilere 3 ton, Antalya, Uşak, Afyon, Ankara ve Kütahya illerindeki üreticilere ise 1 ton 200 kilo olmak üzere toplamda 4 ton 200 kilo Borsa-20 çeşidi üreticilerle buluştu. Farklı illerde ekimi gerçekleştirilen Borsa-20, Denizli'de olduğu gibi güçlü çıkışıyla yüz güldürüyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Farklı bölgelerde gerçekleştirilen demonstrasyon ekimlerinden gelen ilk görüntüler, Borsa-20'nin güçlü gelişimi, sağlıklı bitki yapısı ve yüksek adaptasyon kabiliyetiyle üreticilere umut verdiğini ortaya koyuyor. Elde edilen sonuçlar, çeşidimizin geniş coğrafyalarda güvenle yetiştirilebileceğini gösteriyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Denizli</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/yeni-nohut-cesidi-denizlinin-disinda-ekilen-bolge-illerinde-de-yuksek-verim-verdi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 13:01:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/07/agency/iha/yeni-nohut-cesidi-denizlinin-disinda-ekilen-bolge-illerinde-de-yuksek-verim-verdi.jpg" type="image/jpeg" length="88672"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pursaklar Belediyesi enerjisini güneşten alacak]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/pursaklar-belediyesi-enerjisini-gunesten-alacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/pursaklar-belediyesi-enerjisini-gunesten-alacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pursaklar Belediyesi, hayata geçireceği Güneş Enerji Santrali yatırımıyla kendi elektriğini üreterek hem kamu kaynaklarını koruyor hem de çevre dostu belediyecilikte örnek bir projeye imza atacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Pursaklar Belediyesi, hayata geçireceği Güneş Enerji Santrali yatırımıyla kendi elektriğini üreterek hem kamu kaynaklarını koruyor hem de çevre dostu belediyecilikte örnek bir projeye imza atacak. </p><p>Pursaklar Belediyesi, çevreci ve sürdürülebilir belediyecilik vizyonu doğrultusunda önemli bir yatırımı daha ilçeye kazandırıyor. Yapımına başlanan Güneş Enerji Santrali (GES) ile belediyeye ait tüm hizmet alanlarının elektrik ihtiyacı yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanacak. </p><p>''Pursaklar Belediyesi elektriğe bir kuruş bile ödemeyecek'' </p><p>Pursaklar Belediyesi'nin elektriğe bir kuruş bile ödemeyeceğini belirten Başkan Ertuğrul Çetin; 'Bir müjdeyi daha sizlerle paylaşmak üzere huzurlarınızdayım. Burası Pusaklar Belediyemize ait güneş enerji santrali kurduğumuz şantiyemiz. Bu çok hayal ettiğim, heves ettiğim, önemsediğim bir proje. Çok ciddi emek verdik. Mülkiyet sorunlarını hallettik, lisans problemlerini hallettik. Dolgu vesaire derken artık bir tesis kazandırmak üzereyiz. Müteahhit firma da üç dört ay içinde artık şalteri kaldırıp elektriği kullanacağımızı söylüyor. Panellerin siparişi de verildi. Onlar da takılacak. Tabii elektrik ihtiyacımız, enerji ihtiyacımız her geçen gün artıyor. Artan enerji ihtiyaçlarımızın hepsini de inşallah bu santralden karşılayacağız. Hatta bir miktarda kazanç sağlayacağız. Kendi enerjisini üreten, doğaya saygılı ve sürdürülebilir bir Pursaklar için çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz'' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Güneşten aldığı güçle hizmet üretmeye hazırlanan Pursaklar Belediyesi; hizmet binaları, sosyal tesisler, kültür merkezleri, millet kıraathaneleri, hanımevleri, dede-torun evleri, spor tesisleri, parklar ve diğer tüm hizmet birimlerinde kullanılacak elektriği kendi üretecek. Böylece hem enerji maliyetlerinde önemli ölçüde tasarruf sağlanacak hem de çevrenin korunmasına katkı sunulacak. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Ankara</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/pursaklar-belediyesi-enerjisini-gunesten-alacak</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 12:49:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/07/agency/iha/pursaklar-belediyesi-enerjisini-gunesten-alacak.jpg" type="image/jpeg" length="28792"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Temmuz ve Ağustos aylarında elektrik tüketimi rekor seviyeye ulaşıyor]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/temmuz-ve-agustos-aylarinda-elektrik-tuketimi-rekor-seviyeye-ulasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/temmuz-ve-agustos-aylarinda-elektrik-tuketimi-rekor-seviyeye-ulasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte klima kullanımı elektrik tüketimini önemli ölçüde artırırken, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın enerji verimliliği kapsamında önerdiği 24 derece klima ayarı, hem enerji tasarrufu sağlıyor hem de elektrik faturalarının kontrol altında tutulmasına katkı sunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte klima kullanımı elektrik tüketimini önemli ölçüde artırırken, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın enerji verimliliği kapsamında önerdiği 24 derece klima ayarı, hem enerji tasarrufu sağlıyor hem de elektrik faturalarının kontrol altında tutulmasına katkı sunuyor. </p><p>Uludağ Elektrik'in yıllık tüketim verilerine göre, Temmuz ve Ağustos ayları meskenlerde elektrik kullanımının en yoğun olduğu dönem olarak öne çıkıyor. Vatandaşların hem bütçelerini korumaları hem de enerjiyi verimli kullanmaları için tasarruf önerilerinde bulunan Uludağ Elektrik, alınacak basit önlemlerle elektrik tüketiminde önemli ölçüde tasarruf sağlanabileceğine dikkat çekiyor. Müşteri memnuniyeti, dijital hizmetleri ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarıyla faaliyetlerini sürdüren Uludağ Elektrik, Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova' da 5 milyondan fazla kişiye hizmet verirken, serbest tüketici kapsamındaki müşterilerine özel geliştirdiği enerji çözümleriyle Türkiye genelinde de büyümesini sürdürüyor. </p><p>'Tasarruf, bilinçli enerji kullanımıyla başlıyor' </p><p>Uludağ Elektrik Genel Müdürü Remezan Arslan, yaz aylarında artan enerji ihtiyacının bilinçli tüketim alışkanlıklarıyla yönetilebileceğini belirterek şunları söyledi: </p><p>'Yıllık tüketim verilerimiz, temmuz ve ağustos aylarında özellikle meskenlerde elektrik kullanımının en yüksek seviyelere ulaştığını gösteriyor. Uludağ Elektrik Hizmet Bölgesi'nde faturalanan mesken elektrik tüketimi, bir önceki sene yıl haziran ayına göre temmuz ayında yüzde 17, ağustos ayında ise yüzde 35 artış gösterdi. Bu artışta, hava sıcaklıklarının artmasının sonucunda artan klima kullanımının yanı sıra bölgemizin yaz aylarında yoğun sezon yaşayan turizm ve yazlık yerleşim alanlarına ev sahipliği yapmasının da önemli etkisi bulunuyor. Hatta Balıkesir bölgemize baktığımızda haziran ayına göre ağustos ayında yüzde 50 oranında artış yaşandığını da söyleyebiliriz. Ağustos ayın mesken elektrik tüketiminin zirve yaptığı bir dönem oluyor, şöyle ki ağustos ayı yılın diğer aylarının ortalamasına göre yaklaşık yüzde 23 daha yüksek seviyede elektrik tüketimi gerçekleşiyor. Yaz aylarında konforu korurken enerji tasarrufu sağlamak da mümkün. Bu noktada klimaların 24 derecede çalıştırılması hem gereksiz enerji tüketiminin önüne geçiyor hem de verimli kullanım sağlıyor. Bu nedenle bu yaz '24 Derece ile Mümkün' mesajıyla vatandaşlarımızı doğru klima kullanımına teşvik ediyoruz.Doğru kullanım alışkanlıklarıyla hem enerji tüketimini azaltmak hem de elektrik faturalarını kontrol altında tutmak mümkün. Elektronik cihazlar kullanılmadığı zamanlarda fişte bırakıldığında 'bekleme modu' nedeniyle gereksiz elektrik tüketimine yol açıyor. Kullanılmayan cihazlar tamamen kapatılmalı ve mümkünse prizden çekilmelidir. Enerji verimliliği yüksek beyaz eşya ve elektrikli ev aletlerinin tercih edilmesi, uzun vadede elektrik tüketimini önemli ölçüde azaltıyor. LED aydınlatmalar da daha düşük enerji tüketimiyle tasarruf sağlıyor. Küçük gibi görünen bu tercihler, yıl sonunda hem aile bütçesine hem de enerji kaynaklarının verimli kullanılmasına önemli katkı sunuyor. Enerji tasarrufu ve güvenliği bilincinin küçük yaşlarda kazanılmasının büyük önem taşıdığına inanıyoruz. Bu kapsamda yürüttüğümüz Enerjini Geleceğe Taşı projemizle; Karagöz-Hacivat gösterileri, eğitici oyunlar ve çocuklara özel hazırlanan etkinlik ile boyama kitapları aracılığıyla doğru enerji kullanımı ve enerji tasarrufu konusunda farkındalık oluşturuyoruz. Bugüne kadar 70 bini aşkın çocuğa ulaşarak enerji kaynaklarının verimli kullanılması konusunda bilinçli nesiller yetiştirilmesine katkı sağladık.' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Klima kullanımında 24 derece önerisi </p><p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın enerji verimliliği kapsamında önerdiği üzere, klimaların 24 derece ayarında çalıştırılması hem konforun korunmasına hem de elektrik tüketiminin azaltılmasına katkı sağlıyor. Bunun yanında filtrelerin düzenli temizlenmesi, kapı ve pencerelerin kapalı tutulması ile doğrudan güneş ışığını azaltacak önlemlerin alınması, soğutma ihtiyacını düşürerek enerji verimliliğini artırıyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Bursa</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/temmuz-ve-agustos-aylarinda-elektrik-tuketimi-rekor-seviyeye-ulasiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 12:48:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/07/agency/iha/temmuz-ve-agustos-aylarinda-elektrik-tuketimi-rekor-seviyeye-ulasiyor.jpg" type="image/jpeg" length="88239"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fasulyede hasat maratonu başladı]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/fasulyede-hasat-maratonu-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/fasulyede-hasat-maratonu-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisar'ın tarımsal potansiyeliyle öne çıkan Şuhut ilçesinde, yaz sezonunun en önemli ürünlerinden biri olan taze fasulyede hasat maratonu başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Afyonkarahisar'ın tarımsal potansiyeliyle öne çıkan Şuhut ilçesinde, yaz sezonunun en önemli ürünlerinden biri olan taze fasulyede hasat maratonu başladı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sabahın ilk ışıklarıyla tarlalara giren tarım işçileri, kavurucu sıcaklara aldırış etmeden gün boyu toplayarak hazırladıkları ürünleri Türkiye'nin dört bir yanındaki sofralara ulaştırıyor. Bölgenin taze fasulye üretiminde adeta bir üssü konumunda bulunan Şuhut'ta, Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) kayıtlı yaklaşık 3 bin 500 dekar alanda üretim gerçekleştiriliyor. Dekar başına ortalama 2 bin 500 kilogram verimin elde edildiği ilçede, bu sezon da binlerce ton kaliteli ürünün iç piyasaya sürülmesi hedefleniyor. </p><p>İlçede taze fasulyenin kilogramı tarlada 50 ile 60 TL arasında alıcı bulurken, zorlu şartlar altında çalışan tarım işçileri ve üreticiler fiyatların emeği karşılayacak seviyede kalmasını istiyor. </p><p>Tarlada çalışan işçiler hasadın verimli geçtiğini belirterek, sabah saat 07.30'dan akşam 18.00'e kadar günlük bin TL yevmiye ile çalıştıklarını kaydetti. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Afyonkarahisar</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/fasulyede-hasat-maratonu-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 12:44:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/07/agency/iha/fasulyede-hasat-maratonu-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="19855"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aslanapa'da sıcak asfalt yol çalışması yerinde incelendi]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/aslanapada-sicak-asfalt-yol-calismasi-yerinde-incelendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/aslanapada-sicak-asfalt-yol-calismasi-yerinde-incelendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kütahya'nın Aslanapa ilçesinde ulaşım altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmalar aralıksız sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kütahya'nın Aslanapa ilçesinde ulaşım altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmalar aralıksız sürüyor. </p><p>Aslanapa Kaymakamı İsmail Tosun, İlçe Özel İdare Müdürü İsmail Kaynar ve İl Genel Meclisi Üyesi Sadık Sarı, Ören Köyü ile Aslıhanlar Köyü arasında yapımına başlanan 5,1 kilometrelik sıcak asfalt yol çalışmasını yerinde inceledi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi alan heyet, yol yapım sürecini değerlendirerek çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda devam ettiğini belirtti. İnceleme sırasında, yolun tamamlanmasıyla birlikte bölgedeki ulaşımın daha güvenli ve konforlu hale geleceği ifade edildi. </p><p>Yetkililer, kırsal mahallelerin ulaşım standartlarını yükseltmeye yönelik yatırımların sürdürüleceğini vurguladı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Kütahya</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/aslanapada-sicak-asfalt-yol-calismasi-yerinde-incelendi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 12:28:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/07/agency/iha/aslanapada-sicak-asfalt-yol-calismasi-yerinde-incelendi.jpg" type="image/jpeg" length="83513"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SPK'dan Türkiye'nin MSCI'daki kategorisini korumaya yönelik adım]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/spkdan-turkiyenin-mscidaki-kategorisini-korumaya-yonelik-adim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/spkdan-turkiyenin-mscidaki-kategorisini-korumaya-yonelik-adim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Endeks sağlayıcı MSCI'ın kasım ayında yapacağı endeks değerlendirmesi öncesi Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), piyasalara yönelik önemli düzenlemeleri hayata geçiriyor. En son SPK, GYF ve GSYF'lerin yatırım fonu paylarının borsa fiyatı yerine kurucusunun açıkladığı birim pay fiyatına göre değerlenmesine karar verdi. Piyasa uzmanları, SPK düzenlemelerinin gri alanları kaldırdığını ve Türkiye'nin MSCI endeksindeki konumunu koruması gerektiğini belirttiler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Endeks sağlayıcı MSCI'ın kasım ayında yapacağı endeks değerlendirmesi öncesi Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), piyasalara yönelik önemli düzenlemeleri hayata geçiriyor. En son SPK, GYF ve GSYF'lerin yatırım fonu paylarının borsa fiyatı yerine kurucusunun açıkladığı birim pay fiyatına göre değerlenmesine karar verdi. Piyasa uzmanları, SPK düzenlemelerinin gri alanları kaldırdığını ve Türkiye'nin MSCI endeksindeki konumunu koruması gerektiğini belirttiler. </p><p>Küresel piyasalar, ABD ile İran arasında alevlenen savaşın etkisiyle petrol fiyatlarıyla dalgalanırken, gözlerini ABD Merkez Bankası'nın (FED) faiz kararına çevirdi. 2026 yılına başlarken FED'in yıl içerisinde kaç kez faiz indirimi yapacağı konuşulurken, bugün 'FED faiz artırımı yapacak mı?' noktasına gelindi. Jeopolitik risklerin arttığı, savaş ve petrol fiyatlarının baskıladığı küresel piyasalardaki gelişmelere bağlı olarak, yurt içi piyasalarda da hareketli günler yaşanıyor. Halka arzlar tüm hızıyla sürerken, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) piyasalara yönelik önemli adımlar atıyor. Uluslararası endeks sağlayıcı MSCI Inc.'in haziran ayı sonunda, Türkiye piyasasında Kasım 2026 MSCI Endeks İncelemesi'ne kadar yeterli, somut ve güvenilir ilerleme görülmezse, MSCI Türkiye endeksi ve ilgili hisseler için yeni bir danışma süreci başlatabileceğini açıklamıştı. Türkiye'nin gelişmekte olan piyasalar statüsünü kaybetmemesi için de düzenleyici kurumlar önemli düzenlemeleri hayata geçiriyor. Bunlardan biri de yatırım fonlarına yönelik oldu. </p><p>Gri alan kaldırıldı </p><p>SPK, en son Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (GSYF) ve Gayrimenkul Yatırım Fonu (GYF) katılma paylarına yönelik fiyat düzenlemesi yaptı. Düzenleme ile GYF ve GSYF'lerin yatırım fonu paylarının borsa fiyatı yerine kurucusunun açıkladığı birim pay fiyatına göre değerlenmesi yapılacak. Yeni yönteme 31 Temmuz'a kadar geçilecek. Tera Yatırım Genel Müdürü Emir Münir Sarpyener, yaptığı açıklamada SPK'nın çok yerinde bir düzenleme yaptığını belirterek, 'Çünkü gri bir alan vardı. Bu tip halka açık fonların net aktif değeriyle mi, yoksa borsa fiyatıyla mı değerleneceği konusunda bir belirsizlik söz konusuydu. Neticede SPK da son atmış olduğu adımla bu konuya açıklık getirmiş oldu. Bundan sonra da bu tip yapıların tamamı aynı düzen içerisinde fiyatlanıyor olacak' dedi. </p><p>Düzenlemeyle birlikte bu tip fonların içerisinde yer alan varlıklarında, fonların yöneticileri tarafından yatırımcıyı etkilemeyecek bir şekilde geçiş yapılması bekleniyor. Sarpyener de konuyla ilgili olarak, 'Bizim de kendi fonumuz olan TLY fonu içerisinde, SPK düzenlemesinde belirtilen fon paylarından düşük oranda var. Biz de burada yatırımcıları koruyacak, etkilemeyecek bir şekilde gerekli düzenlemeleri zaten yapıyoruz ve ayın 31'ine kadar da tamamlamış olacağız' diye konuştu. </p><p>MSCI'ın kasım toplantısı önemli </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>SPK'nın bu düzenlemelerinin küresel endeks sağlayıcısı MSCI'ın uyarıları sonrası atılan adımlardan biri olarak da yorumlanabileceğini belirten Sarpyener, 'Bilindiği gibi MSCI, birtakım tedbirler istemiş ve kasım ayındaki toplantısında değerlendireceğini belirtmişti. Sermaye Piyasası Kurulu ve Borsa İstanbul birlikte bu tedbirleri alma aşamasındalar. Piyasalarımızın geleceği açısından, MSCI tarafında gelişmekte olan ülke kategorisinden çıkarılıp, frontier (sınır piyasası) dediğimiz kategoriye düşmemiz, yabancı yatırımcı girişini etkileyeceği için piyasalar açısından hiç de istenmeyen bir durum olur. Bunun için de düzenleyiciler şu anda gereken tedbirleri alıyorlar zaten' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/spkdan-turkiyenin-mscidaki-kategorisini-korumaya-yonelik-adim</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 12:19:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/07/agency/iha/spkdan-turkiyenin-mscidaki-kategorisini-korumaya-yonelik-adim.jpg" type="image/jpeg" length="40569"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[COP31, iklim sigortaları ve reasürans: Sigorta sektörünü bekleyen yeni dönem]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/cop31-iklim-sigortalari-ve-reasurans-sigorta-sektorunu-bekleyen-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/cop31-iklim-sigortalari-ve-reasurans-sigorta-sektorunu-bekleyen-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansları (COP), bu yıl 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya'da gerçekleştirilecek. COP31, sigorta ve reasürans sektörü açısından da özel bir önem taşıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansları (COP), bu yıl 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya'da gerçekleştirilecek. COP31, sigorta ve reasürans sektörü açısından da özel bir önem taşıyor. </p><p>İklim değişikliği artık yalnızca çevre politikalarının değil; finans, sigortacılık ve risk yönetiminin de en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Artan doğal afetler, yükselen ekonomik kayıplar ve değişen risk profilleri sigorta sektörünü yeni çözümler geliştirmeye zorlarken, bu dönüşümün küresel ölçekte ele alındığı en önemli platformlardan biri Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansları (COP) oluyor. Bu yıl 9-20 Kasım tarihleri arasında Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek COP31, sigorta ve reasürans sektörü açısından da özel bir önem taşıyor. </p><p>Zirvenin önemine vurgu yapan Sigorta Brokerleri Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ebru Yüksekbilgili, ''COP31 öncesinde dikkatler yalnızca emisyon azaltımı ve enerji dönüşümüne değil; iklim değişikliğine uyum (adaptasyon), afetlere karşı finansal dayanıklılık ve risk paylaşımı mekanizmalarına da çevrilmiş durumda. Bu noktada sigorta ve reasürans sektörü, iklim krizinin ekonomik etkilerini yönetmede stratejik bir rol üstleniyor. Dernek olarak, Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek bu zirvenin sektörümüz için hem önemli bir sorumluluk hem de büyük bir fırsat taşıdığına inanıyoruz'' dedi. </p><p>İklim riskleri sigortacılığı yeniden şekillendiriyor </p><p>İklim risklerinin sigorta sektöründeki etkisine değinen Yüksekbilgili, ''Son yıllarda sel, orman yangınları, aşırı yağışlar, sıcak hava dalgaları ve kuraklık gibi iklim kaynaklı olaylar hem sıklık hem de şiddet açısından belirgin biçimde artıyor. Bu tablo, sigorta şirketleri için daha yüksek hasar maliyetleri, daha karmaşık risk analizleri ve daha hassas fiyatlama modelleri anlamına geliyor. Artık geçmiş veriler tek başına geleceği öngörmek için yeterli değil. İklim senaryoları, gelişmiş veri analitiği ve yapay zekâ destekli modelleme araçları, underwriting süreçlerinin ayrılmaz bir parçası haline geliyor'' şeklinde konuştu. </p><p>Reasürans: Görünmeyen güvence mekanizması </p><p>Yüksekbilgili, sözlerine şöyle devam etti: ''İklim krizinin maliyetleri büyüdükçe, karmaşık ve büyük risklerin yalnızca yerel piyasalarda değil, reasürans desteğiyle de sigortalanması giderek önem kazanıyor. Reasürans, büyük afetlerin finansal yükünü uluslararası ölçekte paylaştırarak sigorta sektörünün sürdürülebilirliğine katkı sağlıyor; aynı zamanda afet sonrası ekonomik toparlanmayı hızlandıran kritik bir güvence mekanizması işlevi görüyor. Önümüzdeki dönemde iklim kaynaklı afetlerin artmasıyla birlikte reasürans kapasitesi, fiyatlaması ve risk iştahı, sektörün gündeminde ağırlığını koruyacak. </p><p>Parametrik sigortalar yeni bir yaklaşım sunuyor </p><p>İklim değişikliğinin etkileri, geleneksel sigorta modellerinin yanında alternatif çözümleri de öne çıkarıyor. Bunların başında parametrik sigortalar geliyor. Bu modelde tazminat ödemesi, tek tek hasar tespiti yerine önceden belirlenen objektif kriterlerin gerçekleşmesine bağlı olarak yapılıyor. Örneğin belirli büyüklükte bir deprem, belli seviyenin üzerinde bir yağış miktarı veya belirlenen rüzgâr hızı eşiği aşıldığında tazminat süreci otomatik olarak başlıyor. Bu yaklaşım, özellikle tarım, enerji, turizm ve altyapı yatırımlarında hızlı finansman sağlaması nedeniyle giderek daha fazla ilgi görüyor. </p><p>İklim finansmanı ve sigorta sektörü </p><p>COP31'in öne çıkarması beklenen başlıklardan biri de iklim finansmanı olacak. Ancak iklim finansmanı yalnızca kamu kaynaklarından ibaret değil. Sigorta ve reasürans sektörü, şu araçlarla ekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesinde kritik bir rol oynuyor: </p><p>Afet risklerinin paylaşılması, kamu-özel sektör iş birlikleri, afet tahvilleri (cat bonds), bölgesel risk havuzları, iklim risk modellemeleri. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bu araçlar, afet sonrasında oluşan mali yükü azaltırken yatırımların sürdürülebilirliğini de destekliyor.'' </p><p>Türkiye açısından stratejik bir fırsat </p><p>İklim değişikliği sigorta sektörünü yalnızca yeni risklerle değil, aynı zamanda yeni fırsatlarla da karşı karşıya bıraktığını vurgulayan Yüksekbilgili, ''Türkiye, deprem riskiyle iklim kaynaklı afetlerin eş zamanlı yönetilmesi gereken ülkeler arasında yer alıyor. Son yıllarda yaşanan sel, orman yangını ve kuraklık olayları, iklim risklerinin artık yalnızca çevresel değil; ekonomik ve finansal bir konu olduğunu da ortaya koyuyor. Bu nedenle Türkiye açısından önümüzdeki dönemin öncelikli başlıkları arasında şunlar yer alıyor: </p><p>İklim risk modellemelerinin geliştirilmesi, tarım ve konut sigortalarının güçlendirilmesi, parametrik sigorta çözümlerinin yaygınlaştırılması, reasürans kapasitesinin artırılması, dijital hasar yönetimi ve veri analitiğine yatırım yapılması. </p><p>Sonuç olarak, iklim değişikliği sigorta sektörünü yalnızca yeni risklerle değil, aynı zamanda yeni fırsatlarla da karşı karşıya bırakıyor. Antalya'da düzenlenecek COP31, bu dönüşümün hız kazanacağı önemli kilometre taşlarından biri olmaya aday. Önümüzdeki dönemde başarı, yalnızca hasarları karşılayabilen şirketlerin değil; riski doğru analiz eden, teknolojiyi etkin kullanan, reasürans kapasitesini stratejik biçimde yöneten ve iklim dayanıklılığına katkı sağlayan kurumların olacak'' şeklinde konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/cop31-iklim-sigortalari-ve-reasurans-sigorta-sektorunu-bekleyen-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 12:09:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/07/agency/iha/cop31-iklim-sigortalari-ve-reasurans-sigorta-sektorunu-bekleyen-yeni-donem.jpg" type="image/jpeg" length="48450"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜİOSB, Japon yatırımcıların radarında]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/tuiosb-japon-yatirimcilarin-radarinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/tuiosb-japon-yatirimcilarin-radarinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin'de faaliyet gösteren TÜİOSB Gıda İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi, Japonya'nın önde gelen kuruluşlarından JETRO ve Sumitomo temsilcilerini ağırladı. Gerçekleştirilen toplantıda yatırım imkanları, yeşil sanayi, dijital dönüşüm ve iki ülke arasındaki olası iş birlikleri ele alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mersin'de faaliyet gösteren TÜİOSB Gıda İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi, Japonya'nın önde gelen kuruluşlarından JETRO ve Sumitomo temsilcilerini ağırladı. Gerçekleştirilen toplantıda yatırım imkanları, yeşil sanayi, dijital dönüşüm ve iki ülke arasındaki olası iş birlikleri ele alındı. </p><p>TÜİOSB Şantiye Ofisinde düzenlenen toplantıya TÜİOSB Yönetim Kurulu Başkanı Gül Akyürek Balta, yönetim kurulu üyeleri, teknik ekip ile JETRO ve Sumitomo heyeti katıldı. Toplantıda bölgenin yatırım potansiyeli, sürdürülebilir üretim altyapısı ve uluslararası tedarik zincirlerindeki stratejik konumu hakkında sunum yapıldı. </p><p>Toplantıda Japon sanayi kuruluşları ile TÜİOSB yatırımcıları arasında geliştirilebilecek ortaklıklar ve yeni yatırım fırsatları değerlendirildi. </p><p>TÜİOSB Yönetim Kurulu Başkanı Gül Akyürek Balta, bölgede yatırım sürecinin hızla devam ettiğini belirterek, ilk etapta yer alan 118 hektarlık alandaki altyapı çalışmalarının tamamlandığını ve 60 sanayi parselinin tamamının tahsis edildiğini söyledi. Bölgede 21 firmanın inşaat ruhsatı aldığını, 10 firmanın aktif şantiye çalışmalarını sürdürdüğünü ve 6 firmanın üretime hazır hale gelerek istihdam oluşturmaya başladığını ifade eden Akyürek Balta, yoğun talep üzerine 108 hektarlık üçüncü genişleme alanı için ön tahsis sürecini başlattıklarını kaydetti. </p><p>Yeni etapta orta ve yüksek teknoloji üreten sektörler ile savunma sanayine yönelik yatırımların hedeflendiğini dile getiren Akyürek Balta, Dünya Bankası onaylı altyapıya sahip Türkiye'nin ilk 'yeşil doğan' OSB'si olarak yatırımcılara Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması kriterlerine uyumlu üretim altyapısı sunduklarını belirtti. Gül Akyürek Balta, JETRO ve Sumitomo gibi küresel kuruluşlarla geliştirilecek iş birliklerinin bölgenin uluslararası rekabet gücünü artıracağını ifade etti. </p><p>JETRO İş Geliştirme Direktörü Seigo Endo ise TÜİOSB'nin yeşil dönüşüm ve dijitalleşme odaklı sanayi altyapısının dikkat çekici olduğunu belirterek, Türkiye ile Japonya arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi ve iki ülke firmaları arasında kalıcı ticari ortaklıkların geliştirilmesini hedeflediklerini söyledi. </p><p>Sumitomo Satış Müdürü Natsuki Maruyama da sürdürülebilir üretim ve yüksek teknoloji yatırımlarının küresel ticarette öneminin arttığını belirterek, TÜİOSB'nin yeşil sanayi vizyonuyla Sumitomo'nun uluslararası deneyiminin önemli iş birliklerine dönüşebileceğine inandıklarını ifade etti. </p><p>Toplantının ardından Japon heyeti, TÜİOSB'de devam eden altyapı çalışmalarını ve üretime başlayan fabrikaları yerinde inceleyerek teknik bilgiler aldı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Program kapsamında heyet, Tarsus'ta düzenlenen kültürel geziye katılarak Kırkkaşık Bedesteni ile Danyal Peygamber Kabri'ni de ziyaret etti. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Mersin</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/tuiosb-japon-yatirimcilarin-radarinda</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 12:09:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/07/agency/iha/tuiosb-japon-yatirimcilarin-radarinda.jpg" type="image/jpeg" length="11383"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Bayraktar, Kerkük Valisi Ağa'yı ağırladı]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/bakan-bayraktar-kerkuk-valisi-agayi-agirladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/bakan-bayraktar-kerkuk-valisi-agayi-agirladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Ankara'ya ziyarette bulunan Kerkük Valisi Mehmet Seman Ağa'yı kabul etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Ankara'ya ziyarette bulunan Kerkük Valisi Mehmet Seman Ağa'yı kabul etti. </p><p>Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın (TPAO) Kerkük'te faaliyet gösteren BP Energy Company of Kirkuk Limited'in (BP ECKL) yüzde 15 hissesini satın almasının ardından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, Kerkük Valisi Mehmet Seman Ağa'yı Bakanlıkta kabul etti. Görüşmeye ilişkin sosyal medya hesaplarından açıklamada bulunan Bakan Bayraktar, 'Kerkük, sadece zengin enerji kaynaklarıyla değil, asırlardır süren ortak tarihimiz, kültürümüz ve sarsılmaz gönül bağlarımızla kalbimizde yer alan stratejik bir merkezdir. Dün Türkiye Petrolleri'nin Kerkük'teki 3 milyar varil potansiyelli BP ortaklığına katılımı, enerji diplomasimiz kadar Kerkük ile aramızdaki köklü tarihî ve kültürel bağlar açısından da önemli bir adımdır' dedi. </p><p>Bakan Bayraktar, 'Anlaşmanın ardından Kerkük Valisi Sayın Mehmet Seman Ağa ile bir araya gelerek bölgenin kalkınması ve istikrarı için yapabileceğimiz projeleri değerlendirdik. Ortak tarihimizden aldığımız ilhamla Irak'ın istikrarına, ülkemizin enerji geleceğine katkı sunmaya devam edeceğiz' ifadelerini kullandı. </p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Türkiye'ye resmi bir ziyarette bulunan Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul etmesinin ardından gerçekleştirilen basın toplantısında TPAO tarafından imzalanan anlaşmaya ilişkin, 'Bugün imzalanan anlaşma, enerji alanındaki ortaklık açısından tarihi bir adım olmuştur' açıklamasını yapmıştı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Söz konusu proje, Irak'ın en önemli hidrokarbon üretim bölgelerinden biri olan Kerkük'teki Baba ve Avanah kubbeleri ile Bai Hassan, Jambur ve Khabbaz sahalarını kapsıyor. Sözleşme alanının ilk aşamada 3 milyar varil petrol eşdeğerinin üzerinde hidrokarbon kaynağı içerdiği değerlendiriliyor. Ayrıca alanın önemli ilave arama potansiyeli barındırdığı da öngörülüyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Ankara</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/bakan-bayraktar-kerkuk-valisi-agayi-agirladi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 12:08:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/07/agency/iha/bakan-bayraktar-kerkuk-valisi-agayi-agirladi.jpg" type="image/jpeg" length="31487"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye ve Tunus iş dünyası İstanbul'da buluştu]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/turkiye-ve-tunus-is-dunyasi-istanbulda-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/turkiye-ve-tunus-is-dunyasi-istanbulda-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye ve Tunus iş dünyası İstanbul'da bir araya geldi. Afrika kıtasının Akdeniz'e açılan kapısı Tunus, Türk iş dünyası için hızla büyüyen bir ticaret ve yatırım pazarına dönüşüyor. Bu güçlü büyüme ve tedarik potansiyeliyle öne çıkan Tunus pazarındaki iş birliği ve yatırım fırsatları, Türkiye-Tunus İşbirliği ve Yatırım Geliştirme Forumu'nda masaya yatırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye ve Tunus iş dünyası İstanbul'da bir araya geldi. Afrika kıtasının Akdeniz'e açılan kapısı Tunus, Türk iş dünyası için hızla büyüyen bir ticaret ve yatırım pazarına dönüşüyor. Bu güçlü büyüme ve tedarik potansiyeliyle öne çıkan Tunus pazarındaki iş birliği ve yatırım fırsatları, Türkiye-Tunus İşbirliği ve Yatırım Geliştirme Forumu'nda masaya yatırıldı. </p><p>Türkiye ve Tunus iş dünyası İstanbul'da gerçekleştirilen Türkiye - Tunus İş birliği ve Yatırım Geliştirme Forumunda bir araya geldi. Tunus Türk Ticaret ve Sanayi Odası (CCITT), Türkiye-Tunus Sanayi ve Ticaret Platformu ile WCI Forum'un destekleriyle düzenlenen Türkiye-Tunus İş birliği ve Yatırım Geliştirme Forumu, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan ile Türkiye Cumhuriyeti Tunus Büyükelçisi Ahmet Misbah Demircan, Tunus Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Ahmed Ben Sghaier'ın katılımlarıyla İstanbul'da gerçekleşti. Türkiye ile Tunus arasındaki ekonomik ilişkilerin yeni bir ivme kazandığı bu dönemde düzenlenen forum, iki ülke arasındaki ticaret ve yatırım iş birliklerinin geleceğine yön verecek önemli konulara ev sahibi olacak. </p><p>Forumda kamu temsilcileri, diplomatik misyonlar ve iş dünyasının önde gelen isimleri bir araya gelerek iş birliği fırsatlarını değerlendirecek. Gün boyunca gerçekleştirilecek B2B görüşmelerinde ise firmalar, yeni ticari ortaklıklar ve yatırım imkanları için temaslarda bulunacak. </p><p>'Türkiye ile Tunus arasındaki ticaret hacmi 1.6 milyar dolar' </p><p>Türkiye ile Tunus arasındaki ikili ticaret ilişkilerine değinen Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, 'Türkiye ile Tunus arasında şuanda 1.6 milyar dolar olan ticaret hacmimizi daha üst seviyelere çıkarmak için çalışmalarda bulunacaklar. Ticaret bakanlığı olarak ülkeler arası dengeli ticarete önem veriyoruz. Türkiye'nin Tunus'a olan ihracatı 1 milyar 250 milyon dolar. Karşılığında da 350 milyon dolarlık ithalatımız var. Bu iki ülke arasındaki ticaretin daha üst seviyeye çıkması ve ihracatımız kadar ithalatımızın da gelişmesi ülkeler için çok önemli. Bizde bunun için gayret ediyoruz. Tekstil, metal ürünler, demir ve çelik ürünleri, soya yağı ve petrol türevlerinde iş hacmimiz var. Bu ürünlerin ve bundan sonra buna katkı sağlayacak diğer ürünlerinde burada konuşulacağı bir ortam olacak. Bu forum umarım Türkiye ve Tunus iş dünyasına katkı sağlar' dedi. </p><p>'Forumda oluşacak görüşmeler ticaretin bel kemiğini oluşturuyor' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türkiye - Tunus İş birliği ve Yatırım Geliştirme Forumunun önemine değinen Türkiye Cumhuriyeti Tunus Büyükelçisi Ahmet Misbah Demircan, 'Forumda amacımız her iki tarafın sanayicisini ve tüccarını burada bir araya getirmek. Tunus'tan 30 tane iş adamı burada. Türkiye'den ise 450 tane Tunus'a mal satan ve satmak isteyen iş insanları burada. Burada herkesi eşleştirdik. Kim kiminle görüşeceğini biliyor. Bu uluslararası forumda oluşacak görüşmeler ticaretin bel kemiğini oluşturuyor. Ticaret Bakanlığımız dünyanın her tarafında örgütlenmiş durumda. Tunus'tan buraya büyük bir heyetin gelmesi çok kıymetli ve anlamlı. Cumhurbaşkanımızın bize verdiği hedefler doğrultusunda ilerlemeye devam ediyoruz' şeklinde konuştu. </p><p>'Türk iş insanları Afrika'ya açılmak zorunda' </p><p>Türkiye Tunus Sanayi ve Ticaret Platformu Başkanı Ahmet Tuncay Sagun, 'İkili ilişkiler hızlı bir adımla büyüyecektir. Büyükelçimiz ve Ekonomi Bakanlığı nezdinde bu girişimler çok verimli sonuçlar alacağına inanıyoruz. Tunus ile geçmişimizde ticari bağlar şuan daha hızlı büyüyor. Tunus'ta çok büyük bir potansiyel olduğunu görüyoruz. Türk iş insanları Afrika'ya açılmak zorunda. Türkiye'de yatırımlarımız ile hızlı büyüdük. Afrika'da da Tunus'u açılış kapısı olarak görüyoruz. Bu kapıyı iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Afrika'da Türk bayrağını dalgalandırmamız gerekiyor' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Istanbul</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/turkiye-ve-tunus-is-dunyasi-istanbulda-bulustu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 11:51:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/07/agency/iha/turkiye-ve-tunus-is-dunyasi-istanbulda-bulustu.jpg" type="image/jpeg" length="45258"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YEDAŞ'a Stevie Awards'tan iki gümüş ödül]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/yedasa-stevie-awardstan-iki-gumus-odul</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/yedasa-stevie-awardstan-iki-gumus-odul" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. (YEDAŞ), 11. Stevie Awards for Great Employers'ta iki önemli uluslararası başarıya imza attı. Şirket, farklı kademelerdeki yöneticileri için uyguladığı 'Liderlik Gelişim Ekosistemi' ve saha ekiplerinin teknik yetkinliklerini ölçmek ve geliştirmek için hayata geçirdiği 'Operasyonel Yetkinlik Değerlendirme ve Gelişim programı' ile 2 Gümüş Stevie Ödülü kazandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. (YEDAŞ), 11. Stevie Awards for Great Employers'ta iki önemli uluslararası başarıya imza attı. Şirket, farklı kademelerdeki yöneticileri için uyguladığı 'Liderlik Gelişim Ekosistemi' ve saha ekiplerinin teknik yetkinliklerini ölçmek ve geliştirmek için hayata geçirdiği 'Operasyonel Yetkinlik Değerlendirme ve Gelişim programı' ile 2 Gümüş Stevie Ödülü kazandı. </p><p>YEDAŞ, çalışan gelişimine yönelik yenilikçi uygulamalarıyla uluslararası arenada iki ödülün sahibi oldu. YEDAŞ, 38 ülkeden binin üzerinde başvurunun değerlendirildiği 11. Stevie Awards for Great Employers kapsamında iki ayrı kategoride Gümüş Stevie Ödülü'ne layık görüldü. </p><p>YEDAŞ tarafından geliştirilen 'Liderlik Gelişim Ekosistemi', En İyi Liderlik Gelişim Programı kategorisinde Gümüş Stevie Ödülü kazandı. Şirketin 'Operasyonel İş Gücü Teknik Yetkinlik Değerlendirme ve Gelişim Programı' ise 'İnsan Analitiğinin En İyi Kullanımı' kategorisinde Gümüş Stevie Ödülü'nün sahibi oldu. </p><p>Geleceğin liderleri kapsamlı bir ekosistemle yetiştiriliyor </p><p>YEDAŞ'ın farklı yönetim kademelerindeki liderlerin gelişim ihtiyaçlarına yanıt vermek amacıyla hayata geçirdiği Liderlik Gelişim Ekosistemi, LİG1 ve Master Lig programlarını bünyesinde barındırıyor. Farklı kademelerde görev yapan yöneticilere yönelik kapsamlı ve bütüncül bir gelişim yaklaşımı sunan ekosistem; liderlik yetkinliklerinin güçlendirilmesini, ortak bir liderlik kültürü oluşturulmasını ve kurumun gelecekteki liderlerinin yetiştirilmesini amaçlıyor. Program, YEDAŞ'ın çalışan gelişimine ve liderlik yetkinliklerine verdiği stratejik önemin somut uygulamalarından biri olarak öne çıkıyor. </p><p>Saha çalışanlarının gelişiminde veriye dayalı model </p><p>YEDAŞ'a ikinci ödülü getiren Operasyonel Yetkinlik Değerlendirme ve Gelişim Programı ise saha ekiplerinin teknik bilgi ve yetkinliklerinin objektif ölçütlerle değerlendirilmesini sağlıyor. Program kapsamında elde edilen veriler kullanılarak çalışanların güçlü yönleri ve gelişim alanları belirleniyor, ihtiyaçlara uygun hedef odaklı gelişim planları oluşturuluyor. Böylece saha çalışanlarının mesleki gelişimi sistematik bir yapıya kavuşturulurken operasyonel verimliliğin, iş kalitesinin ve hizmet standartlarının geliştirilmesine de katkı sunuluyor. Veriye dayalı insan kaynağı yönetimi alanında öncü bir uygulama olarak değerlendirilen program, İnsan Analitiğinin En İyi Kullanımı kategorisinde YEDAŞ'a Gümüş Stevie Ödülü getirdi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'İnsan kaynağımıza yaptığımız yatırım uluslararası alanda karşılık buldu' </p><p>YEDAŞ Genel Müdürü Yunus Emre Bilgi, iki farklı programla kazanılan ödüllerin, şirketin insan ve gelişim odaklı yaklaşımının uluslararası düzeyde tescili olduğunu belirterek, 'YEDAŞ olarak sürdürülebilir başarının temelinde yetkin, gelişime açık ve değişime öncülük eden insan kaynağının bulunduğuna inanıyoruz. Bu anlayışla bir taraftan farklı kademelerdeki yöneticilerimizi geleceğin liderlik yetkinlikleriyle desteklerken diğer taraftan saha çalışanlarımızın teknik gelişimini objektif verilere dayanan sistematik bir modelle yönetiyoruz. Liderlik Gelişim Ekosistemimizin ve Operasyonel Yetkinlik Değerlendirme ve Gelişim Programımızın iki ayrı kategoride Gümüş Stevie Ödülü kazanması, insan kaynağımıza yaptığımız yatırımların uluslararası alanda karşılık bulduğunu gösteriyor. Bu başarıda emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarımı kutluyorum. Çalışanlarımızın gelişimini destekleyen yenilikçi uygulamalar üretmeye, hizmet kalitemizi güçlendirmeye ve sektörümüze değer katmaya devam edeceğiz' dedi. </p><p>YEDAŞ'ın liderlik gelişimi ve insan analitiği gibi birbirini tamamlayan iki alanda kazandığı ödüller, şirketin çalışan gelişimini bütüncül bir yaklaşımla ele aldığını ve insan kaynakları uygulamalarını veriye dayalı modellerle desteklediğini ortaya koydu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Samsun</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/yedasa-stevie-awardstan-iki-gumus-odul</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 11:20:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/07/agency/iha/yedasa-stevie-awardstan-iki-gumus-odul.jpg" type="image/jpeg" length="16340"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kütahya'da karnabahar ve çörekotu üretimi denetlendi]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/kutahyada-karnabahar-ve-corekotu-uretimi-denetlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/kutahyada-karnabahar-ve-corekotu-uretimi-denetlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kütahya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personeli tarafından, Merkez ilçesine bağlı Çöğürler köyünde İl Özel İdaresi desteğiyle yürütülen karnabahar ve çörekotu projeleri kapsamında ekimi yapılan alanlarda saha kontrolleri gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kütahya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personeli tarafından, Merkez ilçesine bağlı Çöğürler köyünde İl Özel İdaresi desteğiyle yürütülen karnabahar ve çörekotu projeleri kapsamında ekimi yapılan alanlarda saha kontrolleri gerçekleştirildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Teknik ekipler, proje kapsamında üretimi yapılan karnabahar ve çörekotu tarlalarında incelemelerde bulunarak ürünlerin gelişim durumunu yerinde değerlendirdi. Gerçekleştirilen kontrollerde üretim süreci takip edilirken, projelerin planlanan şekilde ilerleyip ilerlemediği de gözden geçirildi. </p><p>İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, proje çalışmalarının düzenli olarak izlenmeye devam edeceğini belirterek, üreticilere teknik destek sağlamayı sürdüreceklerini ifade etti. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Kütahya</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/kutahyada-karnabahar-ve-corekotu-uretimi-denetlendi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 11:16:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/07/agency/iha/kutahyada-karnabahar-ve-corekotu-uretimi-denetlendi.jpg" type="image/jpeg" length="86947"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mevsimlik işçilerin karpuz mesaisi]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/mevsimlik-iscilerin-karpuz-mesaisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/mevsimlik-iscilerin-karpuz-mesaisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilecik'in Osmaneli ilçesinde üretilen coğrafi işaretli karpuzda hasadı devam derken, karpuzlar Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki illerden gelen mevsimlik işçiler tarafından toplanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bilecik'in Osmaneli ilçesinde üretilen coğrafi işaretli karpuzda hasadı devam derken, karpuzlar Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki illerden gelen mevsimlik işçiler tarafından toplanıyor. </p><p>Türk Patent ve Marka Kurumunca 2022 yılında tescili yapılan Osmaneli karpuzu, ilçenin önemli üretim merkezlerinden Medetli köyündeki arazilerde Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki bazı illerden gelen mevsimlik işçiler tarafından toplanıyor. Tüccarlar tarafından alınarak kamyonlara yüklenen karpuzlar, İstanbul, Eskişehir, Ankara, Bursa başta olmak üzere birçok kente götürülerek manav, market ve pazarlarda tüketiciye buluşturuluyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Osmaneli'nde 44 bin 520 tonluk üretim </p><p>Bilecik'te 10 bin 64 dekar alanda gerçekleştirilen karpuz üretimiyle yıllık 62 bin 176 ton üretim yapılırken, mikroklima iklim özellikleri sayesinde Osmaneli ilçesi yaklaşık 6 bin 360 dekar üretim alanı ve 44 bin 520 tonluk üretimiyle karpuz yetiştiriciliğinde önemli bir merkez konumunda bulunuyor. </p><p>'Ünlü karpuz çevre illere gönderiliyor' </p><p>Osmaneli'ne bağlı Borcak Köyü'nden karpuz yetiştiren Recep Apak, 'Osmaneli'nde karpuz hasat zamanı başladı. Şu anda gördüğünüz gibi karpuzlarımız oldu. Tadı çok güzel. Şu anda İzmit, Adapazarı, İstanbul, Ankara, İzmir'e gönderiyoruz. Fiyatlar geçen sene 8 TL ile başladı, 2 TL'ye kadar düştü. Bu sene ise 15 TL'den başladı, 5 TL'ye, 4 TL'ye düştü' dedi. </p><p>'Karpuzun tarladaki fiyatı 4 lira' </p><p>Osmaneli'ne bağlı Selçik Köyü'nde karpuz üretimi yapan Mustafa Ercan, geçen sene 10 TL'den başladı, 2 TL, 1 TL'ye kadar düştü ve mal en sonunda tarlada kaldığını söyledi. Ercan, 'Şu anda burada üretilen karpuzlar İstanbul, Bursa, Eskişehir ve Düzce hallerine gitmekte. Geçen sene 10 TL'den başladı, 2 TL, 1 TL'ye kadar düştü ve mal en sonunda karpuz meyve suyuna gitti. Bu sene de satış 15 TL'den başladı, ama çok hızlı bir şekilde düştü. Şu anda 4 TL' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Bilecik</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/mevsimlik-iscilerin-karpuz-mesaisi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 11:13:52 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/07/agency/iha/mevsimlik-iscilerin-karpuz-mesaisi.jpg" type="image/jpeg" length="17019"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Jeotermal sektöründen 'ayrımcılık' rahatsızlığı]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/jeotermal-sektorunden-ayrimcilik-rahatsizligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/jeotermal-sektorunden-ayrimcilik-rahatsizligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rüzgar ve güneş enerjisi yatırımlarında imar ve ruhsat süreçlerini hızlandıran ve yeniden tanımlayan yasal düzenleme yürürlüğe girerken, Türkiye'yi dünya dördüncülüğü ve Avrupa liderliğine taşıyan jeotermal enerji yatırımlarının kapsam dışında bırakılması sektör temsilcilerinde rahatsızlık oluşturdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rüzgar ve güneş enerjisi yatırımlarında imar ve ruhsat süreçlerini hızlandıran ve yeniden tanımlayan yasal düzenleme yürürlüğe girerken, Türkiye'yi dünya dördüncülüğü ve Avrupa liderliğine taşıyan jeotermal enerji yatırımlarının kapsam dışında bırakılması sektör temsilcilerinde rahatsızlık oluşturdu. </p><p>Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, 24 Temmuz tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmeliğin, lisanslı yatırımların imar ve ruhsat süreçlerindeki bürokratik mekanizmaları sadeleştirdiğine dikkat çekerek, 'Yönetmeliğin hazırlık safhasında jeotermal yatırımlarının da kapsama dâhil edilmesi yönündeki düşüncelerimizi başta Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olmak üzere kamu otoritelerimiz ve kamuoyumuzla şeffaf şekilde paylaşmıştık. Ülkemizin kapasite faktörü en yüksek ve baz yük olma özelliği taşıyan tek yenilenebilir enerji kaynağı olan jeotermalin düzenlemenin dışında tutulmasını ayrımcılık olarak görmekteyiz' dedi. </p><p>2035'e kadar 10 milyar dolar yatırım </p><p>Jeotermal kaynaklı elektrik enerjisi kurulu gücünde 1.800 Megavat (MW) seviyesine ulaşan Türkiye'nin, 2035 enerji hedefleri çerçevesinde, gelecek on yılda kurulu gücünü iki buçuk kat artırarak 4.500 MW seviyesine çıkaracağını hatırlatan Kındap, yaklaşık 10 milyar dolarlık yatırıma karşılık gelen projelerin çevresel standartları en yüksek seviyede karşılar nitelikte olduğunu belirtti. </p><p>Türkiye'nin son yirmi yılda yenilenebilir enerjide tüm dünyanın dikkatini çeken bir başarı öyküsü yazdığını kaydeden Ali Kındap, bu başarıda jeotermal enerjinin çok önemli payı olduğunu, bu başarı sonucunda kurulu gücün son on beş yılda 15 Megavat (MW)'tan 1.800 MW'a yükseldiğini hatırlattı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Üvey kardeş değil, öz kardeş' </p><p>JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, şu değerlendirmeyi yaptı: 'Türk jeotermal sektörü olarak, dünyanın en çevreci santrallerine, küresel ölçekte başarılar kazanan sondaj teknolojilerine ve insan kaynağına sahibiz. Ülkemizin temiz enerji yolculuğunda tamamlayıcı değil, baz yük işlevi yüklenen temel enerji kaynağını değere dönüştürüyoruz. Rüzgâr ve güneş enerjisi yatırımları için gerçekleştirilen düzenlemeyi isabetli ve gerçekçi buluyoruz. Ancak hepimiz çok iyi biliyoruz ki ülkemizin yenilenebilir enerji ve Net Sıfır hedeflerine ulaşabilmesi için yatırım süreçlerinin hızlanması gerekiyor. Aynı hedefe hizmet eden jeotermal yatırımların bu düzenlemenin dışında kalmasını anlamakta güçlük çekmekteyiz. Bir yenilenebilir enerji kaynağının yatırım süreçlerini hızlandırırken, dünyada dördüncü ve Avrupa'da birinci olduğumuz bir başka yenilenebilir enerji kaynağını mevcut bürokratik süreçlerle baş başa bırakmanın hakkaniyetsiz olduğunu ifade ediyoruz. İmar ve ruhsat süreçlerinin sadeleştirilmesi ve yatırımcı açısından öngörülebilir hâle getirilmesi vizyonu, tüm enerji yatırımları için geçerli olmalı. Bu düşüncemizi kamu otoritelerimiz ve kanun yapıcılarla şeffaf şekilde paylaşarak raporladık. Türk jeotermal sektörü olarak ayrımcılık değil eşitlik, üvey kardeş olmak değil öz kardeş olmak istiyoruz.' </p><p>Öngörülebilir yatırım ortamı talebi </p><p>Jeotermal enerji yatırımlarında kaynak arama çalışmalarının taşıdığı riskin tamamıyla yatırımcıya ait olduğuna ve bu durumun yatırımların başlangıç aşamasında yüksek maliyetli arama ve sondaj çalışmaları gerektirdiğine dikkat çeken Kındap, izin ve ruhsat süreçlerindeki zaman kaybının jeotermal yatırımlar açısından rüzgâr ve güneş enerjisine kıyasla çok daha kritik sonuçlar doğurduğunu kaydetti. Sektörün talep ajandasının hiçbir zaman çevre mevzuatının, teknik denetimlerin ya da kamu yararını güvence altına alan süreçlerin ortadan kaldırılması veya zayıflatılması olmadığının altını çizen JED Başkanı Kındap; kuralları açık, denetimi güçlü ve süresi öngörülebilir bir yatırım ortamı talep ettiklerini sözlerine ekledi. </p><p>'2035'te 4.500 MW kurulu güce rahatlıkla ulaşırız' </p><p>JED olarak uzun süredir lisans, izin, ruhsat, arazi, imar, ÇED ve sondaj süreçlerinde mükerrer işlemlerin kaldırılması ve birbirinden bağımsız yürüyebilecek süreçlerin eş zamanlı başlatılması gerektiğini dile getirdiklerini hatırlatan Ali Kındap, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Aynı belgenin farklı kurumlar tarafından tekrar tekrar istenmediği, birbirini beklemek zorunda olmayan izinlerin eş zamanlı yürütülebildiği bir modelden söz ediyoruz. Rüzgâr ve güneş için ortaya konulan iradenin jeotermal enerji için de gösterilmesini bekliyoruz. Bu bir ayrıcalık talebi değil, yenilenebilir enerji kaynakları arasında eşit bir yatırım ortamı talebidir. Türkiye'nin enerji dönüşümünde temiz enerji kaynaklarını birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan stratejik unsurlar olarak görmemiz gerekiyor. Ülkemizin enerjide dışa bağımlılığını azaltmak ve yerli, yenilenebilir kaynaklarımızdan azami ölçüde yararlanmak istiyorsak bütün yenilenebilir enerji kaynaklarına aynı kararlılıkla yol açmalıyız. Jeotermalde bugün ulaştığımız başarı seviyesine tesadüfen gelmedik. İlmek ilmek örülen bir yatırım, mühendislik bilgisi, insan kaynağı ve sektör tecrübesi oluşturduk. Şimdi önümüzde bu birikimi çok daha ileriye taşıma fırsatı bulunuyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın 2035 yılı için belirlediği 4.500 MW jeotermal kurulu güç hedefine rahatlıkla ulaşabileceğimizi tüm kamuoyumuzla paylaşmak istiyoruz. Küresel ölçekte jeotermal enerjiye ilgi yeniden hızla artarken, Türkiye'nin yatırım süreçlerindeki bürokratik yük nedeniyle sahip olduğu avantajı kaybetmesine izin vermemeliyiz.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, İzmir</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/jeotermal-sektorunden-ayrimcilik-rahatsizligi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 11:12:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/07/agency/iha/jeotermal-sektorunden-ayrimcilik-rahatsizligi.jpg" type="image/jpeg" length="39083"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hürmüz Boğazı dünya piyasalarını sarsarken, Gabar Türkiye'nin enerji kalkanı oldu]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/hurmuz-bogazi-dunya-piyasalarini-sarsarken-gabar-turkiyenin-enerji-kalkani-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/hurmuz-bogazi-dunya-piyasalarini-sarsarken-gabar-turkiyenin-enerji-kalkani-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD-İsrail ile İran arasında tırmanan gerilim nedeniyle Hürmüz Boğazı'nda büyüyen kriz, küresel enerji piyasalarını alarma geçirdi. Petrol fiyatlarının 200 dolara kadar yükselebileceği senaryolar konuşulurken, Türkiye Gabar Dağı'nda günlük 81 bin varile ulaşan yerli petrol üretimiyle küresel şoklara karşı stratejik bir avantaj elde etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD-İsrail ile İran arasında tırmanan gerilim nedeniyle Hürmüz Boğazı'nda büyüyen kriz, küresel enerji piyasalarını alarma geçirdi. Petrol fiyatlarının 200 dolara kadar yükselebileceği senaryolar konuşulurken, Türkiye Gabar Dağı'nda günlük 81 bin varile ulaşan yerli petrol üretimiyle küresel şoklara karşı stratejik bir avantaj elde etti. </p><p>Küresel enerji haritasını sarsan ABD-İsrail ile İran gerilimi, Hürmüz Boğazı'nı yeniden dünyanın en kritik risk noktası haline getirdi. Küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği bu dar su yolundaki muhtemel kesinti veya kapanma senaryoları, petrol fiyatlarını 100 doların üzerine taşıyıp, 200 dolara kadar yükseltebilecek bir şok oluşturma potansiyeli taşıyor. Bu tabloda en fazla etkilenecek ülkeler Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore gibi Asya devleri ile Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ihracatçıları olurken, Türkiye ise Gabar Dağı'ndaki yerli üretim hamlesiyle dışa bağımlılığını azaltıp, cari açığa yıllık yaklaşık 2 milyar dolarlık katkı sağlayarak önemli bir kalkan oluşturdu. Doğrudan Hürmüz'e bağımlı olmasa da küresel fiyat artışlarından etkilenen Türkiye'nin enerji faturası yıllık 60-70 milyar dolar bandında yükselirken, yerli üretim bu şoku yumuşatan en önemli unsur haline geldi. Yüksek kaliteli (yaklaşık 43 gravite) petrol, rafinerilerde verimli şekilde işleniyor. </p><p>179 aktif kuyudan günlük 81 bin varil petrol üretiliyor </p><p>Şırnak'taki Gabar Dağı, bir zamanlar terörle anılan topraklardan Türkiye'nin enerji bağımsızlığı sembolüne dönüştü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz dönemlerde yaptığı açıklamada, ''Sadece Karadeniz'de değil, Gabar'da da tarih yazdık. Şırnak Gabar'da gerçekleştirilen petrol keşfimiz, cumhuriyet tarihimizin en büyük petrol keşfi olarak kayıtlara geçti. Yurt içi petrol üretimimizin yüzde 44'lük kısmı sadece Gabar'daki kuyularımızdan gelmektedir. Türkiye Petrollerinin toplam 1 milyon varil petrol ve doğal gaz üreten bir şirket haline gelmesi için hem yurt içinde hem yurt dışında arama, sondaj ve üretim çalışmalarımızı artırarak sürdüreceğiz'' ifadelerini kullanmıştı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımda sahada günlük üretimin 81 bin varile yükseldiğini, yaklaşık 170-179 aktif kuyuyla sürdürülen üretimin Türkiye'nin yurt içi petrol üretiminin yüzde 44'ünü tek başına karşıladığını kaydetti. Bakan Bayraktar, ''Gabar'da petrol üretimi yüzde 42 artarak, günlük 81 bin varile ulaştı. Bu üretim, cari açığın azaltılmasına yıllık yaklaşık 2 milyar dolar katkı sağlıyor. 2025'te Şırnak, Adıyaman ve Diyarbakır başta olmak üzere 161 kara sondajı tamamlanarak, 62 milyon varillik yeni rezerv keşfedildi. 2026 hedefi karada ve denizde toplam 300 sondaj. Bir zamanlar terörle anılan bu dağlarda bugün Türkiye'nin en kaliteli petrolünü çıkarıyor, şehitlerimizin adını verdiğimiz petrol kuyularımızda 7 gün 24 kesintisiz üretim yapıyoruz. Gabar'da her varil petrol, yalnızca ekonomik bir değer değil, milletimizin iradesinin ve tam bağımsız Türkiye hedefimizin de eseridir' dedi. </p><p>Ekonomiye somut katkı ve bağımsızlık hamlesi </p><p>Gabar üretimi, Türkiye'nin günlük petrol ihtiyacının önemli bir bölümünü yerli kaynakla karşılayarak ithalat faturasını düşürüyor. Yıllık 2 milyar dolarlık cari açık katkısı döviz rezervlerini desteklerken, enerji arz güvenliğini güçlendiriyor. Bölgede istihdam, yatırım ve kalkınma etkisi de belirgin şekilde arttı. Şırnak'a son 24 yılda 100 milyar liranın üzerinde kamu yatırımı yapıldı. Kato Dağı ve Faraşin Yaylası'nda yeni aramalar devam ederken, Diyarbakır'daki potansiyelin Gabar'ı iki-üç katına çıkarabileceği konuşuluyor. </p><p>Hürmüz Boğazı kaynaklı küresel fiyat şokları sürerken, Gabar ve Karadeniz gazı gibi yerli kaynaklar Türkiye'nin 'enerjide tam bağımsızlık' hedefinde somut adımlar atmasını sağlıyor. Küresel enerji krizinin gölgesinde Gabar Dağı, Türkiye'nin dışa bağımlılığını azaltan ve ekonomisine doğrudan katkı sağlayan stratejik bir kalkan işlevi görüyor. Yeni sondajlar ve 100 bin varil hedefine ulaşma çabaları, bu kalkanı daha da güçlendirecek. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Şırnak</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/hurmuz-bogazi-dunya-piyasalarini-sarsarken-gabar-turkiyenin-enerji-kalkani-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 10:59:10 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/07/agency/iha/hurmuz-bogazi-dunya-piyasalarini-sarsarken-gabar-turkiyenin-enerji-kalkani-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="75330"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Quick Sigorta'nın halka arzında talep toplama başladı]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/quick-sigortanin-halka-arzinda-talep-toplama-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/quick-sigortanin-halka-arzinda-talep-toplama-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Quick Sigorta'nın halka arzında talep toplama süreci başladı. Elde edilecek kaynak şirket bünyesinde kullanılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Quick Sigorta'nın halka arzında talep toplama süreci başladı. Elde edilecek kaynak şirket bünyesinde kullanılacak. </p><p>Quick Sigorta'nın Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından onaylanan halka arzında talep toplama süreci bugün başladı. 6 Ağustos'ta Borsa İstanbul'da QUICK işlem koduyla işlem görmeye başlayacak olan firma, halka arzdan elde edeceği kaynağı güçlü sermaye yapısını daha da pekiştirmek, sürdürülebilir büyümesini desteklemek, kurumsal yönetişim standartlarını geliştirmek, şeffaflık ve hesap verebilirlik anlayışını daha ileri taşımak ve tüm paydaşları için uzun vadeli değer üretmek amacıyla değerlendirecek. Türkiye Sigorta Birliği'nin (TSB) 31 Mart 2026 verilerine göre aktif büyüklük ve özsermaye bakımından sektörün ilk beş şirketi arasında yer alan firma, 101,5 milyar liralık aktif büyüklüğü ve 25,1 milyar liralık özsermayesiyle hayat dışı sigorta sektörünün önde gelen şirketleri arasında bulunuyor. Yaklaşık 9 bin acente ve 30 milyonu aşkın poliçeyle hizmet veren şirket, yaygın hizmet ağı ve güçlü sermaye yapısıyla dikkat çekiyor. </p><p>Quick Sigorta'nın halka arz büyüklüğü yaklaşık 3,7 milyar lira, halka açıklık oranı ise yüzde 10,03 olacak. Halka arz fiyatı, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) düzenlemeleri çerçevesinde hazırlanan bağımsız fiyat tespit raporunda ortaya konulan değerleme çalışmaları esas alınarak belirlendi. Bu kapsamda Quick Sigorta, yaklaşık 3,5 yıllık net dönem kârına karşılık gelen bir şirket değeri üzerinden halka arz ediliyor. Ortak satışı içermeyen bu halka arzla oluşturulan değerin önemli bölümü, sermaye artırımı yoluyla doğrudan şirket bünyesinde kalacak ve şirketin gelecekteki büyümesine katkı sağlayacak. </p><p>Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, halka arzın en önemli farkının oluşturulan değerin ortaklara değil, doğrudan şirkete aktarılması olduğunu belirterek, 'Halka arzdan elde edilecek kaynağın tamamı Quick Sigorta'nın özkaynaklarını güçlendirecek; sürdürülebilir büyümemizi desteklerken kurumsal yönetişim standartlarımızı, şeffaflık ve hesap verebilirlik anlayışımızı daha da ileri taşıyacaktır. Çünkü güçlü sermaye yapısı yalnızca finansal bir gösterge değil, sigortalılarımıza, acentelerimize, iş ortaklarımıza ve yatırımcılarımıza karşı duyduğumuz güven sorumluluğunun da temelidir' açıklamasında bulundu. </p><p>Yaşar, şirketin hedefinin yalnızca büyümek olmadığını, güçlü sermaye yapısı ve kurumsal yönetim anlayışıyla sektöre yön veren bir yapı oluşturmak olduğunu belirterek, 'Amacımız yalnızca başarılı bir sigorta şirketi olmak değildir. Hedefimiz güçlü sermaye yapısıyla, sürdürülebilir büyümesiyle, kurumsal yönetim anlayışıyla ve yenilikçi yaklaşımıyla sektörüne yön veren, yatırımcılarına uzun vadeli değer üreten bir şirket olmaktır. Bugüne kadar ortaya koyduğumuz istikrarlı büyüme ve güçlü kârlılık performansımızın gelecekte de değer üretmeye devam edeceğine inanıyoruz. Son iki yılda olduğu gibi oluşan değeri yürürlükteki temettü politikamız, finansal performansımız ve ilgili mevzuat çerçevesinde ortaklarımızla paylaşmayı sürdüren kurumsal bir şirket olmayı hedefliyoruz' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Halka arzın yalnızca şirketin finansal yapısını güçlendiren bir adım olmadığını, Türk sigortacılık sektörünün sermaye piyasalarıyla daha güçlü bütünleşmesine katkı sağlayacak stratejik bir süreç olduğunu belirten Yaşar, şunları söyledi: </p><p>'Quick Sigorta'nın halka arzını yalnızca şirketimiz adına değil, Türk sigortacılık sektörünün sermaye piyasalarıyla daha güçlü bütünleşmesi açısından da önemli görüyoruz. Sigorta şirketleri yalnızca hissedarlarına değer üreten finansal kuruluşlar değildir; milyonlarca sigortalının, binlerce acentenin, iş ortaklarının ve finansal sistemin güvenini taşıyan kurumlardır. Güçlü sermaye yapısına sahip, şeffaf, hesap verebilir ve kurumsal yönetim ilkelerini benimsemiş sigorta şirketleri, ekonomik dayanıklılığın ve sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurları arasında yer almaktadır. Bu halka arzın yalnızca Quick Sigorta'nın değil, Türk sigortacılığının geleceğine de katkı sağlayacağına inanıyoruz.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Ankara</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/quick-sigortanin-halka-arzinda-talep-toplama-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 10:42:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/07/agency/iha/quick-sigortanin-halka-arzinda-talep-toplama-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="66766"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tunceli'de turistik işletmelere sıkı denetim, 6 firmaya idari yaptırım]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/tuncelide-turistik-isletmelere-siki-denetim-6-firmaya-idari-yaptirim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/tuncelide-turistik-isletmelere-siki-denetim-6-firmaya-idari-yaptirim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tunceli'de turistik bölgelerde 42 işletmede 440 ürün denetlendi. Mevzuata aykırılık tespit edilen ve daha önce uyarılan 6 firmaya idari yaptırım uygulandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tunceli'de turistik bölgelerde 42 işletmede 440 ürün denetlendi. Mevzuata aykırılık tespit edilen ve daha önce uyarılan 6 firmaya idari yaptırım uygulandı. </p><p>Ticaret Bakanlığı Tunceli Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, yaz mevsimiyle birlikte vatandaşların yoğun olarak ziyaret ettiği turistik bölgelerde denetimlerini sürdürüyor. Denetimler kapsamında ekipler, bu hafta Pülümür yolu üzerinde Kutu Deresi olarak bilinen bölgedeki işletmeler, Ovacık Gözeleri çevresinde faaliyet gösteren iş yerleri ile Pertek ilçesindeki işletmeleri denetledi. Fiyat etiketi, tarife uygulamaları ve tüketicinin ekonomik menfaatlerinin korunmasına yönelik mevzuat kapsamında gerçekleştirilen kontrollerde toplam 42 firmada 440 ürün incelendi. Yapılan incelemelerde tespit edilen eksiklikler nedeniyle daha önce uyarılan 6 firmaya Tunceli Ticaret İl Müdürlüğü ekiplerince idari yaptırım uygulandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Tunceli Ticaret İl Müdürlüğünden yapılan açıklamada, özellikle yaz aylarında serinlemek ve vakit geçirmek amacıyla su kenarları ile turistik alanları tercih eden vatandaşların herhangi bir mağduriyet yaşamaması amacıyla denetimlerin aralıksız sürdürüleceği belirtildi. Açıklamada ayrıca, tüketici haklarının korunması ve adil, şeffaf ticaret ortamının sağlanması amacıyla il merkezi ve ilçelerde denetim faaliyetlerinin yoğun şekilde devam edeceği ifade edildi. Vatandaşların karşılaştıkları olumsuzlukları Haksız Fiyat Artışı (HFA) Mobil Uygulaması, Alo 175 Tüketici Danışma Hattı ve CİMER üzerinden ilgili kurumlara bildirebilecekleri kaydedildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Tunceli</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/tuncelide-turistik-isletmelere-siki-denetim-6-firmaya-idari-yaptirim</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 10:25:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/07/agency/iha/tuncelide-turistik-isletmelere-siki-denetim-6-firmaya-idari-yaptirim.jpg" type="image/jpeg" length="74369"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[10 yıllık araştırmanın sonuçları açıklandı: Fındıkta doğru çeşit ve rakım belirlendi]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/10-yillik-arastirmanin-sonuclari-aciklandi-findikta-dogru-cesit-ve-rakim-belirlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/10-yillik-arastirmanin-sonuclari-aciklandi-findikta-dogru-cesit-ve-rakim-belirlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Yusuf Bilgen, rakım ve ekolojik koşullara göre en uygun fındık çeşitlerinin belirlenmesi amacıyla 2016 yılında Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) desteğiyle başlatılan projenin önemli sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Yusuf Bilgen, rakım ve ekolojik koşullara göre en uygun fındık çeşitlerinin belirlenmesi amacıyla 2016 yılında Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) desteğiyle başlatılan projenin önemli sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi. </p><p>Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü tarafından yürütülen 'Melezleme ve Seleksiyon Yolu ile Islah Edilen Bazı Fındık Çeşitlerinin Farklı Ekolojilerdeki Adaptasyonlarının Belirlenmesi-II' projesi kapsamında düzenlenen 'Çeşit Tanıtımı ve Bahçe Günü' etkinliği, Trabzon Vakfıkebir'deki örnek bahçede gerçekleştirildi. </p><p>Etkinliğe Vakfıkebir Kaymakamı Kadir Ulusoy, Vakfıkebir Belediye Başkanı Fuat Koçal, Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan, Trabzon Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyesi Enver İskenderoğlu, Ziraat odası Başkanları, Tarım Danışmanları, Trabzon İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinin teknik personeli ile çok sayıda üretici katıldı. </p><p>Etkinlikte proje hakkında bilgi veren Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Yusuf Bilgen, rakım ve ekolojik koşullara göre en uygun fındık çeşitlerinin belirlenmesi amacıyla 2016 yılında Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) desteğiyle başlatılan projenin önemli sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi. </p><p>Yaklaşık 10 yıl süren çalışma kapsamında, fındık çeşitlerinin verim potansiyelleri ile verim ve kaliteyi doğrudan etkileyen çiçeklenme ve yapraklanma dönemlerinin belirlendiğini ifade eden Bilgen, mevcut dikim sistemlerindeki yanlış uygulamaların da tespit edildiğini kaydetti. </p><p>Foşa fındık çeşidi her kategoride önde </p><p>Araştırma sonuçlarına göre ilk erkek çiçeklenmenin Çakıldak, ilk dişi çiçeklenme ve yapraklanmanın ise Foşa çeşidinde gerçekleştiği belirlenirken, en geç yapraklanan çeşidin nisan ayının ilk haftasında yapraklanan Allahverdi olduğu tespit edildi. </p><p>Bitki gelişimi açısından yapılan değerlendirmelerde Foşa çeşidinin en yüksek bitki boyuna sahip olduğu, Çakıldak'ın ise en kısa boylu çeşit olduğu belirlendi. Dip sürgünü oluşturma bakımından Çakıldak ilk sırada yer alırken, Foşa çeşidinin en az dip sürgünü oluşturduğu saptandı. </p><p>Verim değerlendirmelerinde ise sahil (0-250 metre), orta kol (251-500 metre) ve yüksek kol (501-750 metre) olmak üzere üç farklı rakım grubunda da en yüksek verimin Foşa çeşidinden elde edildiği açıklandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Araştırma kapsamında, ilkbahar geç donlarının etkili olmadığı bölgelerde Foşa ve Allahverdi, geç don riskinin bulunduğu yörelerde ise Çakıldak ve Allahverdi çeşitlerinin yetiştirilmesi önerildi. </p><p>Etkinlikte ayrıca, deneme alanlarında eski bahçeler sökülmeden önce elde edilen verim değerlerinin, yeni çeşitlerin performansıyla birlikte çeşitlere bağlı olarak önemli ölçüde arttığına dikkat çekildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Trabzon</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/10-yillik-arastirmanin-sonuclari-aciklandi-findikta-dogru-cesit-ve-rakim-belirlendi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 10:23:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/07/agency/iha/10-yillik-arastirmanin-sonuclari-aciklandi-findikta-dogru-cesit-ve-rakim-belirlendi.jpg" type="image/jpeg" length="27700"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
