<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Face Dergisi</title>
    <link>https://www.facedergisi.com</link>
    <description>Gaziantep Dergi, Gaziantep Dergileri, Röportaj, Gaziantep Face, Gaziantep Yerel Dergiler, Gaziantep Haberleri, Gaziantep'in Yüzü</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.facedergisi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 13 Apr 2026 01:31:13 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin en büyük 50 şirketinden birisiydi, işçiler ayağa kaldırılmasını istedi]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/turkiyenin-en-buyuk-50-sirketinden-birisiydi-isciler-ayaga-kaldirilmasini-istedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/turkiyenin-en-buyuk-50-sirketinden-birisiydi-isciler-ayaga-kaldirilmasini-istedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir zamanlar Türkiye'nin en büyük 50 şirketinden birisi olan Sivas Demir Çelik Fabrikası'nın (SİDEMİR), Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devri kararı sonrası, haklarını alamayan işçiler ayağa kaldırılmasını istedi. İşçiler, alamadıkları haklarının yanında yeniden ülke ekonomisine kazandırılması için dev işletmenin ayağa kaldırılmasını istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir zamanlar Türkiye'nin en büyük 50 şirketinden birisi olan Sivas Demir Çelik Fabrikası'nın (SİDEMİR), Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devri kararı sonrası, haklarını alamayan işçiler ayağa kaldırılmasını istedi. İşçiler, alamadıkları haklarının yanında yeniden ülke ekonomisine kazandırılması için dev işletmenin ayağa kaldırılmasını istedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bir zamanlar Türkiye'nin en büyük 50 sanayi kuruluşu arasında yer alan SİDEMİR, 1998 yılında özelleştirilmiş iş adamı Erol Evcil tarafından satın alınmıştı. Yıllık 720.000 ton çelik üretim kapasitesiyle inşaat demiri ve tel çubuk kaliteleri için 100 mm ila 160 mm kare kütükler üretmekteydi. İç piyasa başta olmak üzere, Avrupa, Orta ve Uzak Doğu, Afrika, Amerika'ya ihracat yapan işletme yaklaşık 4 yıldır üretime ara vermek zorunda kaldı. İşçi çıkartan ve çalışan işçilerinin maaşlarını ödeyemeyin işletme biriken işçi ve devlet alacaklarından dolayı mahkemelik oldu. İşletmeyle ilgili devam eden birçok dava bulunurken Bursa 17. Ağır Ceza Mahkemesi aldığı kararla SİDEMİR'in TMSF'ye devredilmesi kararı aldı. Mahkeme kararının ardından fabrikanın yeniden aktif edilmemesi üzerine fabrika çalışanları bir basın açıklaması düzenledi. Sivas Kent Meydanı'nda toplanan fabrika işçileri, yıllardır alamadıkları haklarının yanında, ülke ekonomisi adına fabrikanın yeniden ayağa kaldırılması için çağrıda bulundular. </p><p>'İşçinin geleceği belirsizliğe itildi' </p><p>İşçiler adına konuşan işçilerinden Hakan Evren, silinen SGK primleri ile işçinin geleceğinin belirsizliğe itildiğini ifade ederek, 'Bugün burada sadece bir fabrikanın değil, bir şehrin emeğinin, alın terinin ve hakkının konuşulması için toplandık. Söz konusu olan yer; yıllarca üretmiş, istihdamı sağlamış, Sivas'ın ekonomisine can vermiş olan Sivas Demir Çelik Fabrikasıdır. Ancak ne yazık ki bu fabrika, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu yani TMSF tarafından devralındıktan sonra beklenen şekilde işletilmemiş, üretim sürekliliği sağlanamamış ve en önemlisi çalışanların hakları ciddi şekilde zedelenmiştir. Burada altını kalın çizgilerle çizmek istiyorum. İşçilerimizin Sosyal Güvenlik Kurumu yan! SGK primleri silinmiştir. Bu sadece bir 'kayıt silme' meselesi değildir. Bu; emeklilik hakkının gaspıdır, sağlık güvencesinin yok sayılmasıdır, geleceğin belirsizliğe itilmesidir. Ve en önemlisi, anayasal bir hakkın elinden alınmasıdır. Çünkü SGK primi demek sadece maaştan kesilen bir rakam değildir. O, işçinin geleceğidir. O, çocuğunun hastaneye gittiğinde güvende olmasıdır. O, yıllarca çalıştıktan sonra insan gibi yaşama hakkıdır' dedi. </p><p>'SİDEMİR yeniden ayağa kalkmalıdır' </p><p>Evren, SİDEMİR'in ülke ekonomisi için yeniden ayağa kaldırılması gerektiğini vurgulayarak, 'Bugün geldiğimiz noktada çok net bir gerçek vardır: Sivas Demir Çelik Fabrikası şu an çalışır durumdadır. Makinalar ayaktadır. Altyapı hazırdır. İş gücü vardır. Yani bu fabrika hiçbir ciddi engel olmadan yeniden üretime geçirilebilir. Bu sadece ekonomik bir mesele değildir. Bu, Sivas'in yeniden ayağa kalkması meselesidir. Bu, gençlerin iş bulması meselesidir. Bu, göçün durması meselesidir. Buradan açık çağrımızdır: sayın Sivas milletvekilleri, sayın valimiz, sayın belediye başkanımız ve tüm yetkili devlet büyüklerimiz. Bu meseleye sessiz kalmayın. Bu fabrika yeniden çalıştırılmalıdır. İşçilerin tüm hakları iade edilmelidir. SGK primleri yeniden tanınmalı, mağduriyetler giderilmelidir. Bu bir lütuf değil, bir zorunluluktur Bu bir yardım değil, bir hakkın teslimidir. Unutmayalım: bir şehir, fabrikasıyla büyür. Bir ülke, işçisinin hakkını koruyarak güçlenir. Bizler hakkımızı istiyoruz. Adalet istiyoruz. Üretim istiyoruz ve diyoruz ki: Sivas Demir Çelik yeniden ayağa kalkmalıdır' şeklinde konuştu. </p><p>İşçiler basın açıklamasının ardından slogan atıp dağıldı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Sivas</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/turkiyenin-en-buyuk-50-sirketinden-birisiydi-isciler-ayaga-kaldirilmasini-istedi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 16:48:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/04/agency/iha/turkiyenin-en-buyuk-50-sirketinden-birisiydi-isciler-ayaga-kaldirilmasini-istedi.jpg" type="image/jpeg" length="89576"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Samsun'da enerji altyapısına 11,2 milyar TL'lik yatırım planı]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/samsunda-enerji-altyapisina-112-milyar-tllik-yatirim-plani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/samsunda-enerji-altyapisina-112-milyar-tllik-yatirim-plani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) 10. Bölge Müdürlüğü tarafından Samsun'da yürütülen çalışmalar kapsamında enerji iletim altyapısının güçlendirilmesine yönelik 2023-2025 yılları arasında önemli projeler hayata geçirilirken, yatırım programında toplam 11 milyar 222 milyon liralık planlama bulunduğu bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) 10. Bölge Müdürlüğü tarafından Samsun'da yürütülen çalışmalar kapsamında enerji iletim altyapısının güçlendirilmesine yönelik 2023-2025 yılları arasında önemli projeler hayata geçirilirken, yatırım programında toplam 11 milyar 222 milyon liralık planlama bulunduğu bildirildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı destekleri ve Samsun Valiliği koordinasyonunda faaliyetlerini sürdüren TEİAŞ 10. Bölge Müdürlüğü, üretim tesislerinde üretilen elektriğin güvenli ve kesintisiz şekilde dağıtım şirketlerine ve büyük tüketicilere ulaştırılması için çalışmalarını sürdürüyor. Arz-talep dengesini anlık takip ederek sistem frekansını dengeleyen kurum, enerji arz güvenliğini sağlamak amacıyla iletim altyapısını güçlendirmeye devam ediyor. </p><p>Bölge Müdürlüğü bünyesinde 14 bin 462 elektrik direği, 123 iletim hattı ve 37 transformatör merkezi ile 9 bin 444 MVA kurulu güçle hizmet verilirken, 2023-2025 yılları arasında 7 yeni transformatör merkezinin tamamlandığı belirtildi. </p><p>Son dönemde yaklaşık 1 milyar TL yatırım bedeliyle 154 kilovolt Yakakent ve Atakum transformatör merkezleri ile 400 kilovolt Samsun-2 oto transformatör merkezlerinin devreye alındığı kaydedildi. Artan sanayi yatırımlarıyla birlikte yükselen enerji talebine cevap verebilmek amacıyla 2 milyar TL yatırım bedelli 170 kilovolt Havza OSB ve 170 kilovolt Çarşamba OSB transformatör merkezlerinde çalışmaların sürdüğü, 400 kilovolt Tekkeköy OSB transformatör merkezi için ise ihale sürecinin devam ettiği ifade edildi. Ayrıca Bafra ilçesi ve OSB bölgesinde planlanan 170 kilovolt Gazi transformatör merkezi için ihale hazırlıklarının sürdüğü bildirildi. </p><p>İletim hatları yatırımları kapsamında ise 2023 yılında 4 kilometre, 2024 yılında 16 kilometre ve 2025 yılında 9,5 kilometre yeni hat inşa edildiği, ayrıca 583 milyon TL bedelli 170 kilovolt Samsun1-Merzifon enerji iletim hattının yenileme çalışmalarına başlandığı aktarıldı. Yatırım programı kapsamında Samsun'da 5 transformatör merkezi, 11 enerji iletim hattı ve 1 bölge müdürlüğü idari binası olmak üzere toplam 17 projede çalışmaların planlandığı belirtildi. Çevre ve sürdürülebilirlik çalışmaları kapsamında 2023 yılında 30 merkeze sıfır atık belgesi alındığı, 2025 yılında ise 5 merkezin belgesinin yenilendiği ve 3 merkeze yeni belge verildiği kaydedildi. </p><p>TEİAŞ ekiplerinin 7 gün 24 saat esasına göre arıza ve bakım faaliyetlerini sürdürdüğü belirtilirken, ekonomik ömrünü tamamlayan yüksek gerilim ekipmanlarının yenilenerek, olması muhtemel kesintilerin önüne geçildiği ifade edildi. Ayrıca yüksek gerilim teçhizatlarının test ve kontrol işlemlerinin kurum tarafından geliştirilen Operasyonel Yönetim Sistemi ile düzenli olarak gerçekleştirildiği aktarıldı. Canlı bakım ekipleri tarafından 2023-2025 yılları arasında yüzlerce izolatör değişimi, iletken tamiri, jumper onarımı ve elektrik alan taraması yapılırken, trafo bakım ekiplerince de yüzlerce bara ayırıcı bakım ve değişim işleminin gerçekleştirildiği bildirildi. </p><p>Samsun'da artan yatırımlar doğrultusunda enerji altyapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların ilerleyen süreçte de artarak devam edeceğine dikkat çekildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Samsun</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/samsunda-enerji-altyapisina-112-milyar-tllik-yatirim-plani</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 15:02:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/04/agency/iha/samsunda-enerji-altyapisina-112-milyar-tllik-yatirim-plani.jpg" type="image/jpeg" length="42709"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İŞKUR'un Samsun'daki çalışmalarıyla yaklaşık 75 bin kişi istihdama kazandırıldı]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/iskurun-samsundaki-calismalariyla-yaklasik-75-bin-kisi-istihdama-kazandirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/iskurun-samsundaki-calismalariyla-yaklasik-75-bin-kisi-istihdama-kazandirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü (İŞKUR), 2023-2025 yılları arasında yürüttüğü çalışmalarla 74 bin 931 kişinin istihdama kazandırılmasına katkı sağladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Samsun Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü (İŞKUR), 2023-2025 yılları arasında yürüttüğü çalışmalarla 74 bin 931 kişinin istihdama kazandırılmasına katkı sağladı. </p><p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı destekleri ve Samsun Valiliği koordinasyonunda faaliyetlerini sürdüren İŞKUR İl Müdürlüğü, kentte istihdamın korunması, işsizliğin azaltılması ve dezavantajlı grupların işgücü piyasasına kazandırılması amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Samsun Valiliği'nden yapılan açıklamada, İŞKUR İl Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, işveren talepleri doğrultusunda arz ve talep eşleştirmesi yapılırken, 2023-2025 yılları arasında toplam 72 bin 530 iş yeri ziyareti gerçekleştirildiği, vatandaş odaklı hizmet anlayışı çerçevesinde ise 184 bin 490 bireysel görüşme yapıldığı kaydedildi. </p><p>Yaklaşık 75 bin kişi istihdama kazandırıldı </p><p>Açıklamaya göre 3 yıllık süreçte toplam 74 bin 931 kişinin istihdama kazandırıldığı belirtilirken, kayıtlı iş gücü sayısı 120 bin 406'dan 172 bin 367'ye yükseldi. Aynı dönemde kadın kayıtlı iş gücü 58 bin 249'dan 89 bin 377'ye, genç kayıtlı iş gücü ise 23 bin 201'den 40 bin 688'e çıktı. </p><p>Engelli bireylerin istihdamına yönelik çalışmalar kapsamında bin 700 kişinin işe yerleştirilmesine aracılık edilirken, 2025 yılında bin 375 eğitim kurumu ziyareti gerçekleştirilerek meslek danışmanlığı alanında Türkiye birinciliği elde edildi. İş Kulübü faaliyetleri kapsamında ise aynı yıl Türkiye dördüncülüğü kazanıldı. </p><p>İşsizlik oranı azaldı </p><p>Aktif işgücü programları kapsamında 3 yılda toplam 2 bin 369 program uygulanırken, 24 bin 602 kişi bu programlardan faydalandı. İşgücü yetiştirme kursları, işbaşı eğitim programları, toplum yararına programlar ve işgücü uyum programları için yaklaşık 1 milyar 682 milyon TL kaynak kullanıldı. Yürütülen çalışmalar neticesinde Samsun'da 2023 yılında yüzde 9,4 olan işsizlik oranının 2025 yılında yüzde 7,6'ya gerilediği bildirildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Öte yandan, çocuk işçiliği ile mücadele kapsamında ilgili mevzuat çerçevesinde denetim ve rehberlik faaliyetlerinin sürdürüldüğü, kurumlar arası iş birliğiyle farkındalık artırıcı çalışmaların devam ettiği kaydedildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Samsun</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/iskurun-samsundaki-calismalariyla-yaklasik-75-bin-kisi-istihdama-kazandirildi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 14:56:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/04/agency/iha/iskurun-samsundaki-calismalariyla-yaklasik-75-bin-kisi-istihdama-kazandirildi.jpg" type="image/jpeg" length="34714"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASO Başkanı Ardıç: 'Teknoparklarda ürünleşme, ticarileşme ve ihracatta sıçrama zamanı']]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/aso-baskani-ardic-teknoparklarda-urunlesme-ticarilesme-ve-ihracatta-sicrama-zamani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/aso-baskani-ardic-teknoparklarda-urunlesme-ticarilesme-ve-ihracatta-sicrama-zamani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, 'Şimdi teknoparklarda ürünleşme, ticarileşme ve ihracatta sıçrama zamanı' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, 'Şimdi teknoparklarda ürünleşme, ticarileşme ve ihracatta sıçrama zamanı' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ankara Sanayi Odası (ASO), Türkiye'nin teknoloji geliştirme bölgesi ekosistemini uluslararası örneklerle karşılaştırmalı olarak ele alan kapsamlı raporunu yayınladı. 'Küresel Teknoloji Politikaları Perspektifinde Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Analizi' başlıklı rapor, Türkiye'deki teknoparkların 25 yıllık dönemde önemli bir ölçeğe ulaştığını; ancak bu ölçeğin patent, ticarileşme ve sanayi ölçeğinde teknoloji üretimine aynı düzeyde yansımadığını ortaya koydu. </p><p>'Ekosistemde büyüme var ancak teknoloji ihracatı ve derinleşme sınırlı' </p><p>Rapora göre, Türkiye'de 113 Teknoloji Geliştirme Bölgesi bulunuyor. Bunların 94'ü aktif olarak faaliyet gösterirken, 19'unda altyapı çalışmaları devam ediyor. </p><p>Son 25 yılda teknoparklarda 88 bin 77 proje tamamlanırken faaliyet gösteren firma sayısı 12 bin 188 ve bu bölgelerde toplam istihdam ise 125 bin 124 kişiye ulaştı. Aynı dönemde toplam satış hacmi yaklaşık 1,15 trilyon liraya, toplam kümülatif ihracat ise 16 milyar dolara yükseldi. Ancak rapor, bu güçlü ölçeğin patent ve ürünleşme tarafında aynı derinliği oluşturamadığını ve sanayiyle entegrasyonu süreçlerinde de yapısal bir kopukluk olduğunu ortaya koydu. </p><p>2002-2024 döneminde Türkiye genelinde yapılan 112 bin 131 patent başvurusunun yalnızca 5 bin 228'i teknopark kaynaklı gerçekleşti. Patent tescilinde ise toplam 31 bin 757 tescilin sadece 2 bin 412'si teknoparklardan geldi. Böylece teknoloji geliştirme bölgelerinin ulusal patent tescilindeki payı yüzde 7,6 seviyesinde kaldı. Üniversite merkezli mevcut teknopark yapılanması, bilgi üretiminde önemli bir rol oynasa da, bu üretilen bilginin sanayiyle yeterince buluşamaması, Ar-Ge çıktılarının patent, ticarileşme, ekonomik değer ve üretime dönüşme kapasitesini sınırladığına dikkat çekildi. </p><p>Raporda ayrıca, teknopark firmalarının yüzde 56'sının patent üretimi yapısal olarak sınırlı olan yazılım ve dijital teknoloji alanında faaliyet gösterdiği; imalat ve donanım odaklı firmaların payının ise yüzde 5'in altında kaldığı belirtildi. Söz konusu girişimci yapısının patent üretimini sınırladığına dikkat çekildi. Mevcut tablo, Ar-Ge'den prototipe, prototipten ürüne ve seri üretime uzanan zincirde yapısal güçlenme ihtiyacını açıkça ortaya koydu. </p><p>ASO'nun raporunda, teknoloji geliştirme bölgelerinde uluslararasılaşma tarafında da istenen derinliğe henüz ulaşılamadığına dikkat çekildi. 2014 yılında 126 olan yabancı firma sayısı, 2025 yılı Ekim ayında 525'e yükseldi. Ancak bu artışa rağmen, yabancı firmaların toplam ekosistem içindeki payı yaklaşık yüzde 4,3 seviyesinde kaldı. Raporda, uluslararasılaşmada asıl ihtiyacın yalnızca sayı artışı değil; daha güçlü iş birlikleri, daha derin etkileşim ve daha kalıcı bir küresel entegrasyon olduğu vurgulandı. </p><p>'Teknoparklarda ürünleşme, ticarileşme ve ihracatta sıçrama zamanı' </p><p>ASO Başkanı Seyit Ardıç, rapora ilişkin değerlendirmesinde, teknoparklarda niceliksel büyümenin önemli bir eşik olduğunu ancak yeni dönemde asıl ihtiyacın nitelik odaklı dönüşümden geçtiğini belirterek, 'Teknoparklarda ulaşılan niceliksel büyüme önemli bir eşiği temsil ediyor. Ancak asıl mesele, bu ölçeği güçlü fikrî mülkiyet çıktısına, ürünleşmeye ve sanayi ölçeğinde teknoloji üretimine dönüştürebilmektir. Bu noktada, üniversitelerdeki araştırma derinliği sorununun da sanayi ile ortak bir bakış ve iş birliği yaklaşımıyla ele alınması kritik önem taşımaktadır. Şimdi teknoparklarda patent ve ticarileşmede sıçrama yapma zamanıdır' ifadelerini kullandı. </p><p>Teknoloji geliştirme bölgelerinin teknoloji üretiminde ve küresel pazarlara açılmada önemli bir kapasite oluşturduğuna dikkat çeken Başkan Ardıç, 'Bunun kalıcı rekabet avantajına dönüşmesi ise fikrî mülkiyet, ürünleşme ve sanayi entegrasyonunun güçlendirilmesine bağlıdır' değerlendirmesinde bulundu. </p><p>ASO'dan 13 maddelik reform paketi: '4 stratejik eksen' </p><p>Raporda, patent ve ürünleşme derinliğindeki açığın yalnızca kaynak yetersizliğinden değil, statü bazlı, çıktıyı yeterince öncelemeyen teşvik yapısından, kira yönetimine sıkışan işletme modellerinden ve zayıf ürünleşme hatlarından kaynaklandığı vurgulanarak, teknoparklarda ikinci sıçramayı sağlayacak 13 maddelik reform çerçevesi ortaya konuldu. Reform önerileri dört ana stratejik eksende toplandı. </p><p>Teşvik mimarisinde dönüşüm </p><p>Teknopark teşviklerinin yalnızca bölgede bulunma statüsüne göre değil; patent, ürünleşme, ihracat ve teknoloji çıktısına göre performans odaklı hale getirilmesi önerildi. </p><p>Alan işletmeciliğinden teknoloji yatırımcılığına geçiş </p><p>Yönetici şirketlerin yalnızca kira ve alan yöneten yapılardan çıkarılarak; ortak altyapı, teknoloji transferi, yatırım ve ticarileşme süreçlerini yöneten aktörlere dönüşmesi gerektiği vurgulandı. </p><p>OSB-TGB entegrasyonu ve finansman derinliği </p><p>Ar-Ge ile üretim arasındaki kopukluğun giderilmesi, prototipten pilot üretime uzanan hattın güçlendirilmesi ve teknopark finansman yapısının girişim sermayesi araçlarıyla derinleştirilmesi gerektiği ifade edildi. </p><p>Performans, insan kaynağı ve uluslararasılaşma </p><p>Teknoparkların çıktı ve etki bazlı izlenmesi, akademik sistemin patentin ürüne dönüşme süreciyle daha güçlü ilişkilendirilmesi ve büyük ölçekli teknoparklarda uluslararası ortaklık kapasitesinin artırılması önerildi. </p><p>Uygulama zemini: 'ASO Teknoloji Üssü' </p><p>Ankara Sanayi Odası'nın raporunda ortaya konulan reform çerçevesi yalnızca öneri düzeyinde bırakılmadı; bunun kurulum hazırlıkları hızla devam eden ASO Teknoloji Üssü ile uygulamaya dönüşeceği vurgulandı. </p><p>Temelli Sanayi Havzası'nda 1 milyon metrekare alanda konuşlanacak olan ve fizibilite çalışmaları tamamlanan ASO Teknoloji Üssü, Ar-Ge, üretim, girişimcilik ve ticarileşmeyi aynı kampüste buluşturan bütünleşik bir inovasyon ekosistemi olarak tasarlandı. </p><p>Tam kapasiteye ulaştığında ASO Teknoloji Üssü'nün Ankara ihracatına yaklaşık 1,5 milyar dolar katkı sağlaması, 18 bini aşkın nitelikli istihdam üretmesi ve 800'den fazla Ar-Ge şirketi ile girişime ev sahipliği yapması hedefleniyor. </p><p>'Ülkemizin rekabetçiliği açısından kritik önemde' </p><p>Raporda yer alan reform paketini değerlendiren ASO Başkanı Seyit Ardıç, 'Teşviklerin sonuç ve etki üreten bir yapıya evrilmesi, yönetici şirketlerin 'kira yöneten' değil 'değer üreten' bir modele geçmesi ve üretimle entegrasyonu sağlayan uygulama kapasitesinin güçlendirilmesi, ülkemizin rekabetçiliği açısından kritik önemdedir' dedi. </p><p>Ardıç, raporun tamamlayıcı stratejiler ve uygulama yol haritasıyla birlikte, dönüşümün nasıl hayata geçirileceğine dair somut bir çerçeve ortaya koyduğunu belirtti. </p><p>ASO Teknoloji Üssü'nün bu dönüşümün somut uygulama zemini olacağını belirten Başkan Ardıç, 'Teknoparklarda yeni dönemin anahtarı, Ar-Ge'yi üretimle ve ticarileşmeyle aynı hatta buluşturabilmektir. ASO Teknoloji Üssü, bu yaklaşımın somut uygulama zeminini oluşturacaktır' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Ankara</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/aso-baskani-ardic-teknoparklarda-urunlesme-ticarilesme-ve-ihracatta-sicrama-zamani</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 13:33:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/04/agency/iha/aso-baskani-ardic-teknoparklarda-urunlesme-ticarilesme-ve-ihracatta-sicrama-zamani.jpg" type="image/jpeg" length="85775"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sakarya'da sezonun son balıkları vatandaşla buluşuyor]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/sakaryada-sezonun-son-baliklari-vatandasla-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/sakaryada-sezonun-son-baliklari-vatandasla-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye karasularında 15 Nisan itibarıyla başlayacak olan genel av yasağına sayılı günler kala, Sakarya'daki balıkçı tezgahlarında sezonun son ürünleri vatandaşla buluşuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye karasularında 15 Nisan itibarıyla başlayacak olan genel av yasağına sayılı günler kala, Sakarya'daki balıkçı tezgahlarında sezonun son ürünleri vatandaşla buluşuyor. </p><p>Denizlerdeki ekosistemi korumak amacıyla her yıl uygulanan av yasağı, bu yıl da 15 Nisan'da başlayıp 1 Eylül'e kadar sürecek. Yasak öncesi tezgahlardaki son durumu değerlendiren balıkçı Ramazan İbiş, büyük teknelerin yerini küçük teknelerin alacağını ve balıkçılığın tamamen durmayacağını ifade etti. </p><p>'Av yasağı başlayacak' </p><p>15 Nisan itibarıyla av yasağına tabii olan büyük teknelerin yerine küçük teknelerin avlanacağının belirten İbiş, 'Av yasağına yaklaştığımız son günlerde 15 Nisan'da bütün büyük tekneler bizim tabirimizle gırgırlar, av sezonunu tamamlayacak. Av yasağı 1 Eylül'e kadar devam edecek. 15 Nisan'dan sonra küçük tekneler avcılığa başlayacak. Küçük teknelerin balıkları da fiyat bakımında uygun olduğu için tezgahlarda yine yerini alacak. Av yasağı başlayınca balıkçılık tamamen bitmiyor. Bunun yanında kültür balıkları devam edecek' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Tezgahlar boş kalmaz' </p><p>Av sezonu boyunca hamsi ve istavritin bolluk yüzünden uygun; daha az olan palamut, çinekop ve barbunun ise fiyatlarının yüksek olduğunu belirten İbiş, 'Bu sezon tezgahlarda bol miktarda hamsi, istavrit oldu. Palamut, çinekop ve barbun çok az miktarda çıktı. Fiyatları yüksek oldu ama hamsi ve istavritin fiyatları gayet uygun şekilde seyretti. Yasak döneminde bol miktarda yine istavrit olur. Onun haricinde hamsi de yine belli ölçülerde gelir' diye konuştu. </p><p>Sofralarında hamsi ve istavriti severek tükettiklerini belirten bir vatandaş ise fiyatların uygun olduğunu söyledi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Sakarya</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/sakaryada-sezonun-son-baliklari-vatandasla-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 13:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/04/agency/iha/sakaryada-sezonun-son-baliklari-vatandasla-bulusuyor.jpg" type="image/jpeg" length="81129"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Manavgat 2050 vizyonunu masaya yatırdı]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/manavgat-2050-vizyonunu-masaya-yatirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/manavgat-2050-vizyonunu-masaya-yatirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manavgat Belediyesi tarafından düzenlenen Manavgat Ortak Akıl ve Eylem Zirvesi, Başkan Vekili Mehmet Çiçek'in ev sahipliğinde yoğun bir katılım ile gerçekleşti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Manavgat Belediyesi tarafından düzenlenen Manavgat Ortak Akıl ve Eylem Zirvesi, Başkan Vekili Mehmet Çiçek'in ev sahipliğinde yoğun bir katılım ile gerçekleşti. </p><p>Manavgat'ın 2050 yılına kadar olan vizyonunu belirlemek ve Manavgat'ın yol haritasını çizmek amacıyla turizmden tarıma, kentleşmeden çevreye kadar birçok başlık kapsamlı şekilde ele alındı. Zirvenin açılışında konuşan Manavgat Belediye Başkan Vekili Mehmet Çiçek, böylesine kapsamlı bir ortak akıl ve eylem zirvesinin kent için çok önemli bir adım olduğunu söyledi. Manavgat'ın geçmişten bu yana güçlü bir hikayesi olduğunu da ifade eden Başkan Vekili Mehmet Çiçek, '1980'li yıllarda başlayan turizm yatırım seferberliği ile birlikte Manavgatımız da müthiş bir büyüme sürecine girdi. Son 10 yılda nüfusumuz yüzde 20 arttı. Bu bir risk mi? Eğer yönetemezsek, evet. Ama doğru yönetirsek bu, Manavgat'ın en büyük zenginliği olacaktır' dedi. </p><p>'Nasıl bir Manavgat'ta yaşlanmak istiyoruz?' </p><p>Manavgat'ın nüfus yoğunluğunun da büyük bir çeşitliliğe sahip olduğunu da dile getiren Başkan Vekili Mehmet Çiçek, 'Bugün 260 bin nüfusumuzun yalnızca 115 bini Antalya kütüğüne kayıtlı. Yani Manavgat, farklı şehirlerden gelen insanların buluştuğu bir şehir. Ayrıca, bir başka gerçeğe bakalım. Bugün Manavgat nüfusunun yaklaşık yüzde 51'i 35 yaşın üzerinde ve bu oran artmaya devam ediyor. Yani sadece büyümüyoruz, aynı zamanda yaşlanıyoruz. O halde bir an önce sormamız gereken soru çok net. Biz nasıl bir Manavgat'ta yaşlanmak istiyoruz? Nüfusumuz yaşlandıkça ekonomimiz bundan nasıl etkilenecek' şeklinde konuştu. </p><p>'Türkiye'de yabancıların yaptığı her 5 gecelemeden 1'i Manavgat'ta' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Manavgat'ın Türkiye ekonomisi için de çok önemli bir noktada olduğuna da değinen Başkan Vekili Çiçek, 'Manavgat sadece bir şehir değil, Türkiye ekonomisi için de kritik bir merkezdir. Bakanlık verilerine göre, Türkiye'de yabancıların yaptığı her 5 gecelemeden 1'i Manavgat'ta gerçekleşiyor. Türkiye'nin sadece binde 3'ü kadar bir alanda bu kadar büyük bir turizm hacmini yönetiyoruz. Bu, aynı zamanda büyük sorumlulukları beraberinde getiriyor. Bugün artık bazı sorulara net cevaplar vermek zorundayız. Turizmi büyütürken, doğamızı, kültürümüzü ve kent yaşamımızı kaybediyor muyuz? Yoksa bunları birlikte güçlendirebiliyor muyuz? Ulaşım altyapımız, kentsel altyapımız bu yoğunluğu kaldırabiliyor mu? Artık sadece büyümeyi değil, doğru büyümeyi konuşmak zorundayız' ifadelerini kullandı. </p><p>'Side turizmi 12 aya yayılmalı' </p><p>Konuşmasını Antik Side'nin 12 aya yayılan bir turizm merkezi olması gerektiğini söyleyerek sürdüren Başkan Vekili Çiçek, 'Side hepimizin gurur duyduğu Manavgatımızın en önemli markası. Dünyanın sayılı antik kentlerinden biri. Tarihiyle, kimliğiyle, potansiyeliyle eşsiz bir değer. Ama yılın belli dönemlerinde capcanlı olan Side, yılın önemli bir bölümünde hayattan kopuyor. Bu tabloyu görmezden gelemeyiz. Şimdi kendimize şu soruyu sormalıyız. Biz Side'yi sadece yaz aylarında yaşayan bir turizm merkezi olarak mı görmek istiyoruz, yoksa 12 ay yaşayan, nefes alan, üreten bir cazibe merkezi haline mi getirmek istiyoruz? Eğer ikinciyi istiyorsak, o zaman turizmi yeniden düşünmek zorundayız. Kültür turizmi, doğa turizmi, spor turizmi, sağlık turizmi gibi turizm alternatiflerini daha güçlü hale getirmeliyiz. Manavgat'ın müthiş bir potansiyeli var. Ama bu potansiyeli birlikte harekete geçirmemiz gerekiyor' dedi. </p><p>'Manavgat, sadece Türkiye'de değil, dünyada örnek gösterilen bir kent olacak' </p><p>Tarım sektörümüz, klasik tarıma göre yüksek katma değerli üretim yaparak bizleri gururlandırıyor ama bu bize yetmez. Daha verimli nasıl oluruz? Daha sürdürülebilir nasıl oluruz? Daha fazla katma değeri nasıl üretiriz? İzninizle bugünün ilk net tespitini ben yapmak istiyorum. Bu şehirdeki aklı, bu şehirdeki sermayeyi, bu şehirdeki vizyonu bir araya getirebilirsek Manavgat, sadece Türkiye'de değil, dünyada örnek gösterilen bir şehir olur. Buna yürekten inanıyorum. Ancak bunun için bir şartımız var. Bugün burada siyaseti, kişisel öncelikleri, günlük tartışmaları kapının dışında bırakacağız. Bugün unvanlarımızla, görevlerimizle değil, Manavgat'a gönül veren, Manavgat için sorumluluk hisseden insanlar olarak masalara oturacağız ve tek bir hedefimiz olacak. Manavgat'ta yaşayan, Manavgat'ta kazanan insanlar olarak bu şehri birlikte daha iyi bir geleceğe taşımak. Bunu yapabilirsek, evlerimize gittiğimizde çocuklarımızın, torunlarımızın gözlerine güvenle bakabileceğimize canı gönülden inanıyorum' diye konuştu. </p><p>Başkan Vekili Çiçek: 'Gerçek ortak akıl, herkesin sesinin duyulduğu yerde oluşur' </p><p>Zirvenin yalnızca salonda oluşan masalarda kalmayacağını da ifade eden Başkan Vekili Mehmet Çiçek, 'Bu toplantı bir yol haritası üretme toplantısıdır. Burada ortaya çıkacak her fikir, her öneri, her tespit Manavgat'ın geleceğine yazılacak bir nottur. Bu süreç burada bitmeyecek. Bu salonda konuşulanları derleyeceğiz, analiz edeceğiz ve teknolojik imkanları da kullanarak Manavgat halkının tamamına açacağız. Burada tabanını hazırladığımız ve sivil toplumun her kesimine yayılacak görüşmeleri yapacağız. Burada konuşulan projeleri konularına göre ayırıp tüm muhataplarıyla tekrar kararlaştıracağız. Bu şehirde söz söylemek isteyen herkesin bu sürece dahil olmasını sağlayacağız. Çünkü biz inanıyoruz ki gerçek ortak akıl, herkesin sesinin duyulduğu yerde oluşur' diyerek sözlerini tamamladı. </p><p>İlk günde 133 proje önerisi </p><p>Yapılan sunumların ardından turizm ve destinasyon yönetimi, tarım, gıda ve kırsal kalkınma, kentleşme, altyapı ve ulaşım, doğa, çevre ve sürdürülebilirlik, ekonomi, girişimcilik ve yatırım, eğitim, insan kaynağı ve gelecek nesiller, kültür, kimlik ve kent yaşamı ile sosyal yaşam ve toplumsal dayanışma gruplarında katılımcılar proje, sorunlar ve çözüm önerilerini akademisyenler eşliğinde tartıştı. İlk günün sonunda 8 ayrı masada yapılan çalışmalarda 133 ayrı proje ortaya çıktı. </p><p>Zirveye, Antalya milletvekilleri Cavit Arı, Aliye Coşar, Aykut Kaya, Sururi Çorabatır, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Hatice Öz, parti temsilcileri, geçmiş dönem Manavgat ve belde belediye başkanları, Antalya Büyükşehir Belediyesi bürokratları, kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, iş adamları ve çok sayıda davetli katıldı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Antalya</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/manavgat-2050-vizyonunu-masaya-yatirdi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 13:08:11 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/04/agency/iha/manavgat-2050-vizyonunu-masaya-yatirdi.jpg" type="image/jpeg" length="27657"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BUÜ'den OYAK Renault'a iş birliği ziyareti]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/buuden-oyak-renaulta-is-birligi-ziyareti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/buuden-oyak-renaulta-is-birligi-ziyareti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) yönetimi, otomotiv sektörünün küresel oyuncularından Oyak-Renault'a bir çalışma ziyareti gerçekleştirerek üniversite-sanayi iş birliğinde yeni dönem stratejilerini ele aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) yönetimi, otomotiv sektörünün küresel oyuncularından Oyak-Renault'a bir çalışma ziyareti gerçekleştirerek üniversite-sanayi iş birliğinde yeni dönem stratejilerini ele aldı. </p><p>Firmanın üretim tesislerinin de gezildiği ziyarette BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz'a, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Zekeriyya Arı ve Prof. Dr. Cafer Çiftci, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Rıza Yıldız, Otomotiv Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gökhan Sevilgen, Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca, Genel Sekreter Mehmet Aydemir ile akademisyenler eşlik etti. Türkiye'deki 23 araştırma üniversitesinden biri olarak kentin en köklü eğitim kurumu olma sorumluluğunu taşıdıklarını belirten Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, mezunların Oyak-Renault gibi dünya çapında bir markada yüksek oranda istihdam edilmesinin, verilen nitelikli eğitimin bir yansıması olduğunu ifade etti. Bu tablonun memnuniyet verici olduğunu ancak hedeflerinin bu çıtayı daha da yukarı taşımak olduğunu kaydeden Rektör Yılmaz; dijitalleşen dünyada öğrenme süreçlerinin ve üniversite yapılarının kabuk değiştirdiğine dikkat çekti. Sanayi sektöründeki hızlı dönüşüme paralel olarak akademide de çevik ve dinamik bir araştırma ekosistemi inşa etmeye odaklandıklarını vurgulayan Yılmaz, Renault ile yürütülecek potansiyel projelerin bu akademik vizyonu fiili başarılara dönüştüreceğini belirtti. </p><p>Renault Group Türkiye CEO'su Lionel Jaillet ise Bursa ekosistemiyle kurdukları güçlü bağın en stratejik halkalarından birinin üniversiteler olduğunu dile getirdi. Fabrikanın 55 yılı aşkın süredir Bursa'da faaliyet gösterdiğini hatırlatan Jaillet, beyaz yakalı çalışan profilinin yaklaşık yüzde 20'sinin BUÜ mezunlarından oluşmasının iki kurum arasındaki bağın ne kadar somut ve köklü olduğunu kanıtladığını ifade etti. Mevcut staj ve lisansüstü araştırma programlarının kritik önemine değinen Jaillet, otomotiv sektörünün içinden geçtiği teknolojik dönüşüm sürecinde küresel rekabet gücünü korumak adına akademik bilgi birikimi ile endüstriyel tecrübenin ortak bir paydada buluşmasının artık bir zorunluluk haline geldiğini vurguladı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ziyaret, iki kurum arasında otomotivin geleceğine yön verecek Ar-Ge projelerinin ve akademik iş birliği modellerinin detaylandırılmasıyla sona erdi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bursa</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/buuden-oyak-renaulta-is-birligi-ziyareti</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 12:11:15 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/04/agency/iha/buuden-oyak-renaulta-is-birligi-ziyareti.jpg" type="image/jpeg" length="90364"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Baskan Serteser: 'Afyon mermerinin kalitesi dünya çapında bir kez daha kanıtlandı']]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/baskan-serteser-afyon-mermerinin-kalitesi-dunya-capinda-bir-kez-daha-kanitlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/baskan-serteser-afyon-mermerinin-kalitesi-dunya-capinda-bir-kez-daha-kanitlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisar'da Haziran ayında yapılması planlanan mermer fuarı için Vali Dr. Naci Aktaş başkanlığında danışma toplantısı gerçekleştirilirken, toplantıda Afyon mermerinin dünya çapında kalitesinin daha fazla ülkeye duyurulması konusunda yapılması gerekenler görüşüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Afyonkarahisar'da Haziran ayında yapılması planlanan mermer fuarı için Vali Dr. Naci Aktaş başkanlığında danışma toplantısı gerçekleştirilirken, toplantıda Afyon mermerinin dünya çapında kalitesinin daha fazla ülkeye duyurulması konusunda yapılması gerekenler görüşüldü. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odasında (ATSO) gerçekleştirilen toplantıya Vali Aktaş'ın yanı sıra Belediye Başkanı Burcu Köksal, ATSO Başkanı Hüsnü Serteser ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri katıldı. </p><p>Toplantıda konuşan ve geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen fuarla birlikte Afyon mermerinin kalitesinin dünya çapında bir kez daha kanıtlandığını ifade eden Başkan Serteser, bu yıl fuara ulusal ve uluslararası düzeyde daha çok firmanın katılımının beklendiğini dile getirdi. </p><p>Toplantı fuarın daha geniş ölçekte yapılabilmesi için karşılıklı fikir alışverişinin ardından sona erdi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Afyonkarahisar</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/baskan-serteser-afyon-mermerinin-kalitesi-dunya-capinda-bir-kez-daha-kanitlandi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 11:52:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/04/agency/iha/baskan-serteser-afyon-mermerinin-kalitesi-dunya-capinda-bir-kez-daha-kanitlandi.jpg" type="image/jpeg" length="62738"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bin 800 rakımlı dağlardan toplanıp kilosu bin 500 liradan satılıyor]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/bin-800-rakimli-daglardan-toplanip-kilosu-bin-500-liradan-satiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/bin-800-rakimli-daglardan-toplanip-kilosu-bin-500-liradan-satiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Akseki ilçesinde, doğada kendiliğinden yetişen ve halk arasında 'göbek' olarak bilinen kuzugöbeği mantarı sezonu başladı. Toros Dağları'nın yüksek kesimlerinde yetişen ve nadir bulunmasıyla dikkat çeken kuzugöbeği, bölge halkı için önemli bir gelir kapısı olmayı sürdürüyor. Taze kuzugöbeğinin kilogramı ise bin 500 liradan alıcı buluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Antalya'nın Akseki ilçesinde, doğada kendiliğinden yetişen ve halk arasında 'göbek' olarak bilinen kuzugöbeği mantarı sezonu başladı. Toros Dağları'nın yüksek kesimlerinde yetişen ve nadir bulunmasıyla dikkat çeken kuzugöbeği, bölge halkı için önemli bir gelir kapısı olmayı sürdürüyor. Taze kuzugöbeğinin kilogramı ise bin 500 liradan alıcı buluyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Akseki'de her yıl nisan ayının ilk haftalarında başlayan kuzugöbeği sezonu, bu yıl da bahar yağmurlarının etkisiyle erken açıldı. Yağışların devam etmesi halinde hasadın mayıs ayı sonuna kadar sürmesi bekleniyor. İlçede özellikle sedir ve ladin ağaçlarının bulunduğu nemli ve yüksek rakımlı bölgelerde yetişen kuzugöbeği, diğer mantar türlerine göre daha değerli olmasıyla öne çıkıyor. </p><p>'7'den 70'e herkes dağlarda' </p><p>Sezonun başlamasıyla birlikte Aksekililer sabahın erken saatlerinde dağların yolunu tutuyor. Çoluk çocuk, genç yaşlı demeden herkesin katıldığı kuzugöbeği mesaisi, adeta ilçede hayatı durma noktasına getiriyor. Toplayıcılar, gün boyu dağ taş gezerek mantar ararken, bir kişinin günlük ortalama 1 ila 5 kilogram arasında ürün bulabildiği belirtiliyor. </p><p>'40 yıldır topluyorum' </p><p>52 yaşındaki Fatma Kara, yaklaşık 40 yıldır kuzugöbeği topladığını belirterek sezonun heyecanını şu sözlerle anlattı: </p><p>'Bu mantarın zamanı gelince sabah erkenden eşim ve çocuklarımla birlikte dağlara çıkarız. Karış karış gezeriz. Bazen 1 kilo, bazen 5-6 kilo bulduğumuz olur. İlk çıktığında kilosu 4 bin liraydı, şimdi bin 500 liraya düştü'. </p><p>'Akseki'nin kuzugöbeği daha lezzetli' </p><p>Toros Dağları'nın bin ila bin 800 rakımları arasında yetişen kuzugöbeğinin daha etli ve lezzetli olduğunu ifade eden Kara, sahil kesimlerinde yetişen mantarlarla arasında ciddi tat farkı bulunduğunu söyledi. </p><p>Dağlarda her gün kuzugöbeği mantarı toplamaya giden Mehmet Kara ise Toros Dağları'nda nisan yağmurlarının başlamasıyla birlikte kuzugöbeği mantarının çıkmaya başladığını belirterek, 'Kuzugöbeği mantarı her yerde çıkmaz. Güneş gören, karlı, sedir ve ladin ağacı olan bölgelerde çıkar. Kuzugöbeğini toplamak oldukça zahmetli bir iştir. Sabahtan akşama kadar ağaçların dibini gezerek kuzugöbeği arıyoruz' dedi. </p><p>Akseki kuzugöbeğinin bu özelliği nedeniyle daha çok tercih edildiği ve yüksek fiyatlardan alıcı bulduğu vurgulanıyor. </p><p>'Kışlık erzak da hazırlanıyor' </p><p>Toplanan kuzugöbeklerinin bir kısmı satılarak gelir elde edilirken, bir kısmı ise kurutularak kış ayları için saklanıyor. Yöre halkı, kurutulan mantarı özellikle etli yemeklerde ve nohutla birlikte tüketerek sofralarını zenginleştiriyor. </p><p>'Kuzugöbeği toplamak bir tutku' </p><p>Kuzugöbeği toplamanın kendileri için adeta bir alışkanlık haline geldiğini söyleyen Kara, 'Evde otursak aklımız hep dağda kalır. Elin de belin de ağrısa hep dağlara çıkmak istersin. Bir tane bile bulsak çocuklar gibi seviniriz. Bazen bulamayınca üzülürüz ama yine de vazgeçemeyiz. Bu iş biraz hastalık gibi' dedi. </p><p>Akseki'de kısa süren ancak yoğun geçen kuzugöbeği sezonu, bölge halkı için hem ekonomik hem de kültürel bir değer olmayı sürdürüyor. </p><p>Kuzugöbeği </p><p>Akseki'de kuzugöbeği mantarı sezonu, genellikle nisan ayı ortasında başlar ve mayıs ayı sonlarına kadar devam eder. Bahar yağmurları ve sedir/ladin ağaç dipleri (özellikle 8-12 derece toprak sıcaklığı) en verimli dönemleri belirler. Toroslar'da bu değerli mantar, bahar aylarında yoğun olarak toplanır. </p><p>Doğada yalancı kuzugöbeği denilen zehirli türleri de bulunduğundan, toplama ve tüketim aşamasında dikkatli olmak gerekir. Bu mantarın Latince adı 'Morchella esculenta'dır. Genellikle ilkbahar aylarında, özellikle yağışlı dönemlerden sonra ormanlık alanlarda, ağaç diplerinde ve yanmış bölgelerde bulunur. </p><p>Kuzugöbeği mantarının dünyada yaklaşık 40 çeşidi bulunmakta. Türkiye'de ise 10 ila 15 türü doğal olarak yetişmektedir. Toroslardan başlayarak Akdeniz, Ege, Karadeniz ve Doğu Anadolu ormanlarından toplanır. Özellikle Ege ve Akdeniz Bölgelerinde yaygın olarak tanınan, tüketilen ve pazarlarda satılan ve nadir bulunan bir mantar türüdür. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Antalya</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/bin-800-rakimli-daglardan-toplanip-kilosu-bin-500-liradan-satiliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 10:27:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/04/agency/iha/bin-800-rakimli-daglardan-toplanip-kilosu-bin-500-liradan-satiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="67938"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antep fıstığının sürgün gelişiminde karagöz kurdu ve kabuklu bit riski]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/antep-fistiginin-surgun-gelisiminde-karagoz-kurdu-ve-kabuklu-bit-riski</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/antep-fistiginin-surgun-gelisiminde-karagoz-kurdu-ve-kabuklu-bit-riski" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bu yıl Şanlıurfa'da yaşanan yoğun yağışlardan sonra Antep fıstığı ağaçlarında sürgünler çıkıp filizlenmeye başladı. Çiftçiler, Antep fıstığında verimi arttırmak için gübreleme, ilaçlama ve budama çalışmalarına başladı. Ağacın gelişimi için çok büyük bir önem taşıyan bahar bakımı, yanlış yapıldığında ise ciddi bir zarara yol açıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu yıl Şanlıurfa'da yaşanan yoğun yağışlardan sonra Antep fıstığı ağaçlarında sürgünler çıkıp filizlenmeye başladı. Çiftçiler, Antep fıstığında verimi arttırmak için gübreleme, ilaçlama ve budama çalışmalarına başladı. Ağacın gelişimi için çok büyük bir önem taşıyan bahar bakımı, yanlış yapıldığında ise ciddi bir zarara yol açıyor. </p><p>Şanlıurfa'da Antep fıstığı üretiminde kritik dönemlerden biri olan ilkbahar uyanış sürecinde, karagöz kurdu, kabuklu bit ve budama artıklarının oluşturduğu riskler tekrar gündeme geldi. </p><p>Fıstık bahçelerinde incelemelerde bulunan Ziraat Mühendisi Mehmet Bilgin, özellikle Antep fıstığında görülen karagöz kurdu zararlısının ağaçların dallarında ciddi tahribata yol açtığını belirterek, zararlının sürgün gelişimini olumsuz etkilediğini ve ilerleyen dönemlerde önemli verim kayıplarına neden olduğunu ifade etti. Bilgin, bu zararlıya karşı bakanlık tarafından belirlenmiş mücadele ve kontrol programlarının bulunduğunu da hatırlattı. Bilgin ayrıca karagöz kurdunun kış aylarında zayıf ve kuru dalların içerisinde veya bahçede bırakılan budama artıklarının içinde gizlenerek kışı geçirdiğini, bu nedenle budama sonrası bahçe temizliğinin kritik önem taşıdığını vurguladı. </p><p>Budanan dallar tuzak olarak kullanılabilir </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Budama döneminde bahçede bırakılan artıkların da önemli bir risk unsuru olduğuna dikkat çeken Bilgin, budama atıklarının bahçe içerisinde gelişigüzel bırakılması yerine Şubat ve Mart döneminde demetler halinde bahçe içerisine yerleştirilerek tuzaklama amacıyla kullanılabileceğini, ancak bu materyallerin Nisan ayı itibarıyla mutlaka toplanarak bahçeden uzaklaştırılması gerektiğini ifade etti. </p><p>Fotosentezi engelliyor </p><p>Ayrıca kabuklu bit zararlısının da bu dönemde aktif hale gelerek ağaçlarda zayıflamaya yol açtığını belirten Bilgin, salgıladığı tatlımsı sıvı ile fumajin oluşumuna neden olduğunu ve bu durumun yapraklarda fotosentezi engelleyerek sürgün ve dal gelişimini olumsuz etkilediğini söyledi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Şanlıurfa</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/antep-fistiginin-surgun-gelisiminde-karagoz-kurdu-ve-kabuklu-bit-riski</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 10:17:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/04/agency/iha/antep-fistiginin-surgun-gelisiminde-karagoz-kurdu-ve-kabuklu-bit-riski.jpg" type="image/jpeg" length="92347"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gümrükler Muhafaza ekipleri 233 kaçak araca el koydu, değeri 280 milyon 533 bin lira]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/gumrukler-muhafaza-ekipleri-233-kacak-araca-el-koydu-degeri-280-milyon-533-bin-lira</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/gumrukler-muhafaza-ekipleri-233-kacak-araca-el-koydu-degeri-280-milyon-533-bin-lira" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gümrükler Muhafaza ekipleri, 2026 yılının ilk çeyreğinde gerçekleştirilen operasyonlarda, piyasa değeri 280 milyon 533 bin lira olan 233 kaçak araca el koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gümrükler Muhafaza ekipleri, 2026 yılının ilk çeyreğinde gerçekleştirilen operasyonlarda, piyasa değeri 280 milyon 533 bin lira olan 233 kaçak araca el koydu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerince kaçakçılıkla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar neticesinde, sınır kapıları ve limanlarda gerçekleştirilen denetimlerde yasa dışı yollarla yurda sokulmak istenen çok sayıda araca el konuldu. 2026 yılının ilk çeyreğinde düzenlenen operasyonlarda toplam 233 araç yakalanırken, söz konusu araçların piyasa değerinin yaklaşık 280 milyon 533 bin lira olduğu öğrenildi. Operasyonlarda el konulan araçların 104'ünün otomobil, 48'inin TIR, 56'sının çeşitli vasıta ve 25'inin iş makinesi olduğu bildirildi. </p><p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, ekonomik güvenliğin sağlanması, yasal ticaretin korunması ve kaçakçılıkla etkin mücadele amacıyla yapılan çalışmaların aralıksız ve kararlılıkla sürdürüldüğü bildirildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Ankara</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/gumrukler-muhafaza-ekipleri-233-kacak-araca-el-koydu-degeri-280-milyon-533-bin-lira</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 10:00:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/04/agency/iha/gumrukler-muhafaza-ekipleri-233-kacak-araca-el-koydu-degeri-280-milyon-533-bin-lira.jpg" type="image/jpeg" length="67148"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Misket elma tadında baklava]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/misket-elma-tadinda-baklava</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/misket-elma-tadinda-baklava" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Amasya'nın coğrafi işaretli misket elması artık baklavaları tatlandırıyor. Cezeryede kullanılıp olumlu sonuç alınan elma, baklava çeşitlerinde de tercih ediliyor. Geleneksel baklavalar fıstık yerine elma tadında kokmaya başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Amasya'nın coğrafi işaretli misket elması artık baklavaları tatlandırıyor. Cezeryede kullanılıp olumlu sonuç alınan elma, baklava çeşitlerinde de tercih ediliyor. Geleneksel baklavalar fıstık yerine elma tadında kokmaya başladı. </p><p>Tarihi şehirde 2 bin yıldır yetiştirilen ve coğrafi işaret alan misket elma, geleneksel Türk tatlısı olan baklavanın yapımında da kullanılmaya başlandı. Kabukları soyulan elmalar rendelenip pişirilerek püre haline getirildi. </p><p>Fıstık yerine elma </p><p>Geleneksel baklavanın yapımı gibi, merdanelerle açılan ince hamurların arasına fıstık veya badem eklemek yerine elmalar ile ceviz dizildi. İsteğe göre usta ellerin hüneriyle burma ya da midye görünümünde şekillenen hamurlar fırında kızartıldı. </p><p>'Cezeryede denemiş ve olumlu sonuç almıştık' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Elma kokusunun buram buram hissedildiği lezzetin Amasya'nın mutfak kültürüne katıldığını belirten Amasya Olgunlaşma Enstitüsünde görevli usta şef Gönül Göl, 'Bölgemizde 2 bin yıldır yetiştirilen elmayı artık baklavalarda kullanıyoruz. Cezeryede denemiş ve olumlu sonuç almıştık. İncecik açtığımız hamurlar burulmasıyla kıtırlık kazanıyor. Bu işlem ayrı bir ustalık gerektiriyor' dedi. </p><p>'Elma, kalp sağlığını korur' </p><p>Elmanın faydalarına değinen Yiyecek İçecek Hizmetleri Bölümünde görevli Tuğçe Kalkan da, 'Elma, kalp sağlığını koruyan, sindirimi düzenleyen lifli yapısı, güçlü antioksidanlar ve c vitamini içeriğiyle bağışıklığı güçlendiriyor. Hafızayı güçlendiriyor' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/misket-elma-tadinda-baklava</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 09:54:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/04/agency/iha/misket-elma-tadinda-baklava.jpg" type="image/jpeg" length="60222"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yenipazar Yerel Eylem Grubu Derneği, projeleri ile ilçeye değer katacak]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/yenipazar-yerel-eylem-grubu-dernegi-projeleri-ile-ilceye-deger-katacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/yenipazar-yerel-eylem-grubu-dernegi-projeleri-ile-ilceye-deger-katacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın'ın Yenipazar ilçesinde ilçe ekonomisine, sosyal yapısına ve turizm potansiyeline katkı sağlamak amacıyla kooperatif, oda ve kurum yöneticilerinden oluşan Yenipazar Yerel Eylem Grubu Derneği çalışmalarına başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aydın'ın Yenipazar ilçesinde ilçe ekonomisine, sosyal yapısına ve turizm potansiyeline katkı sağlamak amacıyla kooperatif, oda ve kurum yöneticilerinden oluşan Yenipazar Yerel Eylem Grubu Derneği çalışmalarına başladı. </p><p>Yenipazar'da kırsal kalkınmayı desteklemek ve yerel potansiyeli harekete geçirmek amacıyla kurulan Yenipazar Yerel Eylem Grubu Derneği, faaliyetlerine resmen başladı. Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti eş finansmanıyla yürütülen IPARD III Programı kapsamında desteklenen proje ile Yenipazar'da çok yönlü bir kalkınma süreci başlatılıyor. Toplam 11 milyon 450 bin TL bütçeye sahip proje, 2026-2030 yılları arasında uygulanacak ve ilçe ekonomisine, sosyal yapısına ve turizm potansiyeline önemli katkılar sağlayacak. </p><p>Dernek Başkanlığını ADÜ Yenipazar Meslek Yüksekokulu Dr. Öğr. Üyesi Elif Meryem Yurdakul Şipal'in ve Başkan Yardımcılığını Hacer Boden'in üstlendiği, yönetim kurulunda da Ertuğrul Ateş, Kıvanç İşbilen, İsmet Aksoy, Yasemin Ünübol ve Aygül Bayraktaroğlu'nun yer aldığı Yenipazar Yerel Eylem Grubu Derneği, 2026-2030 arasında yürüteceği projenin hem tanıtımı hem de ilçeye olan katkılarını anlatmak üzere önümüzdeki Salı günü Aydın protokolünün de katılacağı açılış etkinliği düzenleyecek. </p><p>'İlçenin topyekün kalkınması hedefleniyor' </p><p>Dernek Başkanı Elif Meryem Yurdakul Şipal etkinlikle ilgili yaptığı bilgilendirmede, 'Yenipazar Yerel Eylem Grubumuz tarafından hazırlanan Yerel Kalkınma Stratejisi; tarım, turizm, el sanatları, kadın istihdamı ve gençlerin ekonomik hayata katılımı gibi birçok alanı kapsayan bütüncül bir kalkınma modeli sunuyor. Stratejinin temel hedefi; Yenipazar'ı kendi kendine yetebilen, yerel değerlerini ekonomik değere dönüştüren ve tanınırlığı yüksek bir ilçe haline getirmek olarak belirlenmiştir. Proje kapsamında planlanan faaliyetler arasında: yerel ürünlerin pazarlanmasına yönelik çalışmalar, kırsal turizmin geliştirilmesi ve tanıtım faaliyetleri, kadınlar ve gençler için girişimcilik ve eğitim programları, sulama, hayvancılık, ürün kalitesi gibi çiftçilere yönelik teknik eğitimler, festivaller, fuarlar ve kültürel etkinlikler ile Yenipazar'ın tanıtımına yönelik film, afiş ve kampanya çalışmaları yer almaktadır. Bu faaliyetlerle birlikte hem yerel üretimin katma değerinin artırılması hem de ilçenin turizm açısından daha görünür hale getirilmesi hedeflenmektedir' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Ekonomik, sosyal ve katılımcı bir kalkınma modeli' </p><p>Şipal konuşmasının devamında derneğin ekonomik, sosyal ve katılımcı bir kalkınma modeli hedeflediğini ifade ederek, 'Yenipazar Yerel Eylem Grubu; kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, üreticiler, kadınlar, gençler ve yerel paydaşların aktif katılımıyla oluşturulmuştur. Hazırlık sürecinde yapılan toplantılar, anketler ve görüşmeler sayesinde ilçenin ihtiyaçları doğrudan yerelden alınan verilerle belirlenmiş ve strateji bu doğrultuda şekillendirilmiştir. Bu yönüyle proje, yalnızca ekonomik değil aynı zamanda sosyal ve katılımcı bir kalkınma modeli sunmaktadır. Kurulan dernek ile birlikte Yenipazar'da ilk kez bu ölçekte planlı ve uzun vadeli bir yerel kalkınma süreci hayata geçirilmektedir. Açılacak olan YEG ofisi, ilçede yürütülecek tüm faaliyetlerin koordinasyon merkezi olacak ve yerel halk ile proje arasında doğrudan bir köprü görevi üstlenecektir. Derneğimizin tanıtımını hedeflediğimiz il protokol üyelerinin katılımıyla düzenleyeceğimiz etkinliğe tüm halkımız davetlidir. Açılış etkinliğimiz 14 Nisan 2026 tarihinde saat 12.00'de Yörük ali Efe Caddesi No4/A'da bulunan hizmet binamız önünde yapılacaktır' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Aydın</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/yenipazar-yerel-eylem-grubu-dernegi-projeleri-ile-ilceye-deger-katacak</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 09:38:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/04/agency/iha/yenipazar-yerel-eylem-grubu-dernegi-projeleri-ile-ilceye-deger-katacak.jpg" type="image/jpeg" length="38931"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Jantsa, 100 milyon dolarlık ihracatla 103 dev arasına girdi]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/jantsa-100-milyon-dolarlik-ihracatla-103-dev-arasina-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/jantsa-100-milyon-dolarlik-ihracatla-103-dev-arasina-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın'dan 90 ülkeye jant ihraç eden Jantsa, yıllık 100 milyon dolar üzeri performansıyla 'Dış Ticaret Sermaye Şirketi' unvanını alarak Aydın'da listeye giren ilk firma oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aydın'dan 90 ülkeye jant ihraç eden Jantsa, yıllık 100 milyon dolar üzeri performansıyla 'Dış Ticaret Sermaye Şirketi' unvanını alarak Aydın'da listeye giren ilk firma oldu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Aydın'da faaliyet gösteren ve Çerçioğlu ailesine ait olan Jantsa, yıllık 100 milyon doların üzerindeki ihracat performansıyla Ticaret Bakanlığı tarafından verilen 'Dış Ticaret Sermaye Şirketi' unvanını almaya hak kazandı. Türkiye genelinde bu unvana sahip 103 firma arasına giren Jantsa, Aydın'dan listeye giren ilk şirket oldu. Aydın'dan dünyanın dört bir yanına jant ihracatı gerçekleştiren Jantsa, hem ülke ekonomisine hem de bölgeye sağladığı katma değerle dikkat çekerken, hem yüksek ihracat hacmi ve AR-GE çalışmalarıyla Türkiye'nin önde gelen firmaları arasında yer alıyor hem de Aydın'da vergi rekortmenleri listesinde de üst sıralarda bulunuyor. </p><p>Ticaret Bakanlığı'nın, yıllık 100 milyon dolar ve üzeri ihracat yapan firmaların başvurularını inceleyerek belirlediği listeye bu yıl ilk kez başvuran Jantsa, yapılan değerlendirmeler sonucunda unvanı almaya hak kazandı. 6 milyar TL'yi aşan cirosu ve 4,6 milyar TL'lik ihracat geliriyle dikkat çeken firma, Türkiye'nin en güçlü dış ticaret sermaye şirketleri arasında yer aldı. </p><p>'Hedefimize ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz' </p><p>Dünyanın 90 farklı ülkesine ihracat gerçekleştirdiklerini belirten Jantsa Yönetim Kurulu Üyesi Caner Çerçioğlu, Aydın'dan listeye giren ilk firma olmanın gururunu yaşadıklarını ifade etti. Çerçioğlu, kuruluşlarından bu yana belirledikleri hedefler doğrultusunda üretim ve ihracata odaklandıklarını belirterek, 'Kuruluşumuzdan bu yana belirlediğimiz hedefler doğrultusunda çalışarak ülke ve Aydın ekonomisine katkıda bulunuyoruz. Jantsa ailesi olarak yüzlerce çalışanımız ile hedefimize ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu yıl ilk defa başvurduğumuz Dış Ticaret Sermaye Şirketleri arasında yer aldık. Bu ünvanlardan ziyade bizim tek amacımız üretimimiz aksatmadan yolumuza devam etmektir. Devletimizin ihracat hedefine katkıda bulunup bir fazla Aydınlıyı jantsa ailesi içerisinde yer verebilmektir' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Aydın</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/jantsa-100-milyon-dolarlik-ihracatla-103-dev-arasina-girdi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 09:33:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/04/agency/iha/jantsa-100-milyon-dolarlik-ihracatla-103-dev-arasina-girdi.jpg" type="image/jpeg" length="53308"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarımda önder üretici modeli vurgusu]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/tarimda-onder-uretici-modeli-vurgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/tarimda-onder-uretici-modeli-vurgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vildan Sürbehan ve Nuray Demir tarafından 'İklim değişikliği etkisi ile Erzurum ilinde bitkisel üretim desenine yönelik çiftçi yaklaşımları' üzerine yapılan araştırmada, ilginç sonuçlara ulaşıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Vildan Sürbehan ve Nuray Demir tarafından 'İklim değişikliği etkisi ile Erzurum ilinde bitkisel üretim desenine yönelik çiftçi yaklaşımları' üzerine yapılan araştırmada, ilginç sonuçlara ulaşıldı. </p><p>Atatürk Üniversitesi tarafından yayınlanan 'Journal of Animal Science and Economics' dergisinde yayınlanan araştırma, iklim değişikliğinin Erzurum ilindeki bitkisel üretim desenine etkileri karşısında çiftçilerin yaklaşımları üzerinde etkili olan faktörleri tespit etmeyi amaçladı . Bu kapsamda araştırmaya ait veriler Erzurum'un farklı ilçelerinde 281 üreticiyle yapılan yüz yüze anketlerden elde edildi; analizlerde SPSS programı ile çapraz tablolar hazırlandı. Probit modeli ile de üretim deseninde değişiklik yapma kararını etkileyen faktörler incelendi. </p><p>'Değişime kapalı üreticilerin ikna edilmesi gerek' </p><p>Elde edilen sonuçlara göre, üretim deseninde değişiklik yapma istekliliği üzerinde gelir-gider kaydı tutma, tarımsal yayım elemanlarıyla görüşme sıklığı, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini önlemeye yönelik inançlar ve geleceğe dair algılar anlamlı etkiye sahip. Özellikle gelir-gider kaydı tutan ve yayım hizmetleriyle daha sık iletişim kuran üreticilerin değişime daha açık oldukları, uzun yıllardır tarımla uğraşan üreticilerin ise daha kapalı oldukları belirlendi. Çiftçilerin iklim değişikliğine uyum sürecinde istekliliklerinin artırılabilmesi için eğitim, yayım hizmetleri ve deneyim paylaşımının güçlendirilmesi önemli olduğu vurgulanan araştırmada 'Bu kapsamda özellikle değişime kapalı üreticilerin ikna edilmesinde önder üretici modeli, çiftçi eğitim programları ve gelir artışına yönelik teşvikler etkili bir yöntem olarak önerilmektedir' denildi. </p><p>Üretim deseninde değişiklik yapma eğilimi var </p><p>Araştırmanın sonuç kısmında, iklim değişikliği tüm dünyanın olduğu gibi Türkiye'nin de önemli bir problemi haline geldiği vurgulanarak, 'Bu kapsamda bu değişiklikten doğrudan üretimi iklime bağlı olan sektörlerin başında tarımsal üretim ve özellikle de bitkisel üretim sektörü gelmektedir. İklim değişikliğine karşı sektör çalışanları çeşitli şekilde önlemler almakta ve meydana gelecek olan olumsuz etkiyi hafifletmektedirler. Alınacak önlemler arasında mevcut üretim deseninde değişiklik oluşturmak farklı çevrelerce önerilmektedir. Bu kapsamda yapılan bu çalışmada da üreticilerin iklim değişikliğinin etkisi ile üretim deseninde değişiklik yapma isteği üzerinde etkili olan faktörler belirlenmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda çalışma da sonuç itibariyle, uzun yıllardır bitkisel üretim sektöründe çalışan kişiler üretim deseninde değişiklik yapmaya kapalıyken, gelir gider kaydı tutan, yayım elemanlarıyla sıklıkla görüşen, üretim desenindeki değişikliğin işe yaradığını düşünen ve iklim değişikliğinin üretimi her geçen gün daha fazla olumsuz olarak etkilediğini düşünen kişilerin ise iklim değişikliğinin olumsuz etkisini hafifletmek için üretim deseninde değişiklik yapma eğiliminde oldukları gözlemlenmiştir' denildi. </p><p>'Elde edilen gelirinde artacağı anlatılmalı' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Araştırmanın son kısmında şu ifadelere yer verildi, 'İklim değişikliğinin olumsuz döngüsünü hafifletmek adına iyi bir yöntem olan üretim deseninde değişim oluşturma eğiliminin daha da artırılabilmesi için bu duruma çok ta istekli olmayan bitkisel üretimde deneyimli üreticilerin üretim deseninde değişikliği giderek üretimden elde edilen gelirinde artacağı yönünde yeni deneyimler için ikna konusunda farklı yöntemler uygulanmalıdır. Bu konuda önder üretici yaklaşımı kabul edilebilir olup, bu üreticilerin deneyimleri diğer üreticilerle farklı kanallar aracılığıyla paylaşılmalıdır. Bu yöntemin elde edilen gelire de yansıyacağı düşünüldüğünde bu durumun üreticinin gelirinde devamlılık oluşturacağı, dolayısıyla tarımdan vazgeçmemesine neden olacağı ve sonuçta da bu durumun ülkenin de menfaatine olacağı düşünülmektedir' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Erzurum</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/tarimda-onder-uretici-modeli-vurgusu</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 09:17:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/04/agency/iha/tarimda-onder-uretici-modeli-vurgusu.jpg" type="image/jpeg" length="15727"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anadolu'nun sembolleri eşarplarda dile geliyor]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/anadolunun-sembolleri-esarplarda-dile-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/anadolunun-sembolleri-esarplarda-dile-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gümüşhane'de 18 yıldır esnaflık yapan Çiğdem Yakut, Anadolu'nun derin kültürel mirasını modern eşarp tasarımlarıyla buluşturuyor. Büyük şehirlerin hızına karşı Anadolu'nun sakin ve nitelikli üretim anlayışını benimseyen Yakut, markasıyla Gümüşhane'den dünyaya uzanan kalıcı bir tasarım dili oluşturmayı hedefliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gümüşhane'de 18 yıldır esnaflık yapan Çiğdem Yakut, Anadolu'nun derin kültürel mirasını modern eşarp tasarımlarıyla buluşturuyor. Büyük şehirlerin hızına karşı Anadolu'nun sakin ve nitelikli üretim anlayışını benimseyen Yakut, markasıyla Gümüşhane'den dünyaya uzanan kalıcı bir tasarım dili oluşturmayı hedefliyor. </p><p>Gümüşhane'de yaklaşık yirmi yıldır ticaret hayatının içinde yer alan kadın girişimci Çiğdem Yakut, Anadolu'nun köklü mirasını modern moda anlayışıyla birleştiriyor. </p><p>Geleneksel dokuma kültürünü ve kadim Anadolu motiflerini eşarplara yansıtan Yakut, yerel değerlerin uluslararası pazarda nasıl bir kimlik kazanabileceğini ispatlıyor. </p><p>'Az ama öz' üretim felsefesi </p><p>Üretim sürecini sadece bir ticari faaliyet olarak değil, bir seçicilik anlayışı olarak tanımlayan Çiğdem Yakut, hızlı tüketim döngüsünün dışına çıkmayı tercih ediyor. </p><p>Dokuma ve işçilik süreçlerinde titiz bir ustalıkla hareket ettiklerini belirten Yakut, 'Anadolu yüzeyde küçük ama içerisinde çok katmanlı bir miras barındırıyor. Biz bu derinliği tasarımlarımıza yansıtarak zamansız ve uzun ömürlü eserler sunmayı hedefliyoruz. Bizim için lüks; gösterişten ziyade köken ve ustalıktır' dedi. </p><p>Her motif bir hikaye anlatıyor </p><p>Tasarımlarında kullanılan Anadolu motiflerinin tesadüf olmadığını, bu toprakların binlerce yıllık hafızasını temsil ettiğini vurgulayan Yakut, her deseni özel olarak isimlendirdiklerini ifade etti. Motifleri sadece görsel bir öge değil, yaşayan bir miras olarak ele aldıklarını belirten girişimci, modern çizimlerle bu sembolleri rafine bir tasarım diline dönüştürdüklerini kaydetti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Önümüzdeki beş yıl içerisinde köklerinden beslenen ancak global ölçekte konumlanan seçkin bir yapı kurmayı planladıklarını ifade eden Yakut, büyüme stratejisini 'doğru ve kalıcı olmak' üzerine inşa ettiklerini söyledi. </p><p>Gümüşhane'den çıkan bir marka algısını avantaja çevirdiklerini dile getiren Yakut, sınırlı üretim koleksiyon anlayışını koruyarak uluslararası prestijli platformlarda daha görünür olmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/anadolunun-sembolleri-esarplarda-dile-geliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 08:55:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/04/agency/iha/anadolunun-sembolleri-esarplarda-dile-geliyor.jpg" type="image/jpeg" length="59851"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır OSB Başkanı Fidan: 'Sanayiye özel kredi şart']]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/diyarbakir-osb-baskani-fidan-sanayiye-ozel-kredi-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/diyarbakir-osb-baskani-fidan-sanayiye-ozel-kredi-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanı Mustafa Fidan, sanayiciye özel finansman modelleri oluşturulması gerektiğini belirterek, 'Tarım ve esnafa sağlanan yüzde 50'ye varan faiz destekli krediler sanayici için de uygulanmalı. Aksi halde yatırım yapmak da üretimi sürdürmek de zorlaşacak' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanı Mustafa Fidan, sanayiciye özel finansman modelleri oluşturulması gerektiğini belirterek, 'Tarım ve esnafa sağlanan yüzde 50'ye varan faiz destekli krediler sanayici için de uygulanmalı. Aksi halde yatırım yapmak da üretimi sürdürmek de zorlaşacak' dedi. </p><p>Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanı Mustafa Fidan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın Diyarbakır'da sivil toplum kuruluşlarıyla gerçekleştirdiği toplantıda yaptığı konuşmada sanayicinin içinde bulunduğu tabloya dikkat çekti. Fidan, bölgenin üretim gücüne dikkat çekerken, artan maliyetler ve finansman sorunları nedeniyle sanayicinin yalnızlaştığını söyledi. Diyarbakır OSB'nin geldiği noktayı rakamlarla anlatan Fidan, büyümenin planlı bir destekten çok zor şartlarda verilen mücadelenin sonucu olduğunu ifade ederek, 'Bugün 5 etaptan oluşan OSB'mizde 370 firma üretim yapıyor ve 23 bin kişiye istihdam sağlanıyor. 2011'de bu sayı 125 firma ve 2 bin istihdamdı. Bu artış bir planın değil, bir inancın sonucudur. Diyarbakır üretmeye devam ediyor, ancak her geçen gün daha da yalnızlaşıyor. Türkiye genelinde sanayici ciddi bir darboğazdan geçiyor. Sanayicinin en büyük sorunu finansmana erişim. Sanayici bankaya gittiğinde yüzde 50-55'lere varan faizlerle karşılaşıyor. Bu oranlar sürekli değişiyor. Bu tabloyu artık 'itibar kredisi' olarak tanımlıyoruz. Bugün 100 milyon lirasını bankaya yatıran biri aylık yaklaşık 4 milyon lira kazanırken, üretim yapan sanayici aynı büyüklükte kredi için 4 milyondan fazla faiz ödüyor. Bu maliyetlerle üretim yapmak mümkün değildir' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Fidan, sanayiciye özel finansman modelleri oluşturulması gerektiğini vurgulayarak, 'Tarım ve esnafa sağlanan yüzde 50'ye varan faiz destekli krediler sanayici için de uygulanmalı. Aksi halde yatırım yapmak da üretimi sürdürmek de zorlaşacak. Buradaki sanayicilerin hiçbiri hazır bir miras devralmadı. Hepsi sıfırdan kurdu, risk aldı. Ama bugün bu emeğin devamı ekonomik koşullara bağlı hale geldi. Bu gidişle yeni kuşakların devamı bile riske girebilir. Yıl sonuna kadar 30 fabrikanın daha üretime geçmesini hedefliyoruz. Ancak 5. etap altyapısının yatırım programına alınması gerekiyor. Süreç Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nda bekliyor. Biz, üretmeye devam edeceğiz. Ama gerçek nettir. Sanayi güçlenmeden Türkiye'nin güçlü olması mümkün değildir. Sanayi zayıflarsa üretim düşer, istihdam azalır, kalkınma yavaşlar' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Diyarbakır</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/diyarbakir-osb-baskani-fidan-sanayiye-ozel-kredi-sart</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 22:07:15 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/04/agency/iha/diyarbakir-osb-baskani-fidan-sanayiye-ozel-kredi-sart.jpg" type="image/jpeg" length="20772"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DAİB'te Ömer Madırlı dönemi]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/daibte-omer-madirli-donemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/daibte-omer-madirli-donemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği (DAİB) 2026 yılı Olağan Genel Kurulu gerçekleştirildi. Mevcut Başkan Ethem Tanrıver'in aday olmadığı seçimde Ömer Madırlı, DAİB'in yeni başkanı oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği (DAİB) 2026 yılı Olağan Genel Kurulu gerçekleştirildi. Mevcut Başkan Ethem Tanrıver'in aday olmadığı seçimde Ömer Madırlı, DAİB'in yeni başkanı oldu. </p><p>Genel kurulda başkanlık için iki aday yarıştı. Yapılan oylama sonucunda Ömer Madırlı 481 oy alırken, Abdullah Atalay 328 oy alabildi. </p><p>Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından salonda büyük bir heyecan yaşandı. DAİB üyeleri yeni Başkan Ömer Madırlı omuzlara alarak seçimi kazanmanın sevincini yaşadı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>DAİB Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Madırlı, tüm üyelere desteklerinden dolayı teşekkür ederek, 'Bölge olarak önümüzdeki süreçte üyelerime en iyi hizmeti ve desteği sağlayarak ihracatımızı artırmak için yoğun çaba harcayacağız' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Erzurum</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/daibte-omer-madirli-donemi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 20:39:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/04/agency/iha/daibte-omer-madirli-donemi.jpg" type="image/jpeg" length="56694"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Bayraktar: 'Bu sene sonunda ilk elektriği Akkuyu'dan üretmiş olacağız']]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/bakan-bayraktar-bu-sene-sonunda-ilk-elektrigi-akkuyudan-uretmis-olacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/bakan-bayraktar-bu-sene-sonunda-ilk-elektrigi-akkuyudan-uretmis-olacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kayseri Ticaret Odası'nda (KTO) düzenlenen Türkiye'nin Enerji Vizyonu İstişare Toplantısı'nda yaptığı açıklamasında, 'İnşallah bu sene sonunda ilk elektriği Akkuyu'dan üretmiş olacağız' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kayseri Ticaret Odası'nda (KTO) düzenlenen Türkiye'nin Enerji Vizyonu İstişare Toplantısı'nda yaptığı açıklamasında, 'İnşallah bu sene sonunda ilk elektriği Akkuyu'dan üretmiş olacağız' dedi. </p><p>KTO Konferans Salonu'nda düzenlenen toplantıya Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Hulusi Akar, Sayın Bayar Özsoy, Murat Cahid Cıngı, Dursun Ataş, MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan, MHP Kayseri İl Başkanı Enes Ertuğrul Kalın, KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, protokol üyeleri ve iş insanları katıldı. </p><p>'Türkiye'nin enerjisinde temel 2 açmaz var' </p><p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye'nin enerjide iki açmazı olduğunu söyleyerek, 'Bir tanesi Türkiye enerji talebi artan bir ülke. Açmaz diyorum çünkü artan talebi karşılamak gerçekten çok önemli bir yatırım sürecini hem altyapı hem de üretim tarafını gerektiriyor. Çok ciddi bir finansmana ihtiyaç duyuyoruz ama bu aynı zamanda iyi bir şey çünkü ekonominiz büyürse enerji talebiniz artıyor. Şehirleşmeniz artarsa, insanların hayat standardı yükselirse enerji talebi artıyor. Kayseri'ye baktığımızda 2002 yılından bu güne rakamlara baktım. O gün için 420 bin abone varmış bugün 900 bin abone var. mesken abonesi 356 binmiş bugün o rakam 760 bin olmuş. Yani 2 katı civarında artan bir aboneleşme ve yeni tüketici var. Daha ilginç olan rakam şu; tüketime baktığımızda o günden bu güne yaklaşık 5 kat büyümüş. Şunu gösteriyor bunlar yani Kayseri'nin ekonomisi 4 milyar dolara yakın bir ekonomik büyüklükten bahsettik. Sanayisiyle, ticareti, tarımı, turizmiyle beraber Kayseri çok büyük bir ivme ile son 20 yıl içerisinde büyümüş. Dolayısıyla artan bir enerji talebi var. İkinci açmaz da Türkiye'de maalesef karşı karşıya olduğumuz ve şu anda ekonomimizin üzerinde de en önemli etkilerden bir tanesi Türkiye'nin enerjideki dışa bağımlılığıdır. Onun için milli enerji ve maden politikası olarak diyoruz ki biz Türkiye'yi mutlak suretle en hızlı şekilde enerjide dışa bağımlılıktan kurtarmamız lazım' dedi. </p><p>'Bu senenin sonunda ilk elektriği Akkuyu'dan üretmiş olacağız' </p><p>Bakan Bayraktar, sene sonunda Akkuyu'dan ilk elektriği üreteceklerini söyleyerek, 'Türkiye kullandığı 3 birim enerjinin ikisini ithal ediyor. Doğalgaz, petrol, petrol ürünleri, kömür ithalatı ve malumunuz bunların fiyatlarını biz burada belirlemiyoruz. Bunlar küresel piyasalarda belirlenen emtialar. Dolayısıyla 2022 yılında 96 buçuk milyar dolar enerji ithalatına para ödeyen bir Türkiye var. Türkiye bunun için özellikle büyük bir potansiyelimizin olduğu yenilenebilir enerjiyi değerlendirebilir. Son 15 yılda 25 bin megawatı aşan güneş gücü 15 bin megawat civarında rüzgar gücüyle 40 bin megawata güneş ve rüzgarda ulaştık. Türkiye artık Somali'de derin denizlerde petrol arayan bir ülke. Mutlak suretle petrol ve doğalgaz üretimimizi arttıracağız. Akkuyu'da son aşamaya geldik. Bütün zorluklara, engellemelere rağmen biz bu yolda kararlılıkla ilerliyoruz ve inşallah bu senenin sonunda ilk elektriği Akkuyu'dan üretmiş olacağız. Fakat oraya Trakya'yı ve küçük modüler reaktörleri de ekleyerek ki nükleerin ikinci çağı başlıyor şimdi. Bir 1950'lerde başlayan bir dönemi var o dönemi maalesef biraz ıskalamış durumdayız ama inşallah bu nükleerin ikinci çağında küçük modüler rektörlerde Türkiye bu teknolojiye sahip olan ve üreten belki ileride inşallah ihraç edebilme kabiliyetine ulaşacak. Dolayısıyla nükleer bizim en önemli ajanda maddelerimizden bir tanesi' ifadelerini kullandı. </p><p>'2026 yılı yenilenebilir enerjide yeni bir rekor yılı olacaktır' </p><p>KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy ise, yapılan çalışmaların bakanlığın ne kadar gayretle çalıştığının açık ispatı olduğunu söyleyerek, 'Enerjide Tam Bağımsız Türkiye hedefiyle; Karadeniz'deki doğalgaz keşiflerinden nükleer enerji hamlelerine, yenilenebilir enerji kaynaklarının devreye alınmasından stratejik madencilik faaliyetlerine kadar her bir projeniz, biz üreticiler için geleceğe dair en büyük teminat niteliğindedir. 2014 yılında 40 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücümüzün bugün 25 bin megavatı aşmış olması; 12 yılda kat edilen 641 katlık bu mesafe, sizin ve bakanlığımızın ne kadar büyük bir gayretle çalıştığının en açık ispatıdır. Sizlerin ifade ettiği gibi; 2026 yılı yenilenebilir enerjide yeni bir rekor yılı olacaktır. Kayseri iş dünyası olarak bizler, bu rekorun en güçlü paydaşı olmaya hazırız. Bizim Kayseri Ticaret Odası olarak her fırsatta dile getirdiğimiz bir gerçeğimiz var. Ulaşım olmadan ticaret olmaz, enerji olmadan ise üretim olmaz. Ancak bugün bu söze bir ekleme daha yapmak gerekiyor. Depolama ve sürdürülebilirlik olmadan enerji yönetilemez. Güneşimiz var, rüzgarımız var ancak sanayicimizin çarklarını 7/24 kesintisiz döndürebilmesi için enerjiyi sadece üretmek yetmiyor, onu depolayabilmek de kritik bir önem arz ediyor. Sektörlerimizin yaptığı analizlerde de yenilenebilir enerjinin yönetilebilir olması için depolama çözümleri artık bir lüks değil, zorunluluktur. Kayseri mobilyadan tekstile, çelik kapıdan makine sanayisine kadar 4 milyar dolara yaklaşan ihracat, 1 milyar 730 milyon dolar ithalat hacmiyle anasının ak sütü gibi cari fazla veren Türkiye'nin üretim merkezleri arasında önemli bir yerde olan kadim bir şehirdir. Ancak bu çarkların dönmesi, üretim maliyetlerimizin en büyük kalemini oluşturan enerjinin sürdürülebilir ve makul maliyetlerle sanayicimize ulaşmasına bağlıdır. Kayseri girişimcisi, sadece devletten bekleyen değil, kendi enerjisini üretme iradesini de gösteren bir yapıdadır. İlklerin şehri olan Kayseri'de kurulan ilk elektrik santrali, 1926 yılında Atatürk'ün imzasıyla temelleri atılan ve 1930'da faaliyete geçen Bünyan Hidroelektrik Santrali'dir. Türkiye'nin en eski santrallerinden biri olan bu tesis, Kayseri ve çevresine enerji sağlamış olup, tarihi makineleriyle uzun yıllar hizmet vermiştir. Şehrimiz; güneş enerjisi (GES) başta olmak üzere yenilenebilir enerji yatırımlarında büyük bir iştaha sahiptir. Kayseri, 2035 yılı için koyduğunuz 120 bin megavatlık dev hedefin neresindedir? Biz diyoruz ki; Kayseri bu hedefin amiral gemisidir! Sanayicimiz kendi enerjisini üretme iştahıyla doludur' dedi. </p><p>'KOBİ'lerimize yönelik daha rekabetçi olabilmeleri için özel teşvik ve tarife modelleri üretim azmimizi artıracaktır' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Gülsoy, enerjiye talebin her geçen gün arttığını söyleyerek, 'Her geçen gün enerjiye talep artmaktadır. Bu durum maliyetlerimizi de aşırı derecede yükseltmektedir. Bunun çözümü bizim gücümüz birlik ve beraberlik içerisinde yaşadığımız coğrafyadadır. Yenilenebilir kaynaklarla ve nükleer güçte kapasite artışıyla, ülkemizin ve sizlerin gayretleriyle enerji bağımlılığımızı düşürebiliriz. Ancak bu yolda ilerlerken bazı teknik bariyerlerin aşılması bizler için hayati önemdedir. İş dünyamızın temsilcilerinden gelen sorun ve talepleri zatıâlinize çözüm önerileriyle birlikte dosya halinde de sunacağız ama sanayicimizin ve ticaret erbabımızın bazı beklentilerini dile getirmek isterim. Yenilenebilir kaynakların şebekeye daha dengeli ve stabil aktarılması için depolama yatırımlarına yönelik teşviklerin verilmesi, sanayicimizin önünü açacaktır. İşletmelerimizin kendi çatılarına kurmak istediği GES yatırımlarında karşılaşılan trafo kapasite yetersizlikleri ve kota sorunlarının aşılması. Son yapılan mevzuat değişikliği ile saatlik mahsuplaşma en büyük problemlerimizden birisidir. Mahsuplaşma sisteminin aylık bazdan saatlik bazda uygulanmaya başlanması, özellikle üretim ve tüketim dengesinin gün içerisinde değişkenlik göstermesi nedeniyle yatırımcıların gelirlerini önemli ölçüde azaltmıştır. Mahsuplaşma sisteminin yeniden aylık bazda uygulanması, dağıtım bedellerinin maliyet esaslı, makul ve öngörülebilir bir seviyeye çekilmesi. Mevcut yatırımların korunmasına yönelik geçiş süreci düzenlemeleri yapılması, destek süresi sona ermiş santraller için ayrı bir tarife veya koruyucu mekanizma oluşturulması yeşil dönüşüm sürecimizi hızlandıracaktır. Zatıâlinizin de üzerinde hassasiyetle durduğunuz 'izin süreçlerini kısaltma' gayretlerini takdirle karşılıyoruz. Bu süreçlerin hızlanması, 3 bin 500 megavatlık yeni kapasitelerin çok daha hızlı devreye girmesini sağlayacaktır. Enerji maliyetleri konusunda, özellikle stratejik üretim yapan KOBİ'lerimize yönelik daha rekabetçi olabilmeleri için özel teşvik ve tarife modelleri üretim azmimizi artıracaktır' dedi. </p><p>'Kayseri iş dünyası olarak değişimden korkmayan, yenilikçi ve milli değerlerine bağlı bir kadim bir şehiriz' </p><p>Kayseri'nin maden çeşitliliği bakımından da zengin bir şehir olduğunu belirten Gülsoy, , 'Maden arama ve işletme süreçlerindeki bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi, bu cevherlerin ekonomiye kazandırılmasını sağlayacaktır. Rehabilitasyon bedelleri ödemelerinin nakit dışında banka teminat mektubu veya ipotek vererek karşılanması, ÇED süreçlerinin kısaltılması, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren üyelerimizin, özellikle asgari ücret ve genel gider artışlarından olumsuz etkilenmemesi adına; kâr marjlarının maliyet artışlarıyla uyumlu hale getirilerek işletme sermayelerinin korunmasını, sektörün anayasası hükmündeki 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun, günün ekonomik gerçeklerine ve sektör paydaşlarının taleplerine göre güncellenerek daha dinamik bir yapıya kavuşturulmasını istirham ediyoruz. Kayseri iş dünyası olarak bizler; değişimden korkmayan, yenilikçi ve milli değerlerine bağlı bir kadim bir şehiriz. Sizin ortaya koyduğunuz 'Milli Enerji ve Maden Politikası'na tam destek veriyoruz. İnanıyoruz ki; sizin rehberliğinizde enerji koridorlarının merkezi haline gelen Türkiye, üretimde de dünyanın en güçlü oyuncularından biri olmaya devam edecektir. Biz de diyoruz ki; Kayseri'nin üretim aşkı, sizin enerji vizyonunuzla birleştiğinde Türkiye'nin eli her zamankinden daha güçlü olacaktır. 80 milyar dolarlık yeni yatırım hedefinde Kayserili müteşebbislerin imzası mutlaka olacaktır. Bu toplantının; şehrimizin ve ülkemizin enerji vizyonuna yeni ufuklar açmasını temenni ediyorum' ifadelerini kullandı. </p><p>Program konuşmaların ardından basına kapatılarak soru-cevap kısmı ile devam etti. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Kayseri</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/bakan-bayraktar-bu-sene-sonunda-ilk-elektrigi-akkuyudan-uretmis-olacagiz</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 20:29:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/04/agency/iha/bakan-bayraktar-bu-sene-sonunda-ilk-elektrigi-akkuyudan-uretmis-olacagiz.jpg" type="image/jpeg" length="86659"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Manisa'da su altında kalan tarım arazilerini inceledi, destek çağrısı yaptı]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/tzob-genel-baskani-bayraktar-manisada-su-altinda-kalan-tarim-arazilerini-inceledi-destek-cagrisi-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/tzob-genel-baskani-bayraktar-manisada-su-altinda-kalan-tarim-arazilerini-inceledi-destek-cagrisi-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Manisa'da sel nedeniyle su altında kalan tarım arazilerinde inceleme yaptı. Bayraktar, doğal afetlerin 58 ilde 13 binden fazla çiftçiyi etkilediğini belirterek, 'Devletin şefkat elini üreticilerimiz bekliyor' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Manisa'da sel nedeniyle su altında kalan tarım arazilerinde inceleme yaptı. Bayraktar, doğal afetlerin 58 ilde 13 binden fazla çiftçiyi etkilediğini belirterek, 'Devletin şefkat elini üreticilerimiz bekliyor' dedi. </p><p>TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, aşırı yağışlar sonrası Gediz Nehri'nin taşmasıyla su altında kalan tarım arazilerinde incelemelerde bulunmak üzere Manisa'ya geldi. İzmir'in Menemen ilçesine bağlı Musabey Mahallesi'nde taşkından etkilenen alanları inceleyen Bayraktar, ardından Manisa'nın Şehzadeler ilçesine bağlı Veziroğlu Mahallesi'ne geçerek yoğun yağışların ardından göle dönen tarım arazilerinde incelemelerde bulundu. Bayraktar'a Manisa Şehzadeler Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Altındağ ile ilçe ziraat odası başkanları da eşlik etti. </p><p>'Doğal afetler 58 ilde etkili oldu' </p><p>Veziroğlu Mahallesinde su altında kalan hububat tarlasının önünde oda başkanları ve üreticilerin katılımıyla bir açıklamada bulunan TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 'Birkaç yıldan beri yaşadığımız doğal afetler tarım sektörünü, tarımla ilgili üretimi ve çiftçilerimizi fevkalade olumsuz etkiliyor. Biliyorsunuz geçen sene de büyük bir don felaketi ile karşı karşıya kaldık. 65 ilimiz bundan etkilendi. Çiftçilerimiz etkilendi. Tarımsal üretim alanlarımız bundan etkilendi. Tarihin en büyük don felaketi ile karşı karşıya kaldık. Arkasından gelen kuraklık yine tarımsal üretimi fevkalade olumsuz etkiledi. Tabii 2026 yılına olumlu başlamak isterdik. Ama 2026 yılının başlamasıyla birlikte gelen aşırı yağışlar ki bu yağışları aslında biz bekliyorduk. Yani barajlarımızın dolması, barajlarımız biliyorsunuz boşalmıştı. Yine yeraltı sularımızın beslenmesi açısından bu yağışlar fevkalade önemliydi. Zaten bir tesellimiz o. Barajlarımız doldu, yeraltı sularımız beslendi. Ama aşırı yağış beklemiyorduk. Tabii bu aşırı yağışlar sel baskınlarına, su baskınlarına bütün tarım alanlarının maruz kalmasına sebebiyet verdi ve Türkiye'nin çok değişik yerlerinde su baskınlarına maruz kaldık. 1 Ocak 2026 ve 6 Nisan 2026 tarihleri arasında çok değişik doğal afetler yaşadık. 58 ilde 226 ilçede 2 bin 297 köy ve mahallede 13 bin 307 çiftçimizi etkiledi. 23 il sel felaketi ile karşı karşıya kaldı. 28 il fırtına gördü. 5 il hortum, 9 il don ve 7 il de yangın felaketi ile karşı karşıya kaldı. Tabii bunlar tarımsal alanlara önemli ölçüde zarar verdi' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Manisa'da 18 bin dekarlık alan zarar gördü' </p><p>Manisa'nın yaşadığı sel baskınları hakkında da bilgi veren Bayraktar, '27-29 Mart tarihleri arasında yaşanan aşırı yağışlardan dolayı Şehzadeler, Ahmetli, Akhisar, Alaşehir, Kırkağaç, Salihli, Saruhanlı, Soma, Turgutlu ve Yunus Emre ilçelerinde sel ve taşkınlar yaşandı. Genellikle Gediz Nehri ve çay kenarlarında taşkınlar ve seller yaşanmış görünüyor. Bu alanlar şubat ayında da sel ve su baskını yaşayan alanlardı. 10 ilçemizde özellikle hububat ve yem bitkileri alanları, kışlık sebze alanları ve dikili alanlarda olmak üzere yaklaşık 18 bin dekarlık bir alanda aşırı yağış kaynaklı sel, su baskını ve göllenme olduğu tahmin edilmektedir. Ayrıca Alaşehir ilçemizde 150 dekar bir alanda heyelan yaşanmış, dikili alanlarda zarar olduğu görülmektedir. Sular çekildikten sonra tabii nihai hasar tespit çalışmaları Aralarında yapılacaktır. Bulunduğumuz Şehzadeler ilçemizde 7 bin 500 dekar tarım alanı selden etkilenmiş görünüyor. Bağ ve meyve alanlarında zarar çok fazla beklenmiyor. Hububat ve yem bitkileri ekimi yapılamayacak. Öyle görünüyor. Şimdi üreticilerimiz biraz evvel Menemen'de de görüştüm. Tabii 'bundan sonra ne yapacağız' kaygısına girmişler. Yani neyi dikeceğiz, neyi ekleyeceğiz? Buna bir karar vermek durumundalar. Sular çekilmediği için buna karar veremiyorlar. Ama bu bölgelerde yaptığımız tespitlerde büyük bir ihtimalle sebze ve silajlık mısıra bir dönüş olacak gibi görünüyor bu bölgelerde' şeklinde konuştu. </p><p>'Savaş maliyetleri artırıyor' </p><p>Bir taraftan bölgede yaşanan savaşın tarımsal üretimi ve çiftçileri de olumsuz etkilediğini anlatan Bayraktar, 'Petrol fiyatlarının artışı buna karşılık gübre fiyatlarının artışı ki aşağı yukarı gübre maliyetlerimizin yüzde 70'i 80'i doğal gazdan karşılanıyor. Gübre fiyatları da arttı. Bugünlerde özellikle arttı. Görüyorsunuz Hürmüz Boğazı'nın kapanması gübre fiyatlarının da artışına sebebiyet verdi. Şimdi burada sadece bununla kalmadı. Doğal afetler de biliyorsunuz devam ediyor ve bizi fevkalade derinden etkiliyor. Bazı yerlerde de çiftçimizi de bir moralsizliğe sevk etmiş görünüyor. Hakikaten çiftçilerimiz de bu doğal afetlerden perişan olmuşlar. Devletin şefkat elini bekliyorlar. Yani onlara moral vermemiz lazım. Bir taraftan geçen biliyorsunuz açıklama yaptım. Özellikle hem mazot fiyatlarında, hem gübre fiyatlarındaki bu artışlar maliyetlerimiz bizi artırdığı için onunla alakalı bir destek talebimiz var hükümetten. Bununla ilgili açıklamayı da yaptım. Biraz evvel Menemen'de de yine bu talebimi yeniledim. Ayrıca doğal afetlerden zarar gören üreticilerimize aynı şeyde olduğu gibi yani don zararında olduğu gibi TARSİM kapsamında olan üreticilerimizin zararlarının önemli bir kısmı tazmin edilecek. Ama doğal afetten zarar gören üreticilerimizin önemli bir kısmının TARSİM kapsamında olmadığını görüyoruz. Dolayısıyla don afetinde olduğu gibi TARSİM kapsamında olmayan bu üreticilerimize de devletin şefkat elini bekliyoruz, yardımını bekliyoruz. Üreticilerimize moral vermek zorundayız. Üreticilerimizin sahada olması, tarlada olması için buna ihtiyacımız var. Üretimi sürdürülebilir noktada tutmamız lazım' ifadelerini kullandı. </p><p>'Savaş devam ederse gıda krizi baş gösterecek' </p><p>'Savaştan dolayı petrol krizinden bahsediyorum ama kaçırmamamız gereken bir şey var. Bu kriz devam ettiği müddetçe dünyada daha önemlisini söyleyeyim, gıda krizi baş gösterecek' diyen Bayraktar açıklamasını şöyle tamamladı: </p><p>'Herkes bunu atlıyor. Gıda krizini yaşayan tabii dünyadaki birçok ülke gıda güvencesini sağlayamadığı için problem yaşayacak ama Türkiye olarak önlemimizi şimdiden alırsak biz bu gıda krizinden en az hasarla çıkmış oluruz. Ülkemizin gıda güvenliğini de sağlamış oluruz. İşte bu uyarılarımız bununla ilgili. Türkiye'nin bir gıda krizi yaşamasını istemiyoruz. Bununla ilgili tedbirlerin şimdiden alınmasını lazım. Onun için biz daha evvel de biliyorsunuz Türkiye'yi gezdim aşağı yukarı 70-75 vilayeti bitirdim. Ankara'da iki defa Sayın Cumhurbaşkanımızla, Maliye Bakanımızla ve diğer bakanlarımızla Tarım Orman Bakanı ve Çalışma Bakanımızla görüştük ve don felaketinden zarar gören üreticilerimize 50 milyar lira civarında bir yardım yapıldı. Şimdi bu afetlerle de kuraklıkla alaka ayrıca bir yardım bekliyoruz. Onunla ilgili bir çalışma var. Şimdi bu afetlerle alakalı da Ankara'da yardım talebinde bulunacağız. İnşallah çiftçilerimize gerekli yardımlar yapılır. Çiftçimizin sürdürülebilir üretim noktasında kalması sağlanır. Hepinize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Allah bu afetleri bir daha göstermesin inşallah.' </p><p>Bayraktar ve beraberindeki ziraat odaları başkanları daha sonra Veziroğlu Mahallesi Kahvehanesinde üreticilerle buluşarak fikir alışverişinde bulundu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Manisa</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/tzob-genel-baskani-bayraktar-manisada-su-altinda-kalan-tarim-arazilerini-inceledi-destek-cagrisi-yapti</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 19:27:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/04/agency/iha/tzob-genel-baskani-bayraktar-manisada-su-altinda-kalan-tarim-arazilerini-inceledi-destek-cagrisi-yapti.jpg" type="image/jpeg" length="92722"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
