<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Face Dergisi</title>
    <link>https://www.facedergisi.com</link>
    <description>Gaziantep Dergi, Gaziantep Dergileri, Röportaj, Gaziantep Face, Gaziantep Yerel Dergiler, Gaziantep Haberleri, Gaziantep'in Yüzü</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.facedergisi.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 03 May 2026 04:55:37 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Tokalaşmayla Bile Bulaşabiliyor! Göz Nezlesi Salgınına Dikkat!]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/tokalasmayla-bile-bulasabiliyor-goz-nezlesi-salginina-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/tokalasmayla-bile-bulasabiliyor-goz-nezlesi-salginina-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><br />
Havaların soğumasıyla birlikte pek çok bulaşıcı enfeksiyon salgınlar yaparak çeşitli hastalıklar<br />
meydana getirir. Adenoviral konjonktivit, diğer adıyla göz nezlesi de kış ve ilkbaharın erken aylarında<br />
salgın yapan, gözün şiddetli bir enfeksiyonudur. 60’tan fazla alt tipi olan Adenovirüslerin bazı tipleri<br />
özellikle göz enfeksiyonlarına yol açmaktadır. Bu salgından nasıl korunmamız gerektiğini ve daha<br />
fazlasını için İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Enes Kesim ile konuştuk.<br />
Bu belirtilere dikkat!<br />
 Uykudan uyanınca göz kapaklarında yoğun çapaklanma ve yapışıklık,<br />
 Kızarıklık,<br />
 Göz kapaklarında şişlik,<br />
 Sulanma,<br />
 Işık hassasiyeti gibi şikâyetlerle başlar.<br />
Tek gözde başlayıp %60-80 ihtimalle birkaç gün içerisinde diğer göze de bulaşır. Hastalık başladıktan<br />
sonra günler içerisinde durum kötüleşir. Bulanık görme, gözde yabancı cisim hissi, göz kapaklarını<br />
açmakta zorlanma meydana gelebilir. Hafif ateş, grip benzeri belirtiler, kulak önünde veya çene<br />
altında lenf bezlerinin şişmesine bağlı ağrı eşlik edebilir. İyileşme genelde 10-14 gün sürer, bazı<br />
kişilerde 3 haftayı bulabilir. Gözün saydam tabakası korneada lekeler oluşturarak görme kaybına<br />
sebep olabilir. Bu lekelerin geçmesi aylarca sürebilir, dolayısıya uzun süreli görme problemlerine yol<br />
açabilir.<br />
10-12 gün kadar bulaşıcılığı sürüyor!<br />
Adenovirüslerin bulaşıcılığı hayli yüksektir. Enfekte yüzeylerle (havlu, kapı kolları vb.) el teması,<br />
tokalaşma, medikal cihazlar (özellikle hastanelerde) yoluyla bulaşabilir. Aile içinde, okullarda,<br />
kışlalarda, hastanelerde kolaylıkla yayılabilir ve salgınlar yapabilir. Bu nedenle enfekte kişilerin<br />
izolasyonu oldukça önemlidir. Enfeksiyonu bulunan kişiler hastalık başlangıcından itibaren 10-12 gün<br />
kadar bulaştırıcıdır. Bu yüzden özellikle bu süre boyunca kişisel eşyalar ayrılmalı, tek kullanımlık<br />
havlular kullanılmalı, mümkünse ayrı yataklarda yatılmalı, eller sıkça sabunlu suyla yıkanmalıdır.<br />
Ellerinizi sık sık sabunlu suyla yıkayın ve yüzünüze temas etmeyin<br />
Göz nezlesi pek çok komplikasyona yol açabileceğinden, belirtileri taşıyanlar mutlaka göz doktoruna<br />
muayene olmalıdır. Günümüzde adenoviral konjonktivitlerin hala etkili bir tedavisi bulunmamaktadır.<br />
İlaçlar, hastaları rahatlatmak ve ek hastalıkların önüne geçmek için kullanılır. İlaçların dışında soğuk<br />
kompres uygulaması, göz kapaklarındaki ödemin azalmasını sağlar ve hastaları rahatlatır. Göz<br />
nezlesinde kişisel hijyen, tedaviden çok daha önemli bir yere sahiptir. Kişisel olarak alınacak basit<br />
önlemlerle tüm bulaşıcı hastalıklarda olduğu gibi adenoviral konjonktivit salgınlarının da önüne<br />
geçilebilir. Ellerinizi sık sık sabunlu suyla yıkamak, kirli ellerle yüzünüze temas etmemek ve hasta<br />
kişilerle temas etmemek hastalık riskinizi en aza indirecektir. Unutmayın; bir kişi, binlerce kişiyi<br />
enfekte edebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/tokalasmayla-bile-bulasabiliyor-goz-nezlesi-salginina-dikkat</guid>
      <pubDate>Tue, 19 Dec 2023 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2023/12/goz-nezlesi-foto.jpg" type="image/jpeg" length="75007"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SAĞLIKLI, GENÇ VE PARLAK CİLDİN SIRRI : C VİTAMİNİ]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/saglikli-genc-ve-parlak-cildin-sirri-c-vitamini</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/saglikli-genc-ve-parlak-cildin-sirri-c-vitamini" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dermatoloji Uzmanı Dr.Mehmet Demirel konu hakkında bilgiler verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kış meyvelerinde oldukça fazla bulunan C vitaminini düzenli şekilde tüketmek bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi ile özdeşleştirilmiştir. Oysa ki C vitamini cildiniz için de mucizevi etkilere sahip. Yıpranmış cildinizi onarmak, cilt yaşlanmasını geciktirmek ve lekesiz parlak bir cilde sahip olmak için de oldukça önemli. En güçlü antioksidanlardan birisi olan C vitamini tüm bu faydaları sayesinde cilt bakımında giderek daha popüler hale geliyor.&nbsp;</p>

<p></p>

<p><b>İşte genç ve parlak bir cildin sırrı olan C vitamininin cilde faydaları;</b></p>

<p></p>

<p><b>Kolajen sentezi ile sıkı bir cilt:&nbsp;</b>C vitamini kolajen sentezinde kilit bir role sahiptir. Kolajen ise cilt, saç, tırnak, kas ve eklemlerde en çok bulunan proteinlerdendir. 25 yaşından sonra vücudumuzda azalan kolajen üretimi nedeniyle cildimiz kırışmaya, sarkmaya ve yaşlanmaya başlar. C vitaminini düzenli tüketerek kolajen üretiminin azalmasının önüne geçebilir ve bu sayede cildinizin 20 li yaşların başındaki o parlaklığını, pürüzsüzlüğünü ve sıkılığını daha uzun süre korumasını sağlayabilirsiniz.</p>

<p></p>

<p><b>Lekesiz parlak bir cilt:&nbsp;</b>Güneş ışınlarının neden olduğu can sıkıcı cilt lekelerinden sizi koruyabilecek en önemli takviyelerden birisi de C vitaminidir. Bu güçlü antioksidan, güneşin cildinizde yarattığı stresin lekeye dönmesini engelleyecek, hatta mevcut lekelerin de azalmasına yardımcı olacaktır. Dermatologların kullandığı leke tedavilerinin de içinde içilebilen, sürülebilen ve hatta enjekte edilebilen C vitaminleri bulunduğunu söylemek cilt lekeleri konusunda ne kadar kritik bir önem taşıdığını göstermek için yeterli olacaktır.</p>

<p></p>

<p><b>Hızlıca iyileşen yaralar:&nbsp;</b>C vitamini kolajen üretimini artırarak yara iyileşmesini hızlandırır ve aynı zamanda güçlü bir antiinflamatuar yani iltihap önleyicisidir.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><b>Güçlü saç ve tırnaklar:</b>&nbsp;Kolajen üretimini tetikleyerek saçların daha parlak, daha güçlü ve sağlam olmasına katkıda bulunur. Ayrıca tırnakların kırılganlığını ve soyulmasını da azaltır.</p>

<p></p>

<p><b>Alerji, kızarıklık, egzema karşıtı:&nbsp;</b>Alerjik hastalıklar, kızarıklık, tahriş, egzema, sedef, roza gibi durumlarda iltihap önleyici, yatıştırıcı etkisiyle rahatlama sağlar. Tek başına tedavi edici değil fakat tedaviye çok güçlü bir destektir.</p>

<p></p>

<p><b>Göz altı morluklarının giderilmesi:&nbsp;</b>Sebeplerinden bazıları uykusuzluk, vitamin eksikliği , sigara kullanımı gibi hücresel stres yaratan durumlar olan göz altı morluklarına böyle güçlü bir antioksidan elbette ki iyi gelecektir. Hem tüketilmesi hem sürülmesi bu bölgedeki verimi artıracaktır.</p>

<p></p>

<p><b>Yaşlanma karşıtı etki:</b>&nbsp;Kolajen üretimini artıran ve leke karşıtı etkileri ile cildin yaşlanma sürecinde görülen ince çizgiler, sarkma, lekelenme gibi tüm belirtileri geciktirmede katkısı vardır. Biber, portakal, kivi , greyfurt, brokoli gibi yiyeceklerde bolca c vitamini bulunmaktadır. Kritik noktalardan birisi de C vitamininin fazlası depolanamadığı için tek seferde çok yemek yerine düzenli şekilde tüketmek gerekiyor ! Sigara içenlerin vücudu ekstra strese maruz kaldığı için c vitaminini normalden biraz daha fazla almaları faydalarına olacaktır.</p>

<p></p>

<p><br />
</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/saglikli-genc-ve-parlak-cildin-sirri-c-vitamini</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Nov 2023 16:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2023/11/c-vitamini22.jpg" type="image/jpeg" length="90267"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kış Ayına Girerken Ortaya Çıkacak Göz Sorunlarına Dikkat! ]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/kis-ayina-girerken-ortaya-cikacak-goz-sorunlarina-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/kis-ayina-girerken-ortaya-cikacak-goz-sorunlarina-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Şeyda Atabay konu hakkında bilgiler verdi. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mevsimler değiştikçe ve daha soğuk havalar geldikçe, bazı insanlar gözle ilgili belirli sorunlar yaşayabilir. Kış aylarında ortaya çıkabilecek yaygın göz sorunları şunlardır:&nbsp;</p>

<p><b>*Kuru Gözler:</b>&nbsp;Soğuk ve rüzgârlı hava, iç mekan ısıtması ile birleştiğinde gözlerde kuruluğa neden olabilir. Bu durum tahriş, kızarıklık, kumlanma hissi ve bulanık görme gibi semptomlara yol açabilir.&nbsp;</p>

<p><b>*Kızarıklık ve Tahriş:</b>&nbsp;Sert rüzgarlara, soğuk havaya ve kuru havaya maruz kalmak gözlerde tahrişe, kızarıklığa ve rahatsızlığa neden olabilir.&nbsp;</p>

<p><b>*Güneş Parlaması ve Kar Körlüğü</b>: Kar ve buz güneş ışığını yansıtarak UV maruziyetini artırır. Bu durum kar körlüğü olarak bilinen bir duruma yol açarak geçici görme kaybına, göz ağrısına ve ışığa karşı hassasiyete neden olabilir.&nbsp;</p>

<p><b>*Göz Enfeksiyonu Riskinde Artış</b>: İç mekanlarda başkalarıyla yakın temas halinde daha fazla zaman geçirmek, konjonktivit (pembe göz) gibi göz enfeksiyonlarına neden olan virüslerin veya bakterilerin yayılma riskini artırabilir.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><b>*Alerjiler:</b>&nbsp;Mevsimsel alerjiler ilkbahar ve yaz aylarında daha yaygın olsa da, toz, küf ve evcil hayvan tüyü gibi iç mekan alerjenleri, insanların iç mekanlarda daha fazla zaman geçirdiği kış aylarında göz alerjisi semptomlarını şiddetlendirebilir.&nbsp;</p>

<p><b>Kış aylarında bu sorunları önlemeye veya hafifletmeye yardımcı olmak için&nbsp;</b></p>

<p>Nem seviyelerini korumak ve kuruluğu önlemek için iç mekanlarda bir nemlendirici kullanın. Dışarıdayken gözlerinizi kamaşmadan ve olası kar körlüğünden korumak için UV ışınlarını engelleyen güneş gözlükleri takın. Enfeksiyonların yayılma riskini azaltmak için ellerinizi sık sık yıkayarak iyi hijyen uygulayın. Düzenli olarak göz kırpın, ekranlara ara verin ve kurulukla mücadele etmek için kayganlaştırıcı göz damlaları kullanın. Göz sağlığını desteklemek için vitaminler ve omega-3 yağ asitleri açısından zengin sağlıklı bir diyet uygulayın.&nbsp;</p>

<p><br />
</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/kis-ayina-girerken-ortaya-cikacak-goz-sorunlarina-dikkat</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Nov 2023 11:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2023/11/zzseyddaatabay.jpeg" type="image/jpeg" length="46731"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vitamin Eksikliğine Dikkat! Vücudumuz da Vitamin Neden Eksilir? ]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/vitamin-eksikligine-dikkat-vucudumuz-da-vitamin-neden-eksilir-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/vitamin-eksikligine-dikkat-vucudumuz-da-vitamin-neden-eksilir-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hayatımız için çok önemli bir konu olan vitamin eksikliği bir çok kişinin fikir sahibi olduğu ama hiç kimsenin de tam olarak düzgün uygulayamadığı veya uygulamaların içinde çok fazla hatanın barındığı bir mesele. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Vitamin eksikliğinden önce vitamin nedir ne işe yarar?&nbsp;</p>

<p>Vitaminler, doğal besin kaynaklarında bulunan, hücre yenilenmesine ve enerji üretimine yardımcı olan, vücudun günlük olarak belirli miktarlarda ihtiyaç duyduğu, yeterli olmadığı durumlarda dışardan takviye olarak alınması gereken&nbsp;düzenleyici ve direnç attırıcı maddelerdir. Daha basit anlatımla vitaminler vücudumuzun aksamadan çalışması için çok önemli maddelerdir diyebiliriz. Vitaminleri içinde çözündükleri maddeye göre suda eriyenler ve yağda eriyenler şeklinde iki gruba ayırabiliriz. Günümüzde tanımlanmış 13 adet vitamin vardır. Bunları doğal besinlerle alabiliyoruz ama artık günümüz koşullarında maalesef (yaşam şekli, verimsiz topraklarda yetişen besinler vb) sadece besinlerle aldığımız vitaminler ihtiyacımızı karşılayamayabiliyor.&nbsp;</p>

<p></p>

<p><b>Vitamin eksikliği nasıl olur?&nbsp;</b></p>

<p>Beslenmemizle doğal olarak besinlerin içinde bulunan vitaminleri alır ve kullanırız düzenli ve dengeli bir diyetle de genelde yeterli miktarda da alırız esasen ama şu an besinlerin pişirilme tekniklerinde, muhafaza ve taşınma yöntemlerinde veya üretildiği andan itibaren geçen süreçte başta c vitamini olmak üzere bir çok vitaminin kayba uğradığını da biliyoruz. Bunun yanı sıra artık toprağın da eski verimlilikte olmadığını ve besinlerin normalde içerdiklerinden daha az vitamin içerdiğini de biliyoruz. Hal böyle olunca işin içine bir de stres, hava kirliliği, vitamin ihtiyacını artıran faktörler (gebelik, spor, sigara vb) ve hepsinin üstüne bir de düzensiz beslenme ve yaşam şeklini de eklediğimizde vitamin eksikliği çıkması işten bile değil.&nbsp;</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Büyük resme baktığımızda besinlerin fakirleşmesi ve yaşam şeklimiz kaynaklı o içeriği fakirleşmiş olan besinleri bile düzenli ve dengeli tüketememek eksikliğin başlıca nedeni olarak karşımızı çıkıyor. Ayrıca mevsim geçişlerinde bağışıklığı güçlendirebilmek için ekstra ihtiyaç da olunca eksikliğin boyutu artabiliyor doğal olarak. Sonuç olarak hayatımızın dinamiğinde sürekli olan vitaminler vücudumuza bir şekilde sürekli olarak alınmalı (buradaki alınmalı hem besinlerden gelen hem de takviye olarak anlamında algılayınız öncelik her zaman besinler). Tabi ki hekiminize danışmadan asla gelişi güzel vitamin mineral kullanmayın bunun da zarar verici sonuçları olabilir bilinçsizce yapıldığında.&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/vitamin-eksikligine-dikkat-vucudumuz-da-vitamin-neden-eksilir-1</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Nov 2023 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2023/11/zzmuhammed-hoca.jpg" type="image/jpeg" length="57313"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ERTELEME SORUNU NEDEN OLUR ?]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/erteleme-sorunu-neden-olur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/erteleme-sorunu-neden-olur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><font face="verdana, sans-serif">Erteleyen kişilerin&nbsp;genellikle kendilerini yargıladıklarını duyarız. ‘Kitap okumak istiyorum ama başlayamıyorum’ ,&nbsp;‘Çalışmam lazım ama&nbsp;kısa süre içinde sıkılıyorum’ , ‘Konuşmak istiyorum&nbsp;ama&nbsp;geçiştiriyorum’&nbsp;<wbr />gibi söylemler ‘Ben artık hiçbir şey yapamıyorum veya&nbsp;‘Yapmak istemiyorum’ gibi cümlelere çevrilebilir.&nbsp;</font></p>

<p><font face="verdana, sans-serif">&nbsp;</font></p>

<p><font face="verdana, sans-serif">Ne kadar bu yapmak ve yapamamak arasında dönen&nbsp;bir&nbsp;kısır döngü&nbsp;gibi gözükse de&nbsp;iç seslerinde genellikle&nbsp;tek bir ses vardır.&nbsp;‘Bir şeyleri&nbsp;yapmalıym&nbsp;ve başarmalıyım.’&nbsp;Bu doğrultuda kişi sadece eylem halinde oldukça, yaptıkça&nbsp;ve iyi sonuçlandıkça başarılı olacağını düşünür.&nbsp;Kişi bazen&nbsp;başardıkça, iyi yaptıkça, hiç durmayıp eylem halinde&nbsp;oldukça&nbsp;sevileceğini düşünür.&nbsp;Bazen bir şeyi yanlış veya hatalı&nbsp;yada hiç yapamıyor olmanın da kişiye birçok şey kazandırdığını göremez ve bir başkasını mutlu etmek, görülmek veya duyulmak için çaba&nbsp;harcar.</font></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><font face="verdana, sans-serif">&nbsp;</font></p>

<p><font face="verdana, sans-serif">Erteleyen kişilerin&nbsp;hiçbir eylemde bulunmuyor olmaları demek hiçbir şey&nbsp;yapmıyor, düşünmüyor veya tembeldir&nbsp;anlamına gelmez. Tam aksine zihnen sürekli koşturan ve&nbsp;‘Bir şeyler yapmalıyım’&nbsp;fikrinde olan&nbsp;kişi zamanla yorgun düşer ve&nbsp;eyleme geçemez&nbsp;hale gelir.</font></p>

<p><font face="verdana, sans-serif">&nbsp;</font></p>

<p><font face="verdana, sans-serif">Yapmak istediğimiz şey bize ne oluyor da külfet geliyor?&nbsp;Bu soruya verilecek en güzel cevap yine bir sorudur aslında. ‘ Ben&nbsp;gerçekten bunu istiyor muyum?’ Çoğu kişi yapılması gerektiğini düşündüğü için&nbsp;kitap okumak, spor yapmak, para kazanmak, evlenmek&nbsp;vs.&nbsp;istiyor.&nbsp;Hayat bir ihtiyaç karşılama halidir. Bu eylemleri yaparken gerçekten ihtiyaçlarımızı karşılayabiliyor&nbsp;muyuz yoksa bunu yapılması gerektiğini düşündüğümüz için mi yapıyoruz?</font></p>

<p><font face="verdana, sans-serif">&nbsp;</font></p>

<p><font face="verdana, sans-serif">Ailemiz ve çevremiz tarafından sürekli olarak yapılması gereken şeyler hakkında bir&nbsp;liste gelebilir.&nbsp;Yapmaya niyetlendiğimiz&nbsp;şeyi&nbsp;‘ne için?’&nbsp;veya&nbsp;‘kimin için&nbsp;?’&nbsp;yapıyoruz&nbsp;soruları da bize yeni kapılar açabilir. Örneğin&nbsp;sporu sağlığımız için ve&nbsp;rahatlamak için yapmak yerine&nbsp;sadece&nbsp;güzel görünme niyeti&nbsp;için yaptığımızda spor amacını yitirmiş olabiliyor.&nbsp;Kişi bir başkası&nbsp;üzerinden kendilik algısını düzeltmeye çalıştığında&nbsp;yorulup bırakabilir. Aynı zamanda istediği sonuçları göremediğinde insanların hakkında ne düşündüklerini çok fazla düşünüp kendini yargılayabilir. Başka bir örnek verecek&nbsp;olursak&nbsp;karşımdaki kişiyle konuşmak istiyorken bundan kaçıyorsam konuşmaya yüklediğim anlamlara odaklanmam gerekebilir. Konuştuğumda üzüleceğini veya kızacağını düşünüyorsam veya&nbsp;konuşmanın sonunun iyi bitmeyeceğini düşünüyorsam&nbsp;o konuşmadan uzaklaşabilirim. Oysa konuşmaların sonu&nbsp;tartışma&nbsp;olabilir ve&nbsp;üzüntü ile sonuçlanabilir. Her konuşma istenilen&nbsp;iyi olma halinde bitmeyebilir.&nbsp;Sürekli&nbsp;bir kar gütme çabasında olarak bir şeye iyi bitecekse başlama hali kişinin hayatından doyum almasını engelleyebilir.</font></p>

<p><font face="verdana, sans-serif">&nbsp;</font></p>

<p>Psikolojik&nbsp;Danışman&nbsp;Ekrem&nbsp;<wbr />Çağrı&nbsp;Öztürk&nbsp;,'''&nbsp;<font face="verdana, sans-serif">Günümüzde sürekli olarak eylem halinde olmanın başarı olarak kabul gördüğü bir dünyada sürekli olarak ‘işe yaramalıyım’ hali bireyleri&nbsp;ya çok çalışıp yorulmaya yada hiç başlamayıp&nbsp;ertelediği için&nbsp;zihnin sürekli&nbsp;yorulmasına&nbsp;itebilir.A<wbr />maç sürekli başarmak&nbsp;veya&nbsp;iyi olmak&nbsp;olduğu için kişi tedirgin olabilir.&nbsp;Kendimiz için yapmak yerine başkası için yapmak, güzel sonuçlansın diye&nbsp;harekete geçmek kişiyi kaygılandırabilir. Bu da eyleme geçmek yerine kişiyi eylemden uzaklaştırabilir.&nbsp;Erteleyip kendimizi yargılamak&nbsp;yerine erteliyor olmanın bizim için anlamına odaklanmak&nbsp;daha sağlıklı olacaktır. Bu şekilde&nbsp;işe başlayamadığımızda&nbsp;kendimizi yargılamak&nbsp;yerine&nbsp;ihtiyacımız doğrultusunda eyleme geçebiliriz.</font>Yolda giderken pek çoğumuz navigasyon açıyoruz. Yanlış yola girdiğimizde&nbsp;uygulamadaki ses&nbsp;‘&nbsp;Sen yapamıyorsun, hadi çabuk düzelt, yanlış yapmamalısın’&nbsp;şeklinde&nbsp;<wbr />yargılayıcı&nbsp;bir&nbsp;ses tonunda konuşmuyor.&nbsp;Onun yerine ‘ Yeni rota oluştuldu’diyor. Her zaman yeni bir yolun olduğunu ve&nbsp;her yolun acısız, problemsiz olmayacağını&nbsp;ve bunlarında sorumluluğunu almamız gerektiğini&nbsp;kendimize hatırlatmamız&nbsp;eyleme geçmemizde yardımcı olacaktır.''dedi.</p>

<p><br />
</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/erteleme-sorunu-neden-olur</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Nov 2023 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2023/11/fatiguedwoman.jpg" type="image/jpeg" length="58564"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaşlılık Dönemin de Beslenmeye Dikkat! ]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/yaslilik-donemin-de-beslenmeye-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/yaslilik-donemin-de-beslenmeye-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaşlılıkta iyi beslenmek, sağlığın ve yaşam kalitesinin korunması için çok önemlidir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnsanlar yaşlandıkça beslenme ihtiyaçları değişebilir ve iştah, sindirim ve genel sağlıkla ilgili zorluklarla karşılaşabilirler. İşte sağlıklı kalmak ve öğünlerinizin tadını çıkarmak için yaşlılıkta nasıl beslenmeniz gerektiğine dair bazı ipuçları:&nbsp;</p>

<p><b>Dengeli Beslenme:</b>&nbsp;Meyveler, sebzeler, yağsız proteinler, tam tahıllar ve süt ürünleri (veya süt ürünleri alternatifleri) gibi tüm gıda gruplarından çeşitli gıdalar içeren dengeli bir diyete odaklanın. Bu, geniş bir besin yelpazesi almanızı sağlar.&nbsp;</p>

<p><b>Porsiyon Kontrolü:</b>&nbsp;Yaşlandıkça metabolizmanız yavaşlayabilir, bu nedenle aşırı yemekten ve kilo almaktan kaçınmak için porsiyon boyutlarına dikkat etmek önemlidir. Porsiyon kontrolüne yardımcı olmak için daha küçük tabaklar kullanın.&nbsp;</p>

<p><b>Susuz kalmayın:</b>&nbsp;Dehidrasyon yaşlı yetişkinlerde yaygın bir sorun olabilir. Susuz kalmamak için gün boyunca bol miktarda su için. Dehidrasyona katkıda bulunabilecek aşırı kafein ve alkolden kaçının.&nbsp;</p>

<p><b>Diş Sağlığı:</b>&nbsp;Diş problemleriniz varsa veya takma diş kullanıyorsanız, düzgün oturduklarından emin olun. Bu, çiğnemeyi ve çeşitli yiyeceklerin tadını çıkarmayı kolaylaştıracaktır.&nbsp;</p>

<p><b>Düzenli Öğünler</b>: Gün boyunca atıştırmak yerine düzenli, dengeli öğünler yemeye çalışın. Bu, tutarlı bir enerji seviyesinin korunmasına yardımcı olabilir ve vücudunuza ihtiyaç duyduğu besinleri sağlayabilir.&nbsp;</p>

<p><b>Lif Açısından Zengin Gıdalar:</b>&nbsp;Diyetinize tam tahıllar, meyveler ve sebzeler gibi lif açısından zengin gıdalar ekleyin. Lif, sindirime yardımcı olabilir ve yaşlı yetişkinlerde daha yaygın olabilen kabızlığı önleyebilir.&nbsp;</p>

<p><b>Protein:&nbsp;</b>Protein, kas kütlesini ve genel sağlığı korumak için gereklidir. Diyetinize tavuk, balık, fasulye ve tofu gibi yağsız protein kaynaklarını dahil edin.&nbsp;</p>

<p><b>Kalsiyum ve D Vitamini:</b>&nbsp;Bu besinler kemik sağlığı için çok önemlidir. Süt ürünleri, güçlendirilmiş bitki bazlı süt alternatifleri, yeşil yapraklı sebzeler ve takviyeler yeterli kalsiyum ve D vitamini almanıza yardımcı olabilir.&nbsp;</p>

<p><b>Tuz ve Şekeri Sınırlandırın:</b>&nbsp;Yüksek tansiyon ve diyabet gibi sağlık sorunlarına katkıda bulunabileceğinden, yüksek sodyumlu ve yüksek şekerli gıda alımınızı azaltın.&nbsp;</p>

<p><b>Dikkatli Yemelisiniz:</b>&nbsp;Vücudunuzun açlık ve tokluk işaretlerine dikkat edin. Dikkatli yemek, aşırı yemeyi önlemeye ve yiyeceklerle sağlıklı bir ilişki kurmaya yardımcı olabilir. Mümkün olduğunca yemeklerinizi arkadaşlarınız ve ailenizle paylaşın. Yemek sırasında sosyalleşmek keyifli olabilir ve yalnızlık hissini önlemeye yardımcı olabilir. Bireysel sağlık ihtiyaçlarınıza bağlı olarak, doktorunuz vitamin veya mineral takviyeleri önerebilir. Bir sağlık uzmanına danışmadan herhangi bir takviyeye başlamayın.&nbsp;</p>

<p><b>Aktif Kalın:</b>&nbsp;Düzenli fiziksel aktivite iştahınızı artırmaya ve kas kütlenizi korumaya yardımcı olabilir. Ayrıca genel sağlığı da destekler.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bireysel diyet ihtiyaçlarının değişebileceğini unutmayın, bu nedenle yeme alışkanlıklarınızı özel sağlık ve diyet gereksinimlerinize göre uyarlamanız önemlidir.&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/yaslilik-donemin-de-beslenmeye-dikkat</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Nov 2023 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2023/11/zzz-elif-bilgin-bas90.jpg" type="image/jpeg" length="16465"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MEVSİM GEÇİŞLERİ BİZİ NASIL ETKİLİYOR?]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/mevsim-gecisleri-bizi-nasil-etkiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/mevsim-gecisleri-bizi-nasil-etkiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Merve Türkmen, mevsim geçişleriyle birlikte vücutta ani sıcaklık değişimleri oluşumuyla, özellikle bağışıklık sistemi zayıf bireylerin hastalıklara yakalanma oranının arttığını söyledi.</p>

<p></p>

<p>Değişen hava şartları nedeniyle vücut ısısı dengesinin tam sağlanamadığı ve bağışıklık sisteminin zayıfladığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Türkmen, “Bağışıklık sistemi savunma mekanizmasıdır ve vücudumuzu zararlı cisimlerden uzak tutarak, korur” dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Türkmen, “Özellikle havanın bir anda ısınıp soğuması, güneşe aldanıp ince kıyafetler giyilmesi, beslenme ve uyku düzenindeki değişiklikler vücut direncini düşürür. Bu yüzden nezle, grip, farenjit gibi enfeksiyonlar ortaya çıkabilir” ifadelerini kullandı.</p>

<p><b>&nbsp;</b></p>

<p><b>HASTALIK BELİRTİLERİ BENZER OLABİLİR</b></p>

<p>“Mevsim geçişlerinde en sık karşılaştığımız hastalıklar soğuk algınlığı (nezle) ve griptir” diyen Dr. Öğr. Üyesi Türkmen, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p></p>

<p>“Grip belirtilerinde ateş, baş ağrısı ve kas ağrıları daha fazla görülürken, soğuk algınlığında daha çok burun akıntısı, burunda tıkanıklık, hapşırma görülür. Kırgınlık, yorgunluk, halsizlik ise her iki hastalıkta da görülebilir. Her ikisine de virüsler neden olmaktadır. Grip daha ağır geçirilirken, soğuk algınlığı gribin daha hafif bir formu olarak düşünülebilir.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><b>&nbsp;</b></p>

<p><b>ÇOCUKLAR VE 65 YAŞ ÜSTÜ KİŞİLER DİKKATLİ OLMALI</b></p>

<p>Mevsim geçişlerinden en çok çocukların ve 65 yaş üstü kişilerin etkilendiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Türkmen, bu durumun bağışıklık sistemlerinin daha zayıf olmasından kaynaklandığını anımsattı.</p>

<p></p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Türkmen, erişkinlerin bütün gün kapalı ortamlarda çalışmaları ya da çocukların okullarda bir arada olmalarının bağışıklık sistemlerini zayıflatabildiği gibi mikropların çoğalması için ortam hazırladığına dikkat çekti.</p>

<p></p>

<p><b>ELLERİ SIK YIKAMAK ÖNEMLİ</b></p>

<p>Grip ve nezlenin daha çok hava yoluyla bulaşan hastalıklar olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Türkmen, şu bilgileri paylaştı:</p>

<p></p>

<p>“Maske kullanmak, öksürürken ve hapşırırken ağzı kapatmak, sık sık el yıkamak korunma yöntemlerinin başında gelmektedir. Bu hastalıkların el temasıyla bulaşma olasılığı yüksek olduğundan elleri sık yıkamak bulaşma riskini düşürmektedir”</p>

<p><b>&nbsp;</b></p>

<p><b>TEDAVİ NEDENE VE KİŞİYE GÖRE FARKLILIK GÖSTERİR</b></p>

<p>Hastalığa uygun tedavi yönteminin o hastaya göre hekim tarafından belirlendiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Türkmen, şu önerilerde bulundu:</p>

<p></p>

<p>“Dinlenmek ve bol su içmek önemlidir. Ağrı kesici, ateş düşürücü ilaçlar kullanılabilir. Burnu ve ağzı okyanus suyuyla temizlemek tedaviye yardımcı olur. Kişinin ateşi yükseliyorsa ve burun akıntısı koyu renge dönüştüyse bakteriyel enfeksiyon olabileceği akılda tutulmalıdır.”</p>

<p><b>&nbsp;</b></p>

<p><b>MEVSİM GEÇİŞLERİNDE YAPILMASI GEREKENLER</b></p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Türkmen, mevsim geçişlerinde yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:</p>

<p></p>

<p>“- Grip olan kişilere 1,5 metreden fazla yaklaşılmamalı,</p>

<p>- Ortak kullanımı olan masa, telefon, kalem gibi nesneler sık temizlenmeli,</p>

<p>- Okul, hastane, fabrika gibi kalabalık ortamlarda el antiseptikleriyle eller temizlenmeli,</p>

<p>- Kapalı ortamlar sürekli havalandırılmalı,</p>

<p>- Düzenli beslenilmeli,</p>

<p>- Uyku düzeni olmalı,</p>

<p>&nbsp;- Stresten olabildiğince uzak durulmalı,</p>

<p>- Sigaradan uzak durulmalı,</p>

<p>- Bol sıvı tüketilmeli,</p>

<p>- Grip hastalığına karşı aşı olunmalı,</p>

<p>- Tuzlu su, karbonatlı su ile gargara yapılabilir,</p>

<p>- Ilık suyla duş alınabilir,</p>

<p>- C vitamini deposu portakal, mandalina, greyfurt ve limon tüketilebilir,</p>

<p>- Takviye gıda olarak C vitamini kullanılabilir,</p>

<p>- Özellikle kronik hastalığı olanlar, çocuklar ve 65 yaş üstü kişiler dikkatli olmalıdır.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/mevsim-gecisleri-bizi-nasil-etkiliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Nov 2023 11:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2023/11/dr-ogr-uyesi-merve-turkmen.jpg" type="image/jpeg" length="45445"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Soğuk Duş Almanın Birçok Faydası Var! ]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/soguk-dus-almanin-bircok-faydasi-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/soguk-dus-almanin-bircok-faydasi-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Soğuk duşların kardiyovasküler sağlık için çeşitli potansiyel faydaları olabilir, ancak bireysel tepkilerin değişebileceğini unutmamak önemlidir. İşte soğuk duş almanın bazı potansiyel kardiyolojik faydaları: ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>İyileştirilmiş Dolaşım:</b>&nbsp;Soğuk suya maruz kalmak vazokonstriksiyonu (kan damarlarının daralması) ve kalp atış hızının artmasını uyararak kan dolaşımını artırabilir. Bu, genel kardiyovasküler fonksiyonun iyileştirilmesine yardımcı olabilir.&nbsp;</p>

<p><b>Azaltılmış Enflamasyon:</b>&nbsp;Soğuk duşlar, kardiyovasküler hastalıklar için bir risk faktörü olan vücuttaki iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olabilir. Soğuğa maruz kalmak, anti-enflamatuar tepkileri aktive ederek potansiyel olarak kalp ile ilgili sorunların riskini azaltabilir.&nbsp;</p>

<p><b>Düşük Kan Basıncı:</b>&nbsp;Soğuk suya daldırma, duş sırasında kan basıncını geçici olarak artırabilir, ancak uzun vadede kan basıncının düşmesine neden olabilir. Bazı insanlar tekrarlanan soğuk duşların bir sonucu olarak kan basıncında düşüş yaşayabilir.&nbsp;</p>

<p><b>Geliştirilmiş Kalp Hızı Değişkenliği (HRV):</b>&nbsp;HRV kardiyovasküler sağlığın önemli bir göstergesidir. Soğuğa maruz kalmak HRV'yi artırabilir, bu da kalp atış hızı üzerinde daha iyi otonom sinir sistemi kontrolü olduğunu gösterir ve potansiyel olarak aritmi riskini azaltır.&nbsp;</p>

<p><b>İyileştirilmiş Endotel Fonksiyonu:</b>&nbsp;Endotel, kan damarlarının iç kaplamasıdır ve damar sağlığında çok önemli bir rol oynar. Soğuğa maruz kalmak endotel fonksiyonunu geliştirerek daha iyi kan damarı sağlığını teşvik edebilir.&nbsp;</p>

<p><b>Stres Azaltma:</b>&nbsp;Soğuk duşlar vücudun stres tepkisini aktive ederek adrenalin gibi stres hormonlarının salgılanmasına yol açabilir. Soğuk su gibi hafif stres faktörlerine düzenli olarak maruz kalmak, vücudun strese daha etkili bir şekilde uyum sağlamasına yardımcı olabilir ve potansiyel olarak kardiyovasküler sistem üzerindeki genel yükü azaltabilir.&nbsp;</p>

<p>Gelişmiş Lenfatik Akış: Soğuk duşlar lenfatik dolaşımı uyararak vücudun atık ve toksinleri atmasına yardımcı olabilir, bu da dolaylı olarak kardiyovasküler sağlığı destekleyebilir.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Soğuk duşların potansiyel faydaları olsa da, dengeli bir diyet, düzenli fiziksel aktivite ve gerektiğinde uygun tıbbi bakım da dahil olmak üzere sağlıklı bir yaşam tarzının yerini tutmadığını unutmamak önemlidir. Ayrıca, Raynaud hastalığı veya ciddi kardiyovasküler sorunlar gibi belirli tıbbi rahatsızlıkları olan bireyler, soğuk duşu rutinlerine dahil etmeden önce bir sağlık uzmanına danışmalıdır, çünkü soğuğa maruz kalmak bazı durumlarda bu rahatsızlıkları daha da kötüleştirebilir.&nbsp;</p>

<p><br />
</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/soguk-dus-almanin-bircok-faydasi-var</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Nov 2023 13:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2023/11/istock-917616066.jpg" type="image/jpeg" length="22778"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SONBAHARDA ÜST SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARINA DİKKAT]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/sonbaharda-ust-solunum-yolu-enfeksiyonlarina-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/sonbaharda-ust-solunum-yolu-enfeksiyonlarina-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr.
Nevhiz Gündoğdu, sonbahar mevsimiyle birlikte üst solunum yolu enfeksiyonlarının
görülme sıklığının da arttığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sonbahar mevsiminde boğaz enfeksiyonları,&nbsp;grip (influenza), sinüzit&nbsp;ve&nbsp;larenjit&nbsp;gibi&nbsp;üst<br />
solunum yolu enfeksiyonlarının daha da yaygın görüldüğünü belirten Doç. Dr.<br />
Gündoğdu, tedavinin; hastanın semptomlarına göre belirlendiğine vurgu yaptı.<br />
Pandemi sürecinde solunum yolu hastalığından korunmanın sosyal mesafelerle<br />
öğrenildiğini anımsatan Doç. Dr. Gündoğdu şu bilgileri paylaştı:<br />
“Bu dönemde kendimizi ve ailemizi korumak çok önemli. Eğer gripsek gebeler, yaşlılar<br />
ve kronik rahatsızlığı olan kişilerden uzak durmamız gerekiyor. Bulunulan ortamın<br />
havalandırılması da çok önemlidir.<br />
Grip olduğumuzda toplu ortamlarda bulunmayalım. Gebeliği olan kişilerden uzak<br />
duralım. Eğer hasta olmak istemiyorsak, toplu ortamlara girdiğimizde maske<br />
kullanımına da özen göstermeliyiz.”<br />
GRİP AŞISI ENFEKSİYONLARA KARŞI ETKİLİ YÖNTEMLERDEN BİRİ<br />
Grip aşısının enfeksiyonlara karşı etkili yöntemlerden biri olduğunu kaydeden Doç. Dr.<br />
Gündoğdu, “Yaşlılarımızın, astım, KOAH, vb. kronik rahatsızlığı olanların, gebelerin ve<br />
65 yaş üstü kişilerin aşılarını yaptırmasını öneriyoruz” uyarısını yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/sonbaharda-ust-solunum-yolu-enfeksiyonlarina-dikkat</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Oct 2023 10:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2023/10/basliksiz-1-rc2k-cover.jpg" type="image/jpeg" length="43819"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HASTALIKLARDAN KORUYAN 10 BESİN ! ]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/hastaliklardan-koruyan-10-besin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/hastaliklardan-koruyan-10-besin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sonbahar mevsimini hissetmeye başladığımız şu günlerde yeterli ve dengeli beslenmenin sağlık açısından önemine vurgu yapan Dr.Fevzi Özgönül, genellikle yaz aylarında dikkat edilmeye başlanan kilo kontrolünün, bu aylar da yerini ihmalkârlığa bıraktığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir çok insanın, kalın giysiler içerisinde kilolarını daha rahat saklayabileceklerini düşünerek, sağlıklı beslenme alışkanlıklarından maalesef uzaklaştıklarını belirten&nbsp;<b>Dr.Fevzi Özgönül</b>, hem hastalıklardan korunmak hem de sağlıklı beslenip bedenin küçülmesi&nbsp; için sonbahar ve kış aylarında şu 10 besinin mutlaka tüketilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p></p>

<p><b>Elma</b></p>

<p>Antioksidan gücü vardır. C vitamini ve kalsiyum açısından zengindir. Bir dahaki sefere elma yerken süper sağlıklı bir besin yediğinizi unutmayın ve keyfini çıkarın.</p>

<p><b>Tatlı Patates</b></p>

<p>Her evde bulunması gereken bir besindir. A vitamini açısından zengin olduğu için cildi gençleştirir, bağışıklık sistemini güçlendirir.</p>

<p></p>

<p><b>Havuç</b></p>

<p>Bu tür köklü sebzelerle bu kış çok güzel çorbalar yapabilirsiniz. Havuç tatlı bir besindir ve son derece sağlıklıdır. Ayrıca liflidir. Kışın etrafınızdaki herkes hastayken sizin sağlıklı kalmanızı sağlayacak yegane besindir.</p>

<p><b>Turp Yaprağı</b></p>

<p>Turp çok fantastik ve lezzetli bir sebzedir. Peki yaprağının da yendiğini biliyor muysunuz. İçerdiği beta-karoten, C, E, B6, B9 vitaminleri ile kalsiyum açısından çok iyi bir sebzedir. Turp yapraklarının yaşlanmayı yavaşlatıcı etkisi de vardır.</p>

<p><b>Balkabağı</b></p>

<p>Balkabağı olmadan sağlıklı kış besinleri listesi olamaz. Her çeşit vitamin açısından zengin olmasının yanısıra özellikle A vitamini deposudur. Balkabağı çok sağlıklıdır ve kış ayları boyunca sizi soğuktan koruyacak her çeşit minerali barındırır.</p>

<p><b>Domates</b></p>

<p>Domates her ne kadar yaz mevsimi sebzesi ise de kışın sıcacık bir domates çorbasına kim hayır diyebilir. Bu nedenle önerimiz yazın hazırladığınız ve derin dondurucuya attığınız domatesleri kışın kullanmanız. Domates kalp hastalıkları riskini azaltır.</p>

<p><b>Pazı</b></p>

<p>Kemik sağlığı için faydalı olan K vitamini barındırır. Diyetinize çok faydalıdır, tüm vitaminler vardır.</p>

<p><b>Şalgam</b></p>

<p>C vitaminiyle dolu köklü bir bitkidir. Sadece kışın değil her mevsim yemeniz gereken bir besindir. Her çeşit kanser riskini azaltır ve son derece lezzetlidir.</p>

<p><b>Brüksel Lahanası</b></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bağışıklık sistemini güçlendirir. Demir, potasyum deposudur ve kemiklerinizin sağlığı için gerekli olan K vitamini bulundurur.</p>

<p><b>Nar</b></p>

<p>Çarşıdan aldınız bir tane eve geldiniz bin tane. Çocukların sevgilisi antioksidan dolu bir meyveyi kış boyunca tüketirseniz cildiniz tazelenir. Nar tüketen kişiler vücutlarının ihtiyacı olan tüm vitaminleri nardan aldıkları için bağışıklık sistemleri güçlenir, daha sağlıklı insanlar olurlar.&nbsp;</p>

<p><br />
</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/hastaliklardan-koruyan-10-besin</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Oct 2023 16:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2023/10/sonbaharda-hastaliklarla-bas-etmenin-yollari-581a77b9f73e42fea15d8b493a92d1e1.jpg" type="image/jpeg" length="18314"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bel ağrılarına Dikkat]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/bel-agrilarina-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/bel-agrilarina-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep Özel ANKA Hastanesi Beyin, Omurilik ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr.<br />
Abdurrahman Özdemir, toplumda oldukça yaygın görülen sağlık sorunları arasında<br />
yer alan bel fıtığına dikkat çekti. Bel fıtığının korkulması gereken bir durum<br />
olmadığını belirten Op.Dr. Özdemir, doğru tedavi ile hastalıktan kurtulmanın mümkün<br />
olduğunu dile getirdi.<br />
Opr. Dr. Abdurrahman Özdemir, bel fıtığının&nbsp;belirtileri, nedenleri ve tedavi yöntemleri<br />
ile&nbsp;ilgili&nbsp;şu bilgileri verdi:<br />
“Omurgalar arasında yer alan kıkırdağın aşırı zorlama nedeniyle yerinden kayıp<br />
omurilik kanalı içine doğru uzanması sonucu, bacaklara gelen sinirlere ve omuriliğe<br />
baskıyla ortaya çıkan bir durumdur. Fıtık etkilenen kas grubuna bağlı olarak;<br />
güçsüzlük, hissizlik, yanma, uyuşma, idrar tutamama ve büyük abdesti kaçırma gibi<br />
belirtiler verebilir. Her bel veya boyun ağrısı fıtık olmamakla birlikte bu ağrıları<br />
insanlar mutlaka hayatlarında birkaç kez yaşamaktadır ancak bunun araştırılması ve<br />
teşhisi çok önemlidir.<br />
Eğer fıtık hastayı hiçbir zaman tehdit etmeyip sadece belirli dönemlerde ağrılara<br />
sebep olacaksa, yılda 1-2 defa tutulma şeklinde görülecekse, bu dönemde ilaçlardan<br />
yararlanmak mümkündür. Başlangıç aşamasındaki bel fıtığının egzersiz, dinlenme ve<br />
ilaç gibi çok basit tedaviler ile kontrol altında tutulması mümkünken ilerlemiş bel fıtığı<br />
hem yol açtığı sağlık sorunları hem de yaşam kalitesi üzerindeki olumsuz etkisi ile<br />
mutlaka tedavi edilmelidir.”<br />
Bel fıtığının ilerlemiş olup olmadığını anlamanın en kolay yönteminin bel fıtığı<br />
sorununun yaşam kalitesini düşürmeye başlaması olduğunu söyleyen Op.Dr.<br />
Özdemir, “Eğer bel fıtığı artık günlük hayatı olumsuz etkiliyor, bacağa yayılıyor,<br />
kişinin daha hareketlerini ciddi düzeyde kısıtlıyorsa, ağrılar ilaçlarla kontrol<br />
edilemiyorsa ilerlemeye başlamış demektir. İlerlemiş bel fıtığının en kısa sürede<br />
tedavi edilmesi kişinin hareket kabiliyetinin korunması ve tedavinin başarı oranının<br />
artması açısından büyük bir öneme sahiptir. Hastanın ameliyatına karar verilmeden<br />
önce, hastanın önce ciddi bir şekilde değerlendirilmesi gerekir. Fıtığın radyolojik<br />
görüntüsü, bulunduğu bölge gibi hususlar önem taşımaktadır. Belde çok büyük bir<br />
fıtık görüldüğünde eğer hiçbir bulgusu yoksa endişe duyulmaz. Fakat boyunda<br />
büyükçe bir fıtık görüldüğünde, hastanın hiçbir bulgusu olmasa da omurilik basısı<br />
belirginse ameliyat önerilir. Çünkü hastanın ters bir hareketinde omuriliğe bası<br />
artarsa hastanın felç kalma riski bulunmaktadır. Bu nedenle erken teşhis ve tedavi<br />
hayati önem taşımaktadır.”diye konuştu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/bel-agrilarina-dikkat</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Oct 2023 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2023/10/beyin-omurilik-ve-sinir-cerrahisi-uzmani-opr-dr-abdurrahman-ozdemir.jpeg" type="image/jpeg" length="13963"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
