<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Face Dergisi</title>
    <link>https://www.facedergisi.com</link>
    <description>Gaziantep Dergi, Gaziantep Dergileri, Röportaj, Gaziantep Face, Gaziantep Yerel Dergiler, Gaziantep Haberleri, Gaziantep'in Yüzü</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.facedergisi.com/rss/izmir" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 24 Aug 2026 07:11:32 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/rss/izmir"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Aliağa-Midilli seferleri beklentileri aştı: 35 bin yolcu]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/aliaga-midilli-seferleri-beklentileri-asti-35-bin-yolcu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/aliaga-midilli-seferleri-beklentileri-asti-35-bin-yolcu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) Aliağa Şube Başkanı Adem Şimşek, Nisan ayında başlayan Aliağa-Midilli seferlerinde ilk sezon olmasına rağmen 35 bin yolcu sayısına ulaşıldığını ve bu performansın uluslararası yolcu taşımacılığı açısından beklentilerin üzerinde gerçekleştiğini ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) Aliağa Şube Başkanı Adem Şimşek, Nisan ayında başlayan Aliağa-Midilli seferlerinde ilk sezon olmasına rağmen 35 bin yolcu sayısına ulaşıldığını ve bu performansın uluslararası yolcu taşımacılığı açısından beklentilerin üzerinde gerçekleştiğini ifade etti. </p><p>İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) Aliağa Şubesi Ağustos ayı olağan meclis toplantısı gerçekleştirildi. İMEAK DTO Aliağa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Adem Şimşek, Aliağa Deniz Yolcu İskelesi'nin (Aliaport) acente botlarının güvenli ve düzenli hizmet sunmasındaki önemine değindi. Nisan ayında başlatılan Aliağa-Midilli hattına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şimşek, ilk sezon olmasına rağmen 35 bin yolcu sayısına ulaşıldığını ve bu performansın uluslararası yolcu taşımacılığı açısından beklentilerin üzerinde gerçekleştiğini ifade etti. </p><p>2026 yılının Ocak-Temmuz dönemine ilişkin yük ve konteyner verilerini paylaşan Şimşek, Aliağa limanlarında elleçlenen net ton miktarının 50 milyon 456 bin 350 ton olarak gerçekleştiğini belirtti. Geçen yılın aynı döneminde bu rakamın 52 milyon 471 bin 906 ton olduğunu hatırlatan Şimşek, yüzde 3,84 oranındaki azalışa rağmen Aliağa'nın net ton elleçlemede Türkiye'deki lider konumunu koruduğunu söyledi. </p><p>Paylaşılan verilere göre, 2026 yılının ilk yedi ayında toplam groston elleçleme miktarı 65 milyon 318 bin 307 ton olarak gerçekleşti. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,13 oranında azalış kaydedilirken Aliağa limanları, toplam groston elleçlemede Türkiye genelinde ikinci sırada yer aldı. </p><p>Gemi trafiğine ilişkin verilerde ise 2026 yılı Ocak-Temmuz döneminde Aliağa limanlarına 3 bin 479 geminin uğrak yaptığı belirtildi. Geçen yılın aynı döneminde bu sayı 3 bin 636 olarak gerçekleşti. Gemi sayısında geçen yılın aynı dönemine göre yaşanan gerilemeye rağmen Aliağa, Türkiye genelinde ikinci sıradaki yerini korudu. </p><p>Konteyner trafiğini de değerlendiren Şimşek, '2026 yılı Ocak-Temmuz döneminde TEU bazında elleçlenen konteyner miktarı 914 bin 131 olarak kaydedildi. Geçen yılın aynı döneminde bu rakam 1 milyon 50 bin 854 TEU olarak gerçekleşti. Geçen yılın aynı dönemine göre konteyner hacminde yüzde 13,01 oranında azalış yaşandı. Aliağa limanları, bu rakamlarla Türkiye genelinde beşinci sırada yer aldı.' ifadelerini kullandı. </p><p>Aliağa yük elleçlemede güçlü konumunu koruyor </p><p>Yük hareketlerine ilişkin verilerde, 2026 yılının ilk yedi ayında Aliağa limanlarında yükleme net ton miktarı 19 milyon 821 bin 671 ton olarak gerçekleşti. Geçen yılın aynı dönemine göre yüklemede yüzde 6,83 oranında azalış kaydedildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Aynı dönemde boşaltma net ton miktarı ise 30 milyon 634 bin 679 ton olarak gerçekleşti. Boşaltmada geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,81 oranında azalış kaydedildi. Aliağa limanları hem yükleme hem de boşaltma miktarında Türkiye genelinde ikinci sırada yer alarak ülke deniz ticaretindeki güçlü konumunu sürdürdü. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, İzmir</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/aliaga-midilli-seferleri-beklentileri-asti-35-bin-yolcu</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 09:30:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/08/agency/iha/aliaga-midilli-seferleri-beklentileri-asti-35-bin-yolcu.jpg" type="image/jpeg" length="25950"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dikili'de sezonun ilk zeytin hasadı başladı]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/dikilide-sezonun-ilk-zeytin-hasadi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/dikilide-sezonun-ilk-zeytin-hasadi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'in Dikili ilçesine bağlı Bademli Mahallesi'nde yeni sezonun ilk zeytin hasadı gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir'in Dikili ilçesine bağlı Bademli Mahallesi'nde yeni sezonun ilk zeytin hasadı gerçekleştirildi. </p><p>Üretici Esra Meral'e ait zeytin bahçesinde düzenlenen programda sezonun ilk zeytinleri dalından toplandı. Hasat etkinliğine Dikili Kaymakamı Metin Arslanbaş, Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney, İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü ile Dikili ve Aliağa İlçe Tarım ve Orman Müdürleri katıldı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Protokol üyeleri, üreticilerle birlikte zeytin toplayarak yeni sezon heyecanına ortak oldu. Zeytin üretiminde önemli bir yere sahip olan İzmir'de sezonun ilk hasadının gerçekleştirildiği Bademli'de, üreticilerle bir araya gelinerek üretim ve hasat süreci hakkında bilgi alındı .Ege'nin köklü tarımsal değerlerinden biri olan zeytinde başlayan yeni hasat sezonunun başta İzmirli üreticiler olmak üzere Türkiye genelindeki tüm zeytin üreticileri için bol ürünlü, bereketli ve kazançlı geçmesi temennisinde bulunuldu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, İzmir</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/dikilide-sezonun-ilk-zeytin-hasadi-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 11:21:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/08/agency/iha/dikilide-sezonun-ilk-zeytin-hasadi-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="13307"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Binalarımızı jeotermal ile soğutabiliriz]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/binalarimizi-jeotermal-ile-sogutabiliriz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/binalarimizi-jeotermal-ile-sogutabiliriz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, dünyanın en zengin jeotermal kaynaklarına sahip ülkeleri arasında olan Türkiye'de, soğutma kaynaklı elektrik talebini azaltacak ve şebekeyi rahatlatacak alternatif teknolojiler arasında jeotermalin geldiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, dünyanın en zengin jeotermal kaynaklarına sahip ülkeleri arasında olan Türkiye'de, soğutma kaynaklı elektrik talebini azaltacak ve şebekeyi rahatlatacak alternatif teknolojiler arasında jeotermalin geldiğini söyledi. </p><p>Yaz aylarının en sıcak dönemini yaşayan Türkiye'de artan klima kullanımının, elektrik şebekesi üzerine bindirdiği yük her geçen yıl artıyor. Kullanımın en yoğun olduğu 12.00-18.00 saatleri arasında klima kaynaklı tüketim, ülke tüketiminin ortalama yüzde 10'unu kapsıyor. </p><p>JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, geişmiş ülkelerde hızla yaygınlaşan ve kamu otoriteleri tarafından desteklenen jeotermal soğutma teknolojilerinin enerji politikalarının merkezine alınması gerektiğine dikkat çekti. Kındap, 'Jeotermal enerjiyi yalnızca elektrik üretimi ve konut ısıtması ölçeğinde görmemek gerekiyor. Tüm gelişmiş ülkeler, bölgesel ısıtma ve soğutma sistemlerinde jeotermali daha sık kullanıyor ve kamu yönetimleri tarafından destekleniyor.' dedi. </p><p>11 milyon olan klima sayısı ikiye katlanacak </p><p>Türkiye'de 2025 sonu itibarıyla hanelerde yaklaşık 11 milyon klima bulunduğunu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın projeksiyonlarına göre bu rakamın 2035'e kadar yaklaşık iki katına çıkacağı bilgisini veren Kındap, sadece konutlarda kullanılan klimaların ısıtma ve soğutma amaçlı elektrik tüketiminin 2025 yılında 5-6 bin gigavatsaat seviyesinden 2035'te 12 bin gigavatsaat seviyesine yükseleceğini kaydetti. Kındap, 'İklim değişikliğinin etkileriyle birlikte hızla ve orantısız şekilde artan soğutma ihtiyacını yalnızca daha fazla elektrik üretimi ve daha fazla klima yatırımı üzerinden karşılamamız doğru olmaz. Klima sayısını ikiye katlayıp bütün soğutma ihtiyacını elektrik şebekesine yüklersek, bugünün problemini büyüterek geleceğe taşımış oluruz.' dedi. </p><p>Dünyada bilinen ve uygulanan bir teknoloji </p><p>Jeotermal enerji ile soğutma yapmanın ilk bakışta bir çelişki gibi algılanabildiğine dikkat çeken Kındap, sıcak jeotermal kaynağın soğutma üretiminde kullanılmasının dünyada uzun süredir bilinen ve uygulanan bir teknoloji olduğunu vurguladı. Ege Bölgesi başta olmak üzere güçlü jeotermal potansiyele sahip bölgelerdeki oteller, hastaneler, alışveriş merkezleri, sanayi tesisleri, organize sanayi bölgeleri, üniversite kampüsleri, kamu binaları, veri merkezleri ve toplu konut alanlarının jeotermal soğutma açısından değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden JED Başkanı Ali Kındap, şöyle devam etti: 'Jeotermal enerji bize konvansiyonel yöntemlerden farklı başka bir seçenek sunuyor. Yerin görece sabit sıcaklığından faydalanan jeotermal ve toprak kaynaklı ısı pompalarıyla kışın ısıttığımız binaları yazın soğutmamız mümkün. Uygun sıcaklıktaki jeotermal kaynaklardan absorpsiyonlu sistemlerle doğrudan soğutma enerjisi de üretilebiliyor. Dünya genelinde bu teknoloji ve özgün uygulama örnekleri de var. Bu teknolojilerin ülkemizin enerji politikalarının bir parçası olmasını istiyoruz. Bir hastanenin, otelin, üniversite kampüsünün veya organize sanayi bölgesinin ısıtma ve soğutma ihtiyacını ayrı ayrı düşünmek yerine, 12 aylık enerji ihtiyacını tek bir entegre sistem üzerinden planlayabiliriz. ABD Enerji Bakanlığı da jeotermal ısı pompalarının binalar, kampüsler ve bölgesel sistemlerde hem ısıtma hem de soğutma sağlayabildiğini; jeotermal ısıtma-soğutma teknolojilerinin yaygın kullanımının elektrik şebekesinin dengelenmesine ve enerji güvenliğine katkı sağlayabileceğini belirtiyor. Jeotermal soğutma, doğru bölgelerde ve doğru projelerde elektrik şebekesinin sigortalarından biri olabilir.' </p><p>Yaşam standardındaki yükseliş soğutma talebini 1600 twh artıracak </p><p>Yükselen yaşam standartlarının soğutma amaçlı enerji tüketimini artırdığına işaret eden JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından Temmuz ayında yayımlanan küresel analizde, soğutma kaynaklı elektrik talebinin 2035 yılına kadar yaklaşık bin 600 teravatsaat artabileceğinin anlaşıldığını belirtti. Soğutma kaynaklı tüketimin küresel elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 10'unu oluşturduğunu, pik saatlerde ise bu payın yüzde 30'a kadar ulaşabildiğini sözlerine ekleyen Kındap, şu değerlendirmeyi yaptı: 'Ayaklarımızın altındaki bu sonsuz enerji kaynağı kışın bizi ısıtabiliyor, yazın da soğutabiliyor. Elektrik üretebiliyor, seraları ısıtabiliyor, sanayiye proses ısısı sağlayabiliyor, tarımsal üretime ve turizme hizmet edebiliyor. Böylesine çok yönlü bir enerji kaynağını tek bir kullanım alanına hapsetmek, Türkiye için büyük bir ekonomik kayıptır. Tüm paydaşlarımıza çağrımız şu: Jeotermal soğutma için pilot bölgeler belirleyelim, kamu yatırımlarıyla ilk örnekleri oluşturalım, yatırım teşviklerini devreye alalım. Jeotermal potansiyeli yüksek kentlerimizde kamu binaları, hastaneler, üniversiteler, turizm tesisleri ve organize sanayi bölgeleri için jeotermal soğutma fizibiliteleri hazırlayalım. Uygun projeleri enerji verimliliği teşviklerinin kapsamına alalım. Yerli ekipman ve mühendislik kapasitemizi bu alana yönlendirelim. Türkiye'nin yazın büyüyen soğutma faturasına karşı yerli, yenilenebilir ve sürdürülebilir çözümleri devreye alalım.' </p><p>Rakamlarla Türkiye'nin soğutma enerjisi verileri </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>-Türkiye'de 2025 sonu itibarıyla hanelerde yaklaşık 11 milyon klima bulunuyor. Bu sayı 2035'e kadar yaklaşık iki katına çıkacak. </p><p>- Sıcaklıktaki her 1 santigrat derecelik artış, Türkiye'nin elektrik şebekesine yaklaşık 0,77 gigavat, (770 megavat) ek elektrik kapasitesi ihtiyacı doğuruyor. </p><p>- 2008 yılına kadar saatlik elektrik talebindeki zirveler ağırlıklı olarak kış aylarında görülürken, bu tarihten sonra en yüksek talep soğutma ihtiyacının etkisiyle yaz aylarına kaydı. - 2025'te yaz ve kış dönemleri arasındaki zirve elektrik talebi farkı 2008'e kıyasla 12 katına çıktı. </p><p>- Yaz aylarında 12.00 ile 18.00 arasındaki saatlerde soğutmanın elektrik talebindeki payı yüzde 10'un üzerinde seyrediyor. </p><p>- Hanelerde kullanılan klimaların ısıtma ve soğutma amaçlı toplam elektrik tüketimin 2025'teki 5-6 bin gigavatsaat seviyesinden 2035'te 12 bin gigavatsaatin üzerine çıkacak. </p><p>- Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) Temmuz 2026'da yayımladığı analiz, mevcut politikalar altında soğutma kaynaklı elektrik talebinin 2035 yılına kadar yaklaşık 1.600 TWh artabileceğini ortaya koyuyor. </p><p>- Soğutma, bugün küresel yıllık elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 10'unu oluştururken, pik elektrik talebindeki payı yüzde 30 seviyesine kadar ulaşabiliyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, İzmir</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/binalarimizi-jeotermal-ile-sogutabiliriz</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 09:20:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/08/agency/iha/binalarimizi-jeotermal-ile-sogutabiliriz.jpg" type="image/jpeg" length="75480"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir'de temmuz ayında trafiğe 12 bin 138 yeni araç katıldı]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/izmirde-temmuz-ayinda-trafige-12-bin-138-yeni-arac-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/izmirde-temmuz-ayinda-trafige-12-bin-138-yeni-arac-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, temmuz ayında İzmir'de trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,5 artarak 2 milyon 167 bin 173'e ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, temmuz ayında İzmir'de trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,5 artarak 2 milyon 167 bin 173'e ulaştı. </p><p>Temmuz ayında İzmir'de trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 5,7 artarak 12 bin 138 oldu. Bu sonuçla İzmir, temmuz ayında en fazla araç kaydı yapılan iller arasında İstanbul ve Ankara'nın ardından 3. sırada yer aldı. İzmir'de temmuz ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların yüzde 49,7'sini motosiklet, yüzde 37,7'sini otomobil, yüzde 10,0'ını kamyonet, yüzde 1,2'sini kamyon, yüzde 0,8'ini traktör, yüzde 0,3'ünü minibüs, yüzde 0,2'sini otobüs ve yüzde 0,1'ini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Temmuz ayında 54 bin 798 taşıtın devri yapıldı </p><p>Temmuz ayında devri yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 3,3 azalarak 54 bin 798 oldu. Temmuz ayında devri yapılan 54 bin 798 adet taşıtın yüzde 65,0'ını otomobil, yüzde 14,9'unu kamyonet ve motosiklet, yüzde 1,9'unu traktör, yüzde 1,5'ini kamyon, yüzde 1,1'ini minibüs, yüzde 0,5'ini otobüs ve yüzde 0,3'ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. TÜİK verilerine göre temmuz ayında 4 bin 576 otomobilin trafiğe kaydı yapıldı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, İzmir</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/izmirde-temmuz-ayinda-trafige-12-bin-138-yeni-arac-katildi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 20:20:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/08/agency/iha/izmirde-temmuz-ayinda-trafige-12-bin-138-yeni-arac-katildi.jpg" type="image/jpeg" length="83796"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir'de konut satışları yüzde 18,8 düştü]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/izmirde-konut-satislari-yuzde-188-dustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/izmirde-konut-satislari-yuzde-188-dustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2026 yılı Temmuz ayında İzmir'de konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 18,8 oranında azalarak 6 bin 547'ye geriledi. 2025 yılı Temmuz ayında bu sayı 8 bin 64 olarak gerçekleşti. Temmuz ayında en fazla konut satışının yapıldığı ilçe bin 35 satışla Menemen oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2026 yılı Temmuz ayında İzmir'de konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 18,8 oranında azalarak 6 bin 547'ye geriledi. 2025 yılı Temmuz ayında bu sayı 8 bin 64 olarak gerçekleşti. Temmuz ayında en fazla konut satışının yapıldığı ilçe bin 35 satışla Menemen oldu. </p><p>Ülke genelinde konut satışları Temmuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17 oranında azalarak 123 bin 603 oldu. Konut satışında ilk sırayı 22 bin 594 satışla İstanbul alırken, İstanbul'u 9 bin 640 ile Ankara ve 6 bin 547 ile İzmir izledi. En az satış yapılan iller ise sırasıyla 61 konutla Hakkâri, 75 konutla Ardahan ve 102 konutla Bayburt olarak kayıtlara geçti. </p><p>İzmir'de bin 934 konut ilk defa satıldı </p><p>İzmir'de ilk defa satılan konut sayısı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19 oranında azalarak bin 934'e düştü. Toplam konut satışları içinde ilk satışların payı yüzde 29,5 olarak gerçekleşti. </p><p>İkinci el konut satışları ise yüzde 18,7 oranında azalarak 4 bin 613 oldu. Kentteki toplam konut satışlarının yüzde 70,5'ini ikinci el satışlar oluşturdu. </p><p>İpotekli satışlarda artış </p><p>İzmir'de ipotekli konut satışları, genel düşüş eğiliminin aksine bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,4 oranında artarak bin 305'e yükseldi. Temmuz ayında satılan konutların yüzde 19,9'u ipotekli olarak el değiştirdi. </p><p>Yabancılara satış yüzde 25 azaldı </p><p>İzmir'de Temmuz ayında yabancılara yapılan konut satışı geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 25,0 azalarak 27'de kaldı. </p><p>Türkiye genelinde ise yabancılara yapılan satışlar Temmuz ayında yüzde 1,9 artış göstererek 2 bin 120'ye ulaştı. Yabancı satışlarının toplam konut satışları içindeki payı yüzde 1,7 oldu. Ocak-Temmuz döneminde ise yabancılara konut satışı yüzde 7,3 azalarak 11 bin 203 olarak gerçekleşti. Ülke uyruklarına göre en fazla konut satışı sırasıyla 394 ile Rusya Federasyonu, 189 ile İran ve 145 ile Ukrayna vatandaşlarına yapıldı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Konut satışlarında Menemen ilk sırada </p><p>İzmir'de 2026 yılı Temmuz ayında en fazla konut satışı Menemen'de gerçekleşti. Konut satış sayısı yüksek olan ilçelerden Menemen'de bin 35 konut satılırken Menemen'i 658 konut satışı ile Buca, 598 konut satışı ile Torbalı, 498 konut satışı ile Karşıyaka, 372 konut satışı ile Karabağlar, 337 konut satışı ile Çiğli, 330 konut satışı ile Bornova, 311 konut satışı ile Konak ve 251 konut satışı ile Bayraklı takip etti. </p><p>İzmir'de iş yeri satışları yüzde 17,9 oranında azaldı </p><p>İzmir'de iş yeri satış sayısı Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17,9 oranında azalarak 743 oldu. </p><p>Türkiye genelinde iş yeri satış sayısı Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,1 oranında azalarak 16 bin 733 oldu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, İzmir</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/izmirde-konut-satislari-yuzde-188-dustu</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 14:05:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/08/agency/iha/izmirde-konut-satislari-yuzde-188-dustu.jpg" type="image/jpeg" length="17011"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir İtfaiyesi'ne 13,5 milyon Euro'luk teknoloji yatırımı]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/izmir-itfaiyesine-135-milyon-euroluk-teknoloji-yatirimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/izmir-itfaiyesine-135-milyon-euroluk-teknoloji-yatirimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim kriziyle artan yangın risklerine karşı itfaiye teşkilatını yeni nesil teknolojilerle güçlendiriyor. Dünya Bankası ve İller Bankası iş birliğiyle yürütülen Türkiye Deprem, Sel ve Orman Yangınları Acil İmar Projesi (TEFWER) kapsamında 13,5 milyon Euro'luk yatırımla İzmir İtfaiyesi'ne insansız yangın söndürme robotları, yeni nesil arazözler ve özel müdahale araçları kazandırılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim kriziyle artan yangın risklerine karşı itfaiye teşkilatını yeni nesil teknolojilerle güçlendiriyor. Dünya Bankası ve İller Bankası iş birliğiyle yürütülen Türkiye Deprem, Sel ve Orman Yangınları Acil İmar Projesi (TEFWER) kapsamında 13,5 milyon Euro'luk yatırımla İzmir İtfaiyesi'ne insansız yangın söndürme robotları, yeni nesil arazözler ve özel müdahale araçları kazandırılacak. </p><p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, son yıllarda iklim değişikliğinin etkisiyle artan orman yangınları ve afet risklerine karşı itfaiye teşkilatını geleceğin teknolojileriyle buluşturuyor. Dünya Bankası ve İller Bankası iş birliğiyle yürütülen Türkiye Deprem, Sel ve Orman Yangınları Acil İmar Projesi (TEFWER) kapsamında ayrılan 13,5 milyon Euro bütçeyle İzmir İtfaiyesi filosu baştan sona güçlendiriliyor. Proje kapsamında engebeli arazilerde görev yapabilecek yeni nesil arazözler, dar alan müdahale araçları ve uzaktan kumandayla görev yapacak insansız yangın söndürme robotları hizmete alınacak. Orman yangınlarından endüstriyel tesislere, metro tünellerinden dar sokaklara kadar birçok farklı risk alanında görev yapacak yeni nesil araçlar, uzaktan kumanda teknolojisi, yüksek su kapasitesi ve çok yönlü kullanım özellikleriyle hem itfaiye personelinin güvenliğini artıracak hem de yangınların yerleşim alanlarına ulaşmadan kontrol altına alınmasına katkı sağlayacak. Proje kapsamında ilk etapta 10 arazi tipi arazöz teslim alınırken, filoya 2 insansız yangın söndürme robotu ile çok sayıda özel amaçlı itfaiye aracı da kazandırılacak. </p><p>'Yangının önünde güvenli bölge oluşturacak' </p><p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı Planlama Destek Hizmetleri Şube Müdürü Şeref Kardeş, robotik araçların özellikle kırsal ve engebeli alanlarda önemli avantaj sağlayacağını belirterek, 'Ormanlar, Orman Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğunda olsa da yerleşim alanları bizim sorumluluğumuzda. Bu iki alanın iç içe geçtiği sınır bölgelerinde yangının yerleşim yerlerine ulaşmasını önlemek amacıyla bu araçlara ihtiyaç duyduk. Paletli yapıları sayesinde daha önce müdahale edemediğimiz engebeli ve zorlu kırsal alanlara rahatlıkla ulaşabilecekler' dedi. </p><p>Kritik bölgelerde tampon alan oluşturulacak </p><p>Yangınla mücadelede yalnızca söndürme süresinin değil, güvenli çalışma alanı oluşturmanın da büyük önem taşıdığına dikkat çeken Kardeş, robotların yangının önünde koruyucu bir hat oluşturacağını belirterek, 'Bu araçların en önemli avantajı sadece yangını söndürmek değil, kritik bölgelerde ıslatma yaparak tampon alan oluşturabilmeleri. Böylece yangının ilerleyişi kontrol altına alınabiliyor. Araçlar alttan ve üstten su püskürterek kendi kendini soğutabiliyor, güvenli şekilde yangının içine ilerleyebiliyor. Hem vatandaşlarımızın hem de personelimizin can güvenliğini en üst seviyeye çıkarıyoruz' diye konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Metrodan sanayi tesislerine kadar çok yönlü kullanım </p><p>Robotik araçların yalnızca orman yangınlarında değil, birçok farklı afet senaryosunda kullanılabileceğini belirten Kardeş, modüler yapıları sayesinde farklı görevler üstlenebileceklerini ifade etti. Araçların metro hattı ve tünellerdeki ray sistemi üzerinde hareket edebildiğini, endüstriyel tesis yangınlarında köpüklü söndürme yapabildiğini, büyük yangınlarda ise dakikada 7 bin ila 8 bin litre su aktarabildiğini belirten Kardeş, 'Gerektiğinde yanan araçları uzaktan güvenli bölgelere taşıyabilecekler. Söz konusu teknoloji ABD, Avustralya, Almanya ve İtalya'nın yanı sıra Türkiye'de İstanbul ve Ankara büyükşehir belediyelerinde de kullanılıyor. Bu teknolojiyi İzmir'e kazandırarak itfaiye teşkilatımızın gücüne güç katacağız' ifadelerini kullandı. </p><p>'10 arazözün üretim süreci devam ediyor' </p><p>Makine İkmal Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı Makine İkmal Şube Müdürü Melike Çoban ise TEFWER Projesi kapsamında yürütülen satın alma sürecine ilişkin bilgi vererek, 'Dünya Bankası kredisiyle finanse edilen proje kapsamında İzmir İtfaiyesi için 13 buçuk milyon Euro bütçe ayrıldı. İlk ihale kapsamında 10 arazi tipi itfaiye arazözünün üretim süreci devam ediyor. Son teslim tarihi olan 1 Kasım itibarıyla araçlarımızı teslim alarak İtfaiye Dairesi Başkanlığımızın hizmetine sunacağız. Projenin ikinci ihale paketinde ise İzmir İtfaiyesi'nin müdahale kapasitesini önemli ölçüde artıracak yeni araçlar alacağız. Bu kapsamda 2 insansız yangın söndürme robotu, 8 dar alan sepetli bomlu itfaiye aracı, 6 standart itfaiye arazözü ve 8 dar alan itfaiye aracı İzmir Büyükşehir Belediyesi filosuna kazandırılacak. Son yıllarda artan orman yangınlarının ardından İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay'ın talimatıyla filonun güçlendirilmesi çalışmalarına hız verdik. Amacımız, olaylara daha hızlı, daha güvenli ve daha etkin müdahale edebilecek güçlü bir itfaiye teşkilatı oluşturmak' dedi. </p><p>TEFWER Projesi kapsamındaki araç alımlarının Dünya Bankası ve İller Bankası tarafından belirlenen takvim doğrultusunda Mart 2028'e kadar tamamlanması planlanıyor. Özel eğitim ve sertifikasyon süreçlerinden geçecek uzman itfaiye personeli tarafından kullanılacak uzaktan kumandalı robotik sistemlerle İzmir İtfaiyesi, orman yangınlarından endüstriyel tesislere, metro tünellerinden dar sokaklara kadar birçok farklı risk alanında daha hızlı, daha güvenli ve daha etkin müdahale kapasitesine sahip olacak. 13,5 milyon Euro tutarındaki yatırımın tamamlanmasıyla birlikte İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim krizinin etkilerine karşı teknolojiyi merkeze alan yeni nesil itfaiyecilik anlayışını güçlendirirken, afetlere müdahale kapasitesini de önemli ölçüde artıracak. Yeni nesil araçlarla desteklenecek İzmir İtfaiyesi, hem personelin güvenliğini üst seviyeye taşıyacak hem de kentin afetlere karşı direncini daha da güçlendirecek. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, İzmir</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/izmir-itfaiyesine-135-milyon-euroluk-teknoloji-yatirimi</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 10:38:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/08/agency/iha/izmir-itfaiyesine-135-milyon-euroluk-teknoloji-yatirimi.jpg" type="image/jpeg" length="19357"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İZEKO Başkanı Güleroğlu: 'EİDS sistemi ile İzmir'deki fahiş ilan sayısı yüzde 50 azaldı']]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/izeko-baskani-guleroglu-eids-sistemi-ile-izmirdeki-fahis-ilan-sayisi-yuzde-50-azaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/izeko-baskani-guleroglu-eids-sistemi-ile-izmirdeki-fahis-ilan-sayisi-yuzde-50-azaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir ve ülke genelindeki gayrimenkul piyasasına ilişkin açıklamalarda bulunan İzmir Emlak Komisyoncuları Odası (İZEKO) Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Güleroğlu, 'İzmir merkezde 40 bin-50 bin TL bandının altına kiralık ev bulmak zorlaştı. Ticaret Bakanlığı tarafından hayata geçirilen EİDS sayesinde sahte ve fahiş ilanların önüne geçildi. Sistemin devreye girmesiyle birlikte İzmir'deki aktif ilan sayısında yüzde 50'ye yakın bir düşüş yaşandı' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir ve ülke genelindeki gayrimenkul piyasasına ilişkin açıklamalarda bulunan İzmir Emlak Komisyoncuları Odası (İZEKO) Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Güleroğlu, 'İzmir merkezde 40 bin-50 bin TL bandının altına kiralık ev bulmak zorlaştı. Ticaret Bakanlığı tarafından hayata geçirilen EİDS sayesinde sahte ve fahiş ilanların önüne geçildi. Sistemin devreye girmesiyle birlikte İzmir'deki aktif ilan sayısında yüzde 50'ye yakın bir düşüş yaşandı' dedi. </p><p>İZEKO Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Güleroğlu, İzmir ve ülke genelindeki gayrimenkul piyasasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Yüksek kredi faizleri, kentsel dönüşüm, kira artışları ve Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS) gibi piyasayı doğrudan etkileyen unsurları değerlendiren Güleroğlu, mevcut dönemi 'alanın kazandığı süreç' olarak tanımladı. İkinci el konut piyasasında dengelerin aşağı yönlü seyrettiğini belirten Güleroğlu, yaklaşık bir yıldır hem Türkiye genelinde hem de İzmir özelinde fiyatların yatay bir seyir izlediğini söyledi. Satıcıların nakde dönmek amacıyla zaman zaman indirime gitmek zorunda kaldığını ifade eden Güleroğlu, 'Eğer herkes satıyorsa alan kişi, herkes alıyorsa satan kişi kazanır. Piyasadaki mevcut felsefeye baktığımızda, şu an alım gücünün etki ettiği, alanın kazandığı bir dönemden geçiyoruz' diye konuştu. </p><p>Piyasadaki ciddi sorunlardan birinin komşular arası emsal göstererek yapılan bilinçsiz fiyatlandırmalar olduğunu vurgulayan Güleroğlu, 15-20 yıllık bir bina ile deprem yönetmeliğine uygun yeni bir binanın aynı metrekareye sahip olsa bile aynı fiyattan satılamayacağını belirtti. Güleroğlu, Ticaret Bakanlığının bu tür spekülatif fiyat artışlarına karşı ciddi idari cezalar uyguladığının altını çizdi. </p><p>Pandemi ve deprem süreçlerinin ardından kent içindeki nüfus hareketliliğinin arttığını aktaran Güleroğlu, Çeşme, Urla, Güzelbahçe, Seferihisar gibi güney bölgelerinin yanı sıra Aliağa, Bergama ve Dikili gibi kuzey aksındaki tarım ve sayfiye arazilerine olan talebin yükseldiğini belirtti. Bölge dışından, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'dan ciddi bir göç alındığını söyleyen Güleroğlu, vatandaşların kendi ürünlerini yetiştirmek amacıyla müstakil ve çiftlik tarzı yerlere yöneldiğini ifade etti. </p><p>'Merkezde 50 bin tl'nin altına ev bulmak zorlaştı' </p><p>İzmir'deki kiralık konut konusuna da değinen Mesut Güleroğlu, merkezde 40 bin - 50 bin TL bandının altına ev bulmanın zorlaştığını dile getirdi. Yüksek kiralar sebebiyle öğrencilerin tek başına ev kiralama imkanının kalmadığını belirten Güleroğlu, 'Öğrencilerimiz 95'li yıllardaki gibi 2-3 kişi bir araya gelerek 2+1 veya 3+1 evleri paylaşmak zorunda kalıyor. Raylı sisteme yakınlığı ve görece uygun fiyatları nedeniyle Buca ve Karataş bölgeleri öğrenciler tarafından daha çok tercih ediliyor' şeklinde konuştu. </p><p>Ticaret Bakanlığı tarafından hayata geçirilen EİDS sayesinde sahte ve fahiş ilanların önüne geçildiğini belirten Güleroğlu, sistemin devreye girmesiyle birlikte İzmir'deki aktif ilan sayısında yüzde 50'ye yakın bir düşüş yaşandığını bildirdi. Güleroğlu, yetkisiz kişilerin ve ilan kirliliğinin engellenmesinin piyasayı rahatlattığını söyledi. </p><p>Vatandaşların mağdur olmamaları adına yetkili emlak danışmanlarıyla çalışmaları gerektiğini hatırlatan Başkan Güleroğlu, şunları kaydetti: </p><p>'Birlikte çalışacağınız emlakçının Ticaret Bakanlığı onaylı yetki belgesine sahip olduğundan emin olun. Evin değeri üzerinden mutlaka yazılı bir sözleşme imzalamadan işlem başlatmayın. Mülkünüzü kendiniz satmaya çalıştığınızda evinize giren kişilerin finansal yeterliliğini ya da niyetini bilemezsiniz. Profesyonel danışmanlar alıcıyı süzgeçten geçirerek sadece gerçek alıcıları sizinle buluşturur.' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sözlerini sürdüren Güleroğlu, 'İzmir'de ev alacak, satacak veya kiralayacak tüm vatandaşların Ticaret Bakanlığı ve Oda kayıtlı resmi danışmanlar üzerinden işlem yapması gerektiğini de vurguladı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, İzmir</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/izeko-baskani-guleroglu-eids-sistemi-ile-izmirdeki-fahis-ilan-sayisi-yuzde-50-azaldi</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 10:33:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/08/agency/iha/izeko-baskani-guleroglu-eids-sistemi-ile-izmirdeki-fahis-ilan-sayisi-yuzde-50-azaldi.jpg" type="image/jpeg" length="82343"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bardacık incirinde hasat heyecanı başladı]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/bardacik-incirinde-hasat-heyecani-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/bardacik-incirinde-hasat-heyecani-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'in Torbalı ilçesinde yetiştirilen meşhur Bardacık İncirinde hasat sezonu başladı. Tarlada 150 ile 200 TL arasında satılan incirin pazar fiyatının ise 350 TL'ye kadar çıktığı öğrenildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir'in Torbalı ilçesinde yetiştirilen meşhur Bardacık İncirinde hasat sezonu başladı. Tarlada 150 ile 200 TL arasında satılan incirin pazar fiyatının ise 350 TL'ye kadar çıktığı öğrenildi. </p><p>İzmir'in Torbalı ilçesine bağlı Çapak Mahallesi'nin geçim kaynaklarından biri olan Bardacık incirinde hasat heyecanı yaşanıyor. İncir için sabahın erken saatlerinden itibaren tarlaya gelen işçiler, sıcaklar bastırmadan incirleri topluyor. İnce kabuğu ve tatlı yapısı olan incir için hummalı bir şekilde çalışan işçiler, topladıkları ürünleri daha sonra da boyutlarına göre ayırarak iç piyasaya gönderiyor. Dondurulan incirler ise yurt dışına ihraç ediliyor. Temmuz ayında başlayıp eylül ayına kadar hasadı süren incirin fiyatı tarlada 150-200 TL arasında seyrederken, pazarda ise bu fiyat 350 TL'ye kadar çıkıyor. </p><p>'Bu sene rekolte iyi' </p><p>Çapak Mahallesi Muhtarı Hüseyin Hascanlı, 'Dünya çapında bir üne sahip olan, Çapak Bardacık incirimizin bir sürü özelliği var. İçinin kırmızı ve dolgun olması, meyvenin iri yapısı ve her şeyden önce tamamen organik olması bu özelliklerin başında geliyor. Yenilenen alanlarla birlikte yaklaşık 300-350 dönüm civarında Bardacık ağacımız var. Bu sene rekolte iyi. Geçen seneye kıyasla biraz daha artış var. Ancak işçi bulma, toplama güçlüğü gibi birtakım sıkıntılarımız da var' dedi. </p><p>9 Temmuz'da Bardacık İnciri Festivali'nin olduğunu ifade eden Hascanlı, 'Herkesi Torbalı'nın Çapak Köyü'ne bekliyoruz. Nasip olursa Torbalı Çapak Mahallesi olarak ilk coğrafi işareti alacağımız Bardacık İnciri Festivali'ne tüm Türkiye davetlidir' diye konuştu. </p><p>300 dönümlük arazide günlük yaklaşık 20 ton incir üretildiğini belirten Hascanlı, şunları kaydetti: </p><p>'İncirler günlük olarak büyük marketlere ve pazarlara gidiyor. Çeşme, Alaçatı, Bodrum ve Antalya gibi sahil bölgelerine, Bursa haline kadar gönderiyoruz. Dondurulmuş ürünlerimiz ise Avrupa'ya ihraç ediliyor.' </p><p>Tarlada incirin kilo fiyatının 150-250 TL arasında seyrettiğini aktaran Hascanlı, bu fiyatın pazarda ise kalitesine ve kalibresine göre 250-350 TL arasında değiştiğini vurguladı. </p><p>Küçük yaşlardan itibaren incir üretiminde yer aldığını belirten üretici Mehmet Cin, 'Bardacık inciri dendiği zaman da akla İzmir Torbalı'nın Çapak Köyü gelir. Bu incirlerin yaklaşık 17 çeşidi ticari olarak alınıp satılır. Bizim bu bölgenin havası ve iklimi Bardacık incirine çok yaradı, bu meyve burayı çok sevdi. Biz Bardacık incirini taze olarak pazarlıyoruz. Ben 13 dönümlük arazide üretim yapıyorum' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Çok güzel bir sezon oldu' </p><p>Arazisinde dedesinden kalma yaklaşık 100 yaşında incir ağacının da bulunduğunu söyleyen Cin, 'Allah'ıma şükürler olsun bu sene verim gayet iyi. Kış yağmurlarımız güzel yağınca, ağaç önceden su ihtiyacını 10 metre derinden karşılarken bu kez 2 metre derinden suyu alabildi. Bu durum ağacı da sevindirdi, bizi de sevindirdi. Çok güzel bir sezon oldu' cümlelerine yer verdi. </p><p>Sabah erken saatlerde incir bahçesine geldiklerini anlatan Cin, şöyle devam etti: </p><p>'İncir zamanı köyümüzde tam 1 ay süren bir pazar kurulur. Herkes gelir, bahçesini ikiye böler. Çünkü vakit yetmediği için bir günde bütün bahçeyi gezemezsin. Sabah saat 9-10'a kadar toplama yapılır. Ürünler orada 3 boya ayrılır.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, İzmir</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/bardacik-incirinde-hasat-heyecani-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 10:43:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/08/agency/iha/bardacik-incirinde-hasat-heyecani-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="33938"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aliağa'da fırıncılar ve unlu mamul üreticileri buluşmasından uzlaşı çıktı]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/aliagada-firincilar-ve-unlu-mamul-ureticileri-bulusmasindan-uzlasi-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/aliagada-firincilar-ve-unlu-mamul-ureticileri-bulusmasindan-uzlasi-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aliağa Ticaret Odası, Aliağa Belediyesi ve Aliağa Esnaf ve Sanatkârlar Odası iş birliğinde düzenlenen sektör istişare toplantısında, fırıncılar ile unlu mamul üreticileri mevzuata uygun üretim ve satış esasları konusunda ortak karar aldı. Sadece unlu mamul ruhsatı bulunan işletmelerin beyaz ekmek ve sade pide dışında kalan ekmek çeşitlerini üretebilmesi ve satabilmesi; ruhsatında yalnızca fırın faaliyeti bulunan işletmelerin de unlu mamul ürünlerini üreticilerden temin etmek kaydıyla satışını gerçekleştirebilmesi yönünde ortak karar alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aliağa Ticaret Odası, Aliağa Belediyesi ve Aliağa Esnaf ve Sanatkârlar Odası iş birliğinde düzenlenen sektör istişare toplantısında, fırıncılar ile unlu mamul üreticileri mevzuata uygun üretim ve satış esasları konusunda ortak karar aldı. Sadece unlu mamul ruhsatı bulunan işletmelerin beyaz ekmek ve sade pide dışında kalan ekmek çeşitlerini üretebilmesi ve satabilmesi; ruhsatında yalnızca fırın faaliyeti bulunan işletmelerin de unlu mamul ürünlerini üreticilerden temin etmek kaydıyla satışını gerçekleştirebilmesi yönünde ortak karar alındı. </p><p>Aliağa Ticaret Odası, Aliağa Belediyesi ve Aliağa Esnaf ve Sanatkârlar Odası iş birliğinde, 30 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilen ilk sektör istişare toplantısının devamı niteliğinde, Aliağa'da faaliyet gösteren fırıncılar ve unlu mamul üreticilerine yönelik ikinci sektör istişare toplantısı Aliağa Ticaret Odası'nda gerçekleştirildi. Toplantıya Aliağa Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Ertürk, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Aliağa Esnaf ve Sanatkârlar Odası Yönetim Kurulu Başkanı İsa Özbek ile sektör temsilcileri katıldı. </p><p>Mevzuata uyum ve sektörel iş birliği vurgusu </p><p>Toplantıda, fırıncılık ve unlu mamul sektöründe faaliyet gösteren işletmeler arasında uygulama birliğinin sağlanması, mevzuattan kaynaklanan tereddütlerin giderilmesi ve sektörel uyumun güçlendirilmesi amacıyla kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. Taraflar, üretim ve satış faaliyetlerinin yürürlükteki mevzuata uygun şekilde sürdürülmesinin, hem adil rekabet ortamının korunması hem de tüketici haklarının güvence altına alınması açısından büyük önem taşıdığı konusunda görüş birliğine vardı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ruhsat kapsamları yeniden hatırlatıldı </p><p>Yapılan değerlendirmelerde, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının konuya ilişkin görüşleri doğrultusunda, ekmek fırını ruhsatı ile unlu mamul üretim ve satışı ruhsatının farklı faaliyet alanlarını kapsadığı hatırlatıldı. Bu kapsamda, ekmek fırını ruhsatına sahip işletmelerin yalnızca ruhsatlarında belirtilen ekmek, ekmek çeşitleri ve sade pide üretimini gerçekleştirmeleri gerektiği, ruhsatlarında açıkça belirtilmediği sürece poğaça, açma, börek, simit, pasta ve benzeri unlu mamullerin üretim ve satışını yapamayacakları ifade edildi. </p><p>Unlu mamul üretim ve satışı ruhsatına sahip işletmelerin ise yalnızca ruhsatlarına uygun olarak simit, poğaça, açma, börek, pasta ve benzeri ürünleri üretebilecekleri, normal beyaz ekmek, ekmek çeşitleri ve sade pide üretimi yapamayacakları belirtildi. Beyaz ekmek satışı yapmak istemeleri halinde ise bu ürünleri ruhsatlı ekmek fırınlarından fatura veya irsaliye karşılığında temin ederek satışını gerçekleştirebilecekleri kaydedildi. </p><p>Uzlaşıyla belirlenen ortak uygulama esasları </p><p>İki sektörün uzlaşı içerisinde faaliyetlerini sürdürebilmesi amacıyla, sadece unlu mamul ruhsatı bulunan işletmelerin beyaz ekmek ve sade pide dışında kalan ekmek çeşitlerini üretebilmesi ve satabilmesi, beyaz ekmeği ise ruhsatlı ekmek fırınlarından temin etmesi konusunda mutabakata varıldı. </p><p>Ayrıca, fırın ruhsatı bulunup ruhsatında unlu mamul üretimi de yer alan işletmelerin unlu mamul üretebilmesi, ruhsatında yalnızca fırın faaliyeti bulunan işletmelerin ise unlu mamul ürünlerini üreticilerden temin etmek kaydıyla satışını gerçekleştirebilmesi yönünde ortak karar alındı. </p><p>Kararlar oy birliğiyle kabul edildi </p><p>Toplantı sonunda, sektör temsilcileri karşılıklı anlayış, iş birliği ve mevzuata uygun faaliyet anlayışının sürdürülmesinin sektörün geleceği açısından büyük önem taşıdığı konusunda görüş birliğine vardı. Haksız rekabetin önlenmesi, üretim ve satış süreçlerinde uygulama birliğinin sağlanması ve sektörler arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik alınan kararlar, katılımcılar tarafından oy birliğiyle kabul edilerek tutanak altına alındı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, İzmir</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/aliagada-firincilar-ve-unlu-mamul-ureticileri-bulusmasindan-uzlasi-cikti</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 15:41:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/07/agency/iha/aliagada-firincilar-ve-unlu-mamul-ureticileri-bulusmasindan-uzlasi-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="30652"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Jeotermal sektöründen 'ayrımcılık' rahatsızlığı]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/jeotermal-sektorunden-ayrimcilik-rahatsizligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/jeotermal-sektorunden-ayrimcilik-rahatsizligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rüzgar ve güneş enerjisi yatırımlarında imar ve ruhsat süreçlerini hızlandıran ve yeniden tanımlayan yasal düzenleme yürürlüğe girerken, Türkiye'yi dünya dördüncülüğü ve Avrupa liderliğine taşıyan jeotermal enerji yatırımlarının kapsam dışında bırakılması sektör temsilcilerinde rahatsızlık oluşturdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rüzgar ve güneş enerjisi yatırımlarında imar ve ruhsat süreçlerini hızlandıran ve yeniden tanımlayan yasal düzenleme yürürlüğe girerken, Türkiye'yi dünya dördüncülüğü ve Avrupa liderliğine taşıyan jeotermal enerji yatırımlarının kapsam dışında bırakılması sektör temsilcilerinde rahatsızlık oluşturdu. </p><p>Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, 24 Temmuz tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmeliğin, lisanslı yatırımların imar ve ruhsat süreçlerindeki bürokratik mekanizmaları sadeleştirdiğine dikkat çekerek, 'Yönetmeliğin hazırlık safhasında jeotermal yatırımlarının da kapsama dâhil edilmesi yönündeki düşüncelerimizi başta Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olmak üzere kamu otoritelerimiz ve kamuoyumuzla şeffaf şekilde paylaşmıştık. Ülkemizin kapasite faktörü en yüksek ve baz yük olma özelliği taşıyan tek yenilenebilir enerji kaynağı olan jeotermalin düzenlemenin dışında tutulmasını ayrımcılık olarak görmekteyiz' dedi. </p><p>2035'e kadar 10 milyar dolar yatırım </p><p>Jeotermal kaynaklı elektrik enerjisi kurulu gücünde 1.800 Megavat (MW) seviyesine ulaşan Türkiye'nin, 2035 enerji hedefleri çerçevesinde, gelecek on yılda kurulu gücünü iki buçuk kat artırarak 4.500 MW seviyesine çıkaracağını hatırlatan Kındap, yaklaşık 10 milyar dolarlık yatırıma karşılık gelen projelerin çevresel standartları en yüksek seviyede karşılar nitelikte olduğunu belirtti. </p><p>Türkiye'nin son yirmi yılda yenilenebilir enerjide tüm dünyanın dikkatini çeken bir başarı öyküsü yazdığını kaydeden Ali Kındap, bu başarıda jeotermal enerjinin çok önemli payı olduğunu, bu başarı sonucunda kurulu gücün son on beş yılda 15 Megavat (MW)'tan 1.800 MW'a yükseldiğini hatırlattı. </p><p>'Üvey kardeş değil, öz kardeş' </p><p>JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, şu değerlendirmeyi yaptı: 'Türk jeotermal sektörü olarak, dünyanın en çevreci santrallerine, küresel ölçekte başarılar kazanan sondaj teknolojilerine ve insan kaynağına sahibiz. Ülkemizin temiz enerji yolculuğunda tamamlayıcı değil, baz yük işlevi yüklenen temel enerji kaynağını değere dönüştürüyoruz. Rüzgâr ve güneş enerjisi yatırımları için gerçekleştirilen düzenlemeyi isabetli ve gerçekçi buluyoruz. Ancak hepimiz çok iyi biliyoruz ki ülkemizin yenilenebilir enerji ve Net Sıfır hedeflerine ulaşabilmesi için yatırım süreçlerinin hızlanması gerekiyor. Aynı hedefe hizmet eden jeotermal yatırımların bu düzenlemenin dışında kalmasını anlamakta güçlük çekmekteyiz. Bir yenilenebilir enerji kaynağının yatırım süreçlerini hızlandırırken, dünyada dördüncü ve Avrupa'da birinci olduğumuz bir başka yenilenebilir enerji kaynağını mevcut bürokratik süreçlerle baş başa bırakmanın hakkaniyetsiz olduğunu ifade ediyoruz. İmar ve ruhsat süreçlerinin sadeleştirilmesi ve yatırımcı açısından öngörülebilir hâle getirilmesi vizyonu, tüm enerji yatırımları için geçerli olmalı. Bu düşüncemizi kamu otoritelerimiz ve kanun yapıcılarla şeffaf şekilde paylaşarak raporladık. Türk jeotermal sektörü olarak ayrımcılık değil eşitlik, üvey kardeş olmak değil öz kardeş olmak istiyoruz.' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Öngörülebilir yatırım ortamı talebi </p><p>Jeotermal enerji yatırımlarında kaynak arama çalışmalarının taşıdığı riskin tamamıyla yatırımcıya ait olduğuna ve bu durumun yatırımların başlangıç aşamasında yüksek maliyetli arama ve sondaj çalışmaları gerektirdiğine dikkat çeken Kındap, izin ve ruhsat süreçlerindeki zaman kaybının jeotermal yatırımlar açısından rüzgâr ve güneş enerjisine kıyasla çok daha kritik sonuçlar doğurduğunu kaydetti. Sektörün talep ajandasının hiçbir zaman çevre mevzuatının, teknik denetimlerin ya da kamu yararını güvence altına alan süreçlerin ortadan kaldırılması veya zayıflatılması olmadığının altını çizen JED Başkanı Kındap; kuralları açık, denetimi güçlü ve süresi öngörülebilir bir yatırım ortamı talep ettiklerini sözlerine ekledi. </p><p>'2035'te 4.500 MW kurulu güce rahatlıkla ulaşırız' </p><p>JED olarak uzun süredir lisans, izin, ruhsat, arazi, imar, ÇED ve sondaj süreçlerinde mükerrer işlemlerin kaldırılması ve birbirinden bağımsız yürüyebilecek süreçlerin eş zamanlı başlatılması gerektiğini dile getirdiklerini hatırlatan Ali Kındap, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Aynı belgenin farklı kurumlar tarafından tekrar tekrar istenmediği, birbirini beklemek zorunda olmayan izinlerin eş zamanlı yürütülebildiği bir modelden söz ediyoruz. Rüzgâr ve güneş için ortaya konulan iradenin jeotermal enerji için de gösterilmesini bekliyoruz. Bu bir ayrıcalık talebi değil, yenilenebilir enerji kaynakları arasında eşit bir yatırım ortamı talebidir. Türkiye'nin enerji dönüşümünde temiz enerji kaynaklarını birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan stratejik unsurlar olarak görmemiz gerekiyor. Ülkemizin enerjide dışa bağımlılığını azaltmak ve yerli, yenilenebilir kaynaklarımızdan azami ölçüde yararlanmak istiyorsak bütün yenilenebilir enerji kaynaklarına aynı kararlılıkla yol açmalıyız. Jeotermalde bugün ulaştığımız başarı seviyesine tesadüfen gelmedik. İlmek ilmek örülen bir yatırım, mühendislik bilgisi, insan kaynağı ve sektör tecrübesi oluşturduk. Şimdi önümüzde bu birikimi çok daha ileriye taşıma fırsatı bulunuyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın 2035 yılı için belirlediği 4.500 MW jeotermal kurulu güç hedefine rahatlıkla ulaşabileceğimizi tüm kamuoyumuzla paylaşmak istiyoruz. Küresel ölçekte jeotermal enerjiye ilgi yeniden hızla artarken, Türkiye'nin yatırım süreçlerindeki bürokratik yük nedeniyle sahip olduğu avantajı kaybetmesine izin vermemeliyiz.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, İzmir</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/jeotermal-sektorunden-ayrimcilik-rahatsizligi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 11:12:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/07/agency/iha/jeotermal-sektorunden-ayrimcilik-rahatsizligi.jpg" type="image/jpeg" length="68729"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Otomotiv devine bir Türk tasarımcı]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/otomotiv-devine-bir-turk-tasarimci</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/otomotiv-devine-bir-turk-tasarimci" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaşar Üniversitesi mezunu Eda Erdal, dünya otomotiv devi Jaguar Land Rover'da 'Tasarım Lideri' oldu. Londra'da tamamladığı prestijli eğitimin ardından dev markanın küresel projelerinde yer alan Erdal, başarı hikayesiyle genç tasarımcılara ilham veriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaşar Üniversitesi mezunu Eda Erdal, dünya otomotiv devi Jaguar Land Rover'da 'Tasarım Lideri' oldu. Londra'da tamamladığı prestijli eğitimin ardından dev markanın küresel projelerinde yer alan Erdal, başarı hikayesiyle genç tasarımcılara ilham veriyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yaşar Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü mezunu Eda Erdal, yüksek lisansını tasarım alanındaki en saygın üniversitelerden biri olan University of the Arts London bünyesindeki London College of Communication'da burslu olarak üstün başarı derecesiyle tamamladı. Erdal, başarılı eğitim sürecinin ardından kariyerine, dünya çapında prestijli otomotiv devi Jaguar Land Rover'da Tasarım Lideri olarak devam ediyor. </p><p>Kariyere ödüllü başlangıç </p><p>Henüz mezun olmadan Vestel'de Kullanıcı Deneyimi Tasarımcısı olarak işe başlayan Erdal, ilk yılında uluslararası ödüllü bir projeye imza attı. Buradaki ürün geliştirme deneyiminin ardından TÜBİTAK'ta kamu projelerinde görev alan başarılı tasarımcı, kariyerinin ilk yıllarında tasarıma çok boyutlu bir bakış açısı kazandı. Eda Erdal daha sonra yüksek lisans eğitimi için University of the Arts London (UAL) bünyesindeki London College of Communication'ın Kullanıcı Deneyimi Tasarımı (UX Design) programına burslu kabul edildi. İngiltere'nin önde gelen tasarımcılarından eğitim alan ve yapay zekâ odaklı projelerde University College London (UCL) gibi kurumlarla ortak çalışmalar yürüten Erdal, eğitimini üstün başarı derecesiyle tamamladı. </p><p>Kısa sürede yükseldi </p><p>Yüksek lisans eğitimini sürdürdüğü sırada, dünya çapında prestijli otomotiv devi Jaguar Land Rover'dan gelen iş teklifi Eda Erdal'ın kariyerinde yeni bir dönüm noktası oldu. Şirkete Kullanıcı Deneyimi Tasarımcısı olarak katılan Erdal, gösterdiği üstün performansla kısa sürede 'Tasarım Lideri' pozisyonuna terfi etti. Bugün, markanın küresel çaptaki tasarım projelerine liderlik eden Erdal, otomotiv sektöründe kullanıcı deneyimini tasarlamanın en karmaşık ve niş alanlardan biri olduğunu şu sözlerle vurguladı: 'Otomotiv sektöründe kullanıcı deneyimi, dijital ürün tasarımının en kompleks alanlarından biridir. Burada sadece estetik ve kullanılabilirliği kurgulamıyoruz; sürücü güvenliğini, sürüş dinamiklerini ve insan hayatını doğrudan etkileyen kritik kararları tasarlıyoruz. Modern lüks anlayışını ileri teknolojiyle harmanlarken, global bir sahnede bir Türk tasarımcı olarak kendi kültürel birikimimi ve vizyonumu bu süreçlere yansıtabilmek benim için büyük bir gurur.' </p><p>'Merak etti, başardı' </p><p>Uluslararası bir şirkette liderlik rolünü üstlenen, yurt dışında erkek egemen bir sektörde kadın bir ekip lideri olarak öne çıkan Eda Erdal, aynı zamanda genç tasarımcılara mentörlük desteği sunuyor ve panel konuşmaları gerçekleştiriyor. Türkiye'nin kriz yönetimi ve kültürel çeşitlilik açısından sunduğu zenginliğin küresel tasarım pazarında benzersiz bir avantaj olduğunu belirten Erdal, kendi yolundan gitmek isteyen gençlere şu tavsiyelerde bulundu: 'Gençler kendilerini asla Avrupa'daki yaşıtlarından geride görmemeli; aksine kendi renk paletlerine ve kültürel birikimlerine sonuna kadar güvenmeliler. Beni bugün bulunduğum noktaya taşıyan şey yalnızca çalışmak değil; merak etmek, sürekli öğrenmek, risk almaktan çekinmemek ve karşıma çıkan fırsatlara cesaretle 'evet' diyebilmek oldu. Denemediğiniz her senaryoda cevap zaten 'hayır' olacaktır. Konfor alanınızın dışına çıkın ve gitmek istediğiniz yere hiç gitmemiş insanların sınırlarının, sizin de sınırlarınız olmasına izin vermeyin.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, İzmir</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/otomotiv-devine-bir-turk-tasarimci</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 09:52:15 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/07/agency/iha/otomotiv-devine-bir-turk-tasarimci.jpg" type="image/jpeg" length="19782"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şehir hayatından yorulan çift, topraksız tarım üreticisi oldu]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/sehir-hayatindan-yorulan-cift-topraksiz-tarim-ureticisi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/sehir-hayatindan-yorulan-cift-topraksiz-tarim-ureticisi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Azerbaycan'da yaşarken, şehir hayatını bırakıp tarımla uğraşmaya karar veren mühendis ve mali müşavir olan çift, İzmir'in Urla ilçesinde topraksız tarım üreticisi oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Azerbaycan'da yaşarken, şehir hayatını bırakıp tarımla uğraşmaya karar veren mühendis ve mali müşavir olan çift, İzmir'in Urla ilçesinde topraksız tarım üreticisi oldu. </p><p>Kimya Mühendisi Mustafa Mesut İlter (70) ile Mali Müşavir Filiz İlter (43) çifti, yoğun iş temposundan uzaklaşarak hayalleri olan tarım sektörüne adım atmak istedi. İki çocuğuyla birlikte 5 yıl önce Azerbaycan'daki işlerini bırakıp emekli olan İlter çifti, bir süre araştırma yaptıktan sonra İzmir'in Urla ilçesine bağlı Bademler Mahallesi'ne yerleşti. </p><p>Burada 35 dönümlük bir arazi satın alarak çiftlik kuran aile, yapılan toprak ve su analizleri ile iklim raporlarının ardından topraksız tarım yapmaya karar verdi. Bölgede kendiliğinden yetişen ürünlerden ilham alan çift, yaban mersini, böğürtlen, frambuaz ve çilek yetiştirmeye başladı. Öte yandan çift, kurdukları araştırma-geliştirme (AR-GE) serasında ise kahve ağacı, çikolata meyvesi, mango ve avokado gibi çeşitli tropikal ürünlerin yetiştiriciliğini deniyor. Elde edilen ürünler ise iç piyasaya satılıyor. </p><p>Üretime başlama sürecinden bahseden Filiz İlter, 'Biz yurt dışındaydık ve tüm hayatımızı eşimizle birlikte geride bırakmaya karar verdiğimizde ne yapacağımızı düşündük. Benim hep 40 yaşımda gerçekleştirmek istediğim bir hayalim vardı. Biz o hayalin peşinden gittik, eşim de bu hayalimi destekledi. Sonrasında bir çiftlik kurmaya karar verdik. Önce nerede yaşamak istediğimize karar verip arazi araştırmaya başladık. İzmir'de yaşamak istiyorduk. Dikili'den Çeşme'ye kadar olan arazileri inceledik. Araştırma enstitüleriyle, ziraat odalarıyla ve ziraat mühendisleriyle nasıl bir arazi seçmemiz gerektiği konusunda görüşmeler yaptık. Arazi arayışıyla dolaşırken bu yeri gördük ve çok beğendik. Ardından satın aldık. İlk başta ne yetiştireceğimize tam karar vermemiştik. Toprak ve su analizleri yaptırdık, bölgede nelerin yetişebileceğini görmek için iklim raporlarını inceledik. O dönemde topraksız tarım diye bir yöntem olduğunu öğrendik ve aronyayı topraksız tarımla yetiştirmeyi düşündük. Fakat aronyanın topraksız tarıma da uygun olmadığını anladık. Arka taraftaki ormanı gezerek orada nelerin yetiştiğini keşfetmeye başladık. Yabani mersinlerin olduğunu gördük. Böylelikle 4 farklı üzümsü meyve yetiştirmeye karar verdik ve burası bir üzümsü meyve çiftliği haline geldi' diye konuştu. </p><p>'Sürdürülebilirliğe ağırlık verdik' </p><p>Üretimin çoğunluğunu yaban mersininin oluşturduğuna değinen İlter, 'Ar-Ge seramız da bulunuyor. Burada farklı tropikal meyvelerin yetiştiriciliğini deniyor, serada daha farklı neler yapabileceğimize yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Tüm bunları, ileride nasıl daha verimli üretim alabileceğimizi, nereye yönelmemiz gerektiğini ve bu iklimde daha farklı nelerin yetiştirilebileceğini görmek amacıyla yapıyoruz. Çiftliğimizi kurarken sürdürülebilirliğe, su ve enerji tasarrufuna ağırlık verdik' dedi. </p><p>'Akademik çalışma yürütmek isteyen öğrencilere kapımız açık' </p><p>Kurdukları drenaj sistemleri sayesinde tüm yağmur suyunu toplayabildiklerini belirten Filiz İlter, şunları kaydetti: </p><p>'Yağışlı dönemlerde ve sonrasındaki süreçte tüm sulamamızı topladığımız yağmur suyuyla gerçekleştirebildik. Ayrıca güneş enerjisi panelleri kurmak için izin aşamalarının sonuna geldik. Önümüzdeki günlerde panelleri kurduğumuzda kendi enerjimizi kendimiz üreteceğiz. Ar-Ge çalışmalarını çok önemsiyoruz. Bu çalışmaları sadece kendi içimizde yapmıyoruz. Akademik çalışma yürütmek isteyen üniversitelere ve öğrencilere de kapılarımız açık. Şu an bir otomasyon sistemimiz var fakat uzun vadede iklimlendirme, sulama ve gübreleme sistemlerini tamamen akıllı teknolojilerle yönetmeyi hedefliyoruz.' </p><p>Amaçlarının insanları doğayla buluşturmak olduğuna dikkat çeken Filiz İlter, 'Yaban mersini hasadı sırasında burada 55-60 kişi çalıştı. Aslında ekonomiye inanılmaz bir katkımız var. Nitelikli üretim yapıyoruz, ürünlerimizden katma değerli farklı ürünler elde ediyoruz. Bunların hepsi hem istihdamı artırıyor hem de ülke ekonomisine katkı sağlıyor' açıklamalarında bulundu. </p><p>'Çiftçilerin boş arazilerde yatırımlar yapabileceğini düşünüyorum' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Çiftliğin inşaat ve kuruluş sürecinde çeşitli sıkıntılar yaşadıklarına değinen Mustafa Mesut İlter de 'Bunların bir kısmı sektörde oturmuş bir standart olmayışından, bir kısmı da mevzuatla ilgili yaşadığımız problemlerden kaynaklandı. Yola çıkışımız biraz hobi amaçlıydı ama bir yandan da bu bölgede çok fazla boş tarım arazisi var. İnsanların çoğu maalesef kahvede, evinde otururken o tarım arazilerini boş gördükçe benim yüreğim sızlıyor. Hem çevremize katkı sağlayalım hem de örnek olalım istedik. Çünkü ürettiğimiz ürünlerin bir kısmı ihraç edilebilir değeri olan ürünler. Bu bölgedeki çiftçilerin de boş duran arazilerde bu yatırımları yapabileceğini düşünüyorum' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, İzmir</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/sehir-hayatindan-yorulan-cift-topraksiz-tarim-ureticisi-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 08:59:11 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/07/agency/iha/sehir-hayatindan-yorulan-cift-topraksiz-tarim-ureticisi-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="76970"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Torbalı'da domatesler güneşe serildi, ova kırmızıya büründü]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/torbalida-domatesler-gunese-serildi-ova-kirmiziya-burundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/torbalida-domatesler-gunese-serildi-ova-kirmiziya-burundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'in Torbalı ilçesinde yetişen tonlarca domates, kurutulmak üzere kavurucu güneşin altında serilmeye başlandı. Tarlada kurutulup daha sonra işletmelerde işlenen domatesler, ortalama 170 TL'den İtalya, Amerika, Hollanda ve Brezilya gibi çeşitli ülkelere ihraç ediliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir'in Torbalı ilçesinde yetişen tonlarca domates, kurutulmak üzere kavurucu güneşin altında serilmeye başlandı. Tarlada kurutulup daha sonra işletmelerde işlenen domatesler, ortalama 170 TL'den İtalya, Amerika, Hollanda ve Brezilya gibi çeşitli ülkelere ihraç ediliyor. </p><p>Torbalı ovasında yetişen ve nisan ayında ekimi, temmuzda ise hasadı yapılan domatesler kurutulmak üzere güneşe serildi. Kamyonlarla tarlaya taşınan domatesler, sabahın erken saatlerinden itibaren tarlaya gelen işçiler tarafından kesilerek beyaz örtüye diziliyor. Sıralanan domatesler, müşteri talebine göre kükürtlü veya tuzlu olarak 1 hafta güneş altında bekletilerek kurutuluyor. </p><p>Ovadaki 50 bin dönümlük arazide çalışan yaklaşık bin işçi, domatesleri kavurucu sıcağın altında seriyor. Kuruyan domatesler işlenmek üzere ilçedeki fabrikalara yönlendiriliyor. İşletmelerde işlenen domatesler ise ortalama 170 TL'den İtalya, Amerika, Hollanda ve Brezilya gibi çeşitli ülkelere ihraç ediliyor. </p><p>Kurutulan domateslerin dünyadaki 100 farklı ülkeye gönderildiğini söyleyen Torbalı Ticaret Odası Başkanı Abdulvahap Olgun, 'Torbalı'da başlayan kuru domates üretimi yavaş yavaş ülke geneline yayılmaya başladı. Nem oranı ve güneş açısı domatesin kuruması açısından oldukça önemli. İşçi kardeşlerimiz tarafından ikiye bölünen domatesler, yaklaşık 7 gün boyunca güneşin altında kalıyor. Sonra toplanıyor ve işletmelere gönderiliyor. İşletmelerde de işlenip ihraç ediliyor. Tarıma dayalı sanayinin gelişmesini istiyoruz. Çünkü önemli bir ovanın üzerindeyiz ve çok sayıda fabrikamız var. Buradaki fabrikalarımız, burada yetişen ürünleri işleyip dünyaya ihraç etsin' diye konuştu. </p><p>'İtalyanlar kuru domatesimizi tercih ediyor' </p><p>Kuru domates için coğrafi işaret de aldıklarına değinen Olgun, 'Literatürde artık 'Torbalı kuru domatesi' olarak geçiyor ve dünyanın her tarafında bu şekilde anılıyor. İtalyanlar kuru domatesi çok seviyor. İhracatta İtalya birinci sırada yer alıyor. Çünkü İtalyanlar bunu pizzada kullanıyor. Pizzaya tadını, lezzetini veren veya oradaki sosların temeli bizim domatesimiz. İtalyanlar özellikle bizim kuru domatesimizi tercih ediyorlar ve bu da dünyada büyük bir ilgi görüyor. Amerika Birleşik Devletleri ve Brezilya'da hamburger veya sandviçlerde kullanıyorlar. Son dönemde Hollanda'dan da çok büyük talep geldi. Hollandalılar salatada kullanıyorlar. Çiftçimiz de bu durumdan memnun' cümlelerine yer verdi. </p><p>'Rekoltede yükselme var' </p><p>Torbalı Ovası'nda bu yıl yaklaşık 50 bin dönümlük arazide domates ekildiğini aktaran Olgun, şunları kaydetti: </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Bunun tamamı kurutmalık değil, önemli bir kısmı salçaya, bir kısmı da kurutmaya gidiyor. Kurutmalığın payı gittikçe artmaya başladı, artması için de çalışmalar yapıyoruz. Ürettiği domatesin tamamını salçaya verdiği zaman fiyat düşüyor ama bir kurutma alternatifi ortaya çıktığı zaman ürünün değeri artıyor. Bu yıl rekoltede de bir yükselme var. Sezon geç başladı. Normalde biz bu görüntüleri Temmuz ayının başında yaşardık. Şuan Temmuz ayının sonunda başladı, Ağustos boyunca da devam edecek.' </p><p>'Hasatta yüzde 15'lik artış var' </p><p>Üretici Kemal Saygıner ise 'Sezona 10 gün önce başladık. Geçen yıl aldığımız yağışların, özellikle Torbalı'daki yağmurların bereketini bu kez hasatta görüyoruz. Bu yıl önceki yıla göre hasatta yaklaşık yüzde 15'lik bir artış var. Her sabah yaklaşık 16 kamyon ve 320 kişilik ekibimizle sabah saat 5 gibi tarlada hasada başlıyoruz. Buraya gelen mallarımız kamyonlarla sergimize dökülüyor. Dökülen ürünlerimiz çalışanlarımız tarafından tek tek ortadan ikiye bölünüyor. Akşam saatlerinde ise bir gün önceden kesilmiş ve kurumaya hazır hale gelmiş ürünlerin toplanması gerçekleştiriliyor. Fabrikamıza gönderdiğimiz bu ham maddeyi tamburlar, bantlar ve sarsaklar aracılığıyla ön elemeden geçirip yabancı maddelerden arındırıyoruz. Ardından kafeslerde ve soğuk havalarda müşterilerimizden gelecek siparişleri bekletiyoruz' ifadelerini kullandı. </p><p>'600 ton civarında kuru domates elde etmeyi hedefliyoruz' </p><p>Fidanların Mart ayında tarlaya dikildiğini belirten Saygıner, 'Bu yıl dikim sırasında yağmur dönemi yaşandı. İlk dikiliş zamanı sel olduğu için bir 10 gün ara verildi. Dolayısıyla dikim işlerinde 10 günlük bir gecikme oldu, bu da hasada 5 gün olarak yansıdı. Geçen yıl ayın 10'unda başlamıştık, bu yıl ise ayın 15'inde hasat sürecini başlatmış olduk. Ağustos sonu ve eylülün ilk haftasına kadar tarladaki hasat devam edecek. Dikim sırasına göre kademeli olarak bu süreç ilerler. 6 günde bir olmak üzere toplam 42 günlük bir kurutma sürecimiz var. Toplamda 9 bin ile 10 bin ton arasında yaş domates keserek yaklaşık 600 ton civarında kuru domates elde etmeyi hedefliyoruz' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, İzmir</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/torbalida-domatesler-gunese-serildi-ova-kirmiziya-burundu</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 12:09:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/07/agency/iha/torbalida-domatesler-gunese-serildi-ova-kirmiziya-burundu.jpg" type="image/jpeg" length="40549"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkan Özkan'dan taksicilere yönelik vergi düzenlemelerinde yanlış bilgilendirme tepkisi]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/baskan-ozkandan-taksicilere-yonelik-vergi-duzenlemelerinde-yanlis-bilgilendirme-tepkisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/baskan-ozkandan-taksicilere-yonelik-vergi-duzenlemelerinde-yanlis-bilgilendirme-tepkisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, 'Diğer küçük esnaf gruplarına sağlanan imkanların taksici esnafına da sağlanması hakkaniyetin gereğidir. Meclisimizden beklentimiz, gerçek veriler ışığında değerlendirme yapılarak bu düzenlemelerin hızlı şekilde hayata geçirilmesidir' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, 'Diğer küçük esnaf gruplarına sağlanan imkanların taksici esnafına da sağlanması hakkaniyetin gereğidir. Meclisimizden beklentimiz, gerçek veriler ışığında değerlendirme yapılarak bu düzenlemelerin hızlı şekilde hayata geçirilmesidir' dedi. </p><p>İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde komisyonlarda görüşülen ticari taksilere yönelik vergi düzenlemeleri hakkında bazı milletvekillerine yanlış ve eksik bilgiler aktarıldığını belirterek, kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan algının sektörün gerçek yapısını yansıtmadığını söyledi. </p><p>'Taksi esnafı hakkında gerçek dışı bir algı oluşturuluyor' </p><p>Erkan Özkan, komisyon görüşmeleri sırasında ticari taksi plakalarının belirli kişilerin elinde toplandığı ve sektörde tekelleşme bulunduğu yönünde değerlendirmeler yapıldığını ifade ederek, mevcut verilerin bu iddiaları doğrulamadığını belirtti. Başkan Özkan, 'Taksi esnafı hakkında kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan tablo ile sahadaki gerçekler birbirinden çok farklıdır. Sektörümüz büyük sermaye gruplarından değil, emeğiyle geçimini sağlayan bireysel esnaflardan oluşmaktadır' diye konuştu. </p><p>'Ticari plakaların temeli esnafı korumaya dayanıyor' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Başkan Özkan, 2 Nisan 1986 tarihli ve 86/10553 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile ticari plakaların verilmesinde uyulacak esasların belirlendiğini hatırlatarak, söz konusu düzenlemenin temel amacının ticari taşımacılık yapan esnafı korumak ve mesleğin sürdürülebilirliğini sağlamak olduğunu söyledi. İzmir'de yaklaşık üç yıl önce alınan UKOME kararıyla aile içinde yaşanabilecek hukuki anlaşmazlıkların önüne geçebilmek ve işletmelerin sürdürülebilirliğini desteklemek amacıyla bir kişinin en fazla üç ticari taksi plakası bulundurabilmesine imkan tanındığını belirten Özkan, bu uygulamanın kesin sınırlarla belirlendiğini vurguladı. </p><p>İzmir'deki mevcut plaka dağılımına ilişkin verileri paylaşan Erkan Özkan, '2 bin 798 kişi bir plakaya sahip, 107 kişi iki plakaya sahip, 12 kişi üç plakaya sahip' diye vurguladı. Erkan Özkan, bu rakamların sektörde tekelleşme bulunduğu yönündeki iddiaları açıkça çürüttüğünü belirterek, ticari taksilerin belirli kişi veya grupların elinde toplandığı yönündeki söylemlerin gerçekle uzlaşmadığını ifade etti. </p><p>'Amaç ayrıcalık değil, esnafın mağduriyetini önlemek' </p><p>TBMM komisyonlarında görüşülen vergi düzenlemelerinin herhangi bir kişi ya da gruba imtiyaz sağlamak amacı taşımadığını vurgulayan Başkan Erkan Özkan, düzenlemenin tamamen küçük esnafın korunmasına yönelik olduğunu söyledi. Erkan Özkan, 'Bugün taksici esnafı da diğer esnaf grupları gibi artan maliyetler karşısında ayakta kalma mücadelesi vermektedir. Görüşülen düzenlemeler bir ayrıcalık değil, esnafımızın mağduriyetini azaltacak ve vergi sisteminde adaleti güçlendirecek adımlardır' ifadelerine yer verdi. </p><p>'Taksicilik bireysel emekle yapılan bir meslektir' </p><p>Taksiciliğin büyük şirketlerin değil, bireysel emek sahiplerinin yürüttüğü bir meslek olduğunu ifade eden Başkan Erkan Özkan, komisyonlarda görüşülen düzenlemelerin en kısa sürede tamamlanmasının hem sektör hem de esnaf açısından önemli bir kazanım olacağını belirtti. Sözlerini sürdüren Özkan, şunları kaydetti: </p><p>'Taksicilik bireysel emekle yapılan bir iştir. Diğer küçük esnaf gruplarına sağlanan imkanların taksici esnafına da sağlanması hakkaniyetin gereğidir. Meclisimizden beklentimiz, gerçek veriler ışığında değerlendirme yapılarak bu düzenlemelerin hızlı şekilde hayata geçirilmesidir.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, İzmir</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/baskan-ozkandan-taksicilere-yonelik-vergi-duzenlemelerinde-yanlis-bilgilendirme-tepkisi</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 13:42:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/06/agency/iha/baskan-ozkandan-taksicilere-yonelik-vergi-duzenlemelerinde-yanlis-bilgilendirme-tepkisi.jpg" type="image/jpeg" length="61487"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkan Tugay: 'Zeytinin değerini ekonomiye yansıtmalıyız']]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/baskan-tugay-zeytinin-degerini-ekonomiye-yansitmaliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/baskan-tugay-zeytinin-degerini-ekonomiye-yansitmaliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin kurduğu Zeytin Konseyi ikinci kez toplandı. İzmir'in milyonlarca zeytin ağacına sahip olmasına rağmen üretimin yeterli katma değer oluşturmadığına dikkat çeken Başkan Dr. Cemil Tugay, kalite, markalaşma ve doğru pazarlama stratejileriyle zeytinciliğin ekonomik gücünün artırılması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin kurduğu Zeytin Konseyi ikinci kez toplandı. İzmir'in milyonlarca zeytin ağacına sahip olmasına rağmen üretimin yeterli katma değer oluşturmadığına dikkat çeken Başkan Dr. Cemil Tugay, kalite, markalaşma ve doğru pazarlama stratejileriyle zeytinciliğin ekonomik gücünün artırılması gerektiğini vurguladı. </p><p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay'ın öncülüğünde, kentin binlerce yıllık kültürü ve önemli geçim kaynaklarından biri olan zeytinin geliştirilmesi amacıyla kurulan Zeytin Konseyi ikinci toplantısını gerçekleştirdi. Zeytin ve zeytinyağının topraktan sofraya uzanan tüm aşamalarını değerlendirerek doğru üretim ve pazarlama stratejilerinin oluşturulmasına katkı sağlamayı hedefleyen konsey, Başkan Dr. Cemil Tugay'ın yönetiminde Çetin Emeç Toplantı Salonu'nda bir araya geldi. Toplantıda, İzmir zeytini ve zeytinyağının geliştirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulunulurken, fidan seçiminden hasada, analiz süreçlerinden yağ sıkımına kadar üretim zincirinin tüm aşamalarında yaşanan sorunlar ve geliştirilmesi gereken alanlar ele alındı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Türkiye'nin yağlık zeytin üretiminin yüzde 18'i İzmir'de' </p><p>Toplantıda İzmir'deki zeytin üretimine ilişkin rakamları aktaran Başkan Tugay, 'İzmir genelinde 846 bin dekar alanda yağlık, 104 bin dekar alanda ise sofralık zeytin üretimi yapılıyor. Türkiye'deki toplam yağlık zeytin üretiminin yaklaşık yüzde 18'ini tek başına İzmir karşılıyor. Sofralık zeytinde ise ülke payımız yüzde 4,86 seviyesinde. İzmir'de yaklaşık 16 milyon meyve veren yağlık, 1,9 milyon ise meyve veren sofralık zeytin ağacı bulunuyor. Zeytin, İzmir'in birçok ilçesinde birinci ve en baskın tarımsal faaliyet alanını oluşturuyor. Zeytinde en yüksek ihtisaslaşmamız Yarımada Havzası'nda. En yüksek zeytin alanına sahip ilçemiz ise Bayındır. İzmir'de gerçekten konsey kurmaya hak edecek kadar zeytincilik faaliyetleri var' şeklinde konuştu. </p><p>Zeytinde ekonomik sürdürülebilirlik vurgusu </p><p>İzmir'in zeytin ve zeytinyağında kalite standartlarının oluşturulması, markalaşma ve üretim kalitesinin artırılması hedeflerine dikkat çeken Başkan Dr. Cemil Tugay, mevcut üretim yapısının kente ve üreticiye yeterli katma değeri sağlayıp sağlamadığının sorgulanması gerektiğini söyledi. Başkan Tugay, 'İzmir'deki zeytin üretimi yeterince katma değer sağlıyor mu? İnsanların emeği hakkıyla karşılık buluyor mu? Burada bir sorun var. Nerede hata yapıldığını ortaya koyup bunun üzerine çalışmamız lazım. Zeytinde verimlilikle ilgili çalışmalar yapılmalı, verim kaybının önüne geçilmeli ve üretim artırılmalı. Üretim maliyetleri düşürülmeli. İnsanlar ürettiklerinin para etmesini istiyor. Bugün zeytin para etmezse insanlar ağaçlarını kesecek duruma gelebilir. Bizim bunu ön plana çıkarmamız gerekiyor' dedi. </p><p>Zeytine yalnızca romantik bir bakışla yaklaşılmaması gerektiğini vurgulayan Tugay, 'Zeytine romantik boyutuyla değil, herkes için değerli olan ekonomik boyutuyla bakmalıyız. Ortada temel bir ihtiyaç var. Zeytinde iyi bir iş modeli, kaliteli üretim, markalaşma ve doğru pazarlama olduğunu düşünmeliyiz. Elbette zeytin kültürünü ve tarihini korumaya yönelik çalışmalar yapılabilir, buna itirazımız yok. Ancak bunun nasıl sürdürülebilir olacağı da önemli. Herkesin ekonomik sürdürülebilirliğe ihtiyacı var. En yüksek katma değeri sağlayacak ürünü elde edip bunu iyi pazarlamak gerekiyor' ifadelerini kullandı. </p><p>İzmir Zeytinyağı markası için yol haritası </p><p>Toplantıda tüm katılımcıların görüşlerini dinleyen Başkan Dr. Cemil Tugay, konsey üyelerinin taleplerini de değerlendirerek yakın zamanda bir zeytin çalıştayı düzenlemeyi planladıklarını açıkladı. Konseyin ikinci buluşmasında, İzmir zeytinyağı kimliğinin oluşturulması ve markalaştırılması, kalite standartlarının belirlenmesi, taklit ve tağşişle mücadele, doğru analiz ve fidan seçimleri ile üretici ve tüketiciye yönelik eğitimler ele alındı. Ayrıca İzmir'e özgü zeytin türlerinin geliştirilmesi ve iklim krizi başta olmak üzere kalite kaybına neden olan faktörlerle mücadele gibi birçok konu da masaya yatırıldı. </p><p>Başkan Tugay'ın yönetiminde bir araya gelen konseye Tarım ve Orman İl Müdürlüğü yetkililerinin yanı sıra İzmir Planlama Ajansı (İZPA) Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, Prof. Dr. Yusuf Kurucu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Nehir Yüksel, İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü, İzmir Ticaret Odası Meclis Üyeleri Günay Baysal, Gündüz Kaya, Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Fikret Akova ve Meltem Zengin, Zeytinyağı Uzmanı Dr. Ümmühan Tibet, Zeytincilik Araştırma Enstitüsü'nden Dr. Didar Sevim, Dr. Özgür Dursun, Ege Üniversitesi Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Zafer Can, Prof. Dr. Aykan Candemir, Bergama Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Selahattin Sezgin, Gödence Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Özcan Kokulu, Ödemiş Bademli Fidancılık Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Hurşit Nallı, Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği'nden Özge Demir, Ulusal Tarım Gıda Birliği'nden Bilal Özdemir, Bergama Belediyesi Tarım Danışmanı Dr. Sumru Eltez katıldı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, İzmir</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/baskan-tugay-zeytinin-degerini-ekonomiye-yansitmaliyiz</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 11:11:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/06/agency/iha/baskan-tugay-zeytinin-degerini-ekonomiye-yansitmaliyiz.jpg" type="image/jpeg" length="94593"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[EGİAD Tiyatro Kulübü'nden anlamlı gece]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/egiad-tiyatro-kulubunden-anlamli-gece</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/egiad-tiyatro-kulubunden-anlamli-gece" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD) Tiyatro Kulübü, William Shakespeare'in ölümsüz eseri 'Bir Yaz Gecesi Rüyası'nı sanatseverlerle buluşturdu. İş dünyasının önemli isimlerinin sahne aldığı tiyatro gösterisinden elde edilen tüm gelir, çocukların eğitimine destek olmak amacıyla Ege Çağdaş Eğitim Vakfı'na (EÇEV) bağışlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD) Tiyatro Kulübü, William Shakespeare'in ölümsüz eseri 'Bir Yaz Gecesi Rüyası'nı sanatseverlerle buluşturdu. İş dünyasının önemli isimlerinin sahne aldığı tiyatro gösterisinden elde edilen tüm gelir, çocukların eğitimine destek olmak amacıyla Ege Çağdaş Eğitim Vakfı'na (EÇEV) bağışlandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>EGİAD, üyelerinin sadece iş dünyasında değil; kültür, sanat ve sosyal sorumluluk projelerinde de aktif rol alması hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda EGİAD Toplum, Sanat ve Spor Komisyonu bünyesinde faaliyet gösteren EGİAD Tiyatro Kulübü, aylar süren hazırlıkların ardından 'Bir Yaz Gecesi Rüyası' adlı oyunla perde açtı. 4 Haziran 2026 tarihinde Sahne Tozu Tiyatrosu Haldun Dormen Sahnesi'nde gerçekleştirilen prömiyere; EGİAD üyeleri, iş dünyası temsilcileri, eğitim gönüllüleri ve çok sayıda sanatsever yoğun ilgi gösterdi. </p><p>'Bir hayale ortak olduk' </p><p>Gecenin açılışında konuşan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, sergilenen oyunun bir sanat etkinliğinden çok daha fazlası olduğunu vurguladı. Sanatın birleştirici gücüne inandıklarını belirten Özhelvacı, duygularını şu sözlerle ifade etti: </p><p>'Bu akşam burada yalnızca bir tiyatro oyunu izlemedik. Bir emeğe tanıklık ettik. Bir hayale ortak olduk. Sanatın, dayanışmanın ve iyiliğin aynı sahnede nasıl buluştuğunu hep birlikte gördük.' Özhelvacı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Tiyatro, bir memleketin kültür seviyesinin aynasıdır' sözünü hatırlatarak, sahnede emeği, cesareti ve dayanışmayı gördüklerini dile getirdi. Projeye destek veren Yönetim Kurulu üyelerine, Toplum, Sanat ve Spor Komisyonuna, oyunun yönetmeni Banu Gümüşkaynak'a ve provalara ev sahipliği yapan Çamlaraltı Koleji ile Sahne Tozu Tiyatrosu'na teşekkürlerini sundu. </p><p>Eğitimde fırsat eşitliği için güç birliği </p><p>Oyunun bilet satışlarından elde edilen tüm gelir, çocukların ve gençlerin nitelikli eğitime erişimine katkı sağlamak üzere EÇEV'e aktarıldı. EÇEV Yönetim Kurulu Başkanı Leyla Şensöz, bu anlamlı bağışın yüzlerce çocuğun geleceğine ışık tutacağını belirterek şunları söyledi: </p><p>'Bir toplumun gelişmişlik düzeyi; eğitime, bilime ve sanata verdiği değerle ölçülür. EGİAD Tiyatro Kulübü'nün büyük bir özveriyle Shakespeare'in bu eserini sahneye taşıması ve tüm geliri vakfımıza bağışlaması, toplumsal dayanışmanın en güzel örneklerinden biridir. Bu alkışlar, aydınlık bir gelecek için eğitimde fırsat eşitliği bekleyen yüzlerce çocuğun yarınlarına ithaf edilmiştir.' </p><p>İş insanları sahnede devleşti </p><p>Aşkın, hayalin ve yanılsamanın iç içe geçtiği 'Bir Yaz Gecesi Rüyası', izleyicilere gerçek ile kurgunun harmanlandığı etkileyici bir atmosfer sundu. Tamamı EGİAD üyelerinden oluşan gönüllü oyuncu kadrosunun performansı, salonu dolduran izleyicilerden tam not aldı. </p><p>Oyunun kadrosu: </p><p>Yönetmen: Banu Gümüşkaynak </p><p>Oyuncular </p><p>Abdullah Külahçıoğlu </p><p>Cihan Atliman </p><p>Ece İris Akkapulu </p><p>Ege Taylan </p><p>Erkan Sarıcan </p><p>Fehmi Özkaner </p><p>Hakan Pekin </p><p>İpek Apaydın </p><p>Mustafa Dizdar </p><p>Ömer Kartelli </p><p>Öykü Esra Kara </p><p>Serap Demir </p><p>Yasin Gökay Okyay </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, İzmir</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/egiad-tiyatro-kulubunden-anlamli-gece</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 12:07:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/06/agency/iha/egiad-tiyatro-kulubunden-anlamli-gece.jpg" type="image/jpeg" length="22152"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkan Tugay'dan UFI Avrupa Konferansı'nda dünyaya çağrı]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/baskan-tugaydan-ufi-avrupa-konferansinda-dunyaya-cagri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/baskan-tugaydan-ufi-avrupa-konferansinda-dunyaya-cagri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZFAŞ ev sahipliğinde düzenlenen UFI Avrupa Konferansı, 36 ülkeden yaklaşık 400 fuarcılık profesyonelini Fuar İzmir'de buluşturdu. Konferansın açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 'Yeni iş birlikleri geliştirelim, uluslararası ortaklıklarımızı güçlendirelim ve geleceği birlikte inşa edelim' çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZFAŞ ev sahipliğinde düzenlenen UFI Avrupa Konferansı, 36 ülkeden yaklaşık 400 fuarcılık profesyonelini Fuar İzmir'de buluşturdu. Konferansın açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 'Yeni iş birlikleri geliştirelim, uluslararası ortaklıklarımızı güçlendirelim ve geleceği birlikte inşa edelim' çağrısında bulundu. </p><p>Türkiye'de fuarcılığın doğduğu kent olan İzmir, 52 yıl aradan sonra yeniden UFI Avrupa Konferansı'na ev sahipliği yapıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZFAŞ organizasyonunda 3-5 Haziran tarihleri arasında düzenlenen konferans, 36 ülkeden yaklaşık 400 fuarcılık profesyonelini Fuar İzmir'de bir araya getirdi. Ünlü sunucu Chloe Richardson'ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen programın açılış konuşmasını İngilizce yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, konukları kentte ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. İzmir'in tarih boyunca ticaretin ve kültürlerin buluşma noktası olduğunu vurgulayan Başkan Tugay, '52 yıl sonra yeniden uluslararası bir UFI organizasyonuna ev sahipliği yapmak bizim için büyük bir gurur. Bu buluşma yalnızca bir konferans değil, aynı zamanda kentimizin köklü ticaret ve fuarcılık birikiminin sürdüğünün güçlü bir göstergesidir. Türkiye'de fuarcılığın temelleri, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün vizyonuyla bir asırdan fazla süre önce bu şehirde atıldı. Tarihi Cumhuriyet'in kuruluş yıllarına uzanan İzmir Enternasyonal Fuarı da 1947 yılında UFI üyeliği alan ilk Türk fuarı oldu. Bu nedenle İzmir'i 'Fuarlar Şehri' olarak tanımlıyoruz' dedi. </p><p>Başkan Tugay'dan iş birliği çağrısı </p><p>Konuşmasında katılımcılara açık bir çağrıda bulunan Başkan Tugay, Fuar İzmir'in Türkiye'nin en büyük, en modern ve en gelişmiş fuar kompleksi olduğunu vurguladı. Fuar İzmir'in güçlü teknik altyapısı ve yüksek kapasitesinin yanı sıra mermerden modaya kadar birçok sektörde düzenlenen uluslararası ihtisas fuarlarına ev sahipliği yaptığını belirten Tugay, tesisin küresel ölçekte önemli bir buluşma noktası haline geldiğini söyledi. Konferans boyunca sürdürülebilirlikten yapay zekâ destekli yeni nesil fuar modellerine kadar sektörün geleceğini şekillendirecek pek çok başlığın ele alınacağını ifade eden Tugay, '36 ülkeden gelen 400'ü aşkın sektör profesyonelinin oluşturacağı sinerjinin, küresel fuarcılık endüstrisi için yeni bir dönüm noktası oluşturacağına inanıyorum. Sizleri, Fuar İzmir'in sunduğu güçlü altyapı ve imkanlardan yararlanmaya, aynı zamanda İzmir'in üretim ve ticaret kültürünün bir parçası olmaya davet ediyorum. Bu eşsiz platformda yeni iş birlikleri geliştirelim, uluslararası ortaklıklarımızı güçlendirelim ve geleceği birlikte inşa edelim' dedi. Başkan Tugay, konuşmasının sonunda organizasyona katkı sunan UFI yetkilileri ile İZFAŞ çalışanlarına teşekkür ederek tüm katılımcılara verimli ve başarılı bir konferans diledi. Başkan Tugay konuşmasının ardından konferansın geleneksel başlangıç zilini çaldı. </p><p>'Avrupa'daki en yüksek katılımlı konferans' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>UFI Avrupa Bölge Direktörü Nick Dugdale-Moore, İzmir'de düzenlenen organizasyona ilişkin dikkat çekici bir bilgi paylaştı. Konferansın hazırlık süreci ve ev sahipliğinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Moore, UFI Avrupa Konferansı'nın bugüne kadarki en yüksek katılımlı Avrupa konferansı olduğunu söyledi. Yoğun ilgiden duyduğu memnuniyeti de ifade eden Moore, organizasyona katkı sunanlara ve tüm katılımcılara teşekkür etti. </p><p>İzmir'in tarihi, kültürel, turistik değerleri tanıtıldı </p><p>İzmir'de daha önce 1966 ve 1974 yıllarında UFI kongreleri düzenlenmişti. Türkiye'de modern fuarcılığın temellerinin 1923 İzmir İktisat Kongresi ile atıldığı kent, İzmir Enternasyonal Fuarı'nın 1947 yılında UFI üyeliğine kabul edilmesiyle birlikte uluslararası fuarcılık ağında önemli bir yer edinmişti. Yarım asrı aşan aranın ardından kentte gerçekleştirilen UFI Avrupa Konferansı da İzmir'in fuarcılıktaki köklü birikimini ve güçlü konumunu, yeniden Avrupa fuarcılık sektörünün gündemine taşıyor. Program süresince konuklar, İzmir'in mimari mirasını, kent kültürünü ve körfez yaşamını yakından tanıma fırsatı buldu. Katılımcılar, kentin tarihi ve sosyal dokusunu yerinde gözlemleyerek İzmir'i farklı bir perspektiften deneyimledi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, İzmir</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/baskan-tugaydan-ufi-avrupa-konferansinda-dunyaya-cagri</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:56:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/06/agency/iha/baskan-tugaydan-ufi-avrupa-konferansinda-dunyaya-cagri.jpg" type="image/jpeg" length="31301"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir'de fuarcılığın uluslararası liderleri buluştu]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/izmirde-fuarciligin-uluslararasi-liderleri-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/izmirde-fuarciligin-uluslararasi-liderleri-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZFAŞ ev sahipliğinde Fuar İzmir'de düzenlenen Küresel Fuarcılık Endüstrisi Birliği (UFI) Avrupa Konferansı Tarihi Asansör'de 'UFI Fuar Direktörleri Zirvesi' ile başladı. 5 Haziran'da sona erecek zirve sektör profesyonelleri arasında bilgi ve deneyim paylaşımına imkan sağlamasının yanı sıra uluslararası fuarcılık sektörü temsilcilerini İzmir'in tarihi ve kültürel mirasıyla buluşturmayı sürdürecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZFAŞ ev sahipliğinde Fuar İzmir'de düzenlenen Küresel Fuarcılık Endüstrisi Birliği (UFI) Avrupa Konferansı Tarihi Asansör'de 'UFI Fuar Direktörleri Zirvesi' ile başladı. 5 Haziran'da sona erecek zirve sektör profesyonelleri arasında bilgi ve deneyim paylaşımına imkan sağlamasının yanı sıra uluslararası fuarcılık sektörü temsilcilerini İzmir'in tarihi ve kültürel mirasıyla buluşturmayı sürdürecek. </p><p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZFAŞ ev sahipliğinde 3-5 Haziran tarihlerinde düzenlenen Küresel Fuarcılık Endüstrisi Birliği'nin (UFI) Avrupa Konferansı kapsamında, farklı ülkelerden gelen fuarcılık ve etkinlik sektörü yöneticileri, satış, pazarlama ve iletişim liderleri, Tarihi Asansör'de yapılan UFI Fuar Direktörleri Zirvesi'nde bir araya geldi. Katılımcılar zirveye ulaşmak için İzmir'in bisiklet paylaşım sistemi BİSİM'i tercih etti. Konakladıkları otelden hareket eden sektör temsilcileri, Kordon'da pedal çevirerek Konak Pier, Saat Kulesi ve Karataş güzergâhını takip etti, ardından Tarihi Asansör'e ulaştı. Program süresince konuklar, İzmir'in mimari mirasını, kent kültürünü ve körfez yaşamını yakından tanıma fırsatı buldu. Katılımcılar, kentin tarihi ve sosyal dokusunu yerinde gözlemleyerek İzmir'i farklı bir perspektiften deneyimledi. </p><p>İzmir deneyimi öne çıktı </p><p>İlk günü Tarihi Asansör'de gerçekleştirilen zirvede, dönüşen fuarcılık anlayışı ele alındı. Katılımcılar, zirveye ilişkin değerlendirmelerinde İzmir deneyiminin öne çıktığını ifade ederek programın yenilikçi yaklaşımlar hakkında bilgi edinme, meslektaşlarla bağlantı kurma ve kenti çevreci bir ulaşım modeliyle keşfetme imkanı sunduğunu belirtti. </p><p>52 yıl sonradan yeniden </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZFAŞ ev sahipliğinde 3-5 Haziran 2026 tarihlerinde Fuar İzmir'de düzenlenen UFI Avrupa Konferansı ile birlikte kent, 52 yıl sonra yeniden dünya fuarcılık sektörünün önemli buluşma noktalarından biri olacak. Sektörün geleceğini şekillendiren başlıkların masaya yatırılacağı konferans kapsamındaki etkinlikler de İzmir'in fuarcılık deneyimini, kültürel mirasını ve kent kimliğini uluslararası sektör temsilcileriyle buluşturmaya devam edecek. UFI Avrupa Konferansı kapsamında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay da yarın sabah konuşma yapacak. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, İzmir</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/izmirde-fuarciligin-uluslararasi-liderleri-bulustu</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 12:23:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/06/agency/iha/izmirde-fuarciligin-uluslararasi-liderleri-bulustu.jpg" type="image/jpeg" length="59089"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ödüllü Folkart Nova'da yaşam başladı]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/odullu-folkart-novada-yasam-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/odullu-folkart-novada-yasam-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yüksek yaşam standartlarına sahip konut, ofis ve karma yapılar geliştiren, Türkiye'nin öncü gayrimenkul geliştirici şirketlerinden Folkart'ın, European Property Awards'ta 'Avrupa'nın En İyi Yüksek Katlı Konut Projesi' ödülünü alan Folkart Nova'da artık yaşam başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yüksek yaşam standartlarına sahip konut, ofis ve karma yapılar geliştiren, Türkiye'nin öncü gayrimenkul geliştirici şirketlerinden Folkart'ın, European Property Awards'ta 'Avrupa'nın En İyi Yüksek Katlı Konut Projesi' ödülünü alan Folkart Nova'da artık yaşam başladı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>200 milyon dolar yatırım değerindeki Folkart Nova'nın mimari tasarımı TAGO Architects imzasını taşıyor. Projede anahtar teslimleri devam ederken, İzmir merkezinde yüksek standartlı bir yaşam tarzı tercih edenler için sınırlı sayıdaki konut seçeneği de satışa sunuluyor. </p><p>İzmir ve Türkiye'nin markalı konut sektöründe öncü gayrimenkul geliştiricilerinden Folkart'ın, European Property Awards'ta 'Avrupa'nın En İyi Yüksek Katlı Konut Projesi' ödülünü alan prestij projesi Folkart Nova'da yaşam başladı. İzmir Alsancak'ta denize 720 metre mesafede, farklı yüksekliklerde tasarlanan üç kulenin birleşiminden oluşan Folkart Nova, şehir merkezindeki konumu ile öne çıkıyor. Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, İzmir'de 20 yıldır markalı konut kavramını, kente değer katan bir yaşam kültürü olarak ele aldıklarını hatırlattı: 'Bu süre içinde gerçekleştirdiğimiz 21 proje ile kentin farklı noktalarına nitelikli yapılar kazandırdık. Folkart Nova, İzmir'e attığımız en değerli imzalardan biri. Uluslararası ölçekte saygın bir değerlendirme platformu olan European Property Awards'dan kazandığımız Avrupa'nın En İyi Yüksek Katlı Konut Projesi ödülünü yalnızca bir başarı göstergesi olarak değil; mimari kaliteye, estetiğe ve yüksek yaşam standartlarına verdiğimiz önemin uluslararası ölçekte zarif bir teyidi olarak görüyoruz. Bugün Folkart Nova'da yaşamın başlaması ve konut sahiplerinin yeni evlerine yerleşmeye başlaması ise bir proje geliştiricisi için en anlamlı anlardan biri. Bir yapının gerçek değeri, içinde hayat başladığında ortaya çıkar. Nova'nın da uzun yıllar boyunca İzmir'in kent yaşamına değer katan seçkin adreslerden biri olacağına inanıyoruz' </p><p>Toplamda 200 milyon dolar yatırım değeriyle hayata geçirilen Folkart Nova, Folkart Vega'nın yanı başında yer alıyor. Proje, 1+1, 2+1, 3+1, 3+1 dubleks ve 4+1 olmak üzere farklı konut tiplerinin yanı sıra ticari alanlardan oluşuyor. Toplam 202 konut ve ticari alanı barındıran yapıda balkonları ile birlikte geniş yaşam alanları yer alıyor. </p><p>TAGO Architects imzalı üç kuleli yapı </p><p>Mimari tasarımı uluslararası mimarlık ofisi TAGO Architects tarafından gerçekleştirilen proje, farklı açılarda kurgulanan kuleleri sayesinde şehir ve deniz manzarasının daha geniş bir açıyla algılanmasını sağlıyor. Organik hatların, akıcı formların ve geniş cam yüzeylerin öne çıktığı mimari yaklaşım, yapının dış cephesinde olduğu kadar iç mekân kurgusunda da hissediliyor. Geniş balkonlar, panoramik manzaraya açılan yaşam alanları ve gün ışığını içeri taşıyan planlama, projenin mimari karakterini belirleyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor. </p><p>202 konut ve farklı yaşam tipleri </p><p>Folkart Nova, tek yaşayanlardan çocuklu ailelere kadar farklı kullanıcı profillerine hitap eden bir konut dağılımı sunuyor. Projede yer alan daire tipleri, farklı yaşam alışkanlıklarına yanıt verecek biçimde kurgulanırken, yüksek tavanlı iç mekânlar, geniş açıklıklar ve gün ışığını güçlü biçimde içeri alan cephe yapısı öne çıkıyor. Üst katlarda yer alan dairelerde panoramik şehir ve deniz manzarası daha geniş bir perspektifle hissedilirken, teraslı ve balkonlu planlama açık hava kullanımını günlük yaşamın parçası hâline getiriyor. </p><p>Sosyal alanlar zemin üstü ilk iki katta toplandı </p><p>Projede sosyal yaşam alanları da geniş yer tutuyor. Açık ve kapalı nitelikli yüzme havuzları, geniş güneşlenme terasları, açık hava oturma alanları, açık ve kapalı çocuk oyun alanları, yürüyüş yolları, fitness salonu, pilates ve yoga stüdyoları projenin ortak kullanım alanları arasında bulunuyor. Bunlara ek olarak spa, sauna, buhar odası, lounge, mini sinema, oyun odaları, toplantı odası, kütüphane ve çalışma odası da projede yer alıyor. Sosyal alanların tamamı doğal gün ışığı alacak biçimde zemin üstü ilk iki katta konumlanıyor. Projede ayrıca doktor odası, araç yıkama alanı ve 3 katlı kapalı otopark da bulunuyor. </p><p>Şehir merkezinde, denize 720 metre mesafede </p><p>Folkart Nova, İzmir'in yeni kent aksında, şehirle doğrudan ilişki kuran bir noktada yer alıyor. Denize 720 metre mesafede yer alan proje; Alsancak, Kordon, Kültürpark, alışveriş merkezleri, restoranlar ve kafelere kısa sürede ulaşım imkânı sunuyor. </p><p>Metro, tramvay ve İZBAN duraklarına, ana ulaşım arterlerine ve otoyol bağlantı noktalarına dakikalar içinde erişilebilen proje, şehir içi hareketlilik açısından güçlü bir konum avantajı taşıyor. Medicana International Hospital'a komşu olan Folkart Nova; Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi ve Yaşar Üniversitesi'ne de kısa mesafede bulunuyor. Adnan Menderes Havalimanı'na uzaklığı ise yaklaşık 18 kilometre. </p><p>Hem yaşam hem yatırım değeri taşıyor </p><p>Folkart Nova, merkezî konumu, ödüllü mimarisi, kapsamlı sosyal alanları ve teknik donanımıyla yalnızca yaşam odaklı değil, yatırım açısından da güçlü bir profil sunuyor. Proje, İzmir'in en değerli bölgelerinden birinde yer alması nedeniyle yüksek kiralama potansiyeli ve uzun vadeli değer artışı beklentisiyle de dikkat çekiyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, İzmir</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/odullu-folkart-novada-yasam-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 11:14:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/06/agency/iha/odullu-folkart-novada-yasam-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="72900"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni çalışma modeli 'freelance' yükseliyor]]></title>
      <link>https://www.facedergisi.com/yeni-calisma-modeli-freelance-yukseliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.facedergisi.com/yeni-calisma-modeli-freelance-yukseliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya genelinde 1,5 milyar insanı kapsayan freelance (serbest çalışma) ekonomi, Türkiye'de 2 milyon barajını aşarak dev bir iş gücüne dönüştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde 1,5 milyar insanı kapsayan freelance (serbest çalışma) ekonomi, Türkiye'de 2 milyon barajını aşarak dev bir iş gücüne dönüştü. </p><p>Dünyada serbest çalışma modeli artarken, Yaşar Üniversitesi akademisyenlerinin katkı sunduğu uluslararası araştırma ise bu yeni düzende ezber bozan gerçeği ortaya koydu. İletişim sektöründe kadın freelancerlar, erkeklere oranla daha fazla proje alıyor ve bazı alanlarda kurumsal hayatın aksine daha yüksek gelir elde ediyor. Dünya Bankası verilerine göre küresel ölçekte 1,57 milyar kişi freelance olarak çalışırken, Türkiye'de bu sayı 2025 yılı itibarıyla 2 milyonu geçti. Özellikle 25-35 yaş arası genç nüfusun esneklik talebi ve özgürlük arayışı enflasyonun oluşturduğu ek gelir ihtiyacıyla birleşince yazılım, grafik tasarım ve dijital pazarlama gibi alanlar freelance çalışmanın kalesi haline geldi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Akademik katkı </p><p>Avrupa Halkla İlişkiler Eğitim ve Araştırma Derneği (EUPRERA) iş birliğiyle gerçekleştirilen ve Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi akademisyenleri Prof. Dr. Özlem Alikılıç ile Prof. Dr. Ebru Gökaliler'in de katkı koyduğu araştırma, Türkiye'deki kadın freelancerların yükselişini mercek altına aldı. Araştırmaya göre kadınlar, kurumsal hayatta karşılaştıkları mobbing, cinsiyet rolleri ve kariyer engelleri nedeniyle bu modele yöneliyor. Türkiye'de freelance çalışma özellikle yazılım ve web geliştirme, grafik tasarım, sosyal medya yönetimi, dijital pazarlama ve medya için içerik üretiminde yoğunlaşıyor. Özellikle genç nüfus arasında popülerlik kazanıyor. </p><p>Kadınlar engel tanımıyor </p><p>Yaşar Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü akademisyenleri Prof. Dr. Özlem Alikılıç ve Prof. Dr. Ebru Gökaliler, elde edilen tespitlerin Türkiye'ye özgü bir tabloyu yansıttığını vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu: </p><p>'Kadın freelancerlar, kurumsal hayatta karşılaştıkları engelleri bu modelde avantaja dönüştürüyor. Bu çalışma, Türkiye'de kadınların iletişim sektöründe kendi şartlarını belirleyebildikleri, daha esnek ve üretken bir alan oluşturduklarını gösteriyor. Kurumsal iş hayatında sıkça karşılaşılan 'Kadınlar daha az kazanıyor' olgusunu tersine çeviren dikkat çekici bir tablo sunuyor. Katılımcıların önemli bir bölümü, kurumsal iş yaşamında karşılaştıkları mobbing, cinsiyet rolleri temelli eşitsizlikler ve kariyer engelleri nedeniyle freelance çalışmaya yöneldiklerini ifade etti. Araştırmanın dikkat çeken bir diğer sonucu, kadın ve erkeklerin freelance çalışmayı tercih etme motivasyonlarındaki farklılıklar oldu. Erkekler için daha yüksek gelir elde etme arzusu ön plana çıkarken, kadınlar için esneklik, iş-yaşam dengesi ve aile sorumluluklarını yönetebilme gibi faktörler belirleyici rol oynadı. Bu durum, toplumsal cinsiyet rollerinin çalışma biçimlerine doğrudan yansıdığını gösteriyor.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, İzmir</category>
      <guid>https://www.facedergisi.com/yeni-calisma-modeli-freelance-yukseliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 09:31:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://facedergisicom.teimg.com/crop/1280x720/facedergisi-com/uploads/2026/05/agency/iha/yeni-calisma-modeli-freelance-yukseliyor.jpg" type="image/jpeg" length="93977"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
